لَقَدْ جِئْتُمْ شَيْـٔاً اِداًّۙ
Türkçe Transcript
Lekad ci/tum şey-en iddâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Andolsun ki pek çirkin bir söz söylediniz.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(De ki:) “Andolsun, (bunu söylemekle) siz oldukça çirkin bir cesarette bulunup (asılsız ve ahlâksız bir iddia ile huzurumuza) geldiniz.”
Abdullah Parlıyan Meali
Andolsun ki, pek çirkin bir söz söylediniz.
Ahmet Tekin Meali
Çok çirkin bir şey ortaya attınız.
Ahmet Varol Meali
Andolsun siz, çok çirkin bir şey ortaya attınız.
Ali Bulaç Meali
Andolsun, siz oldukça çirkin bir cesarette bulunup-geldiniz.
Ali Fikri Yavuz Meali
Yemin olsun ki, siz çok çirkin bir şey söylediniz.
Bahaeddin Sağlam Meali
Andolsun! Onlar çok korkunç bir şey ortaya atıyorlar.
Bayraktar Bayraklı Meali
Gerçekten siz, pek çirkin bir şey ortaya attınız.
Besim Atalay Meali (1965)
Çok kötü şey yaptınız
Cemal Külünkoğlu Meali
Andolsun ki, (bunu söylemekle) siz gerçekten çok çirkin bir iddia ortaya atmış oldunuz.
Cemil Said (1924)
89, 90. Ânlara di ki: "Bu sözi îrâd ile küfür idiyorsunuz bu sözler ile semâvâtın yarılmadığına, arzın açılmadığına ve dağların yıkılmadığına ne şükür!"
Diyanet İşleri Meali (Eski)
And olsun ki, ortaya pek kötü bir şey attınız.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Andolsun, siz çok çirkin bir şey ortaya attınız.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Hakikaten çok çirkin bir iddia ortaya attınız.
Diyanet Vakfı Meali
Hakikaten siz, pek çirkin bir şey ortaya attınız.
Edip Yüksel Meali
Siz, küstahça bir tez ileri sürdünüz.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Yemin olsun ki, siz çok çirkin bir şey söylediniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Kasem olsun pek ağır pek şeni' bir cür'ette bulundunuz
Emrah Demiryent Meali
Kasem olsun ki, (ey kâfirler, böyle söylemekle) siz çok çirkin bir şey ortaya attınız.
Erhan Aktaş Meali
Ant olsun ki, siz çok kötü bir iddiada bulundunuz.
Hasan Basri Çantay Meali
Andolsun ki siz pek çirkin bir şey söylediniz.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Gerçekten siz iğrenç bir iddiada bulundunuz.
Hayrat Neşriyat Meali
And olsun ki, (siz) pek çirkin bir şey (iddiâsı) ile geldiniz.
İhsan Aktaş Meali
(Ey bu iddiada bulunanlar!) Gerçekten ne çirkin bir şey ortaya attınız!
İlyas Yorulmaz Meali
Sizler böyle söylemekle çok çirkin bir şey getirdiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ant olsun ki siz çok ağır bir söz söylüyorsunuz.
İsmail Hakkı İzmirli
* Siz çok fena bir iş işlediniz [⁵].
İsmail Yakıt
Andolsun siz çok çirkin bir şey ortaya attınız!
Kadri Çelik Meali
Hakikaten siz, pek çirkin bir iddiada bulundunuz.
Mahmut Kısa Meali
Doğrusu siz, gerçekten de pek çirkin bir iddia ortaya attınız! O kadar ki:
Mahmut Özdemir Meali
And olsun çok kötü saçmaladınız!
Mehmet Çakır Meali
Ne büyük laf etmiştiniz.
Mehmet Çoban Meali
Şüphesiz ki onlar çok çirkin söz söylüyorlar.
Mehmet Okuyan Meali
Şüphesiz ki çok çirkin bir şey ortaya attınız. [*]
Mehmet Türk Meali
Yemin olsun, siz çok çirkin bir iddiâ ileri sürdünüz.
Muhammed Esed Meali
[Bunu söylemekle] siz gerçekten çok çirkin bir iddia ortaya atmış oldunuz.
Mustafa Çavdar Meali
Andolsun ki siz çok çirkin bir iftira attınız ortaya. 16/58-59, 17/40, 19/88...93, 37/149, 43/15...19, 52/39, 53/21...23
Mustafa İslamoğlu Meali
doğrusu siz öyle dehşet verici bir iddiada bulundunuz ki;
Orhan Kuntman Meali
Ey kafirler, siz gerçekten (Rabbinize) çok çirkin bir şey isnad ediyorsunuz.
Osman Fırat Meali
Gerçekten ortaya çok çirkin bir iddia attınız.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Andolsun ki, pek çirkin bir şey olarak (meydana) gelmiş oldunuz.
Suat Yıldırım Meali
Böyle diyen sizler, pek çirkin bir şey ortaya attınız!
Süleyman Ateş Meali
Andolsun ki, "Siz pek kötü bir cür'ette bulundunuz!"
Süleyman Tevfik (1927)
"Ne fenâ şey getirdiniz" söyle.
Şaban Piriş Meali
Andolsun ki çok kötü bir şey ortaya attınız.
Ümit Şimşek Meali
And olsun, pek çirkin birşey ortaya attınız.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Yemin olsun ki siz, çok çirkin bir iddiada bulundunuz.
Sardorxon Jahongir
Ey mushriklar, chindan ham bu gapingiz bilan juda og‘ir narsa keltirdingiz.
Eski Anadolu Türkçesi
bayıķ getürdüñüz nesene 'ažįm
Satıraltı Meal (1534)
Taḥḳīḳ siz bāṭıl ve münkir söz söyledi‐siz.
Bunyadov-Memmedeliyev
Siz, doğrudan da, olduqca pis bir şey etdiniz (çox böyük-böyük danışdınız)!
M. Pickthall (English)
Assuredly ye Utter a disastrous thing,
Yusuf Ali (English)
Indeed ye have put forth a thing most monstrous!(2529)
Designed by ÖFK