×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Hâkka / 12

لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَٓا اُذُنٌ وَاعِيَةٌ

Türkçe Transcript

Linec’alehâ lekum teżkiraten vete’iyehâ użunun vâ’iye(tun)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bu, size bir öğüt ve ibret olsun ve belleyip unutmayan kulaklarda kalsın diye.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. ’Gerçeği belleyip kavrayabilen’ kulaklar(ın sahibi olanlar) da onu ‘öğrenip hatırlasın’ (diye bunları belirtiriz).

Abdullah Parlıyan Meali

ki, onu size bir ibret yapalım belleyici kulaklar onu bellesin dinleyip, anlayıp, düşünerek gereğine göre hareket etsin.

Ahmet Tekin Meali

Bunları size bir ibret yapalım da, anlayıp değerlendirebilecek kimselerin kulaklarında kalmaya devam etsin istedik.

bk. Kur’an-ı Kerim, 16/14; 35/12; 36/41-42; 43/12-14.

Ahmet Varol Meali

Bunu sizin için bir ibret yapalım ve kavrayan kulaklar bunu kavrasın diye.

Ali Bulaç Meali

Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. 'Gerçeği belleyip kavrayabilen' kullar onu belleyip-kavrasın.'

Ali Fikri Yavuz Meali

Onu (müminleri kurtarıp da kâfirleri boğmamızı) size bir ibret yapalım ve onu belleyip saklıyan kulaklar saklasın diye...

Bahaeddin Sağlam Meali

Ki onu, size bir hatıra (destan) yapalım. Ve bilgi alan kulaklar o destanı dinlesin.

Bayraktar Bayraklı Meali

Onu sizin için öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.

Besim Atalay Meali (1965)

O, sizlere bir öğüt, kulaklara küpe ola!

Cemal Külünkoğlu Meali

Taşıdık ki, onu sizin için (nesilden nesile aktarılan) bir ibret vesilesi olsun; can kulağı ile dinleyip ders alanlar onu belleyip kavrasınlar!

Cemil Said (1924)

Tâ ki size bir ihtâr olsun ve dikkatli kulaklarınızda ’ibret kalsun.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

11,12. Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

11,12. Şüphesiz, (Nûh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bunu sizin için ibretli bir ders olsun ve kulaklardan hiç çıkmasın diye yaptık.

Diyanet Vakfı Meali

Onu sizin için bir ibret ve öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.  

 Nuh tufanına ve Nuh (a.s.)un gemisine işaret olunmaktadır. «Sizi taşıdık», «Sizin atalarınızı kurtardık; onları kurtarmasaydık sizler de hayat bulama... Devamı..

Edip Yüksel Meali

Ki o size bir ders olsun ve dinleyen kulaklar anlasın.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onu size bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Onu sizlere bir anid yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye

Emrah Demiryent Meali

Bu (kıssa) sizin için (nesilden nesile aktarılan) bir ibret (vesilesi) olsun da (kıssaları can kulağı ile dinleyip, onlardan ders alan) kulaklar (ın sahipleri) onu belleyip kavrasın, diye böyle yaptık.

Erhan Aktaş Meali

Onu sizin için bir öğüt yapalım, duyan kulaklar onu duysun diye.

Hasan Basri Çantay Meali

Onu sizin için bir öğüt ve ibret yapalım, onu belleyen kulaklar da bellesin diye.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onu sizlere bir hatırlatma vesilesi kılalım ve can kulağıyla dinleyenler onu kavrasın diye.

Hayrat Neşriyat Meali

Tâ ki onu sizin için bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar, onu bellesin!

İhsan Aktaş Meali

11,12. Şüphesiz (Nuh zamanında,) sular taştığı vakit, sizi (atalarınızdan inanmış olanları) gemide Biz taşımıştık! Onu sizin için hem bir öğüt (ibret) vesilesi kılalım, hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık.

İlyas Yorulmaz Meali

Bu olayı sizin için alınacak bir öğüt ve işiten bir kulak için sağlıklı (doğru haber) yaptık.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Size bir öğüt olsun, kulaklarınızda küpe olsun diye.

İsmail Hakkı İzmirli

11, 12. Su taştığı zaman, bu hâdise size ibret olsun, kulağınızda küpe kalsın diye sizi [¹] gemiye taşıdık.

[1] Tufanda babalarınızı.

İsmail Yakıt

Onu sizin için bir ibret/öğüt [tezkire] vesilesi yapalım ve belleyecek kulaklar onu iyice bellesin⁶.

6 Bu bir deyimdir. Türkçede biz buna “Söz dinleyen kulağa küpe olsun” deriz.

Kadri Çelik Meali

Onu size bir ibret yapalım ve belleyen kulaklar onu bellesin diye (taşıdık).

Mahmut Kısa Meali

Ki, insanlık tarihinin dönüm noktası olan bu olayı sizin için bir ibret dersi kılalım ve dinlemesini bilen kulaklar bunu kavrayıp ibretalsın. İbret alsın da, iman edip güzel davranışlar ortaya koyarak, kendisini o Büyük Güne hazırlasın:

Mahmut Özdemir Meali

Onu size tezkire (hatırlatma) kılalım; belleyecek kulaklar onu bellesin!

