×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Kamer / 36

وَلَقَدْ اَنْذَرَهُمْ بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا بِالنُّذُرِ

Türkçe Transcript

Ve lekad enżerahum batşetenâ fetemârav bi-nnużur(i)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve andolsun ki o, bizim helakimizle korkutmuştu onları da onlar, bu korkutuşlardan şüpheye düşmüşlerdi.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Oysa andolsun (Hz. Lut), zorlu yakalamamıza (ve kahrımıza) karşı onları uyarmıştı. Fakat onlar, bu uyarıları kuşkuyla ve kafa tutmakla karşılayıp (yalanlamakta diretmişlerdi).

Abdullah Parlıyan Meali

Andolsun ki Lût onları, bizim şiddetli azabımızla uyardı, ama onlar bu uyarılara hep şüpheyle baktılar.

Ahmet Tekin Meali

Andolsun ki, Lût, bizim, kendilerini şiddetle sarsarak yakalayıp, cezalandıracağımız konusunda uyarmıştı. Fakat sorumluluk, hesap ve ceza konusundaki uyarılara kuşku ile baktılar.

Ahmet Varol Meali

Andolsun ki (Lut) onları, bizim zorlu yakalamamıza karşı uyarmıştı. Ama onlar uyarıları kuşkuyla karşılayıp yalanladılar.

Ali Bulaç Meali

Oysa andolsun, zorlu yakalamamıza karşı onları uyarmıştı. Fakat onlar, bu uyarıları kuşkuyla karşılayıp-yalanlamakta direttiler.

Ali Fikri Yavuz Meali

And olsun ki, Lût, azabımızla onları korkutmuştu; fakat o ihtarları, şübhelenerek inkâr ettiler;

Bahaeddin Sağlam Meali

O, onları bizim şiddetli azabımız ile korkuttu. Fakat onlar, peygamberler hakkında şüphe ettiler.

Bayraktar Bayraklı Meali

Andolsun ki, Lût, onları bu yakalayışımıza karşı uyardı. Onlar bu uyarıları şüphe ile karşıladılar.

Besim Atalay Meali (1965)

Bizim şiddetimiz de onları korkutmuştu, onlar bu korkutmalardan şüphelenmiş idiler

Cemal Külünkoğlu Meali

Andolsun ki, (Lût) bizim cezalandırma gücümüz konusunda onları uyarmıştı, ama onlar bu uyarılara hep şüpheyle bakmış (onları ciddiye almamış)lardı.

Cemil Said (1924)

Lût ânları bizim şiddet-i ’azâbımız ile tehdîd iyledi. Fakat ânlar bu tehdîdlerden şübhe itdiler.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Lut, and olsun ki, onları Bizim yakalamamızla uyarmıştı, ama onlar uyarmaları şüphe ile karşılayarak dinlemediler.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, Lût onları bizim şiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşıladılar.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Aslında Lût, kendilerini bizim amansız yakalayışımıza karşı uyarmıştı; ama onlar bu uyarıları şüpheyle karşıladılar.

Diyanet Vakfı Meali

Andolsun ki, Lût onları bizim şiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu tehditleri kuşkuyla karşıladılar.

Edip Yüksel Meali

Onları bu yakalayışımıza karşı uyarmıştı; ancak onlar uyarıları kuşkuyla karşıladılar.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

(Lût), onları bizim yakalamamıza karşı uyarmıştı. Fakat ikazlara karşı kuşku duydular,

Elmalılı Meali (Orijinal)

Celâlim hakkı için satvetimizin şiddetini kendilerine ıhtar da etmiş idi, fakat o ıhtarları cidal ile karşıladılar

Emrah Demiryent Meali

Kasem olsun ki, (Lût) onları (kavmini) bizim şiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşıladılar (ve dikkate almadılar).

Erhan Aktaş Meali

Ant olsun ki yakalayıp tutuşumuza karşı onları uyarmıştı. Ne var ki onlar bu uyarıları kuşku ile karşıladılar.

Hasan Basri Çantay Meali

Andolsun ki (Lût) onlara (kendilerini) azâb ile yakalayacağımızı da haber vermişdi. Fakat onlar bu korkutmaları şübhe ile tekzîb etdiler.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Muhakkak ki (Lut) onları bizim yakalamamıza karşı uyarmıştı fakat uyarılara karşı inatla tartıştılar.

Hayrat Neşriyat Meali

And olsun ki (Lût) onları (azabla) yakalamamıza karşı korkutmuştu; fakat (onlar) o korkutmalara karşı şübheye düştüler.

İhsan Aktaş Meali

Muhakkak ki yakalamamızla ilgili (Lût daha önceden) kendilerini uyarmıştı, (ama) onlar bu tehditleri kuşkuyla karşılamışlardı.

İlyas Yorulmaz Meali

Daha önce onları suçüstü yakalayacağımıza dair uyarılmışlardı sonra uyarıcılar ile bu tehdidimizi tartıştılar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ant olsun ki Lut azaba çarpacağımızı söyleyip onları uyarmıştı. Ancak, onlar bütün bu uyarmaları yalan saymışlardı.

