فَلَنَقُصَّنَّ عَلَيْهِمْ بِعِلْمٍ وَمَا كُنَّا غَٓائِب۪ينَ
Türkçe Transcript
Felenekussanne ‘aleyhim bi’ilm(in)(s) vemâ kunnâ ġâ-ibîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Onlara, tam bir bilgiyle her şeyi nakledeceğiz, bizim bulunmadığımız bir zaman, kaybolduğumuz bir vakit yoktu ki.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Hem peygamberlere hem ümmetlerine) Andolsun (bütün çabalarını ve amaçlarını) onlara (katımızda kayıtlı) bilgi (ve belgelerle) mutlaka haber verip anlatacağız. Çünkü Biz gaibler (onlardan uzakta olan habersizler) de değildik. (Yakında bunu anlayacaklardır.)
Abdullah Parlıyan Meali
Ve sonra kendilerine mutlaka yapıp ettikleri hakkındaki şaşmaz bilgimizi açacağız. Çünkü hiçbir zaman onlardan uzak değildik.
Ahmet Tekin Meali
Onlara, olup bitenleri tam bir bilgi ile, ayrıntılarıyla anlatacağız. Biz bunlara ilgisiz olamayız. Gaybı, gayb âlemini bilemeyenler değiliz.
Ahmet Varol Meali
(Yapıp ettiklerini) onlara bilgi ile anlatacağız; çünkü biz onlardan habersiz değildik.
Ali Bulaç Meali
Andolsun (yapıp-etmelerini) onlara bir ilimle mutlaka haber vereceğiz. Ve biz gaibler (onlardan uzakta olan habersizler) de değildik.
Ali Fikri Yavuz Meali
Peygamberlerin tebliğlerini, ümmetlerin, itaat ve muhalefetlerini bildiğimiz halde, onlara (peygamberlere) haber veririz. Çünkü biz, onlardan (yaptıklarından ve söylediklerinden) habersiz ve gaip değildik.
Bahaeddin Sağlam Meali
Ve her şeyi bilerek onlara anlatacağız. Çünkü hiçbir şey Bizden kaybolmaz.
Bayraktar Bayraklı Meali
Onlara bir bilgi ile mutlaka anlatacağız. Biz, onlardan habersiz değiliz.
Besim Atalay Meali (1965)
Bilerek onlara anlatacağız, yitiklerden değiliz
Cemal Külünkoğlu Meali
Andolsun ki, yaptıklarını kendilerine bir bir anlatacağız. Zira biz onlardan uzak değiliz.
Cemil Said (1924)
Peygamberlerin fi’illerini kendilerine anlatacağız çünki biz gâib değil idik.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
And olsun ki, yaptıklarını kendilerine bir bir anlatacağız, zira onlardan uzak değildik.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bilgi ile anlatacağız. Çünkü biz onlardan uzak değiliz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Ve onlara (olup bitenleri) tam bir bilgi ile mutlaka anlatacağız. Biz (olup bitenlerden) uzakta değiliz.
Diyanet Vakfı Meali
Ve onlara (olup bitenleri) tam bir bilgi ile mutlaka anlatacağız. Biz, onlardan uzak değiliz.
Edip Yüksel Meali
Onlara bir bilgiyle bildireceğiz; biz onlardan hiç uzak kalmadık.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Ve elbette onlara, olanbiten herşeyi bir bilgi ile anlatacağız; çünkü biz onlardan uzak değiliz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Soracağız da kendilerine karşı olan biteni mutlak bir ılim ile behemehal anlatacağız, öyle ya biz onlardan gâib değil idik
Emrah Demiryent Meali
(Bütün yapıp ettiklerini,) onlara mutlak bir ilim ile anlatacağız, zira biz onlardan habersiz değildik.
Erhan Aktaş Meali
Kesin bir bilgi ile onlara yaptıklarını anlatacağız. Zira Biz yaptıkları hiçbir şeyden habersiz değiliz.
Hasan Basri Çantay Meali
(Soracağız da) kendilerine karşı (olub biteni mutlak) bir ilim ile her halde anlatacağız. (Çünkü) biz (onlardan hiç bir zaman) gaaib değildik.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Yemin olsun, (yaptıklarını) onlara bir ilimle mutlaka anlatacağız. Çünkü biz onlardan hiçbir zaman uzak değiliz.
Hayrat Neşriyat Meali
Artık (yaptıklarını) kendilerine bir ilim ile (bütün teferruâtıyla bilerek) mutlaka anlatacağız; çünki (biz, onlardan) gaib (habersiz) değildik.
İhsan Aktaş Meali
Ve (sonra) kendilerine mutlaka yapıp ettiklerini (kesin ve şaşmaz) bir bilgiyle anlatacağız. Hâlbuki hiçbir zaman yapıp ettiklerinden habersiz değildik. *
İlyas Yorulmaz Meali
Biz yaptıklarından habersiz olmadığımız için, kayıdları tutulmuş bilgiler ile yaptıklarını onlara anlatacağız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlara bütün yaptıklarını bilerek kesenkes anlatacağız. Çünkü Biz onların yanlarından ayrılmış değiliz.
