×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

A’râf / 48

وَنَادٰٓى اَصْحَابُ الْاَعْرَافِ رِجَالاً يَعْرِفُونَهُمْ بِس۪يمٰيهُمْ قَالُوا مَٓا اَغْنٰى عَنْكُمْ جَمْعُكُمْ وَمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ

Türkçe Transcript

Venâdâ ashâbu-l-a’râfi ricâlen ya’rifûnehum bisîmâhum kâlû mâ aġnâ ‘ankum cem’ukum vemâ kuntum testekbirûn(e)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

A'raf erleri, yüzlerinden tanıdıkları kişilere nida edip derler ki: Ne malınızın çok oluşu, ne sayınızın fazla bulunuşu, ne de kulluk etmeye tenezzül etmeyip ululanmanız bir fayda vermedi size.

A'râf, yüksek yerlere denir. Atın yelesine, horozun ibiğine örf derler. A'râfın cennetle cehennem arasındaki sur olduğunu İbn-i Abbas, Mücâhid ve diğe... Devamı..

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Burcun üstündeki insanlar (A’raf ehli), kendilerini yüzlerinden tanıdıkları (zalim ve kâfirlerden ileri gelen birtakım) adamlara seslenerek derler ki: "(Gördünüz mü) Ne (güç ve servet) toplamış olmanız, ne büyüklük taslamanız (istikbarınız ve iktidarınız bugün) size bir yarar sağlamadı. (İşte bugün tutuklanıp cehenneme atılmış durumdasınız!)"

Abdullah Parlıyan Meali

Yine A'raftakiler yüzlerindeki işaretlerinden tanıdıkları kimselere şöyle seslenecekler: “Ne sağladı size, mal mülk biriktirmeniz ve büyüklük taslamanız.”

Ahmet Tekin Meali

Sur'un burçlarındakiler, Â'râf görevlileri, cehennem ehlinden kimliklerini, aldıkları cezaları simalarından okuyarak tanıdıkları güç ve iktidar sahibi şahıslara: “Ne topluluğunuz, gücünüz, ne kibiriniz, gururunuz, ne serkeşliğiniz, zorbalığınız size bir fayda sağladı, sizi Allah'ın azâbından kurtaramadı" derler.

Ahmet Varol Meali

A'raf'ta bulunanlar simalarından tanıdıkları birtakım adamlara şöyle seslenirler: "Çokluğunuz (veya biriktirdikleriniz) ve büyüklenmeleriniz size bir yarar sağlamadı.

Ali Bulaç Meali

Burcun üstündeki adamlar, yüzlerinden tanıdıkları (ileri gelen birtakım) adamlara seslenerek derler ki: 'Ne (güç ve servet) toplamış olmanız, ne büyüklük taslamanız (istikbarınız) size bir yarar sağlamadı.'

Ali Fikri Yavuz Meali

Yine A'raf ehli, (kâfirlerin elebaşlarından kara) simalarıyla tanıdıkları bir takım adamlara nida edip diyecekler ki: “- Gördünüz mü? topladığınız mallarla yârânınız, kibirle azametiniz, size hiç fayda vermedi.”

Bahaeddin Sağlam Meali

48, 49. O A’raf ehli, yüzlerinden tanıdıkları bazı erlere seslenirler. Derler ki: “Sizin derleme ve toplamanız ve kibirlenerek Allah’ın ayetlerinden uzak durmanız, size hiçbir fayda vermedi. Allah’ın rahmet etmeyeceğine yemin ettiğiniz kimseler bunlar (bu Cennete girecek olanlar) değil miydi?” (Ve o Cennete girecek olanlara) “Cennete girin. Sizin için, ne (gelecek) korkusu ne de (geçmişin) üzüntüsü vardır.” (derler.)

Bayraktar Bayraklı Meali

Yine A‘râf ehli, simâlarından tanıdıkları birtakım adamlara seslenerek derler ki: “Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size bir yarar sağladı.”

Besim Atalay Meali (1965)

Araf'ta olanlar, yüzlerinden tanımış oldukları kimselere: «Topladıklarınızla büyüklük taslamanız size fayda vermedi» diye çağrırlar

Cemal Külünkoğlu Meali

(Yine) A’raf ehli, simalarından kendilerini tanıdıkları birtakım (inkârcı) kimselere seslenerek derler ki: “Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir yarar sağlamadı.”

