×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Rûm / 38

فَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يُر۪يدُونَ وَجْهَ اللّٰهِۘ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Türkçe Transcript

Feâti żâ-lkurbâ hakkahu velmiskîne vebne-ssebîl(i)(c) żâlike ḣayrun lilleżîne yurîdûne vecha(A)llâh(i)(s) veulâ-ike humu-lmuflihûn(e)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Artık yakınlara, yoksula ve yolda kalana hakkını ver, Allah'ın rızasını dileyenlere bu, daha hayırlıdır ve onlardır kurtulanların, muratlarına erenlerin ta kendileri.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ey Nebim!) Öyleyse yakınlara (muhtaç akrabaya ve mağdur arkadaşlara) hakkını ver, yoksula da, yolcuya da (zekât ve infak payını ayır). Allah’ın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu (infak ahlâkı) daha hayırlıdır ve felaha (gerçek kurtuluşa) erenler onlardır.

Abdullah Parlıyan Meali

Öyleyse yakınlarınıza, muhtaçlara ve yolculara haklarını verin. Bu Allah'ın rızasını kazanmak isteyenler için, en hayırlı yoldur. Çünkü mutluluğa erecek olanlar onlardır.

Ahmet Tekin Meali

O halde sen, akrabaya, yoksula, yolcuya Allah'ın tanıdığı, belirlediği sorumluluğu yerine getir, onların hakkını ver. Bu, Allah'ın rızasını kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. Allah'ın rızasını kazanmak isteyenler, işte onlar kurtuluşa ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/141; 17/26; 51/19; 70/24.

Ahmet Varol Meali

Yakına, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bu Allah'ın rızasını isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Ali Bulaç Meali

Öyleyse yakınlara hakkını ver, yoksula da, yolcuya da. Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu daha hayırlıdır ve felaha erenler onlardır.

Ali Fikri Yavuz Meali

O halde (sılâ yapmak, iyilik etmek, nafaka vermek suretiyle) akrabaya hakkını ver; yoksula ve yolcuya da... Bunlara hakkını vermek, Allah'ın rızasını istiyenler için daha hayırlıdır. Azabdan kurtulanlar da işte onlardır.

Bahaeddin Sağlam Meali

Artık akrabaya, yoksula ve yolda kalmışlara haklarını verin. Bu, Allah’ın rızasını kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte gerçek kurtuluşa erenler onlardır.

Bayraktar Bayraklı Meali

Yakın akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da! Bu, Allah'ın rızasını kazanmak isteyenler için daha iyidir. Onlar kurtuluşa ereceklerdir.

Besim Atalay Meali (1965)

Hısımlara, yoksullara, yolda kalmış olanlara haklarını veresin, Allahın hoşnutluğun dileyen kimse için, hayır bundadır, işte bunlar kurtulurlar

Cemal Külünkoğlu Meali

Öyle ise akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Bu ayet, dinin yalnızca bireysel ibadetler ve soyut inanç ilkelerinden ibaret olmadığını; sosyal sorumluluk, paylaşma ve dayanışmanın da gerçek imanın... Devamı..

Cemil Said (1924)

Herkese, akrabâna, fukarâya ve seyyâhlara istihkâklarını vir, Allâh’ın tevcîhini kazanmak isteyenler içün bu hayırlıdır, öyleleri felâh bulurlar.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Yakınlığı olana, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver. Allah'ın rızasını dileyenler için bu daha hayırlıdır. İşte onlar saadete erenlerdir.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Öyle ise akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

O halde akrabaya da hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. Bu, Allah’ın hoşnutluğunu isteyenler için en iyisidir. İşte gerçek kurtuluşa erenler de onlardır.

Diyanet Vakfı Meali

O halde sen, akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver. Allah'ın rızasını isteyenler için bu, en iyisidir. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.  

 Âyetteki «hakkını ver» diye ifadelendirilen emir, sıla-i rahimde bulunma, zekât verme, iyilik etme gibi manalarla tefsir edilmektedir.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

O halde akrabaya da hakkını ver, yoksula da, yolcuya da... Bu, Allah'ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır. Kurtuluşa erecek olanlar da işte onlardır.

Elmalılı Meali (Orijinal)

O halde yakınlığı olana da hakkını ver, miskîne de yolcuya da, Allah yüzünü murad edenler için o daha hayırlıdır, felâh bulanlar da işte onlardır

Emrah Demiryent Meali

O hâlde, (ey mü’min kişi! Sen) akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah’ın rızasını kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Erhan Aktaş Meali

Öyleyse; yakınlara, miskine1 ve yol oğluna2 hakkını ver. Bu, Allah’ın yüzünü3 dileyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar arzu ettiklerine kavuşanlardır.