İsmail Hakkı İzmirli
* Biz onlara, herşeyi bilerek haber vereceğiz; çünkü biz onların ahvalinden bihaber değiliz.
İsmail Yakıt
Andolsun Biz o zaman onların yapıp ettiklerini delilleriyle [bi-‘ılmin] kendilerine anlatacağız. Zira biz onlardan uzak değildik [gâ’ibîn].
Kadri Çelik Meali
Hiç şüphesiz tam bir ilimle kendilerine (yaptıklarını) anlatacağız ve biz (onlardan asla) uzak değildik.
Mahmut Kısa Meali
Sonra da, tüm yaptıklarını şaşmaz ve kesin bir bilgi ile onlara bildireceğiz. ÇünküBiz, her an onların yanındaydık ve olup bitenlerden asla habersiz değildik!
Mahmut Özdemir Meali
Onlara bilgiyle anlatırız. Hâlbuki gâib (gizli / saklı) değildik.
Mehmet Çakır Meali
O gün bilgimizi konuşturacağız, çünkü olup bitenler bizim bilgimiz dahilinde oluyordu.
Mehmet Çoban Meali
Hesap günü olup biteni bütün gerçekleriyle açıklayacağız!
Mehmet Okuyan Meali
Onlara (bütün olup bitenleri) tam bir bilgi ile elbette anlatacağız. Zaten biz onlardan habersiz değildik.
Mehmet Türk Meali
O (kâfirlere tüm yaptıklarını) bilgimize dayanarak kesinlikle tek tek anlatacağız. Çünkü Biz, onlardan hiçbir zaman uzak değiliz.
Muhammed Esed Meali
Ve sonra kendilerine mutlaka [yapıp-ettikleri hakkındaki şaşmaz] bilgimizi açacağız: ⁷ çünkü hiçbir zaman [onlardan] uzak değildik.
Mustafa Çavdar Meali
Sonra da onlara, her şeyi bilgi ve belge ile açıklayacağız. Zaten biz habersiz değildik ki. 18/49, 50/17- 18, 54/52- 53, 58/6, 82/10, 45/29,
Mustafa İslamoğlu Meali
Ardından onlara (haklarındaki) bilgi arşivimizi mutlaka açacağız; hoş, onlardan hiç uzak olmadık ki…
Orhan Kuntman Meali
(Bunun üzerine en gizli durumlarına varıncaya kadar) Kendilerine karşı (Peygamberleri varken ve göçtükten sonra olup bitenleri) mutlaka bir ilim ile elbette anlatacağız, (gözleri önüne sereceğiz, çünkü) Biz -onlardan hiçbir zaman- uzak değildik, (hatta kendilerine şah damarlarından daha vakındık.. Kaf/16)
Osman Fırat Meali
Ve onlara yapmış olduklarını bir bilgi ile anlatacağız. Biz gaybden (işledikleri her şeyden) habersiz değildik.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Sonra da onlara (yapmış olduklarını) bir bilgi ile elbette anlatacağız ve Biz (onlardan) gaibler olmuş değil idik.
Suat Yıldırım Meali
Ve onlara, olup biten her şeyi, kesin bir ilme dayanarak bir bir anlatacağız. Öyle ya, Biz hiçbir zaman onlardan habersiz değildik ki! [6, 59]
Süleyman Ateş Meali
Ve elbette onlara, olan biten herşeyi bilgi ile anlatacağız, zira biz onlardan uzak değiliz.
Süleyman Tevfik (1927)
Ve onlara bilerek hallerini (yapdıkları şeyleri) hikâye iyleriz ve biz onlardan gâib değildik (onlarla dâimâ berâberdik.)
Süleymaniye Vakfı Meali
Yaptıklarını, bilgiye dayalı olarak onlara bir bir anlatacağız. Zaten onlara uzak değiliz.
Şaban Piriş Meali
Sonra da onlara, belge ile açıklayacağız. Zira biz uzak değildik.
Ümit Şimşek Meali
Sonra bütün olup bitenleri, onlara İlâhî ilmimizle anlatacağız. Çünkü Biz onlardan hiçbir zaman uzak olmadık.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Onlara bir ilmin tanıklığında/bir ilmin aracılığıyla bütün serüveni mutlaka anlatacağız. Biz olup bitenlerden habersiz değildik.
Sardorxon Jahongir
Keyin ularga qilmishlarini aniq ma’lumot bilan aytib beramiz. Biz bexabarlardan emasmiz.
Eski Anadolu Türkçesi
pes ḥikāyet eyleyevüz anlaruñ üzere bilmeg-ile daħı olmaduķ ġayıb olıcılar.
Satıraltı Meal (1534)
Pes ḫaber virsevüz gerek anlara ‘ilm bile, daḫı degül‐idük biz ġāyiblerden.
Bunyadov-Memmedeliyev
Sonra da onlara (nə etdiklərini) bildiyimiz üçün (hamısını bir-bir) söyləyəcəyik. Axı Biz qaib deyildik (onların yanındaydıq).
M. Pickthall (English)
Then verily We shall narrate unto them (the event) with knowledge, for verily We were not absent, (when it came to pass).
Yusuf Ali (English)
And verily, We shall recount their whole story with knowledge, for We were never absent (at any time or place).(994)
Designed by ÖFK