Mehmet Çakır Meali

Bu olayı dillere destan, kulaklara küpe ettik.

Mehmet Çoban Meali

Tufanı sizin için bir ibret ve öğüt yapalım! İşiten ve işittiklerini hafızasında tutsunlar diye böyle yaptık! Bak yıllar geçtiği halde haberleri geliyor.

Mehmet Okuyan Meali

(Gerçeği) hatırlatma (vesilesi) yapalım ve kavrayan kulak(ların sahipleri) onu iyice kavrasın diye onları size (anlattık). [*]

Kıssaların anlatılma gerekçeleriyle ilgili bkz. A‘râf 7:176; Hûd 11:120; Yûsuf 12:111; Tâhâ 20:99; Kâf 50:37; Nâzi‘ât 79:26.

Mehmet Türk Meali

11,12. Sular kabardığı zaman bu (helâk) olayı (ileride) sizlere bir uyarı olsun ve duyduğu şeyden ibret alabilen kulaklar¹ iyice duysun diye, sizi o (Nuh’un) gemisinde Biz taşıdık.²

1 Buradaki, “kulak” kelimesi, “dinlediklerini aklında tutan, âhireti inkârın sonunun ne kadar korkunç olacağını unutmayan dinleyicilerden” kinâyedir.2... Devamı..

Muhammed Esed Meali

ki bütün bunları ⁷ size [kesintisiz] bir uyarı haline getirelim ve her uyanık ve duyarlı kulak onu bilinçle algılayabilsin.

7 Zalimlerin cezalandırılmasını, ama haklıların bu cezanın dışında tutulmasını.

Mustafa Çavdar Meali

Bunu sizlere bir öğüt/uyarı ve söz dinleyenlerin kulaklarına küpe olsun diye yaptık. 18/54, 39/27

Mustafa İslamoğlu Meali

Onu, size bir ibret vesikası kılmak için, dahası işittiğini anlayan her kulak (sahibinin işin özünü) kavraması için (aktardık).

Orhan Kuntman Meali

11,12. Şüphe yok ki, su bastığı zaman (Nuh tufanında) sizin -mümin olan- atalarınızı, sizin için bir öğüt ve ibret yapalım, anlayışlı kulaklar duysun bellesin diye, gemide biz taşıdık.

(Bilmeniz gerekir ki, bu ceza ve mükâfat ile kalınmayacak Rabbinizin ilahi adaleti kıyâmet gününde tecelli edecektir, nitekim)

Osman Fırat Meali

Ki onu sizin için bir hatırlatma ve kulaklarda bir küpe misali bellensin, kavransın.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Onu (o necâtı) sizin için bir ibret kılmamız için ve hıfzeden kulakların onu anlamaları için (öyle yaptık).

Suat Yıldırım Meali

11, 12. Unutmayın ki Nûh zamanında, sular taştığı vakit, sizi (varlığınıza vesile olan atalarınızı) emniyetli gemide Biz taşımıştık! Onu sizin için hem bir ibret vesilesi kılalım, hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık. [36, 41-42; 43, 12-14; 16, 14; 35, 12]

Süleyman Ateş Meali

Ki onu size bir ibret yapalım ve belleyen kulak(lar) onu bellesin.

Süleyman Tevfik (1927)

11,12. Sular taşub tuğyân idildiği zamân, size mev'iza ve hıfz idici, kulağınıza küpe kılmak üzere sizi (ecdâdınızı) gemiye yükletdik.

Süleymaniye Vakfı Meali

Bunu, aklınızdan çıkarmayacağınız bir bilgi ve kulağınıza küpe olsun diye yaptık.

Şaban Piriş Meali

Bunu sizin için bir öğüt/uyarı kılalım ve anlayışlı kulaklar duysun diye...

Ümit Şimşek Meali

Bunu size bir ibret yapalım ve işitecek kulaklar onu iyice bellesin diye.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ki onu size bir hatırlatıcı/düşündürücü yapalım ve kavrayabilen kulak kavrasın.

Sardorxon Jahongir

Biz buni sizlarga bir eslatma va anglovchi quloqlar fahmlab olishlari uchun ibrat qildik.

Eski Anadolu Türkçesi

tā ķılavuz anı sizüñ içün ögütlemek daħı śaķlaya anı śaķlayıcı ķulaķ.

Satıraltı Meal (1534)

Anı size naṣīḥat ḳılmaġ‐ıçun ve anı fehm eylemeg‐içün fehm idici ḳulaḳla‐ra.

Bunyadov-Memmedeliyev

Ona görə ki, bunu (mö’minlərə nicat verib kafirləri məhv etməyimizi) sizə bir ibrət dərsi edək və dərk edən (öyüd-nəsihəti cani-dildən dinləyən) qulaq bunu eşidib yadda saxlasın!

M. Pickthall (English)

That We might make it a memorial for you, and that remembering ears (that heard the story) might remember.

Yusuf Ali (English)

That We might make it a Message(5646) unto you, and that ears (that should hear the tale and) retain its memory should bear its (lessons) in remembrance.(5647)

5646 It was a memorial for all time, to show that evil meets with its punishment, but the good are saved by the mercy of Allah. 5647 Cf. the biblical ... Devamı..


Designed by ÖFK