×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Duhân / 59

فَارْتَقِبْ اِنَّهُمْ مُرْتَقِبُونَ

Türkçe Transcript

Fertakib innehum murtakibûn(e)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Artık gözetle, bekle; şüphe yok ki onlar da gözetlemedeler, beklemedeler.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Öyleyse artık Sen, (zalimlerin ve Siyonist kavimlerin başlarına gelecekleri) gözleyip bekle!.. (Zira) Onlar da (korku ve endişe içinde) beklemektedirler.

Abdullah Parlıyan Meali

Öyleyse gözetleyip bekle, başlarına ne geleceğini… Şüphe yok ki onlar da ne olacak diye beklemekteler…

Ahmet Tekin Meali

Artık sen, sana gelecek yardımı, onların başlarına gelecekleri gözle. Onlar da senin başına gelecekleri gözleyip durmaktadırlar.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 40/51-52; 58/21.

Ahmet Varol Meali

Artık sen (onların başlarına gelecekleri) gözle. Onlar da gözlüyorlar.

Ali Bulaç Meali

Öyleyse sen gözleyip-bekle; elbette onlar da gözleyip-bekliyorlar.

Ali Fikri Yavuz Meali

Artık (onların helâkini) bekle; çünkü onlar (senin helâkini) bekliyorlar.

Bahaeddin Sağlam Meali

Bekle! Onlar da bekliyorlar. (Kimin haklı olduğu ortaya çıkacaktır.)

Bayraktar Bayraklı Meali

Öyleyse bekle, çünkü onlar da bekliyorlar.[545]

[545] Dühân sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 433-434.

Besim Atalay Meali (1965)

Sen bekliyesin, onlar da bekliyorlar

Cemal Külünkoğlu Meali

(Hala akıllarını kullanmazlarsa) artık sen (onların başına gelecekleri) bekle! Unutma ki, onlar da (senin anlattıklarının ne zaman boşa çıkacağını) beklemektedirler.

Cemil Said (1924)

Sen ânları (kâfirleri) dâimâ nazar-ı dikkatden dûr tutma zîrâ ânlar da seni nazarlarından dûr tutmuyorlar.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

58,59. Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.*

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Artık sen (onların başına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Kuşkusuz onlar bekliyorlar, sen de bekle!

Diyanet Vakfı Meali

(Yine de inanmayanların başlarına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.

Edip Yüksel Meali

Öyleyse bekle; onlar da beklemektedirler.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Artık sen onların başlarına gelecekleri bekle: Çünkü onlar da bekleyip durmaktadırlar.

Elmalılı Meali (Orijinal)

O halde gözet çünkü onlar gözetiyorlar

Emrah Demiryent Meali

Artık sen, (sana gelecek yardımı ve onların başlarına gelecekleri) bekle. Onlar da (senin başına gelecekleri gözleyip) beklemektedirler.

Erhan Aktaş Meali

Artık gözetle! Onlar da gözetleyenlerdir.

Hasan Basri Çantay Meali

Artık (onların başına inecek azâbı) gözetle. Çünkü onlar (senin felâketini) bekleyicidirler.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Öyleyse gözle çünkü onlar da gözlüyorlar.

Hayrat Neşriyat Meali

O hâlde (eğer dinlemezlerse, onların helâkini) gözetle; doğrusu onlar da (senin başına bir şey gelmesini) gözetleyicidirler.

İhsan Aktaş Meali

Artık sen, (sana gelecek yardımı ve onların başlarına gelecekleri) gözleyip bekle. Şüphesiz onlar da (senin başına gelecekleri) gözleyip durmaktadırlar.

İlyas Yorulmaz Meali

Sen sonucu bekle. Onlarda bekleyecekler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Artık onları gözle, çünkü onlar da gözliyeceklerdir.

İsmail Hakkı İzmirli

Artık onlara gelecek azabı gözetle, onlar da sana fenalık gelmesini gözetliyorlar.

