فَنَبَذْنَاهُ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ سَق۪يمٌۚ
Türkçe Transcript
Fenebeżnâhu bil’arâ-i vehuve sekîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Derken onu ıssız bir yere çıkardık ve o, hastaydı da.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Sonunda (Hz. Yunus; çıplak, perişan ve) bitkin bir durumdayken onu (çıkarıp) açık bir yere (sahile) attık.
Abdullah Parlıyan Meali
Ama balığın karnında bizi andı, tesbih etti biz de O'nu hasta bir halde, gölgesiz boş bir yere bıraktık.
Ahmet Tekin Meali
Biz onu hasta, halsiz bir halde, bir açık alana çıkardık.
Ahmet Varol Meali
Biz de onu, hasta bir halde çıplak boş bir alana attık.
Ali Bulaç Meali
Sonunda o hasta bir durumdayken çıplak bir yere (sahile) attık.
Ali Fikri Yavuz Meali
Hemen onu sahile attık, hasta idi.
Bahaeddin Sağlam Meali
Fakat Biz onu, hasta olarak boş bir yere attık.
Bayraktar Bayraklı Meali
Onu bitkin bir halde açık araziye attık.
Besim Atalay Meali (1965)
Hemen bir kıra bıraktık onu, o hasta idi !
Cemal Külünkoğlu Meali
Derken biz onu baygın ve bitkin bir halde ıssız bir sahile çıkardık.
Cemil Said (1924)
145,146. Biz ânı çıplak bir sâhile atdık, hasta idi. Etrâfında gölge virmesi içün bir kabak ağacı yetişdirdik.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Derken biz onu hasta bir hâlde sahile attık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Sağlığı bozulmuş olarak onun ıssız bir kıyıya bırakılmasını sağladık;
Diyanet Vakfı Meali
Halsiz bir vaziyette kendisini dışarı çıkardık.
Edip Yüksel Meali
Onu çöl gibi bir sahile attık, yorgun ve bitkin...
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Biz onu hasta bir halde bir alana çıkardık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Hemen biz onu alana attık hasta idi
Emrah Demiryent Meali
Nihâyet biz (balığa emrederek) onu hasta (ve bitkin) bir hâlde, (ağaçsız, ıssız) bir yere attı (rdı) k.
Erhan Aktaş Meali
Sonunda, onu bitkin bir halde ıssız bir yere attık.
Hasan Basri Çantay Meali
İşte biz onu, kendisi de hasta olarak, açık bir yere (çıkarıb) bırakdık.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Sonunda onu bitkin bir halde, boş bir araziye attık.
Hayrat Neşriyat Meali
Bunun üzerine kendisi hasta bir hâlde iken onu (ağaçsız bir) alana attık.
İhsan Aktaş Meali
Bunun üzerine biz onu hemen o (kısacık bir an balığın ağzında) hâlsiz bir vaziyette iken sahile attık. (*)
İlyas Yorulmaz Meali
Biz onu bitkin bir durumda boş bir sahile attık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İşte Biz onu hasta olarak çorak bir yere bıraktık.
İsmail Hakkı İzmirli
Artık biz, o gün onu hasta bir halde gölgesiz bir yere bıraktık.
İsmail Yakıt
Nihayet onu hâlsiz [sekîm] bir hâlde ıssız sahile attık.
Kadri Çelik Meali
Sonunda o hasta bir durumdayken onu çıplak bir yere (sahile) attık.
Mahmut Kısa Meali
Nihâyet Yunus tövbe edince, onu hasta ve bitkin bir hâlde, bitki örtüsü olmayan ıssız bir sahile attık.
Mahmut Özdemir Meali
Derken bitkin halde onu Boş Alan’a çıkarıp attık.
Mehmet Çakır Meali
Onu gayet bitkin bir şekilde sahile attık.
Mehmet Çoban Meali
Yunus’u verdiği sözden dolayı af ettik! Balık onu hasta bir halde ağaçsız boş bir yere bıraktı!
Mehmet Okuyan Meali
Hâlsiz bir vaziyette onu kıyıya çıkarmıştık.
Mehmet Türk Meali
Sonunda Biz, onu rahatsız bir durumdayken ıssız bir yere çıkarttık.
Muhammed Esed Meali
ama biz o’nu manevî çöküntü/iç huzursuzluğu içinde ıssız bir kıyıya çıkarttık,
Mustafa Çavdar Meali
Derken biz onu baygın ve bitkin bir halde ıssız bir sahile attık. 37/139...147, 54/48.50
Mustafa İslamoğlu Meali
Sonunda Biz onu bitkin bir halde ıssız ve çorak bir kıyıya çıkarttık;
Orhan Kuntman Meali
Fakat biz onu, bitkin bir halde iken, sahile atıverdik.
Osman Fırat Meali
Derken onu bitkin haldeyken çıplak bir yere (sahile) attık.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Artık O'nu kendisi hasta olduğu halde bir açık yere atıverdik.
Suat Yıldırım Meali
Derken Biz onu ağaçsız çıplak bir sahile attık, o bitkin bir halde idi.
Süleyman Ateş Meali
(Ama balığın karnında bizi andı, tesbih etti, biz de) Onu hasta bir halde ağaçsız, çıplak bir yere attık.
Süleyman Tevfik (1927)
Onı (balığın karnından çıkarub) sâhile atdık. Hasta idi.
Süleymaniye Vakfı Meali
Sonra onu açık bir alana attık; hastaydı.
Şaban Piriş Meali
Ama biz onu bitkin (hasta) olduğu halde bir yere çıkardık.
Ümit Şimşek Meali
Sonra onu hasta halde boş bir araziye attık.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Bir süre sonra onu, çıplak araziye attık. Hastalanmıştı.
Sardorxon Jahongir
Keyin Biz uni xasta holida quruqlikka uloqtirdik.
Eski Anadolu Türkçesi
pes bıraķduķ anı yazıya ol śayru-y-iken.
Satıraltı Meal (1534)
Pes anı balıḳ ḳarnından çıḳarup ṣaḥrāya bıraḳdı ol ṣayru‐y‐iken.
Bunyadov-Memmedeliyev
Nəhayət, o, xəstə olduğu halda onu boş bir yerə (sahilə) atdıq.
M. Pickthall (English)
Then We cast him on a desert shore while he was sick;
Yusuf Ali (English)
But We cast him forth on the naked shore in a state of sickness,(4126)
Designed by ÖFK