وَالَّذ۪ي جَٓاءَ بِالصِّدْقِ وَصَدَّقَ بِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ
Türkçe Transcript
Velleżî câe bi-ssidki ve saddeka bihi(ﻻ) ulâ-ike humu-lmuttekûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Doğrulukla gelen kişiye ve onun doğru olduğunu tasdik edenlere gelince: Onlardır çekinenlerin ta kendileri.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Mutlak) Doğruyu (Kur’an’ı) getirip (sizi bâtıldan Hakka yönelten Hz. Muhammed’e) ve onu tasdik edip (sadakatgösterenlere gelince;) işte onlar müttaki olanların (ve gerçek mutluluğa ulaşanların) ta kendileridir.
Abdullah Parlıyan Meali
Doğruyu getiren peygamber ve O'nu tasdik edip peşinden giden mü'minlere gelince, işte yollarını Allah ile bulanlar bunlardır.
Ahmet Tekin Meali
Doğru söz ile, Kur'ân ile gelen ve doğru sözü, Kur'ân'ı tasdik edenler, onlar, işte onlar Allah'a sığınanlar, emirlerine yapışanlar, günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlerdir.
Ahmet Varol Meali
Doğruyu getiren ve onu doğrulayana gelince işte onlar takva sahipleridir.
Ali Bulaç Meali
Doğruyu getiren ve doğrulayanlara gelince; işte onlar muttaki (takva sahibi) olanlardır.
Ali Fikri Yavuz Meali
Doğruyu (Kur'an'ı) getiren (Hz. Peygamber s.a.s.) ve O'nu tasdik eden (müminler) ise, işte bunlar takva sahibi kimselerdir.
Bahaeddin Sağlam Meali
Doğru bilgi (vahy) ile gelen ve doğru bilgiyi doğrulayanlar, işte onlar (ruhlarını ve vicdanlarını) koruyanların ta kendileridirler.
Bayraktar Bayraklı Meali
Ama, hakikati getiren ve onu bütün kalbiyle tasdik edenler var ya; işte, takvâ sahipleri onlardır.[494]
Besim Atalay Meali (1965)
Gerçekle gelen de, onu gerçekleyen de, işte bunlar sakınçlardır
Cemal Külünkoğlu Meali
(Allah’tan) doğruyu getiren (resul) ve onu (gereği gibi) doğrulayanlara gelince; işte onlar Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlardır.
Cemil Said (1924)
Doğrıyı söyleyen ve doğrıya inanan her ikisi de muttakîdirler.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Gerçeği getiren ve onu doğrulayanlar, işte onlar, Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Dosdoğru Kur’an’ı getiren ile onu tasdik edenler var ya, işte onlar Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Gerçeği getiren kişiye ve onu tasdik edene gelince, işte takvâ sahipleri onlardır.
Diyanet Vakfı Meali
Doğruyu getiren ve onu tasdik edenler var ya, işte kötülükten sakınanlar onlardır.
Edip Yüksel Meali
Gerçeği getiren ve onu doğrulayana gelince, işte onlar erdemlilerdir
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Doğruyu getiren ve onu tasdik edene gelince, işte onlar kötülükten korunan müttakilerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Doğruyu getiren ve onu tasdık eden ise işte onlar korunan müttekıyler
Emrah Demiryent Meali
Doğruyu getirene (peygambere) ve onu tasdik eden (mü’min) lere gelince... İşte onlar takva sahipleridir.
Erhan Aktaş Meali
Doğruyu getirenler¹ ve onu doğrulayanlar, işte onlar takva sahibidirler.
Hasan Basri Çantay Meali
Sıdk (-u hakıykat) ı getirene ve onu tasdıyk edenlere (mü'minlere) gelince: İşte onlar takvâye erenlerin ta kendileridir.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Doğruyu getiren ve doğrulayana gelince, işte onlar muttaki olanlardır.
Hayrat Neşriyat Meali
Doğruyu getirene (peygambere) ve onu tasdîk edene gelince; işte onlar gerçekten takvâ sâhibleridir.
İhsan Aktaş Meali
Gerçek (vahiy ve Kur’an) ile (size) gelen ve onu doğrulayan(lar) var ya, işte onlar (şirkten ve her türlü kötülükten ruhlarını ve vicdanlarını) koruyanların ta kendileridirler. *
İlyas Yorulmaz Meali
Doğru olanı getiren ve o doğruyu doğrulayıp tasdik eden, işte onlar (cehennem ateşinden) korunanlardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O kimse ki doğruyu getirir, onu doğrular, işte bu gibiler sakınanlardır.
