لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۜ فَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ
Türkçe Transcript
Liyekfurû bimâ âteynâhum(c) fetemette’û(s) fesevfe ta’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için. Geçine durun, yakında bilir, anlarsınız.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Bunlar bozulmuş fıtratları nedeniyle) Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etmek için (şirke yönelirler). Öyleyse (şimdilik dünyada geçici bir süre) yararlanın (ve keyfinize bakın), ileride bileceksiniz.
Abdullah Parlıyan Meali
Adeta kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için, bu geçici dünya hayatıyla avunup, geçinedurun bakalım, yakında bilir anlarsınız.
Ahmet Tekin Meali
Bunu kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için yaparlar. Şimdi zevk ü sefa sürün. Fakat yakında başınıza gelecek felâketi, akıbetinizi öğreneceksiniz.
Ahmet Varol Meali
Kendilerine verdiğimize karşı nankörlük etmek için (böyle yaparlar). Yararlanın bakalım. Yakında bileceksiniz.
Ali Bulaç Meali
Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etmek için. Öyleyse yararlanın, ilerde bileceksiniz.
Ali Fikri Yavuz Meali
Bunu, kendilerine verdiğimiz nimete nankörlük etmek için yaparlar. Şimdi zevk edip keyfinize bakın; fakat pek yakında (başınıza gelecek akıbeti) bileceksiniz.
Bahaeddin Sağlam Meali
Nihayet onlara verdiğimiz nimetleri inkâr ederler… Artık eğlenip dilediğiniz gibi yaşayın. İlerde (neyin ne olduğunu) bileceksiniz.
Bayraktar Bayraklı Meali
Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için böyle yaptılar. O halde bir süre daha faydalanınız, fakat yakında hakikati bileceksiniz.
Besim Atalay Meali (1965)
Verdiğimiz şeyi, varsın tanımasınlar, metahlanınız, yakında bileceksiniz
Cemal Külünkoğlu Meali
(Böyle yapmaları) kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmelerindendir. O halde bir süre daha (dünyalıklardan) faydalanın bakalım; yakında başınıza gelecekleri göreceksiniz!
Cemil Said (1924)
54, 55. Lâkin Allâh fenâlıkdan sizi tahlîs idince içinizden bir kısmı şerîk koşuyor ve itdiğimiz iyilikleri inkâr idiyor. Ey kâfirler! Devâm idiniz yakında hakîkati öğrenirsiniz.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
54,55. Sıkıntılarınızı giderince de, içinizden bazıları kendilerine verdiğimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Geçinin bakalım, yakında öğreneceksiniz.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın bakalım! Yakında bileceksiniz!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etmek için (böyle yaparlar). Yiyip için bakalım, ama yakında anlayacaksınız!
Diyanet Vakfı Meali
Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar). O halde bir süre daha faydalanın; fakat yakında hakikati bileceksiniz!
Edip Yüksel Meali
Kendilerine verilene nankörlük ederek... Keyfinize bakın; yakında mutlaka bileceksiniz!
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Bunu kendilerine verdiğimiz nimete nankörlük etmek için yaparlar. Şimdi eğlenin bakalım! Fakat yakında bileceksiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Kendilerine verdiğimiz ni'meti küfrân ile karşılamak için şimdi zevk edin bakalım fakat yarın bileceksiniz
Emrah Demiryent Meali
(Böyle yapmaları) kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmelerindendir. Bir süre daha (nimetlerimizden) faydalanın bakalım! Yakında (başınıza gelecekleri) bileceksiniz!
Erhan Aktaş Meali
Kendilerine verdiklerimize nankörlük ediyorlar. Şimdilik faydalanın bakalım! Yakında göreceksiniz!
Hasan Basri Çantay Meali
(Bunu) kendilerine verdiğimiz (nimetler) e karşı nankörlük etmeleri için (yaparlar). Öyle ise eğlenedurun! Yakında (akıbetinizi) bileceksiniz.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Böylece kendilerine verdiklerimize nankörlük ederler. Şimdilik yararlanın. Ama yakında bileceksiniz!
Hayrat Neşriyat Meali
(O müşrikler,) kendilerine verdiğimiz (ni'metler)e nankörlük etmeleri için (böyle yaparlar). Şimdilik eğlenin bakalım; fakat (yaptıklarınızın âkıbetini) ileride bileceksiniz!
İhsan Aktaş Meali
Böylece, kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük ederler. O hâlde (ey nankörlük edenler,) bir süre daha faydalanınız, fakat yakında (hakikati) bileceksiniz.*
İlyas Yorulmaz Meali
Onlara verdiğimiz nimetleri inkâr etsinler ve sonra bir süre yaşayın. Ama sonra (inkâr etmenizin) karşılığını öğreneceksiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Bunu da kendilerine verdiklerimizi tanımamak için yaparlar. Şimdi gönenip durun. Ancak, yakında göreceksiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
Varsınlar, verdiklerimize karşı nankörlük etsinler. Haydi dünyada zevk ve safa ile geçinin, yakında akıbetinizi bileceksiniz.
İsmail Yakıt
Böylece kendilerine verdiğimiz şeyleri de inkâr etmiş olurlar. Nimetlenin bakalım! Yakında bileceksiniz!
Kadri Çelik Meali
Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler (bakalım)! Öyleyse faydalanıp yararlanın; artık yakında bileceksiniz!
