×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Yûnus / 53

وَيَسْتَنْبِـؤُ۫نَكَ اَحَقٌّ هُوَۜ قُلْ ا۪ي وَرَبّ۪ٓي اِنَّهُ لَحَقٌّ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ۟

Türkçe Transcript

Veyestenbi-ûneke ehakkun hu(ve)(s) kul î verabbî innehu lehakk(un)(s) vemâ entum bimu’cizîn(e)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

O gerçek mi diye soruyorlar senden; de ki: Evet, andolsun Rabbime ki gerçektir ve siz de ondan kurtulmayacaksınız.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ey Resulüm!) "Bu (söylediklerin) bir gerçek mi (hakikaten meydana gelecek mi)?" diye Senden haber soracaklar. De ki: "Evet, Rabbime andolsun ki, şüphesiz o (ahiret hesabı ve cezası) kesin bir gerçektir ve sizler (Rabbimi) aciz bırakacak değilsiniz."

Abdullah Parlıyan Meali

O azap gerçekleşecek midir? diye senden haber soruyorlar. De ki: “Evet Rabbim hakkı için o azap, gerçekten meydana çıkacaktır ve siz ondan yakayı kurtaramayacaksınız.”

Ahmet Tekin Meali

“- Bu cezanın aslı var mı?” diye senden haber soruyorlar. “- Evet, Rabbime andolsun ki, cezanın gerçekleşmesi kesin hak bir olgudur. Siz, Allah'ın koyduğu kanunların dışına çıkamayacak, bundan yakayı kurtaramayacaksınız” de.

bk. Kur’an-ı Kerim, 6/134; 34/3; 36/82; 64/7.

Ahmet Varol Meali

"O gerçek mi?" diye senden soruyorlar. De ki: "Evet. Rabbime yemin ederim ki o gerçektir ve siz onun önüne geçemezsiniz."

Ali Bulaç Meali

'Bu bir gerçek mi?' diye senden haber soracaklar. De ki: 'Evet, Rabbime andolsun ki, şüphesiz gerçektir ve sizler aciz bırakacak değilsiniz.'

Ali Fikri Yavuz Meali

“O azab, bir gerçek mi?” diye senden sorarlar. De ki: “- Evet, Rabbime yemin ederim ki, O, muhakkak bir gerçektir. Siz bundan yakayı kurtaramazsınız.”

Bahaeddin Sağlam Meali

“Bu Kur’an, gerçek midir?” diye senden bilgi almaya çalışıyorlar. De ki: “Evet, Rabbime andolsun! O, hak ve hakikattir. Ve siz, Bizi aciz bırakarak kurtulacak değilsiniz.”

Bayraktar Bayraklı Meali

“O bir gerçek midir?” diye senden haber istiyorlar. De ki: “Evet, Rabbime yemin ederim ki, o şüphesiz gerçektir ve siz âciz bırakacak değilsiniz.”

Besim Atalay Meali (1965)

«O gerçek mi?» diye senden sorarlar, diyesin ki : «Evet, Tanrım hakkıyçin o gerçektir, siz de onu âciz kılamazsınız»

Cemal Külünkoğlu Meali

“O (kıyamet ve azap) gerçek mi?” diye sana soruyorlar. De ki: “Evet. Rabbim hakkı için o kesin bir gerçektir. Ve siz (bu konuda Allah’ı) âciz bırakacak değilsiniz.”

Cemil Said (1924)

Filhakika böyle mi olacak diyu senden öğrenmek isteyecekler ânlara di ki: "Rabbime yemîn iderim bu hakîkatdir siz Allâh’ın kudretinden kurtulamazsınız."

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"O gerçek midir?" diye senden sorarlar. De ki: "Evet, Rabbim hakkı için o gerçektir, siz aciz kılamazsınız (önleyemezsiniz)."

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“O (azap) gerçek midir?” diye senden haber soruyorlar. De ki: “Evet, Rabbime andolsun ki o elbette gerçektir. Siz (bu konuda Allah’ı) âciz kılacak değilsiniz.”