1- Çalışacak gücü olmayan, bedensel veya zihinsel özürlü olan, yatalak hasta olan, yoksul ve düşkün olan. Hiçbir şeyi olmayan. 2- “İbnu’s-sebil,” deyi... Devamı..

Hasan Basri Çantay Meali

Haydi akrabâya, yoksula, yol oğluna (yolcuya) hakkını ver. Bu, Allahın cemâlini (rızaasını) dilemekde olanlar için (her şeyden) hayırlıdır ve onlar korkduklarından emîn, umduklarına nail olanların ta kendileridir.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Öyleyse yakınlara, yoksula, yolcuya hakkını ver. Allah’ın rızasını isteyenler için bu daha hayırlıdır ve kurtulanlar bunlardır.

[6/141; 51/19; 70/24-25]

Hayrat Neşriyat Meali

Öyle ise akrabâya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver! Allah'ın rızâsını isteyenler için bu pek hayırlıdır. İşte onlar, gerçekten kurtuluşa erenlerdir.

İhsan Aktaş Meali

O hâlde (mirastaki paylarını vermek, sılâ yapmak, iyilik etmek, nafaka vermek ve her türlü akrabalık hukukunu gözetmek suretiyle) akrabaya hakkını ver; yoksula (toplumun yoksul, işsiz, muhtaç, evsiz barksız kesimine) ve yolda kalmışa (seyahat ve yolculukta iken parasız kalana) da (zekât ve sadakadan) hakkını ver (bunlara infak ve yardımda bulun). Bu, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar başarıya erecek olanlardır. *

(*) Bu hak; maddi yardım, manevi yardım ve her türlü iyilik, demektir. Hak dininin, doğruluğunun gereği; böyle uzak yakın demeyip hakkı yerine koymakt... Devamı..

İlyas Yorulmaz Meali

Yakın akrabaya, çalışamayacak durumda olan fakirlere hakkını (vermen gerekeni) ver. Allah’ın rızasını kazanmak isteyenler için, böyle yapmak (ihtiyaç sahiplerine vermek) daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Yakınlara, düşkünlere, yolda kalanlara hakkını ver. Böylesi Allah’a kavuşmayı diliyenler için yeydir. İşte onanlar bunlardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Hısıma, yoksula, yolcuya haklarını ver, bu hal Allah/ı hoşnut etmek [¹] isteyenler için daha iyidir, umduklarına erenler de onlardır.

[1] Veya Allah'a yaklaşmak.

İsmail Yakıt

Öyleyse akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. İşte bu, Allah’ın rızasını [veche] isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtulanların tâ kendileridir.

Kadri Çelik Meali

Öyleyse yakınlara hakkını ver; yoksula da, yolcuya da. Allah'ın yüzünü (rızasını) istemekte olanlar için bu daha hayırlıdır ve kurtuluşa erenler de onlardır.

Mahmut Kısa Meali

O hâlde, ey inanan kişi; sen yakın akraba ve komşulara, yoksullara ve yolda kalmış olanlara hakları olan zekât ve sadakalarını ver! Allah’ın sevgisini kazanmak isteyenler için en doğru davranış budur, ebedî kurtuluşa erecek olanlar da, yalnızca bunlardır. Bunun için, fakiri iyice fakirleştiren, toplumsal dayanışma ve yardımlaşmayı felce uğratan fâizden, tefecilikten uzak durun! Unutmayın ki:

Mahmut Özdemir Meali

Miskîn’e / Düşkün Yoksul’a, Yol-oğlu’na ve Yakın (Akraba)lığı olana hakkını ver! Bu, Allah’ın vechesini / rızasını dileyen kimseler için en hayırlıdır. İşte onlar gerçekten Felaha (Kurtuluşa) Erenler’dir.

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! Malî yardımda önceliği, yakın akraba, yoksul ve yol mağdurlarına ver. Allah rızasını talep edenler için en iyisi budur. İşlerinde Allah rızasını gözeten, mutlu olur.

Mehmet Çoban Meali

Akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Bu, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için hayırlıdır. Böyle yapanlar hesap günü kurtulurlar.

Mehmet Okuyan Meali

Sen yakınlara, yoksula ve yolda kalmışa hakkını [*] ver! Allah’ın rızasını isteyenler için bu, hayırlı olandır. İşte onlar kurtulanların ta kendileridir.

Bu cümle infakın, sadakaların ve zekâtın “kâr”dan değil, “mal”dan verilmesi gerektiğinin apaçık delilidir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:141; Tevbe 9:103; ... Devamı..

Mehmet Türk Meali

Akrabaya, yoksula ve yolda kalan kimseye¹ hakkını² ver. Bu, Allah’ın rızasını kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır ve işte bunlar da gerçekten kurtuluşa erenlerdir.