Cemil Said (1924)

48, 49. A’râfdakiler ’alâmât-ı fârikalarından teşhis idecekleri âdemlere: "Sizin topladığınız servetler ve kibir ve ’azametiniz neye yaradı?" Mü’minler içün "Allâh’ın rahmetine nâil olmıyacak diyu kasem itdiğiniz âdemler bunlar mıdır?" dirler ve ehl-i cennet de: "Dâhil olınız her dürlü havfden masûn olursınız ve mahzûn olmazsınız" dirler.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

48,49. Burçlarda olanlar, simalarından tanıdıkları adamlara; Topluluğunuz, topladığınız mal ve büyüklük taslamalarınız size fayda vermedi. Allah'ın rahmetine erdirmeyeceğine yemin ettikleriniz bunlar mıydı? Oysa Allah onlara şöyle der: "Cennete girin, size korku yoktur, sizler mahzun da olmayacaksınız."

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

A’râftakiler, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara da seslenir ve şöyle derler: “Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar sağladı!”

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

A‘râf ehli, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara seslenerek derler ki: “Ne topladığınız güç ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size bir yarar sağladı.

Diyanet Vakfı Meali

(Yine) A'râf ehli simalarından tanıdıkları birtakım adamlara seslenerek derler ki: «Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir yarar sağlamadı.

Edip Yüksel Meali

Orta yerde bulunanlar, görünüşlerinden tanıdıkları kimselere seslenirler: "Sizin cemaatiniz ve büyüklük taslamış olmanız size hiç bir yarar sağlamadı."

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

A'raftakiler yüzlerinden tanıdıkları kişilere seslenerek şöyle derler: "Ne topluluğunuz, ne de büyüklük taslamanız, size hiç bir yarar sağlamadı".

Elmalılı Meali (Orijinal)

O ashabı A'raf sîmalariyle tanıdıkları bir takım ricale de nidâ edib: gördünüz mü cem'iyyetinizin ve yaptığınız kibr-ü azametin size hiç faidesi olmadı

Emrah Demiryent Meali

(Yine) A‘râf ehli, yüzlerindeki alâmetlerden kendilerini tanıdıkları (inkârcı) birtakım adamlara seslenerek: “Ne topluluğunuz/ne topladığınız mal ne de büyüklük taslamanız size fayda verdi!” (derler.)

Erhan Aktaş Meali

A'râf ehli, yüzlerinden tanıdıkları kimselere de: “Çokluğunuz da, tasladığınız büyüklük de size bir yarar sağlamadı.” dediler.

Hasan Basri Çantay Meali

(Yine) a'raaf yârânı (kâfirlerden) sîmalarıyla tanıdıkları (elebaşı) birtakım adamlara şöyle nida ederek derler: «Ne çokluğunuz (yahut topladığınız mallar), ne de (hakka karşı) yeltenmekde devam etdiğiniz o kibr (-ü azamet) size hiç bir fâide vermedi».

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

A’raftakiler, simalarından tanıdıkları kimselere: “Topladığınız mal ve büyüklük taslamalarınız size yarar sağlamadı.

[40/60]

Hayrat Neşriyat Meali

A'râf ehli, kendilerini sîmâlarından tanıdıkları (Cehennem ehli) birtakım adamlara da seslenerek derler ki: “(Mal ve tarafdar) toplamanız ve büyüklük taslamakta olmanız(bugün) size bir fayda vermedi!”

İhsan Aktaş Meali

Ve (yine o) A’raf ehli, (kimseler) simalarından kendilerini tanıdıkları birtakım (lider konumunda olan inkârcı, zalim, azgın, despot ve diktatör) kimselere seslenerek derler ki: “Ne (dünyadaki) çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir yarar sağlamadı.”

İlyas Yorulmaz Meali

Bekleme bölgesinde (cennete girecek) olanlar, yüzlerinin asıklığından ve sıkıntılı oldukları için yüzleri simsiyah kesilmiş olanlara “(dünyada iken) topladığınız mallar ve orada büyüklenmeleriniz size hiçbir fayda sağlamadı” diye seslenirler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

A’raf kişileri yüzlerinden tanıdıkları kimselere ünlerler: "Gördünüz mü ne, o biriktirdikleriniz, ne de o büyüklenmeniz sizleri kurtaramadı."