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

“Sahi bu doğru mu?” diye sana soruyorlar. De ki: “Elbette! Rabbime yemin ederim ki bu söylenenler kuşku götürmez bir gerçektir. Siz de bunları önleyemeyeceksiniz!”

Diyanet Vakfı Meali

«O (azap) bir gerçek midir?» diye senden haber istiyorlar. De ki: Evet, Rabbime andolsun ki o şüphesiz gerçektir ve siz âciz bırakacak değilsiniz.

Edip Yüksel Meali

"Bu sahiden doğru mudur," diye senden haber bekliyorlar. De ki: "Elbette, Rabbime andolsun o gerçektir ve siz onu engelleyemezsiniz!"

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"O azap gerçek mi?" diye sana soruyorlar. De ki; "Evet. Rabbim hakkı için o kesin bir gerçektir. Ve siz bundan yakayı kurtaramazsınız."

Elmalılı Meali (Orijinal)

Sahih doğru mu bu? Diye senden istifsar ediyorlar, de ki: evet, rabbıma kasem ederim ki o, dosdoğru, ve siz bundan yakayı kurtaramazsınız

Emrah Demiryent Meali

(Kendilerine bildirilen bunca hakikate rağmen müşrikler, “Bize söylediğin) o (azap) gerçek (ten meydana gelecek) mi?” diye (rek,) sana (alay yollu) soru soruyorlar. De ki: “Evet, Rabbime yemin olsun ki o elbette gerçektir. Ve siz (bu konuda Allah’ı) âciz bırakacak değilsiniz!”

Erhan Aktaş Meali

Sana “Bu gerçek midir?” diye soruyorlar. De ki: “Rabb'ime yemin ederim ki o gerçektir. Ve siz onu engelleyemezsiniz.”

Hasan Basri Çantay Meali

«O (azâb) bir gerçek mi?» diye senden haber isterler. De ki «Evet, Rabbime andederim ki, o elbet ve elbet bir hakıykatdır. Siz (bundan Allâhı) âciz bırakıcılar değilsiniz».

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

“Bu, gerçek mi?” diye sana soruyorlar. De ki: “Evet, Rabbime yemin olsun ki bu gerçektir ve sizler bunu engelleyemezsiniz.

[6/134; 45/26-32]

Hayrat Neşriyat Meali

“Sâhiden o (azab) gerçek midir?” diye de senden haber isterler. De ki: “Evet, Rabbime yemîn olsun ki şübhesiz o, elbette gerçektir ve siz ona mâni' olacak kimseler değilsiniz!”(2)

(2)“İnsan, Cenâb-ı Hakk’ın rubûbiyetine (umum kâinâtı terbiye edişine) âid şuûnât (işler) ve ahvâline (hâllerine) şâhiddir. Ve mahlûkātın (yaratılmışl... Devamı..

İhsan Aktaş Meali

Ve “O (kıyamet ve azap) gerçek midir?” diye senden sorarlar. De ki: “Evet, Rabbim hakkı için o gerçektir, siz (Allah’ı) aciz bırakacak kimseler de değilsiniz.”

İlyas Yorulmaz Meali

İlerde başlarına geleceklerin doğru olup olmadığına dair, senin haber vermeni istiyorlar. Deki “Evet, Rabbime and olsun ki o vaat edilenler, elbette ki gerçektir ve sizin bunu engellemeye asla gücünüz yetmeyecek.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar: "Gerçekten olacak mı bu azap?" diye senden bilgi edinmek istiyeceklerdir. Şöyle de: "Evet, çalabıma and olsun ki gerçektir. Siz Allah’ı bundan alıkoyamazsınız."

İsmail Hakkı İzmirli

Senden «— O [¹¹], doğru mudur» diye haber isteyeceklerdir. Onlara de ki: Evet Rabbim hakkı için o, doğrudur, siz onu âciz kılacak değilsiniz.

[11] Azap veya kıyamet.