İsmail Hakkı İzmirli
Gerçek din getirenle onu tasdik edenler yok mu, işte sakınanlar, onlardır [¹].
İsmail Yakıt
Doğruyu getiren ve onu tasdik edenlere gelince, işte onlar sorumluluk bilincine sahip olanların tâ kendileridir.
Kadri Çelik Meali
Doğruyu getiren ve doğrulayanlar (var ya), işte onlar takva sahibi olanlardır.
Mahmut Kısa Meali
Öte yandan; doğruluğun, adâletin ta kendisi olan bu Kur’an’ı sürekli gündeme getiren ve tüm kalbiyle onu benimseyip destekleyen kimselere gelince; işte, dünyada ve âhirette zilletten, perişanlıktan ve ilâhî gazaptan korunabilenler, yalnızca bunlar olacaktır.
Mahmut Özdemir Meali
Sıdk / Doğruluk ile gelmiş ve onu tasdik etmiş olanlar, işte onlar gerçekten Müttakîler / Sakınıp Korunanlar’dır.
Mehmet Çakır Meali
Doğru söyleyenler, doğruya doğru diyenler, kendilerini sağlama almış demektir.
Mehmet Çoban Meali
Size gerçekleri açıklayan, kitabımızı okuyan, elçimiz Muhammed’i ve kitabımızdaki gerçekleri tasdik ederek inananlar; işte onlar Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır.
Mehmet Okuyan Meali
Gerçeği getiren ve onu doğrulayan(lar) var ya, işte [muttakî]ler (duyarlı olanlar) sadece bunlardır.
Mehmet Türk Meali
Doğruyu getiren ve onu doğrulayanlara¹ gelince; işte onlar, Allah’tan hakkıyla sakınanlardır.
Muhammed Esed Meali
Ama hakikati getiren ve onu bütün kalpleriyle tasdik edenler; işte onlar Allah’a karşı sorumluluklarının [tam] bilincinde olanlardır!
Mustafa Çavdar Meali
Bu Kuran’ı ve onu getireni tasdik edenlere gelince işte bunlar Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır. 24/51
Mustafa İslamoğlu Meali
Ama doğruluğun tarafında yer alan ve hakikati tüm kalbiyle tasdik eden kimselere gelince: işte sorumluluklarını idrak eden onlardır.
Orhan Kuntman Meali
Gerçeği getirince, (Hz. Peygamber, Kur'an’ı tebliğ edince) onu tasdik edenlere (müminlere) gelince işte onlar, takvaya erenlerin ta kendileridir!
Osman Fırat Meali
(Rabine) doğrulukla gelen ve onu doğrulayanlar işte korunanlar onlardır.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
O zât ki, doğruyu ve onu tasdik ettiler, işte muttakîler olan, onlardırlar.
Suat Yıldırım Meali
Ama, hak ve gerçeği getiren ve onu tasdik edenler var ya, işte her türlü fenalıktan korunanlar onlardır.
Süleyman Ateş Meali
Doğruyu getirene ve onu doğrulayanlara gelince: İşte korunanlar onlardır.
Süleyman Tevfik (1927)
Sıdk ile gelen (sâhib-i Kur'ân) ve onı tasdîk idenlerdir ki muttakîlerdir.
Süleymaniye Vakfı Meali
Doğruları getiren ve onu kabul edenler, kendini koruyanlardır.
Şaban Piriş Meali
Doğru'yu getiren ve onu tasdik edenler ise, işte onlar korunanlardır.
Ümit Şimşek Meali
Hakkı getiren ile onu doğrulayanlar ise, kötülüklerden korunmuş olanlardır.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Doğruyu getirene ve onu tasdikleyene gelince, işte böyleleri, korunanların ta kendileridir.
Sardorxon Jahongir
Haq va rost Qur’onni keltirgan zot va uni tasdiq qilgan mo‘minlar esa – ana ular taqvodor zotlardir.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ol kim getürdi ŧoġruyı ya'nį ķur’ān’ı daħı ŧoġru duttı anı anlardur muttaķılar.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ol kimse ki girçeg‐ile geldi. Daḫı girçege inandı. Anlardur müttaḳīler.
Bunyadov-Memmedeliyev
Haqqı (Qur’anı) gətirən və onu təsdiq edənlər (Peyğəmbər və mö’minlər) isə əsl müttəqilərdir.
M. Pickthall (English)
And whoso bringeth the truth and believeth therein Such are the dutiful.
Yusuf Ali (English)
And he who brings the Truth and he who confirms(4293) (and supports) it - such are the men who do right.
Designed by ÖFK