İsmail Yakıt

O hâlde sen onları gözetle/gözden uzak tutma, muhakkak ki onlar da seni gözetlemektedirler.

Kadri Çelik Meali

Artık gözet, şüphesiz onlar da gözeticilerdir.

Mahmut Kısa Meali

Öyleyse, sen çağrıya devam et ve Rabb’in neler gösterecek, onu bekle;zaten onlar da başlarına gelecek azâbı bekliyorlar!

Mahmut Özdemir Meali

Gözetleyip bekle! Onlar da gözetleyip beklemektedir.

Mehmet Çakır Meali

Artık beklemede kal. Çünkü onlar beklemede.

Mehmet Çoban Meali

Biraz bekle, onlar da beklemektedirler.

Mehmet Okuyan Meali

Sen (durumu bekleyip) gözetle; şüphesiz ki onlar da gözetlemektedir.

Mehmet Türk Meali

O halde sen (onların başlarına gelecekleri) biraz bekle. Zâten onlar da beklemekteler.

Muhammed Esed Meali

Öyleyse [geleceğin ne getireceğini] bekle: unutma, onlar da bekliyorlar. ³⁵

35 Yani, onu ister bilsinler ister bilmesinler, Allah’ın iradesi yerine gelecektir.

Mustafa Çavdar Meali

Şimdi bekle gör onların başına neler geleceğini zaten onlar da senin başına gelecekleri bekliyorlar. 11/39, 25/42, 102 tekasür suresi

Mustafa İslamoğlu Meali

Artık sen de (yukarıda tanıtılan cennetini) bekle; çünkü ötekiler (yukarıda tanıtılan cehennemlerini) bekliyorlar!

Orhan Kuntman Meali

Öyle ise bekle! (Onların üzerine inecek azabı gözetle, şimdilik onların eziyetlerine katlan) Onlar da (senin yenilgini boşuna) beklemektedirler. (Çok yakında Allah’ın yardımının kime erişeceğini anlayacaklardır)

Osman Fırat Meali

Öyleyse gözetle; elbette onlar da gözetlemektedirler.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Artık gözet, şüphe yok ki, onlar gözeticilerdir.

Suat Yıldırım Meali

O halde neticeyi bekle! Zaten onlar da senin başına bir felaket gelmesini can atarak beklemektedirler. [58, 21; 40, 51-52]

Süleyman Ateş Meali

Biraz bekle, onlar da beklemektedirler (yakında başlarına neler geleceğini göreceklerdir).

Süleyman Tevfik (1927)

(Eğer onlar bundan mütenebbih olmazlar ise) Sen onlara gelecek 'azâba intizâr it. Onlar da (senin mevtine veyâ mağlûbiyetine) muntazırdırlar.

Süleymaniye Vakfı Meali

Sen onları takip et, onlar da seni takip edeceklerdir.

Şaban Piriş Meali

O halde bekle zaten onlar da bekliyorlar.

Ümit Şimşek Meali

Artık neticeyi bekle; onlar da bekliyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Artık, beklemeye geç! Çünkü onlar da beklemekteler.

Sardorxon Jahongir

Bas, endi siz kofirlarning holi nima bo‘‎lishini kuzatib turing. Shubhasiz, ular ham qilmishlariga ko‘‎z tutuvchidirlar.

Eski Anadolu Türkçesi

pes göz dut ya'nį kāfirler helākine bayıķ anlar göz dutıcılardur.

Satıraltı Meal (1534)

Pes muntaẓır ol anlara gelecek ‘aẕāba. Anlar daḫı ṣaḳlaşurlar.

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Peyğəmbər!) Sən (müşriklərin ölümünü, məğlubiyyətini) gözlə. Şübhəsiz ki, onlar da (sənin ölümünü, məğlubiyyətini) gözləyirlər!

M. Pickthall (English)

Wait then (O Muhammad). Lo! they (too) are waiting.

Yusuf Ali (English)

So wait thou and watch; for they (too) are waiting.


Designed by ÖFK