×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

En’âm / 5

فَقَدْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۜ فَسَوْفَ يَأْت۪يهِمْ اَنْبٰٓـؤُ۬ا مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

Türkçe Transcript

Fekad keżżebû bilhakki lemmâ câehum(s) fesevfe ye/tîhim enbâu mâ kânû bihi yestehzi-ûn(e)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Kendilerine, gerçek olan Kur'an gelince onu yalanlarlar, fakat yakında gelecek onlara, alay ettikleri şeye ait haberler.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Bu yüzden) Kendilerine Hakk (Kur’an) gelince, Onu yalanlamışlardır; fakat alaya aldıklarının (Kur’an’ın ve Resulüllah’ın bildirdiği) haberleri onlara gelecek (ve yakında gerçeği anlayacaklardır).

Abdullah Parlıyan Meali

Ve böylece şimdi kendilerine gelen bu Kur'ân gerçeğini yalanlayanlar; ama zaman içinde kendisiyle alay ettikleri mesajın haber verdiği şeyler başlarına gelecektir.

Ahmet Tekin Meali

Onlar kendilerine gerekçeli, hikmete dayalı, toplumlarında hakça düzeni gerçekleştirecek Hak kitap Kur'ân geldiğinde, Kur'ân'ı, Hakkı yalanladılar. Fakat, yakında onlara alay etmeye devam ettikleri şeyin gücünün yankıları, başlarından eksik olmayacak felâketlerin haberleri gelecektir.

Ahmet Varol Meali

Hakk kendilerine gelince onu yalanladılar. Alaya aldıkları şeylerin haberleri onlara gelecektir.

Ali Bulaç Meali

Kendilerine hak gelince, onu yalanladılar; fakat alaya aldıklarının haberleri onlara gelecektir.

Ali Fikri Yavuz Meali

En büyük mûcize olan KUR'AN onlara geldiği zaman dahi; onu yalanlamışlardı. Fakat yakında, ne ile alay etmiş bulunduklarının haberleri (dünya ve ahirette çekecekleri azab) onlara gelecektir.

Bahaeddin Sağlam Meali

Gerçekten hakikat onlara geldiği zaman yalanladılar. Kendisiyle alay ettikleri mesajın (gerçekleşmesinin) haberleri onlara gelecektir.

Bayraktar Bayraklı Meali

Gerçekten onlar, kendilerine hak geldiğinde, onu yalanlamışlardı. Fakat yakında onlara, alay ettikleri şeyin haberleri gelecektir.

Besim Atalay Meali (1965)

Onlara hak gelende, evet yalanladılar, alay ettikleri bir şeyin haberleri gelecektir onlara

Cemal Külünkoğlu Meali

Şimdi ise kendilerine gelmiş olan bu hakikati de böyle yalanlıyorlar. Ama yakında, o alay edip durdukları (cennet ve cehennemle) ilgili haberlerin gerçekliği karşılarına çıkacaktır.

Cemil Said (1924)

Kendilerine gelen hakîkati tekzîb itdiler, ânlara istihzâ itdikleri şey içün muhakkak cezâ gelecekdir.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Alaya aldıkları şeyin haberleri kendilerine gelecektir.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Nitekim hak (Kur’an) kendilerine gelince onu yalanladılar. Fakat alay ettikleri şeyin haberleri kendilerine ilerde gelecektir.[168]

Hicretten sonra İslâm’ın devlet olması, Bedir zaferi, İslâm’ın fütuhatı ve yayılması, o gün için hayal bile edilmiyor, İslâm alay konusu oluyordu. Âye... Devamı..

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Gerçekten onlar, kendilerine hak geldiğinde onu yalanlamışlardır. Fakat onlara alay ettikleri şeyin haberleri ileride gelecektir!

Diyanet Vakfı Meali

Gerçekten onlar, kendilerine Hak geldiğinde onu yalanlamışlardı. Fakat yakında onlara alay ettikleri şeyin haberleri gelecektir.  

 Âyette zikredilen «Hak»tan maksat Kur’an ile Peygamber (s.a.)in getirdiği diğer mucizelerdir.

Edip Yüksel Meali

Kendilerine gerçek gelince onu yalanladılar. Alay ettikleri şeyin haberleri yakında kendilerine gelecek

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Hak, kendilerine gelince onu yalanladılar. Alaya aldıkları şeyin haberi yakında kendilerine gelecektir.