1 Yol çocuğu; “yolda kalmış kimse” demektir.2 Bu hak; maddi yardım, ziyaret ve her türlü iyilik, demektir. Hak dininin, doğruluğunun gereği; böyle uza... Devamı..

Muhammed Esed Meali

Öyleyse yakınlarınıza, muhtaçlara ve yolculara ³⁴ haklarını verin; bu, Allah’ın rızasını kazanmak isteyenler için en doğrusudur: çünkü, mutluluğa erecekler onlardır!

34 Karş. 17:26.

Mustafa Çavdar Meali

Öyleyse siz akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını vermeye bakın. Bilin ki, Allah’ın rızasını kazanmayı dileyenler için en hayırlı yol budur. İşte bunlar kurtuluşa erecek olanların ta kendileridir. 2/177- 267, 4/36, 16/71

Mustafa İslamoğlu Meali

Şu halde yakınlara, yoksullara ve yolda kalmışlara[³⁶⁰¹] haklarını verin; bu Allah’ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır; zira ebedî kurtuluşa erecek olanlar işte bunlardır.

[3601] Lafzen: “yol oğlu..” Sadece “yolcuları” değil, “mekânsızları” ve “sokak çocuklarını” da kapsar.

Orhan Kuntman Meali

O halde (ey bol rızka kavuşan) akrabaya, yoksula ve yolda kalana hakkını ver. Böyle davranış Allah’ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır, işte onlardır, kurtuluşa erenler!

Osman Fırat Meali

Yakın akrabaya, miskine ve yolcuya hakkını ver. Allah’ın rızasını isteyenler için bu bir hayırdır. İşte onlar felâha erenlerdir.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Artık karabet sahibine hakkını ver, yoksula da, yolcuya da. Bu Allah'ın cemalini dileyenler için pek hayırlıdır ve işte felâha nâil olacak olanlar da onlardır.

Suat Yıldırım Meali

O halde yakınlarına, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Allah'ın rızasına nail olmak isteyenler için böyle yapmak daha hayırlıdır. Felaha erenler de işte onlardır.

Süleyman Ateş Meali

Akrabaya, yoksula, yolcuya (zekat ve sadakadan) hakkını ver. Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu, daha hayırlıdır ve onlar başarıya erenlerdir.

Süleyman Tevfik (1927)

Akrabâya, muhtâc-ı fukarâya ve yolcılara hakkını vir. Bu, Allâh'ın rızâsını murâd idenler içün hayırlıdır ve onlar felâha irerler.

Süleymaniye Vakfı Meali

Yakınlara, çaresizlere ve yolda kalanlara hakkını ver. Allah’ın rızasını kazanmak isteyenler için iyi olan budur. Umduklarına kavuşacak olanlar bunlardır.

Şaban Piriş Meali

Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bu, Allah'ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır. Kurtuluşa erenler işte onlardır.

Ümit Şimşek Meali

Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Allah'ın rızasını isteyenler için bu daha hayırlıdır. Kurtuluşa erenler de işte onlardır.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

O halde, akrabaya hakkını ver. Yoksula, yolda kalmışa da. Allah'ın yüzünü isteyenler için bu daha hayırlıdır. İşte böyleleridir, kurtuluşa erenler.

Sardorxon Jahongir

Bas, qarindosh, miskinlar va musofir haqini xayru-ehson qilish bilan ado qiling. Ana shu Allohning roziligini istaydiganlar uchun yaxshi amaldir. Aynan mana shunday odamlar oxiratda najot topuvchidirlar.

Eski Anadolu Türkçesi

pes vir ħısıma ḥaķķını daħı miskine daħı ġarįba. ol yigrekdür anlara kim dilerler Tañrı ŝevābını daħı anlar anlardur ķurtılıcılar.

Satıraltı Meal (1534)

Pes vir ḳarāyiblere ḥaḳḳını, miskinlere daḫı, misāfirlere daḫı. Ol yigrekdürol kişilere ki Tañrı rıżāsın isterler, daḫı anlar iflāḥ olmışlardur.

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Rəsulum!) Yaxın qohuma, yoxsula (miskinə), (pulu qurtarıb yolda qalan) müsafirə (Allahın vacib buyurduğu) haqqını ver. Allah rizasını (Allahın camalını) diləyənlər üçün bu daha xeyirlidir. (Axirətdə) nicat tapanlar (mətləbinə yetişənlər) məhz onlardır!

M. Pickthall (English)

So give to the kinsman his due, and to the needy, and to the wayfarer. That is best for those who seek Allah's countenance. And such are they who are successful.

Yusuf Ali (English)

So give what is due to kindred, the needy, and the wayfarer. That is best for those who seek the Countenance,(3550) of Allah, and it is they who will prosper.(3551)

3550 For Wajh (Face, Countenance), see n. 114 to 2:112. Also see 6:52 . 3551 In both this life and the next. See n. 29 to 2:5.


Designed by ÖFK