İsmail Hakkı İzmirli

A/raf/takiler kâfirlerden simalarında tanıdıkları bir takım adamlara nida ederler: «— Ne topladığınız mallar, ne çoğalttığınız yardımcılar, ne de imana karşı gösterdiğiniz kibir ve gurur size asla fayda vermedi [³].

[3] Sizi azaptan kurtaramadı.

İsmail Yakıt

Araf ehli, simalarından tanıdıkları insanlara/adamlara da seslenir: “Ne topluluğunuz/topladığınız şeyler ne de büyüklük taslamanız size bir fayda sağladı” derler.

Kadri Çelik Meali

A'raf ehli, simalarından tanıdıkları (zalim) kimselere, “Topladığınız şeyler ve büyüklük taslamalarınız size fayda vermedi” diye seslenirler.

(Yenabi’ul Mevedde s.452 ve Şevahid’ut Tenzil c.1 s.199’da yer aldığına göre Selman Farisi şöyle demiştir: “Hz. Muhammed’in İmam Ali’ye defalarca şöyl... Devamı..

Mahmut Kısa Meali

Sûrun yüksek burçlarında her yanı seyreden bu Ârâf halkı, simalarından tanıdıkları bazı cehennemlik kişilere şöyle seslenecekler: “Gördünüz ya, ne o güvendiğiniz malınız, servetiniz, ordularınız ve topladıklarınız, topluluğunuz kurtarabildi sizi, ne toplantılarınız ve ne de o anlamsız gurur ve kibriniz!”
Sonra inkârcılara, dünyadayken alay edip aşağıladıkları zayıf müminleri göstererek soracaklar:

Mahmut Özdemir Meali

A’RÂF arkadaşları simalarıyla tanıdıkları adamlara seslendi. Dediler ki: -"Sizin topluluğunuz ve büyüklük tasladığınız şeyler size yarar sağlamadı".

Mehmet Çakır Meali

Burç görevlileri bir yandan, sîmalarından tanıdıkları cehennemliklere: " yığdığınız mallar, attığınız havalar işe yaramadı herhalde" diye takılırlar,

Mehmet Çoban Meali

Yine A’râf ehli simalarından tanıdıkları birtakım adamlara derler ki: "Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir yarar sağlamadı."

Mehmet Okuyan Meali

A‘raf halkı, yüzlerinden tanıdıkları (cehennemdeki) kişilere şöyle seslenecekler: “Çokluğunuzun da kibirlenmenizin de size hiçbir yararı olmadı.

Mehmet Türk Meali

A’raf’takiler, simalarından (cehennemlik olduklarını) tanıdıkları kimselere: “(dünyada) topladıklarınız ve büyüklük taslamanız, (bugün) size hiç bir yarar sağlamadı.” diye seslenecekler.

Muhammed Esed Meali

Ve [hayattayken] bu ayırd etme yetisine sahip olanlar, görünüşlerinden [günahkar olduklarını] çıkardıkları kimselere: “Ne sağladı size” diye seslenecekler, “maldan, [mülkten] biriktirmeniz; geçmişinizle o boş kurumlanmanız?

Mustafa Çavdar Meali

Araf’taki o kişiler simalarından kim olduklarını tanıdıkları kişilere seslenirler: – Bakın o birikimleriniz/mal, mülk ve kibirlenmeniz size hiçbir fayda sağlamadı. 6/116, 34/35, 72/24, 9211

Mustafa İslamoğlu Meali

Ve (sözkonusu) ayırdetme yeteneğine sahip olanlar, belirtilerinden kim olduklarını çıkardıkları kimselere seslenecekler: “Sahi, ne sağladı size taraftarlarınız / mal-mülkünüz ve böbürlendiğiniz o nesneler?”

Orhan Kuntman Meali

A'raf ehli (zalimlerden) simalarından tanıdıkları bir takım kimselere "Ne topluluğunuzun çokluğu ne de (mevki ve servet ile) böbürlenmeniz size bir yarar sağlamadı, (sizi azaptan kurtaramadı)

Osman Fırat Meali

Ve onları simalarından tanıyan A’raftaki adamlar (cehennemliklere) seslenip dediler ki: “Sizin birlikteliğiniz ve büyüklenmeniz size bir yarar sağlamadı.”

