فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ
Türkçe Transcript
Feżûkû ‘ażâbî ve nużur(i)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Artık tadın azabımı ve korkutuşlarımı.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Şimdi azabımı ve uyarmamı tadın! (denildi.)
Abdullah Parlıyan Meali
Artık tadın azabımı ve uyarılarımın sonucunu.
Ahmet Tekin Meali
“İşte azâbımı, sorumluluk, hesap ve ceza konusundaki uyarılarımı dinlememenin cezasını tadın.” denildi.
Ahmet Varol Meali
İşte tadın azabımı ve uyarılarımı.
Ali Bulaç Meali
Şimdi azabımı ve uyarmamı tadın.
Ali Fikri Yavuz Meali
Tadın bakalım azabımı ve peygamberimin tehdidlerini!...
Bahaeddin Sağlam Meali
Azabımı ve uyarılarımı(n sonucunu) tadın!” (dedik.)
Bayraktar Bayraklı Meali
İşte, azabımı ve uyarımı tadın!
Besim Atalay Meali (1965)
İmdi, tadın azabımı, tadın kocundurmalarımı!
Cemal Külünkoğlu Meali
Onlara:) “Haydi, azabımı ve uyarılarımı tadın (bakalım dedik)!”
Cemil Said (1924)
"Benim ’azâbımı ve tehdîdlerimi göriniz" didik.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
"Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
“Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!” dedik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Tadın bakalım azabımı ve uyardığım sonuçları!
Diyanet Vakfı Meali
İşte azabımı ve uyarılarımı tadın! (denildi).
Edip Yüksel Meali
Azabımı ve uyarılarımı tadın bakalım.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
"Azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).
Elmalılı Meali (Orijinal)
Tadın bakalım azâbımı ve inzarlarımı
Emrah Demiryent Meali
Haydi, (yaptıklarınıza karşılık olarak) azabımı ve uyarılarımı tadın!
Erhan Aktaş Meali
Haydi! Tadın bakalım, azâbımı ve uyarılarımı!
Hasan Basri Çantay Meali
«İşte tadın benim azabımı ve tehdîdlerimi (n akıbetini)».
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Azabımı ve uyarılarımı tadın!
Hayrat Neşriyat Meali
“İşte azâbımı ve (size olan) tehdidlerimi tadın!” (dedik).
İhsan Aktaş Meali
“Haydi azabımı ve uyarılarımı(n akıbetini) tadın!”(dedik.)
İlyas Yorulmaz Meali
Azabımı ve uyarılarımı tadın.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
"Şimdi azabımı, uyarmalarımın sonunu tadın bakalım."
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara «— Artık azabımı, korkutmalarımı tadın» dedik.
İsmail Yakıt
“Haydi, azabımı ve uyarılarımı tadınız!” (dedik).
Kadri Çelik Meali
Şimdi azabımı ve uyarıp korkutmamı tadın.
Mahmut Kısa Meali
“Azâbımı ve uyarılarımı dinlememenin cezasını şimdi tadın bakalım!”
Mahmut Özdemir Meali
Tadın benim azâbımı ve uyarılarımı!
Mehmet Çakır Meali
acı ve tehditlerimi tadın artık dedik o kadar.
Mehmet Çoban Meali
"Haydi, uyardığım azabı tadın!" dedik.
Mehmet Okuyan Meali
(Kendilerine) “Azabımı ve uyarılarım(a itibar etmemenizin sonucunu) tadın!” (demiştik).
Mehmet Türk Meali
(Ve onlara): “Benim azabım ve uyarılarım nasılmış? Tadın bakalım!” (dedik.)
Muhammed Esed Meali
“Uyarılarım gözardı edildiğinde başınıza gelen azabı tadın bakalım!”
Mustafa Çavdar Meali
– Tadın bakalım benim azabımı ve tehdidim nasılmış! 26/160...166
Mustafa İslamoğlu Meali
sonunda, uyarımın (dinlenilmemesi) halinde azabım nasıl olurmuş (gördüler).
Orhan Kuntman Meali
Azabım ve tehdidim nasılmış? (Müşrikler bu kıssadan da hiç ibret almazlar mı?)
Osman Fırat Meali
Öyleyse tadın azabımı ve uyarımı (dedik).
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
«Artık azabımı ve tehditle- rimi tadın!» (dedik).
Suat Yıldırım Meali
Haydi tadın Benim cezalandırmamı ve tehditlerimi!
Süleyman Ateş Meali
Azabımı ve uyarılarımı(n akıbetini) tadın!
Süleyman Tevfik (1927)
" 'Azâbımızı ve inzârımızı tadın" dinildi.
Süleymaniye Vakfı Meali
“Uyarıların ardından gelen azabımın tadına varın.”
Şaban Piriş Meali
-Tadın azabımı ve tehdidimi!
Ümit Şimşek Meali
Şimdi tadın azabımı ve uyarılarımın sonucunu!
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Hadi, tadın azabımı ve uyarılarımı!
Sardorxon Jahongir
Bas, Mening azobimni va ogohlantirishlarimni totib ko‘ringlar.
Eski Anadolu Türkçesi
“pes ŧaduñ ya'nį eyittük anlara 'aźābumı daħı ķorķıtmaķlarumı.”
Satıraltı Meal (1534)
onlara benim ‘aẕāb ve inẕārımı ṭadıñ buyruldı.
Bunyadov-Memmedeliyev
(Onlara: ) “İndi əzabımı və təhdidlərimi dadın!” (dedik).
M. Pickthall (English)
Now taste My punishment after My warnings!
Yusuf Ali (English)
"So taste ye My Wrath and My Warning."
Designed by ÖFK