İsmail Hakkı İzmirli

* Lût onları kavrayıp yakalamadığımız ile korkutmuştu, onlar ise Lût/un korkuttuğu şeyler hakkında şüpheye düşüp yalan saymışlardı.

İsmail Yakıt

Andolsun (Lût) onları şiddetli azabımızla uyarmıştı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşılamışlardı.

Kadri Çelik Meali

Oysa (Lut) şüphesiz zorlu yakalamamıza karşı onları uyarmıştı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşıladılar.

Mahmut Kısa Meali

Lut, azâbımızın dehşeti konusunda onları zamanında uyarmıştı fakat onlar uyarıları şiddetle reddettiler ve Peygamberin sözlerini hep kuşkuyla karşıladılar.

Mahmut Özdemir Meali

And olsun Lût, şiddetle tutuşumuz hakkında onları uyardı! Uyarılar’ı şüphe ile karşıladılar.

Mehmet Çakır Meali

Lût, halka bizim sillemizi hatırlatmıştı. Onlar onun bu uyarılarını ciddiye alır gibi yaptılar.

Mehmet Çoban Meali

Hâlbuki Lut onları şiddetli azabımızla uyarmıştı. Fakat onlar bu uyarılara kuşkuyla baktılar. Uyarılara kulak asmadılar.

Mehmet Okuyan Meali

Yemin olsun ki yakalamamızla ilgili (Lut daha önceden) kendilerini uyarmıştı, (ama) onlar bu tehditleri kuşkuyla karşılamışlardı.

Mehmet Türk Meali

Oysa (Lût) onları, şiddetli azabımız konusunda uyarmıştı. Onlar da bu uyarıları kavga ve şüphe ile karşılamışlardı.

Muhammed Esed Meali

Aslında o, Bizim cezalandırma gücümüz konusunda onları uyarmıştı; ama onlar bu uyarılara hep şüpheyle baktılar,

Mustafa Çavdar Meali

Lut, bizim şiddetli bir şekilde cezalandıracağımız hususunda onları uyarmıştı. Ama onlar, uyarıları şüphe ile karşıladılar ve dikkate almadılar. 7/179

Mustafa İslamoğlu Meali

Doğrusu (Lût) Bizim kıskıvrak yakalama gücümüze karşı onları uyarmıştı; fakat onlar bu uyarılara hep kuşkuyla yaklaştılar.

Orhan Kuntman Meali

Andolsun ki Lut, -onları azap ile yakalayacağımızı- önceden bildirmişti, fakat onlar bu tehditleri kuşkuyla karşıladılar (çirkin davranışlarına) devam edip durdular.

Osman Fırat Meali

Ve elbette (Lut) onları bu yakalayışımızla uyarmıştı ve uyarılara kuşkuyla baktılar.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Celâlim hakkı için onları satvetimizin şiddetiye korkutmuş idi. Fakat onlar bu korkutuş ile şekk ve şüphede bulundular (onu tasdik etmediler).

Suat Yıldırım Meali

Lût onları Bizim yakalarından tutup azaba çarptıracağımızı söyleyerek tehdit etmişti. Ama onlar uyarmalara karşı şüpheye düştüler.

Süleyman Ateş Meali

Lut, onları bizim yakalamamıza karşı uyarmıştı, fakat uyarılara karşı kuşku duydular.

Süleyman Tevfik (1927)

Lût onları şiddetli 'azâbımızla korkutmuşdı. Onlar buna inanmayub şek itdiler.

Süleymaniye Vakfı Meali

Lut, kıskıvrak yakalayacağımız konusunda onları uyarmıştı ama uyarıları ciddiye almadılar.

Şaban Piriş Meali

Lût, onları şiddetli azabımız hakkında uyarmıştı. Ama onlar, uyarıları şüphe ile karşıladılar.

Ümit Şimşek Meali

Lût onları şiddetli azabımız hakkında uyarmıştı; fakat onlar uyarıları şüpheyle karşıladılar.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yemin olsun, Lût onları bizim yakalayışımız hakkında uyarmıştı da onlar, uyarılarla ilgili olarak kuşkulanıp çekişmişlerdi.

Sardorxon Jahongir

Lut Bizning azob bilan ushlashimizdan ularni ogohlantirgan edi, ammo ular ogohlantirishlarga shubha qildilar.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ ķorķıttı anları ķatı dutmaġumuzdan pes yalan duttılar ķorķıtmaķları.

Satıraltı Meal (1534)

Lūṭ ‘aleyhi’s‐selām şiddet‐i ‘aẕābımızla onları ḳorḳutmışdı. O inẕārdan şek idüptekzīb itdiler.

Bunyadov-Memmedeliyev

And olsun ki, (Lut) onları Bizim əzabımızla qorxutmuş, onlar isə bu təhdidlərə (xəbərdarlıqlara) şübhə edib inanmamışdılar.

M. Pickthall (English)

And he indeed had warned them of Our blow, but they did doubt the warnings.

Yusuf Ali (English)

And (Lut) did warn them(5156) of Our Punishment, but they disputed about the Warning.

5156 Cf. 11:78-79.


Designed by ÖFK