×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Kalem / 23

فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ

Türkçe Transcript

Fentalekû vehum yeteḣâfetûn(e)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Derken yola düştüler ve birbirlerine de gizlice diyorlardı ki.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Derken, aralarında fısıldaşarak (başka zaman kendi hizmetlerini gören ve onların sırtından saltanat sürülen yoksul ve halk kesimlerinden gizlice kaçışarak) çıkıp-gitmişlerdi.

Abdullah Parlıyan Meali

Derken yola düştüler, birbirlerine gizlice diyorlardı ki:

Ahmet Tekin Meali

Aralarında fısıldaşarak fırladılar.

Ahmet Varol Meali

Derken aralarında fısıldaşarak yola çıktılar.

Ali Bulaç Meali

Derken, aralarında fısıldaşarak çıkıp-gittiler:

Ali Fikri Yavuz Meali

Hemen fırladılar; aralarında şöyle fısıldaşıyorlardı:

Bahaeddin Sağlam Meali

Çıktılar, gizlice fısıldaşıyorlardı:

Bayraktar Bayraklı Meali

23,24. Yola çıktılar, birbirlerine gizlice şöyle diyorlardı: “Bugün tarlada, yanınıza hiçbir yoksulun girmesine müsaade etmeyiniz!”

Besim Atalay Meali (1965)

23,24. «Bahçenize bugün yoksul girmesin» diye de, gizlice konuştular

Cemal Külünkoğlu Meali

Derken, aralarında fısıldaşarak yola koyuldular:

Cemil Said (1924)

21,22,23,24. İrtesi sabah biri birilerinin kulağına: "Eğer hurmalarınızı toplamak istiyor iseniz sabah şafak söker iken bağçenize gidiniz" diyerek gidiyorlar idi. "Hiç olmaz ise bu gün bir tek fakir bağçemize girmesün" diyorlar idi.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

23,24. "Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

23,24. Bunun üzerine, “Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın” diye fısıldaşarak yola koyuldular.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Derken yola koyuldular. Birbirlerine şöyle fısıldıyorlardı:

Diyanet Vakfı Meali

23, 24. Derken: Aman, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın! diye fısıldaşa fısıldaşa yola koyuldular.

Edip Yüksel Meali

Derken yola çıktılar, aralarında konuşuyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Hemen fırladılar, şöyle mızırdaşıyorlardı:

Emrah Demiryent Meali

23-24. Derken, “Aman (dikkatli olun), bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın” diye fısıldaşarak yola koyuldular.

Erhan Aktaş Meali

Hemen, sessizce yola koyuldular.

Hasan Basri Çantay Meali

Derken onlar aralarında fısıldaşarak gitdiler:

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Derken aralarında fısıldaşarak yola koyuldular:

Hayrat Neşriyat Meali

23,24. “Sakın, bugün orada bir fakir yanınıza sokulmasın!” diye kendi aralarında gizli gizli konuşarak hemen gittiler.

İhsan Aktaş Meali

23, 24. ’Bugün orada, hiçbir yoksul (fakir, muhtaç ve düşkün) kimse yanınıza sokulmasın’ diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.

İlyas Yorulmaz Meali

Sessizlik içinde tarlalarına gittiler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunun üzerine yola koyuldular. Biribirleriyle fısıldaştılar:

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar yola düştüler. Birbirlerine gizlice diyorlardı:

İsmail Yakıt

Bunun üzerine aralarında fısıldaşarak yola koyuldular.

Kadri Çelik Meali

Derken, aralarında fısıldaşarak çıkıp gittiler.

Mahmut Kısa Meali

Böylece, hazırlıklarını yapıp yola koyuldular. Bu arada, aralarında gizli gizli konuşuyorlardı:

Mahmut Özdemir Meali

Derken yola düştüler; gizli gizli konuşuyorlardı:

Mehmet Çakır Meali

Yolda giderlerken kıs kıs gülüşüyorlardı:

Mehmet Çoban Meali

Bahçelerine doğru giderlerken aralarında konuşuyorlardı.

Mehmet Okuyan Meali

23,24. (Bahçe sahipleri “Keşke) bugün yanınıza sokulmak üzere bahçeye hiçbir yoksul girmese!” (dileğiyle) fısıldaşarak yürüyorlardı.

Mehmet Türk Meali

23,24. Derken, kendi aralarında: “Sakın bugün aranıza bir yoksul sokulmasın!” diye fısıldaşarak (bahçelerine) gittiler.

Muhammed Esed Meali

Derken yola koyuldular, giderken fısıldaşıyorlardı:

Mustafa Çavdar Meali

Sonra yola koyuldular ve aralarında şöyle fısıldaşıyorlardı: 89/15.19

Mustafa İslamoğlu Meali

Derken yola koyuldular… Aralarında şöyle fısıldaşıyorlardı:

Orhan Kuntman Meali

23,24. (Ve yola koyuldular) Yolda giderken de, aralarında fısıldaşıyor: "Sakın bu gün -bizden evvel- bir yoksul çıkıp da bahçemize girmesin" diyorlardı.

Osman Fırat Meali

Derken (bahçeye) intikal ettiler ve kimseye görünmemek için gizleniyorlardı.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Artık aralarında gizlice söyleşerek gidiverdiler.

Suat Yıldırım Meali

23, 24. Hemen yola koyuldular. Bir taraftan da aralarında şöyle fiskos ediyorlardı: “Sakın, bugün yanımıza fakir fukara gelmesin, onların bahçeye girmelerine hiç imkân vermeyin! ”

Süleyman Ateş Meali

Derken yürüdüler; fısıldaşıyorlardı:

Süleyman Tevfik (1927)

23,24. Gitdiler, yolda birbirlerine: "Bugün bir fakîri bostana sokmayınız" dirlerdi.

Süleymaniye Vakfı Meali

Hemen yola çıktılar. Şöyle fısıldaşıyorlardı:

Şaban Piriş Meali

22,23. --Mahsulü toplayacaksanız, erkenden yola çıkın! diye gizlice konuşarak yola düştüler.

Ümit Şimşek Meali

Giderken fısıldaşıyorlardı:

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yola koyuldular. Aralarında fısıldaşıyorlardı:

Sardorxon Jahongir

So‘‎ngra, past ovoz bilan gaplashib, yurib ketdilar.

Eski Anadolu Türkçesi

pes vardılar anlar gizlü söyleşürlerken

Satıraltı Meal (1534)

Pes gitdiler, biri birine gizlü söyleyüp

Bunyadov-Memmedeliyev

Nəhayət, yola düşdülər, (yol boyu) bir-birinə xəlvətcə belə deyirdilər:

M. Pickthall (English)

So they went off, saying one unto another in low tones:

Yusuf Ali (English)

So they departed, conversing in secret low tones, (saying)-


Designed by ÖFK