×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Hac / 72

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ تَعْرِفُ ف۪ي وُجُوهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الْمُنْكَرَۜ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِالَّذ۪ينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۜ قُلْ اَفَاُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذٰلِكُمْۜ اَلنَّارُۜ وَعَدَهَا اللّٰهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟

Türkçe Transcript

Ve-iżâ tutlâ ‘aleyhim âyâtunâ beyyinâtin ta’rifu fî vucûhi-lleżîne keferû-lmunker(a)(s) yekâdûne yestûne billeżîne yetlûne ‘aleyhim âyâtinâ(k) kul efeunebbi-ukum bişerrin min żâlikum(k) ennâru ve’adeha(A)llâhu-lleżîne keferû(s) vebi/se-lmasîr(u)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onlara apaçık ayetlerimizi okudun mu yüzlerinde inkar alametleri belirir, görüp tanırsın sen de; neredeyse ayetlerimizi onlara okuyanlara saldırıverecekler. De ki: Bundan daha şer, daha da beter bir şey haber vereyim mi size: Ateş. Allah, kafir olanlara vaadetmiştir onu ve orası, dönüp gidilecek ne de kötü yer.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Onlara karşı apaçık ayetlerimiz (manası ve maksadı net ve kesin olarak) okunduğu zaman; Sen o (gizli) kâfirlerin (ve Müslüman görünen münafık kimselerin) yüzlerindeki “münker”i (itiraz, isyan ve inkârı ferasetle sezip) tanıyabilirsin. Öyle ki, neredeyse (kirli mahiyetlerini ve sinsi niyetlerini deşifre eden) ayetlerimizi kendilerine okuyanların üzerine saldırıp çullanacak (hale gelip hırçınlaşırlar. Onlara) De ki: “Size, bundan daha kötü olanını (ve sizi kuşatacak azabı) haber vereyim mi? Ateş! Allah, onu (cehennemdeki çetin eziyet ve zilleti) inkâr edenlere (ve münafık nankörlere) va’ad etmiş bulunmaktadır; (ki cehennem) ne kötü bir (dönülüp varılacak son mekân ve) duraktır.”

Abdullah Parlıyan Meali

Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin yüzündeki, inkârcı tavrı hemen farkedebilirsin. Kendilerine ayetlerimizi okuyanlara neredeyse saldıracak gibiler. De ki: Size bu kin ve öfkenizden daha kötü birşey haber vereyim mi? Ahiretteki cehennem ateşi! Allah onu, gerçekleri örtbas etmiş olanlara vaad etmiştir. Ne kötü sonuçtur o.

Ahmet Tekin Meali

Allah'ın birliğini ifade eden âyetlerimiz, kendilerine âşikâre okunduğu zaman, inkârda ısrar edenlerin, küfre saplananların yüzlerindeki ifadeden dinlediklerini tasvip etmediklerini, inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. Onlara: “ Şimdi size, bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? Daha kötüsü ateştir. Allah ateşle, inkârda ısrar edenleri, küfre saplananları tehdit etti. Orası ne kötü bir cezalandırma ve nihaî bir dönüş yeridir.” de.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 25/66.

Ahmet Varol Meali

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda inkar edenlerin yüzlerindeki hoşnutsuzluğu anlarsın. Neredeyse kendilerine ayetlerimizi okuyanların üzerlerine saldıracaklar. De ki: "Size bundan daha kötüsünü bildireyim mi? Ateş! Allah onu inkar edenlere vaad etmiştir. Orası ne kötü bir dönüş yeridir."

Ali Bulaç Meali

Onlara karşı apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, sen o inkâr edenlerin yüzlerindeki 'red ve inkarı' tanıyabilirsin. Neredeyse, kendilerine karşı ayetlerimizi okuyanın üzerine çullanacaklar. De ki: 'Size, bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? Ateş... Allah, onu inkâr edenlere va'detmiş bulunmaktadır; ne kötü bir duraktır.'

Ali Fikri Yavuz Meali

Kendilerine karşı ayetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman da, o kâfirlerin yüzlerinde inkâr hallerini görür tanırsın. Nerde ise, karşılarında ayetlerimizi okuyanlara saldırıverecek gibi olurlar. (Ey Rasûlüm, o kâfirlere) de ki: “- Şimdi size bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? : O, ateş'dir. Allah bunu kâfir olanlara vaad buyurdu. O ne kötü bir karargâhdır!...