İsmail Yakıt

“O azap gerçek mi?” diye senden soruyorlar. De ki: “Evet. Rabbim hakkı için o elbette gerçektir. Siz O’nu âciz kılamazsınız!”

Kadri Çelik Meali

“O (ilahi azap) gerçek midir?” diye senden sorarlar. De ki: “Evet, Rabbim hakkı için o gerçektir, siz (Allah'ı) aciz bırakacak kimseler de değilsiniz.”

Mahmut Kısa Meali

Hâlâ sana,“Sahi bütünbunlar gerçekten meydana gelecek mi?” diye soruyorlar. De ki: “Rabb’ime yemin olsun ki, evet; bu kitapta bildirilenler, gerçeğin ta kendisidir! Ve siz, ey zâlimler, ne yaparsanız yapın, bu korkunç âkıbetten kurtulamayacak, ilâhî adâletin gerçekleşmesine asla engel olamayacaksınız!”

Mahmut Özdemir Meali

-"O gerçek mi?" diye senden bildirmeni istiyorlar. De ki: -"Evet, rabbime and olsun o, gerçektir! Siz de aciz bırakacak (kaçıp kurtulacak) değilsiniz".

Mehmet Çakır Meali

Sana: " doğru mu bu ? " diye soruyorlar. De ki: " He vallahi… Doğru. Artık çaresizsiniz.

Mehmet Çoban Meali

Anlatılan gerçeklere rağmen hala soruyorlar: "Sahiden bize söylediğin gerçek midir?" De ki: "Rabbim hakkı için söylediklerim gerçektir. Siz başınıza gelince azabı önleyemezsiniz?"

Mehmet Okuyan Meali

(Bazı inkârcılar) “O (azap) gerçek midir?” diye senden haber bekliyorlar. [*] De ki: “Evet, Rabbime yemin olsun: Şüphesiz ki o gerçektir ve siz asla (O’nu) aciz bırakıcılar değilsiniz.” [*]

Kur’an’da sadece burada geçen [yestenbiûne] fiili “haber sormak”, “bilgi teyit etmek”, “soru sormak” demektir.,Benzer mesajlar: En‘âm 6:134; Enfâl 8:... Devamı..

Mehmet Türk Meali

Ve senden bu azabın gerçekten olup-olmayacağı hakkında haber almak istiyorlar. Sen onlara: “Evet, Rabbime yemin ederim ki o azap, sizin önlemeye gücünüzün yetmeyeceği bir gerçektir.” de.

Muhammed Esed Meali

Bazıları ⁷⁴ da sana, “Bütün bunlar gerçek mi?” diye soruyorlar. De ki: “Elbette! Rabbim hakkı için, katıksız gerçek bu; ve sizler de [büyük sorgulamadan] asla kaçamayacaksınız!”

74 Lafzen, “onlar” -yani, vahye karşı ilgisizlikleri, bilmezlikten gelici tutumlarıyla kararsızlık içinde seyreden ve yukarıda 36. ayette belirtildiği... Devamı..

Mustafa Çavdar Meali

Bir de kalkıp “Senin söylediğin bu azap gerçek mi?” diye sana soruyorlar. De ki: – Evet, Rabbime yemin ederim ki o gerçeğin ta kendisidir. Ve siz ondan asla kurtulamayacaksınız. 23/107, 32/12, 40/49-50, 43/74…79

Mustafa İslamoğlu Meali

Tutup bir de seni “Şimdi bu gerçek mi yani?” diye sorguluyorlar.[¹⁶³⁰] De ki: “Kesinlikle! Rabbim hakkı için bu gerçeğin ta kendisidir; üstelik sizler (büyük sorgulamayı) asla atlatamayacaksınız!”

[1630] Öğrenmek için sorma değil de inkâr amacıyla sorgulama olduğuna ilişkin çevirimiz, A’meş’in okuyuşuna dayanmaktadır (Keşşaf). Âyetin sonu bu çev... Devamı..