Elmalılı Meali (Orijinal)

İşte en belli hak geldiği zaman da kendilerine yalan dediler, fakat yakında onlara ne ile istihza etmekte olduklarının haberleri gelecek

Emrah Demiryent Meali

Nitekim hak (Kur’ân) kendilerine gelince onu (da) yalanladılar. Fakat alay ettikleri şeyin haberleri kendilerine yakında gelecektir.

Erhan Aktaş Meali

Fakat kendilerine gelen hakkı yalanladılar. Onlara, yakında kendisi ile alay ettikleri şeyin haberleri gelecek.

Hasan Basri Çantay Meali

İşte onlar hak (olan Kur'an) ı, kendilerine gelince, yalanlamışlardır. Fakat yakında onlara ne ile alay etmekde olduklarının (müdhiş) haberleri gelecekdir.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Kendilerine hak gelince onu yalanladılar. Fakat alaya aldıklarının haberleri yakında onlara gelecektir.

[26/6; 23/110; 15/95; 18/106]

Hayrat Neşriyat Meali

İşte (onlar,) kendilerine geldiğinde, o hak olan (Kur'ân')ı gerçekten yalanladılar. Fakat (o) kendisi ile alay etmekte oldukları şeyin haberleri, ileride onlara gelecektir.

İhsan Aktaş Meali

İşte (onlar,) kendilerine geldiğinde, o hak olan (Kur’an’)ı gerçekten yalanladılar. Fakat (o) kendisi ile alay etmekte oldukları şeyin haberleri, ileride onlara gelecektir.*

(*) O müşriklere ve inkârcılara, üzerinde düşünüp taşınmaları gereken bir âyet/delil veya mûcize geldiğinde muhakkak surette rablerinden gelen bu türl... Devamı..

İlyas Yorulmaz Meali

Gerçek onlara geldiğinde, mutlaka onu yalanlamışlardır. Alay ettikleri şeylerin (öldükten sonra dirilme, hesaba çekilme vs.) haberleri mutlaka onlara gelecek.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Doğrusu onlar kendilerine gelen doğruyu yalan saymışlardır. Ancak, eğlendiklerinin ne olduğu yarın kendilerine öğretilecektir.

İsmail Hakkı İzmirli

Artık onlara hak [³] geldi mi mutlak onu yalan sayarlar. Fakat onlar maskaralığa aldıkları şeyin haberlerini alacaklardır [⁴].

[3] Kur'an-ı Mübin veya Nebi-i Zişan veya Şer'i Metin veya Mucizat.[4] Maskaralıklarının cezalarını göreceklerdir. Doğru olmadığını görüp anlayacaklar... Devamı..

İsmail Yakıt

İşte bu sebeple kendilerine gelen gerçeği yalanladılar. Fakat alay etmiş oldukları şeylerin haberleri yakında kendilerine gelecektir.

Kadri Çelik Meali

Bu yüzden gerçek kendilerine gelince onu kesin bir şekilde yalanladılar. Sürekli alaya aldıkları şeyin haberleri kendilerine gelecektir.

Mahmut Kısa Meali

İşte, Kur’an vasıtasıyla kendilerine gelen bu hakîkati de yalanladılar. Fakat alay edip durdukları cennet, cehennem, hesap ile ilgili haberlerin gerçekliği, yakında karşılarına çıkacaktır.
Yoksa bu zâlimler, sahip oldukları sınırlı güce mi güveniyorlar?

Mahmut Özdemir Meali

Onlara geldiği zaman Hakk’ı yalanlıyorlardı. Alay ediyor oldukları şeylerin uyarıcı haberleri onlara ilerde gelecektir.

Mehmet Çakır Meali

Bu seferde ayaklarına kadar gelen nimeti teptiler. Ama alaya aldıkları ilahî haberler, onlara gelmeye devam edecek:

Mehmet Çoban Meali

Onlar kendilerine gönderilen gerçekleri yalanlayıp gerçeklerimizle alay etmişlerdir. Yakında alay ettikleri şeyin haberleri gelecektir.

Mehmet Okuyan Meali

Elbette onlar, kendilerine gerçek (bilgi) geldiğinde onu yalanlamışlardı. Alay edip durdukları şeylerin haberleri ileride kendilerine gelecektir. [*]

Benzer mesaj: Şu‘arâ 26:6.

Mehmet Türk Meali

Buna rağmen onlar gerçek¹ kendilerine gelince hemen onu yalanladılar. Fakat hafife aldıkları şeylerin haberleri, onlara çok yakında gelecektir.