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve ashâb-ı A'râf simalarıyla tanıdıkları birtakım kişilere de nidâ ederek derler ki: «Size ne cemiyetiniz ve ne de yaptığınız tekebbür bir faide vermiş olmadı.»

Suat Yıldırım Meali

48, 49. A'râf ashabı, simalarından tanıdıkları bir kısım kimselere seslenip: “Gördünüz ya, ne topladığınız mallarınızın, ne onca taraftarlarınızın, ne de büyüklük taslamalarınızın ve o çalımlarınızın size hiç bir faydası olmadı! ”O cennetlikleri göstererek “Sahi, şunlar “Allah, bunları asla lütfuna nail etmez. ” diye yeminler edip hor gördüğünüz kimseler değil miydi? İşte onların ne yüce mevkide olduklarını şimdi anladınız değil mi? derler ve sonra o cennetliklere dönerek: “Buyurun girin cennete, derler, size korku ve endişe olmadığı gibi, siz asla üzüntü de görmeyeceksiniz. ”

Süleyman Ateş Meali

A'raf halkı, yüzlerindeki işaretleriyle tanıdıkları birtakım adamlara da ünleyerek dediler ki: "Ne topluluğunuz, ne de büyüklük taslamanız, size hiçbir yarar sağlamadı."

Süleyman Tevfik (1927)

Ashâb-ı A'râf yüzlerinden tanıdıkları kimselere (cehennemde gördükleri bildiklerine) nidâ idüb: "Malınızın ve evlâdlarınızın çokluğı ve kibir ve gurûrınız sizi 'azâbdan kurtarmadı" dirler.

Süleymaniye Vakfı Meali

A’râf ahalisi, yüzlerinden tanıdıkları bir takım adamlara[*] da şöyle seslenirler: “Gördünüz mü? Sizlere ne taraftarlarınızın bir yararı oldu ne de büyüklenmenizin.

[*] Bunlar yüzlerinden tanındıklarına göre kendi toplumlarının ve çağdaşlarının meşhur kimseleri olmalıdır. Örneğin Firavun bunlardandır.... Devamı..

Şaban Piriş Meali

A'raftakiler simalarından tanıdıkları bazı adamlara seslenirler:-Topladıklarınız ve büyüklük taslıyor olmanız size fayda vermedi.

Ümit Şimşek Meali

A'râf ehli, yüzlerinden tanıdıkları bir kısım adamlara seslenirler ve derler ki: “Ne çokluğunuz, ne de büyüklük taslayıp durmanız size bir yarar sağlamamış!

Yaşar Nuri Öztürk Meali

A'raf halkı, yüzlerinden tanıdıkları bazı erkeklere seslenip şöyle derler: "Bir araya gelmeniz de büyüklük taslamanız da size hiçbir yarar sağlamadı."

Sardorxon Jahongir

A’rof ahli siymolaridan tanigan kishilarga qarata: “Sizlarni dunyoda to‘‎plagan boyliklaringiz va takabburlik qilganlaringiz foyda bermadi”, – deb nido qiladilar.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķıġırdı 'arāf isleri erenlere ya'nį ŧamu ehlinden bilürler anları anlaruñ nişānı- ıla eyittiler “aśśı eylemedi size dirdügüñüz daħı ol kim olduñuz-idi boyun virmezsiz”

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı çaġıra a‘rāf ehli erenler ki bilürler anları ‘alāmetleri‐y‐le eyide‐ler: Ne aṣṣı eyledi size dirdü[gü]ñüz māllar daḫı ululanduñuz ḫalḳa.

Bunyadov-Memmedeliyev

Ə’raf əhli üzlərindən tanıdıqları adamlara müraciət edib: “Sizə nə yiğdığınız mal-dövlət, nə də təkəbbürünüz fayda verdi”, - deyəcək.

M. Pickthall (English)

And the dwellers on the Heights call unto men whom they know by their marks, (saying): What did your multitude and that in which ye took your pride avail you?

Yusuf Ali (English)

The men on the heights will call to certain men whom they will know from their marks, saying:(1027) "Of what profit to you were your hoards and your arrogant ways?

1027 This speech is in three parts: (1) the last lines of this verse are addressed to the Companions of the Fire, reminding them (as a bench of judges... Devamı..


Designed by ÖFK