فَارْتَقِبْ اِنَّهُمْ مُرْتَقِبُونَ
Türkçe Transcript
Fertakib innehum murtakibûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Artık gözetle, bekle; şüphe yok ki onlar da gözetlemedeler, beklemedeler.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Öyleyse artık Sen, (zalimlerin ve Siyonist kavimlerin başlarına gelecekleri) gözleyip bekle!.. (Zira) Onlar da (korku ve endişe içinde) beklemektedirler.
Abdullah Parlıyan Meali
Öyleyse gözetleyip bekle, başlarına ne geleceğini… Şüphe yok ki onlar da ne olacak diye beklemekteler…
Ahmet Tekin Meali
Artık sen, sana gelecek yardımı, onların başlarına gelecekleri gözle. Onlar da senin başına gelecekleri gözleyip durmaktadırlar.
Ahmet Varol Meali
Artık sen (onların başlarına gelecekleri) gözle. Onlar da gözlüyorlar.
Ali Bulaç Meali
Öyleyse sen gözleyip-bekle; elbette onlar da gözleyip-bekliyorlar.
Ali Fikri Yavuz Meali
Artık (onların helâkini) bekle; çünkü onlar (senin helâkini) bekliyorlar.
Bahaeddin Sağlam Meali
Bekle! Onlar da bekliyorlar. (Kimin haklı olduğu ortaya çıkacaktır.)
Bayraktar Bayraklı Meali
Öyleyse bekle, çünkü onlar da bekliyorlar.[545]
Besim Atalay Meali (1965)
Sen bekliyesin, onlar da bekliyorlar
Cemal Külünkoğlu Meali
(Hala akıllarını kullanmazlarsa) artık sen (onların başına gelecekleri) bekle! Unutma ki, onlar da (senin anlattıklarının ne zaman boşa çıkacağını) beklemektedirler.
Cemil Said (1924)
Sen ânları (kâfirleri) dâimâ nazar-ı dikkatden dûr tutma zîrâ ânlar da seni nazarlarından dûr tutmuyorlar.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
58,59. Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.*
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Artık sen (onların başına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Kuşkusuz onlar bekliyorlar, sen de bekle!
Diyanet Vakfı Meali
(Yine de inanmayanların başlarına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.
Edip Yüksel Meali
Öyleyse bekle; onlar da beklemektedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Artık sen onların başlarına gelecekleri bekle: Çünkü onlar da bekleyip durmaktadırlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
O halde gözet çünkü onlar gözetiyorlar
Emrah Demiryent Meali
Artık sen, (sana gelecek yardımı ve onların başlarına gelecekleri) bekle. Onlar da (senin başına gelecekleri gözleyip) beklemektedirler.
Erhan Aktaş Meali
Artık gözetle! Onlar da gözetleyenlerdir.
Hasan Basri Çantay Meali
Artık (onların başına inecek azâbı) gözetle. Çünkü onlar (senin felâketini) bekleyicidirler.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Öyleyse gözle çünkü onlar da gözlüyorlar.
Hayrat Neşriyat Meali
O hâlde (eğer dinlemezlerse, onların helâkini) gözetle; doğrusu onlar da (senin başına bir şey gelmesini) gözetleyicidirler.
İhsan Aktaş Meali
Artık sen, (sana gelecek yardımı ve onların başlarına gelecekleri) gözleyip bekle. Şüphesiz onlar da (senin başına gelecekleri) gözleyip durmaktadırlar.
İlyas Yorulmaz Meali
Sen sonucu bekle. Onlarda bekleyecekler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Artık onları gözle, çünkü onlar da gözliyeceklerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
Artık onlara gelecek azabı gözetle, onlar da sana fenalık gelmesini gözetliyorlar.
İsmail Yakıt
O hâlde sen onları gözetle/gözden uzak tutma, muhakkak ki onlar da seni gözetlemektedirler.
Kadri Çelik Meali
Artık gözet, şüphesiz onlar da gözeticilerdir.
Mahmut Kısa Meali
Öyleyse, sen çağrıya devam et ve Rabb’in neler gösterecek, onu bekle;zaten onlar da başlarına gelecek azâbı bekliyorlar!
Mahmut Özdemir Meali
Gözetleyip bekle! Onlar da gözetleyip beklemektedir.
Mehmet Çakır Meali
Artık beklemede kal. Çünkü onlar beklemede.
Mehmet Çoban Meali
Biraz bekle, onlar da beklemektedirler.
Mehmet Okuyan Meali
Sen (durumu bekleyip) gözetle; şüphesiz ki onlar da gözetlemektedir.
Mehmet Türk Meali
O halde sen (onların başlarına gelecekleri) biraz bekle. Zâten onlar da beklemekteler.
Muhammed Esed Meali
Öyleyse [geleceğin ne getireceğini] bekle: unutma, onlar da bekliyorlar. ³⁵
Mustafa Çavdar Meali
Şimdi bekle gör onların başına neler geleceğini zaten onlar da senin başına gelecekleri bekliyorlar. 11/39, 25/42, 102 tekasür suresi
Mustafa İslamoğlu Meali
Artık sen de (yukarıda tanıtılan cennetini) bekle; çünkü ötekiler (yukarıda tanıtılan cehennemlerini) bekliyorlar!
Orhan Kuntman Meali
Öyle ise bekle! (Onların üzerine inecek azabı gözetle, şimdilik onların eziyetlerine katlan) Onlar da (senin yenilgini boşuna) beklemektedirler. (Çok yakında Allah’ın yardımının kime erişeceğini anlayacaklardır)
Osman Fırat Meali
Öyleyse gözetle; elbette onlar da gözetlemektedirler.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Artık gözet, şüphe yok ki, onlar gözeticilerdir.
Suat Yıldırım Meali
O halde neticeyi bekle! Zaten onlar da senin başına bir felaket gelmesini can atarak beklemektedirler. [58, 21; 40, 51-52]
Süleyman Ateş Meali
Biraz bekle, onlar da beklemektedirler (yakında başlarına neler geleceğini göreceklerdir).
Süleyman Tevfik (1927)
(Eğer onlar bundan mütenebbih olmazlar ise) Sen onlara gelecek 'azâba intizâr it. Onlar da (senin mevtine veyâ mağlûbiyetine) muntazırdırlar.
Süleymaniye Vakfı Meali
Sen onları takip et, onlar da seni takip edeceklerdir.
Şaban Piriş Meali
O halde bekle zaten onlar da bekliyorlar.
Ümit Şimşek Meali
Artık neticeyi bekle; onlar da bekliyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Artık, beklemeye geç! Çünkü onlar da beklemekteler.
Sardorxon Jahongir
Bas, endi siz kofirlarning holi nima bo‘lishini kuzatib turing. Shubhasiz, ular ham qilmishlariga ko‘z tutuvchidirlar.
Eski Anadolu Türkçesi
pes göz dut ya'nį kāfirler helākine bayıķ anlar göz dutıcılardur.
Satıraltı Meal (1534)
Pes muntaẓır ol anlara gelecek ‘aẕāba. Anlar daḫı ṣaḳlaşurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
(Ya Peyğəmbər!) Sən (müşriklərin ölümünü, məğlubiyyətini) gözlə. Şübhəsiz ki, onlar da (sənin ölümünü, məğlubiyyətini) gözləyirlər!
M. Pickthall (English)
Wait then (O Muhammad). Lo! they (too) are waiting.
Yusuf Ali (English)
So wait thou and watch; for they (too) are waiting.
Designed by ÖFK