1 Buradaki hak; Kur’an, İslâm veya Hz. Muhammed (a.s) olabilir.

Muhammed Esed Meali

ve böylece şimdi kendilerine gelmiş olan bu hakikati yalanlarlar. Ama, zaman içinde, o alay ettikleri şeyi anlayacaklardır. ⁴

4 Lafzen, “alaya aldıkları” yahut “küçümsedikleri şey hakkında onlara bilgi gelecektir”. Yani, ölümden sonraki hayatın varlığı ve genel olarak Kur’an ... Devamı..

Mustafa Çavdar Meali

İşte şimdi onlara Hakkın belgesi olan Kuran geldi, ama ona karşı hemen yalana sarıldılar. Hafife alıp, alay edip durdukları hakikatlerin haberleri kendilerine yakında gelecektir. 11/17, 13/19, 39/2, 47/14

Mustafa İslamoğlu Meali

ve kendilerine gelen hakikati yalanlamışlardır. Yakında onlar, alay ettikleri şeyin ne olduğunu öğrenecekler.[¹⁰¹⁶]

[1016] Lafzen: “ne olduğunun haberi kendilerine gelecek”.

Orhan Kuntman Meali

Nitekim kendilerine Hak (Kur'an) geldiğinde de onu (alaya aldılar) yalan saydılar, fakat yakında onlara ne ile alay ettiklerinin haberleri muhakkak gelecektir. (Hak ile alay etmenin ne demek olduğunu o zaman anlayacaklar da; dünya ve ahirette cezalarını çekeceklerdir)

Osman Fırat Meali

Gerçek kendilerine geldiği zaman yalanladılar. Kendilerine o alaya aldıklarının haberi (çok geçmeden) gelecektir.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

İşte onlar hakkı kendilerine geldiği vakit tekzîp ettiler. Fakat onlara ne ile istihzâ eder olduklarının haberleri atiyen gelecektir.

Suat Yıldırım Meali

Hakikat kendilerine gelince onu yalan saydılar, alay ettiler; fakat alay ettikleri şeyin haberlerini, onunla alay etmenin ne demek olduğunu yakında öğrenirler!

Süleyman Ateş Meali

İşte, kendilerine gelen hakkı da yalanladılar. Fakat alay ettikleri şeyin haberleri, yakında kendilerine gelecek(uyarıldıkları azab onları kuşatacak)tır.

Süleyman Tevfik (1927)

Hak olanı da (Kur'ân'ı da) tekzîb itdiler. Yakında onunla istihzâ iyledikleri şeyin haberi ve cezâsı onlara gelecekdir.

Süleymaniye Vakfı Meali

Kendilerine gelen o gerçek karşısında yalan yanlış şeylere sarıldılar. Hafife alıp durdukları şeyin haberleri yakında onlara ulaşacaktır.

Şaban Piriş Meali

Onlara hak geldiği zaman onu hemen yalanlamışlardır. Alaya aldıkları şeyin haberleri yakında onlara gelecektir.

Ümit Şimşek Meali

İşte, kendilerine hak geldiğinde onu da yalanladılar. Fakat alay ettikleri şeyin haberi yakında onlara ulaşacaktır.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Böylece hakkı, kendilerine geldiği anda yalanladılar. Fakat yakında onlara, alay etmekte oldukları şeyin haberleri gelecektir.

Sardorxon Jahongir

Ular o‘‎zlariga haq bilan kelgan Qur’onni yolg‘‎onga chiqardilar. Yaqinda ularga o‘‎zlari istehzo qilib yurgan oyatlarning haqligi haqidagi xabarlar keladi.

Eski Anadolu Türkçesi

pes bayıķ yalan ŧuttılar ḥaķķı ol vaķt kim geldi anlara. pes śoñra gele anlara ħabarları anuñ kim oldılar anı yañśularlar.

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ yalanladılar ḥaḳḳı özlerine gelicek. Pes gelse gerek anlaraḫaberi ol nesnenüñ ki masḫaralıġa alurlardı.

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlara haqq olan (Qur’an) gəldiyi zaman onu yalan hesab etdilər. (Müşriklərin) məsxərəyə qoyduqlarının (Qur’anın müsəlmanların qalib gələcəyi, müşriklərin məğlub olacağı və axirətdə şiddətli əzab görəcəkləri barəsindəki) xəbərləri onlara gəlib çatacaq!

M. Pickthall (English)

And they denied the truth when it came unto them. But there will come unto them the tidings of that which they used to deride.

Yusuf Ali (English)

And now they reject the truth when it reaches them: but soon shall they learn the reality of what they used to mock at.


Designed by ÖFK