×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Kıyâme / 27

وَق۪يلَ مَنْ۔ رَاقٍۙ

Türkçe Transcript

Ve kîle men(se)k(in)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve bir okuyup üfleyen yok mu denince.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ona: Haydi görelim şimdi tedavi için) "Son müdahaleyi yapacak kimdir?" (En güvendiğin hekiminiz, sahte şeyhiniz ve şöhretliniz nerededir?) diye (hatırlatılacaktır).

Abdullah Parlıyan Meali

insanlar: “Bunu tedavi edebilecek kim vardır?” diyecekler.

Ahmet Tekin Meali

“Kim tedavi edecek?” denilecek.

Ahmet Varol Meali

Ve: "Kim efsun yapar?" [1] denir,

1.Yani "kim tedavi için bir müdahalede bulunur?"

Ali Bulaç Meali

'Son müdahaleyi yapacak kim' denir.

Ali Fikri Yavuz Meali

(Yanında bulunanlar tarafından) denilir ki: “- (Bunu) tedavi edecek bir doktor kim var?”

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve “yukarı çeken kimdir?” denilince,

Bayraktar Bayraklı Meali

26,27,28,29,30. Hayır! Can köprücük kemiğine dayandığında, “Kim tedavi edecektir?” dendiğinde, onun kesin ayrılış olduğunu anladığında, bacaklar birbirine dolaştığında, o gün sevk yeri yalnızca Rabbinin huzurudur.

Besim Atalay Meali (1965)

«Nerdedir hekim?» diyerek bağıracaktır!

Cemal Külünkoğlu Meali

“Yok mu buna bir çare (ölümü engelleyecek birileri yok mu)?” diye feryat edilecek.

Cemil Said (1924)

ve herkes "Kim kurtaracak" diyu bağırdığı

Diyanet İşleri Meali (Eski)

26,27. Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

26,27,28,29,30. Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

“Yok mu bir şifacı?” dendiğinde;

Diyanet Vakfı Meali

«Tedavi edebilecek kimdir?» denir.

Edip Yüksel Meali

Ve, "Çare bulan var mı?" dendiği zaman.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve denilir: kim var bir okuyacak?

Emrah Demiryent Meali

26-27. Hayır! (Dünya hayatı fanidir.) Can (boğaza gelip de) köprücük kemiklerine dayandığı zaman (ölmek üzere olanın, yanında bulunanlar:) “Bunu kurtaracak/tedavi edecek biri yok mu?” derler.

Erhan Aktaş Meali

“Kurtaracak olan kimdir?” denir.

Hasan Basri Çantay Meali

«Tedâvî edebilecek kim?» denildi (denilecek).

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

“Istırabı giderecek kimdir?” denilir.

Hayrat Neşriyat Meali

26,27. Hayır! (Can) köprücük kemiklerine dayandığı zaman: “Var mı (bu hastaya) bir okuyacak (tedâvi edecek) kişi?” denilir.

İhsan Aktaş Meali

(Telaşa düşülür) ‘’Ve yok mu tedavi edip kurtaran?’ dendiğinde,

İlyas Yorulmaz Meali

Tedavi edecek yok mu? Denir.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

denilecek: «Bir iyileştirici yok mu?»

İsmail Hakkı İzmirli

Hazır olanlara «— Yok mu bir tabip?» [²] diye sorulacak.

[2] Veya bir efsuncu.

İsmail Yakıt

“Kim onu kurtarabilir?” denir.

Kadri Çelik Meali

“Kurtarıcı kim?” denir.

Mahmut Kısa Meali

Ve can çekişen adamın etrafındaki yakınlarının, Bunu kurtaracak bir hekim yok mu!” diye feryat ettikleri zaman,

Mahmut Özdemir Meali

Dendi ki: -"Kim üfleyip okuyacak?".

Mehmet Çakır Meali

26,27. Can boğaza gelince // çare yok mu denince,

Mehmet Çoban Meali

"Beni kurtaracak kim?" diye etrafına bakınır.

Mehmet Okuyan Meali

26,27,28,29,30. Doğrusu (can), köprücük kemiğine dayanıp “Tedavi edebilecek kimdir?” dendiğinde, bunun gerçek bir ayrılık olduğunu anlayıp bacak(lar) birbirine dolaştığında, işte o gün varılacak yer sadece Rabbinin huzuru olacaktır.

Mehmet Türk Meali

26,27. Hayır! (Dikkat edin!) Can köprücük kemiğine gelip dayanınca ve “bir kurtarıcı¹ yok mu?” denilmeye başlanılınca,

1 Rak: Okuyucu, nefes edici, tıbbi veya rûhanî hekim demekse de daha ziyade rûhanî olan okuyucu için kullanılır. İşte o an, îmanlının îmansızdan tam a... Devamı..

Muhammed Esed Meali

ve insanlar: “[onu kurtaracak] bir hekim yok mu?” ¹⁰ diye sorarlar;

10 Lafzen, “Kimdir bir hekim” [yahut “bir efsuncu]?” Benzer bir ifade, 28:71 ve 72’de geçer.

Mustafa Çavdar Meali

Bir çığlık koparılacak “Doktor nerede/şifacı kim?” 23/99...108, 63/10

Mustafa İslamoğlu Meali

bir çığlık koparılacak: “Kim…şifacı?”

Orhan Kuntman Meali

(Etrafındakiler hastamızı) "Tedavi edebilecek kim var?" diye kıvranır,

Osman Fırat Meali

Ve denilir ki: "Kimdir kurtarıp şifa verecek olan?"

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve denilmiş olur ki: «Tedavi edebilecek kim var?»

Suat Yıldırım Meali

“Bunu iyileştiren, kurtaran yok mu? ” der.

Süleyman Ateş Meali

Ve (başında bulunanlar tarafından): "Kim afsun yapar acaba? denir,

Süleyman Tevfik (1927)

26,27. Hayır (böyle olmaz) rûh boğaza geldiği ve hâzır olanlara: "Bunı 'ilâc idecek kim vardır?" dinildiği vakitde

Süleymaniye Vakfı Meali

(telaşa düşülür) "Bunu kurtaracak biri var mı?" denir.

Şaban Piriş Meali

-son nefesini veren kimdir? denmiş.

Ümit Şimşek Meali

“Yok mu kurtaran?” dendiğinde,

Yaşar Nuri Öztürk Meali

"Kim var okuyup üfleyecek?" denilir!

Sardorxon Jahongir

Vafot etayotganga: “Dam soluvchi kishi bormi?” – deb qolinadi,

Eski Anadolu Türkçesi

26-27. degül eyle ya'nį inanmaz kāfir buna. ķaçan irdi ya'nį can boyun sürtüklerine daħı eyidildi “kimdür afsun eyleyici?”

Satıraltı Meal (1534)

daḫı eyidile ki: Kimdür bunuñ cānını aparıcı?

Bunyadov-Memmedeliyev

“(Onu bu bəladan) kim xilas edə bilər?” – deyiləcəyi,

M. Pickthall (English)

And men say: Where is the wizard (who can save him now)?

Yusuf Ali (English)

And there will be a cry, "Who is a magician (to restore him)?"


Designed by ÖFK