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed, bu uyarılara rağmen onlar ahirete inanmazlar ve) O, (Kıyamet, azap) gerçek mi?” diye senden haber isterler. De ki: Rabbime andolsun ki, o elbet bir gerçektir. (Sonunda onun gerçek olduğunu siz de anlayacaksınız ve) Siz onu (kıyametin kopmasını) önleyemezsiniz. (Haberiniz olsun ki, sizin gibi şirk ve küfürde direnen zalimlerin ahiret azabından kaçıp kurtulmaları asla mümkün değildir ki)

Osman Fırat Meali

O (olay, azap) gerçek midir diye senden haber almak istiyorlar. De ki: “Evet, Rabbimin hakkı için o kesinlikle gerçektir ve siz (onu) önleyemezsiniz.”

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve senden haber almak istiyorlar ki, o doğru mudur? De ki: «Evet. Ve Rabbime andolsun ki doğru bir hakikattır ve siz onu bertaraf edecek kimseler değilsinizdir.»

Suat Yıldırım Meali

“Sahi doğru mu bu? ” diye senden haber sorarlar. De ki: “Evet! Rabbime yemin ederim ki o elbette gerçektir ve siz bundan yakayı kurtaramazsınız. ” [6, 134; 36, 82; 34, 3; 64, 7]

Süleyman Ateş Meali

Sahiden o gerçek midir? diye senden soruyorlar. De ki: "Evet, Rabbim hakkı için o gerçektir. Siz (onu) önleyemezsiniz!"

Süleyman Tevfik (1927)

"O 'azâb yâhud kıyâmet doğrı mıdır?" diye senden sorarlar. Di ki: "Evet, rabbim hakkı içün doğrıdır. Siz o 'azâbdan kurtulamazsınız.

Süleymaniye Vakfı Meali

Senden haber almaya çalışıyorlar, “O gerçek mi?” diye. De ki “Evet! Rabbime yemin ederim ki gerçektir. Ondan yakanızı kurtaramayacaksınız.”

Şaban Piriş Meali

-Gerçek mi bu? diye sana soruyorlar. De ki:-Evet, Rabbim hakkı için o gerçektir. Siz ondan kaçamayacaksınız.

Ümit Şimşek Meali

Bir de senden haber soruyorlar, “O gerçek mi?” diye. De ki: Evet. Rabbime and olsun, o gerçektir. Ve siz bundan yakayı asla kurtaramayacaksınız.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Soruyorlar sana: "Doğru mu bu?" De ki: "Evet! Rabbime yemin ederim, o doğrunun ta kendisidir! Ve siz ondan yakayı kurtaramayacaksınız."

Sardorxon Jahongir

Ey Rasulim, ular sizdan: “U va’da qilingan azob haqmi?” – deb so‘‎raydilar. Ularga: “Robbimga qasam bo‘‎lsinki, ha, u, albatta, haqdir. Sizlar esa U Zotni ojiz qoldiruvchi emassizlar”, – deb ayting.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı śorarlar saña “ḥaķ mıdur ol?” eyit “iy vallāhi daħı çalabum [108a] bayıķ ol ḥaķdur daħı degülsiz āciz eyleyiciler.”

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı senden ḫaber ṣorarlar, ol va‘de eyledügüñ girçek midür? dirler. Eyit:Evet, beni yaradan Tañrı ḥaḳḳı‐çun ol girçekdür, di yā Muḥammed. Daḫısiz Tañrı Ta‘ālā[yı] ‘āciz eylemezsiz.

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Peyğəmbərim!) Səndən: “O (bizi qorxutduğun əzab və ya qiyamət günü) doğrudurmu?” – deyə xəbər alacaqlar. Onlara belə cavab ver: “Rəbbimə and olsun ki, o doğrudur. Siz ondan canınızı qurtara bilməzsiniz!”

M. Pickthall (English)

And they ask thee to inform them (saying): Is it true? Say: Yea, by my Lord, verity it is true, and ye cannot escape.

Yusuf Ali (English)

They seek to be informed by thee: "Is that true?" Say: "Aye! by my Lord! it is the very truth! and ye cannot frustrate it!"


Designed by ÖFK