Bahaeddin Sağlam Meali

Ayetlerimiz apaçık olarak onlara okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinde iğrençlik görürsün. Nerede ise, ayetlerimizi onlara okuyanlara saldıracaklar. De ki: “Bu durumunuzdan daha kötüsünü size haber vereyim mi? İşte ateş! Allah, o ateşi kâfir olanlara vaadetmiştir. Ve en kötü varılacak yer orasıdır.

Bayraktar Bayraklı Meali

Onlara âyetlerimiz apaçık okunduğu zaman, inkârcıların yüzündeki hoşnutsuzluğu hemen fark edersin. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: “Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Allah'ın inkâr edenler için belirlediği ateş! Gidilecek ne kötü bir yerdir!”

Besim Atalay Meali (1965)

Bizim âyetlerimiz açıkçana okununca onlara, kâfirlerin yüzlerinden isteksizlik anlarsın, bizim âyetlerimizi okuyan kimselere saldırayazdılar; diyesin ki: «Bundan daha kötüsünü, size salık vereyim mi? O da ateştir, Allah bunu kâfirlere adadı, o ne kötü döneydir!»

Cemal Külünkoğlu Meali

Kendilerine ayetlerimiz anlaşılır bir şekilde okunduğu zaman, o inkârcıların yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Neredeyse, ayetlerimizi kendilerine okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu öfkenizden daha kötüsünü haber vereyim mi? Cehennem ateşi! İşte onu Allah inkârcılar için hazırladığını bildirmiştir. Orası ne kötü bir varış yeridir (bir bilseniz)!”

Cemil Said (1924)

Kâfirlere bizim vâzıh âyetlerimiz okundığı vakit alınlarında hiddet görünmeğe başladığını görirsin. Okuyanların üzerine atılmağa hazırdırlar. Ânlara di ki: "Size haber vireyim ki sizin hücûmunuzdan daha müdhîş bir şey Allâh’ın kâfirlere hazırladığı ateşdir." Cehennem ne fenâ ikâmetgâhdır!

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onlara ayetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman, inkar edenlerin yüzlerinden inkarlarını anlarsın. Nerdeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: "Size bundan daha fenasını haber vereyim mi? Allah'ın inkarcılara vadettiği ateş! Ne kötü bir dönüştür!..*

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kâfirlerin yüz ifadelerinden inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu durumdan[379] daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kâfirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!”

Karşılarında âyetlerin okunmasından dolayı içine düştükleri sıkıntılı ve öfkeli hâl kastedilmektedir.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğunda, inkârcıların yüzlerindeki hoşnutsuzluğu hemen farkedersin. Kendilerine âyetlerimizi okuyanlara neredeyse saldıracaklar. Onlara de ki: “Şimdi size bundan daha vahim olanı haber vereyim mi? Cehennem! Allah onu inkâr edenler için belirledi. Ne kötü bir sondur o!”

Diyanet Vakfı Meali

Âyetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kâfirlerin suratlarında hoşnutsuzluk sezersin. Onlar, kendilerine âyetlerimizi okuyanların neredeyse üzerlerine saldırırlar. De ki: Size bundan (bu öfke ve huzursuzluğunuzdan) daha kötüsünü bildireyim mi? Cehennem! Allah, onu kâfirlere (ceza olarak) bildirdi. O, ne kötü sondur!

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Âyetlerimiz kendilerine apaçık olarak okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinden inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: "Şimdi size ondan daha kötü olanını haber vereyim mi? O, ateştir. Allah bunu kâfir olanlara vaad buyurdu. O ne kötü bir dönüş yeridir."

Elmalılı Meali (Orijinal)

Kendilerine karşı âyetlerimiz birer beyyine olarak okunduğu zaman da o kâfirlerin yüzlerinde münkirliklerini tanırsın, hemen hemen karşılarında âyetlerimizi tilâvet edenlere saldırıverecek gibi olurlar, de ki: şimdi size ondan daha şer olanını haber vereyim mi? Ateş, Allah onu küfredenlere va'd buyurdu, ki o ne fena akıbettir

Emrah Demiryent Meali

Onlara (Allah’ın varlığını ve vahdaniyetini haber veren) apaçık âyetlerimiz okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerindeki ifadeden, inkârlarını (dinlediklerini tasvip etmediklerini hemen) anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. (Resûlüm, onlara) de ki: “Size bundan (bu öfkenize sebep olan şeyden) daha vahim olanını bildireyim mi? Ateş! Allah, onu kâfirlere (ceza olarak) vadetti. O, (cehennem) ne kötü bir sondur!”