Mahmut Kısa Meali
Böylece, kendilerine bahşettiğimiz nîmetlere nankörlük etmiş olurlar. Ey nankörler, şimdilik keyfinize göre yaşayın bakalım; yakında başınıza neler gelecek, göreceksiniz!
Müşrikler, ekinlerinden ve hayvanlarından bir kısmını (6. En’âm: 136) Allah ile putları arasında bölüştürürlerdi:
Mahmut Özdemir Meali
Onlara verdiğimiz şeyleri inkâr etmeleri için! Artık geçinin bakalım! İlerde bileceksiniz.
Mehmet Çakır Meali
54,55. Ama sıkıntınız geçer geçmez, bazılarınız verdiğimiz nimete küfredercesine hemen kendisi ile Allah arasına birini sokuverir. Şimdi keyfinize bakın, yakında göreceksiniz.
Mehmet Çoban Meali
Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük ettikleri için ortak koşarlar. Öyleyse oyalanın; yakında bileceksiniz.
Mehmet Okuyan Meali
Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar). Bir süre (daha) yararlanın! İleride bileceksiniz! [*]
Mehmet Türk Meali
(Onlar, bunu) kendilerine verdiğimiz (nîmetlere karşı) nankörlük etmek için (yaparlar). (Ey kâfirler! Dünya nîmetleri ile biraz) oyalanın (bakalım) yakında gerçeği öğreneceksiniz.
Muhammed Esed Meali
[adeta] kendilerine bahşettiğimiz nimetler için nankörlüklerini gösterircesine! [Bu geçici] dünya hayatıyla böylece avunun bakalım: nasıl olsa [gerçeği] er geç öğreneceksiniz!
Mustafa Çavdar Meali
Böylece verdiklerimize nankörlük etmiş olurlar. Bir süre daha nimetlerin keyfini sürün bakalım, nasıl olsa bir gün gerçeği öğreneceksiniz! 2/267, 16/5...17, 11/9-10, 18/32...43, 28/76...78
Mustafa İslamoğlu Meali
adeta kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük edercesine… Haydi, tadımlık lezzetlerle oyalanın bakalım: gün gelecek nasıl olsa (gerçeği) öğreneceksiniz.
Orhan Kuntman Meali
Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ederler ve bunu bile bile yaparlar. (Puta tapmayı terk ettikleri takdirde dünya saltanatlarının sona ereceğinden korkarlar) Ey müşrikler, şimdi eğlenin bakalım yakında (azap başınıza çökünce, gerçeğin ne olduğunu) bileceksiniz.
Osman Fırat Meali
Onlara verdiklerimizi inkâr etmeleri için (zaman tanıyoruz). Faydalanın bakalım; yakında bileceksiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Kendilerine verdiğimiz şeylere karşı nankörlükte bulunmak için (öyle harekette bulunurlar) Artık bir mühlet menfaatlenedurunuz; fakat yakında bileceksiniz.
Suat Yıldırım Meali
İşte verdiğimiz bunca nimete şükür yerine neticede, böyle nankörlük ederler. Şimdi bir süre eğlenin bakalım, yakında başınıza gelecek âkıbeti öğrenirsiniz.
Süleyman Ateş Meali
Ki kendilerine verdiğimiz (ni'metlere ve yaptığımız iyiliğ)e karşı nankörlük etsinler. Öyleyse eğlenin, yakında bileceksiniz!
Süleyman Tevfik (1927)
Ni'met ve ihsânımıza küfr iderler. Ey Kâfirler! Hayât-ı dünyâdan istifâde idiniz. Yakında 'âkıbetinizi anlarsınız.
Süleymaniye Vakfı Meali
Bunu, bizim verdiğimizi gizlemek için yaparlar. Keyfini sürün bakalım; yakında öğrenirsiniz.
Şaban Piriş Meali
Onlara verdiğimize nankörlük etsinler bakalım, şimdilik yaşayın, nasıl olsa anlayacaksınız.
Ümit Şimşek Meali
Bunu yapmakla, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ederler. Nasiplenedurun; nasıl olsa yakında bileceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler diye. Hadi, zevklenin/nimetlenin, yakında bileceksiniz.
Sardorxon Jahongir
Biz ularga ato etgan ne’matlarga kufr keltirishlari uchun shirk keltiradilar. Bas, o‘tkinchi dunyo manfaatlaridan foydalanib qolaveringlar, yaqinda qiyomat qoim bo‘lganda barchasini bilib olasizlar.
Eski Anadolu Türkçesi
tā nā-sıpāslıķ eyleyeler aña kim virdük anlara. pes gönenüñ śoñra bilesiz.
Satıraltı Meal (1534)
Ḥattā kāfir olmaġ‐ıçun özlerine virdügümüz ni‘metlere. Pes gönenelerdünyāda, pes göreçeksiz ne olduġını.
Bunyadov-Memmedeliyev
Onlar bunu özlərinə verdiyimiz ne’mətlərə nankorluq etmək üçün edirlər. Hələ ki (dünyada) kef çəkib ləzzət alın. (Başınıza gələcək müsibəti) sonra biləcəksiniz!
M. Pickthall (English)
So as to deny that which We have given them. Then enjoy life (while ye may), for ye will come to know.
Yusuf Ali (English)
(As if) to show their ingratitude for the favours we have bestowed on them! then enjoy (your brief day): but soon will ye know (your folly)!
Designed by ÖFK