Erhan Aktaş Meali

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o gerçeği yalanlayan nankörlerin yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Nerede ise kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: “Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah'ın gerçeği yalanlayan nankörlere sözüdür. O, ne kötü bir varış yeridir.”

Hasan Basri Çantay Meali

Karşılarında açık açık âyetlerimiz okunduğu zaman o kâfirlerin suratlarında inkâr (görüb) tanırsın. Kendilerine âyetlerimizi okuyanlara nerdeyse saldırıverecek olurlar! De ki: «Şimdi bundan daha çok kötü (bir şey) i haber vereyim mi? Ateşdir! Allah bunu o küfür (ve inkâr) edenlere va'd etmişdir. O, ne kötü bir merci'dir!

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Açık ayetlerimiz kendilerine okunduğunda, inkâr edenlerin yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Onlar ayetlerimizi okuyana neredeyse saldıracaklar. De ki: “Size, bundan daha beter olanını haber vereyim mi? Ateş..! Allah onu, inkâr edenlere vadetmiştir. Ne kötü bir varış yeridir!”

[10/15; 34/30; 4/42; 9/63]

Hayrat Neşriyat Meali

Onlara âyetlerimiz apaçık olarak okunmakta olduğu zaman, inkâr edenlerin yüzlerinde hoşnudsuzluk sezersin (anlarsın). Nerede ise kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar! De ki: “Size bundan daha kötüsünü bildireyim mi? Ateş! Allah onu, inkâr edenlere va'd etmiştir. Ve (o,) ne kötü varılacak yerdir!”

İhsan Aktaş Meali

Ve onlara açık (bir şekilde) ayetlerimiz okunduğunda inkâr etmiş olanların yüzlerindeki hoşnutsuzluğu anlarsın. Neredeyse kendilerine ayetlerimizi okuyanların üzerlerine saldıracaklar. De ki: ’Size bundan daha kötüsünü bildireyim mi? Ateş! Allah onu inkâr etmiş olanlara vaad etmiştir. Ve orası ne kötü bir dönüş yeridir.’

İlyas Yorulmaz Meali

Onlara açıklayıcı ayetlerimizi okuduğun zaman, doğruları inkâr edenlerin inkârlarını yüzlerinden okursun. Neredeyse ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. Onlara deki “Bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah, ayetlerini kabul etmeyip inkâr edenlere ateşi vaat etmektedir. O ateş, ne kötü dönülecek bir yer.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlara apaçık ayetlerimiz okununca tanımazların yüzlerinden bunları tanımadıklarını anlarsın. Nerdeyse ayetlerimizi saldıracak gibi olurlar. De ki: "Size bundan daha kötüsünü bildireyim mi? İşte o, ateştir. Allah bunu tanımazlara söz vermiştir. O, ne kötü dönecek bir yerdir.

İsmail Hakkı İzmirli

Âyetlerimiz onlara açık bir surette okunduğu zaman [⁴] kâfirlerin çehresinden bir isteksizlik [⁵] anlarsın, onlar hemen hemen âyetlerimizi okuyanlara saldırırlar. Gûya onları kahredecekler, de ki size bundan daha fena gelecek bir şeyi haber vereyim mi? İşte o, ateştir [⁶]. Allah onu kâfirlere vaadetmiştir. O, ne kötü uğraktır!

[4] Bozukluk, karışıklık, türlü türlü olmayan veya delâleti açık olan âyetlerimiz okunduğu zaman.[5] Nefret alâmetlerini, inkârlarını.[6] Kur'an-ı Ker... Devamı..

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Kendilerine ayetlerimiz apaçık okunduğu zaman, o kâfirlerin yüz ifadelerinden inkârlarını anlarsın [ta’rifu]. Neredeyse ayetlerimizi kendilerine okuyanların üzerine (hışımla) saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? (O da) ateştir ki, Allah onu inkâr edenlere vaat etti.” Ne kötü yerdir orası!

Kadri Çelik Meali

Onlara karşı apaçık olan ayetlerimiz okunduğu zaman, sen o küfre sapanların yüzlerindeki küfrü tanıyabilirsin. Neredeyse, kendilerine karşı ayetlerimizi okuyanların üzerine çullanıverecekler. De ki: “Size, bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? (O) Ateş'tir. Onu Allah küfre sapanlar için vaat etmiştir ve de pek kötü bir dönüş yeridir!”

Mahmut Kısa Meali

Hak ve hakîkati ortaya koyan ayetlerimiz onlara açık ve net olarak okunduğu zaman, yüreklerini kaplayan kin, nefret ve imansızlığı, o kâfirlerin yüzlerinden okuyabilirsin; öyle ki, ayetlerimizi onlara tebliğ edenlere, neredeyse saldıracak gibidirler. Onlara de ki: “Peki, sizi bundan daha beter kızdıracak bir şeyi size bildireyim mi: Allah’ın ayetlerine karşı ateş püsküren inkârcıları cehennemde bekleyen bir ateş ki, Allah onu sizin gibi kâfirlere vaadetmiştir; ne korkunç bir son!”

Mahmut Özdemir Meali

Açık belgeler olarak bizim âyetlerimiz onlara okunduğu zaman inkâr etmiş olanların yüzlerinden Münker’i (İnkâr’ı) tanırsın. Âyetlerimizi onlara okuyanlara neredeyse saldıracaklar! De ki: -"Size bundan daha şerlisini / kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Onu, Allah inkâr etmiş olanlara vaad etti. Ne kötü Gidip Varılacak Yer!".

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! sen, anlamı gayet açık ayetlerimiz kendilerine okunurken, inkarcıların yüzündeki nefreti görebiliyorsun. Neredeyse ayetlerimizi okuyanları haklayacaklar. Sen de ki: " Size daha beterini haber vereyim mi ?… Cehennem. " Allah, cehennemi inkarcılara söz verdi. Aman ne yer ne yer.

Mehmet Çoban Meali

Ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman, kâfirlerin yüz ifadelerinden inkârlarını anlarsın! Neredeyse ayetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: "Şimdi size bu durumdan daha beterini haber vereyim mi? Allah ateşi inkâr edenlere vadetti. Orası ne kötü varış yeridir."

Mehmet Okuyan Meali

Ayetlerimiz kendilerine açıkça [tilavet] edildiği (okunup aktarıldığı) zaman, kâfir olanların yüzlerinde hoşnutsuzluk (olduğunu) bilirsin (fark edersin). Onlar, kendilerine ayetlerimizi [tilavet] edenlere (okuyup aktaranlara) neredeyse saldırırlar. [*] De ki: “Size bundan (bu öfkenize sebep olan şeyden) daha kötüsünü bildireyim mi? Allah’ın kâfir olanlara vadettiği (cehennemdeki) ateş!” Ne kötü varış yeridir (orası)!

Bu ayet kendilerine vahiy hatırlatıldığında ona itibar etmeyenlerin durumunu ortaya koymaktadır. vahyin indirildiği dönemdekine benzer şekilde günümüz... Devamı..

Mehmet Türk Meali

Onlara âyetlerimiz açıkça okunduğu zaman, sen o kâfirlerin yüzlerindeki inkârı bilirsin. Neredeyse kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldırıverecek (gibi olur)lar. (Ey Muhammed!): “Size hemen bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? O da (âhirette) Allah’ın kâfirlere vâdettiği en kötü durak olan cehennemdir.” de.

Muhammed Esed Meali

Kendilerine apaçık mesajlarımız okunduğu zaman, hakkı inkara şartlanmış olanların yüzündeki inkarcı tavrı hemen fark edebilirsin; kendilerine mesajlarımızı okuyanlara neredeyse saldıracak gibidirler! De ki: “Peki, size şimdi hissettiklerinizden daha vahim olanı ⁸⁹ haber vereyim mi? Bu [Ahiret Günü’nün] ateşidir ki Allah onu hakkı inkara şartlanmış olanlara vaad etmiştir; varılacak ne kötü bir sondur o!”

89 Lafzen, “daha şerli/daha kötü olanı”, yani “Allah’ın mesajlarından yana duyduğunuz ürküntü ve isteksizlikten daha ürkütücü, daha elem verici bir şe... Devamı..

Mustafa Çavdar Meali

Zira onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, nankör kâfirlerin yüzlerindeki nefreti hemen fark edersin. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: – Size bundan daha kötü bir şeyi haber vereyim mi? Cehennem! Allah onu inanmayan kâfirlere vaat etti. O ne berbat bir son duraktır. 17/41- 82, 25/60, 39/45, 43/78

Mustafa İslamoğlu Meali

Ve ne zaman kendilerine hakikatin apaçık belgeleri olan âyetlerimiz okunsa, inkârda direnenlerin suratlarındaki yadırgamayı hemen fark edersin.[²⁸⁸⁰] Öyle ki, neredeyse kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracak gibi olurlar. De ki: “Bakın, sizi bundan daha beter (kızdıracak) bir haber vereyim mi: O, Allah’ın inkârda ısrar edenlere vaad ettiği ateştir; o ne berbat bir son duraktır!”

[2880] Yürekteki küfrün yüze yansıması. En çok da vahiy okunduğunda içlerindeki küfür yüzlerine yansır.

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) Onlara ayetlerimiz okunduğu zaman, yüzlerinden onların inkarını anlarsın, nerdeyse ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar! Onlara de ki: (Hak davete karşı gazaba geliyorsunuz, dinlemek istemiyor, ızdırab çekiyorsunuz.) Size bundan daha kötü bir ızdırabı haber vereyim mi? O azap cehennem ateşidir ki Allah onu (sizin gibi) kafirlere vadetmiştir. Orası ne kötü bir son duraktır!

Osman Fırat Meali

Onlara apaçık ayetlerimiz anlatıldığı zaman, o kafirleri yüzlerindeki inkar alametlerinden tanırsın; neredeyse ayetlerimizi anlatanların üzerine saldıracaklardır. De ki: “Sizin için bundan daha şerli bir haber vereyim mi? Kafirler için Allah’ın vadettiği ateş ne kötü bir dönüş yeridir.”

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Onlara karşı âyetlerimiz apaçık oldukları halde okunduğu zaman o kâfir olanların yüzlerinde bir inkar (bir gayz ve gazab alâmeti görür) anlarsın. Onlar, kendilerine karşı âyetlerimizi okuyanlara az kalır ki, saldırıversinler. De ki: «Size o inkarınızdan daha şerlisini haber vereyim mi? (O) Ateş'tir. Onu Allah kâfir olanlar için vaadetmiştir. Ve ne fena gidilecek yer!

Suat Yıldırım Meali

Âyetlerimiz karşılarında açık açık birer delil olarak okunduğunda kâfirlerin yüzündeki inkârcı tavrı hemen fark edebilirsin. Öyle ki, nerdeyse kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracak olurlar. De ki: Sizi bundan da beter kızdıracak olan şeyi de bildireyim de görün: “İşte cehennem! Allah onu kâfirlere vâd etmiş bulunuyor. Ne kötü bir sondur o! ” [25, 66]

Süleyman Ateş Meali

Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman kafirlerin yüzlerinde hoşnutsuzluk belirdiğini anlarsın. Neredeyse kendilerine ayetlerimizi okuyanların üzerine saldıracaklar. De ki: "Size bundan (bu öfkeli durumunuzdan) daha kötü bir şey haber vereyim mi? Varacağınız ateş! Allah onu kafirlere va'detmiştir. Ne kötü sonuçtur (o)!

Burada kin ve öfkeden ateş püsküren kâfirlerin karşısına âteş konmuştur. Âdetâ o öfkeleri âteşe dönüşüp kendilerini yakacak bir sonuç olmaktadır. Ne ü... Devamı..

Süleyman Tevfik (1927)

Âyetlerimiz okundığı zamân kâfirlerin yüzlerinde inkârları görünür, âyetlerimizi okuyanların üzerine hücûm idecek gibi bir vaz'iyet alırlar. Di ki: "Ben size, üstünüze bundan daha şerli olarak hücûm ideceği haber viyeyim mi? O cehennemdir ki Allâh onı kâfirlere va'ad itmişdir. Cehennem ne fenâ gidilecek yerdir. "

Süleymaniye Vakfı Meali

Onlara birbirini açıklayan ayetlerimiz okununca, görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) yüzündeki nefreti fark edersin. Kendilerine ayetlerimizi okuyanlara neredeyse saldıracak gibi olurlar. De ki “Sizi daha kötü duruma sokacak şeyi bildireyim mi? Cehennem ateşi!” Allah onu, kafirlere söz vermiştir. Ne kötü hale gelmektir o.

Şaban Piriş Meali

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o kafirlerin yüzlerinden inkarı okursun. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki:-Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah onu kafirlere söz verdi. O, ne kötü sondur.

Ümit Şimşek Meali

Kendilerine apaçık âyetlerimiz okunduğunda, o kâfirlerin inkârını yüzlerinde okursun. Neredeyse âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar! “Bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi?” de. O ateştir. Allah onu kâfirlere vaad etmiştir. Gidilecek ne kötü bir yerdir orası!

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onlara açık-seçik ayetlerimiz okunduğunda, o küfre sapanların yüzlerinde bir hoşnutsuzluk/yadsıma görürsün. Kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracak olurlar. De ki: "Size şu yaptığınızdan daha kötü bir şey haber vereyim mi: Ateş! Allah onu inkârcılara vaat etmiştir. Ne kötü dönüş yeridir o!"

Sardorxon Jahongir

Qachonki, ularga aniq oyatlarimiz tilovat qilinsa, kufr keltirgan kimsalarning yuzlarida e’tiroz alomatini ko‘‎rasiz. Ular, o‘‎zlariga oyatlarimizni tilovat qilayotgan zotlarga hujum qilishgacha boradilar. Ey Rasulim, ularga: “Endi, sizlarga bundan ham yomonroq narsaning xabarini beraymi? U do‘‎zax bo‘‎lib, Alloh uni kufr keltirgan kimsalarga va’da qilgan va u naqadar yomon borar joydir”, – deb ayting.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķaçan kim oķına anlaruñ üzere āyetlerümüz bellüler bilesin yüzlerinde anlaruñ kim kāfir oldılar inkār eylemek yaķın ola anlar cümle eyleyeler anlara kim oķırlar anlaruñ üzere āyetlerümüzi. eyit “ħaber vireyin mi size andan yavuzıraġı ya'nį ķur’ān oķımaķdan? od!” va'de eyledi anı Tañrı anlara kim kāfir oldılar daħı yavuz dönecek yirdür!

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ḳaçan oḳunsa anlaruñ üstine bizüm bellü āyetlerümüz bilürsiz kāfirleryüzinden Ḥaḳḳa inkār eylemegi. Yaḳın olurlar ḥamle idüp ḳol uzatmaġa oḳuyanlar üstine bizüm āyetlerümüzi. Eyit yā Muḥammed: Ḫaber vireyinmi size? Andan yamanraḳ cehennem odıdur ki Tañrı Ta‘ālā anı va‘deledi kāfirlere. Ne yaman dönecek yirdür.

Bunyadov-Memmedeliyev

Ayələrimiz onlara açıq-aşkar surətdə oxunduğu zaman (yaxud açıq-aşkar ayələrimiz oxunduqda) kafir olanların çöhrəsində bir ikrah (nifrət) sezərsən. Onlar ayələrimizi oxuyanların üstünə az qala hücum çəksinlər. (Ya Rəsulum!) De: “Sizə bundan (Qur’an oxunduğu zaman etdiyiniz nalayiq hərəkətlərdən) daha pisini xəbər verimmi? – Cəhənnəm (odu)! Allah onu kafirlərə və’d etmişdir. O nə pis məskəndir! (Nə pis qayıdış yeridir!)”

M. Pickthall (English)

And when Our revelations are recited unto them, thou knowest the denial in the faces of those who disbelieve; they all but attack those who recite Our revelations unto them. Say: Shall I proclaim unto you worse than that? The Fire! Allah hath promised it for the who disbelieve. A hapless journey's end!

Yusuf Ali (English)

When Our Clear Signs are rehearsed to them, thou wilt notice a denial(2853) on the faces of the Unbelievers! they nearly attack with violence those who rehearse Our Signs to them. Say, "Shall I tell you of something (far) worse than these Signs?(2854) It is the Fire (of Hell)! Allah has promised it to the Unbelievers! and evil is that destination!"

2853 Munkar. (1) a refusal to accept something offered; (2) a denial of something stated or pointed out; (3) a feeling of disapproval or active aversi... Devamı..


Designed by ÖFK