×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Secde / 30

فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَانْتَظِرْ اِنَّهُمْ مُنْتَظِرُونَ

Türkçe Transcript

Fea’rid ‘anhum ventazir innehum muntazirûn(e)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Artık yüz çevir onlardan ve bekle; şüphe yok ki onlar da beklemedeler.

Bkz. 240. Dipnot

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Allah’ın va’adine ve fetih müjdesine inanmayanları bırak!) Artık Sen onlardan yüz çevir ve bekleyip gözle. Zaten onlar da (kuşku ve tedirginlik içinde) gözleyip beklemeye koyulmuşlardır. (Bir müddet daha şeytanlıkları ve şımarıklıkları ile baş başa bırak ki, oyalanıp avunsunlar; zira yakında tarihi bir inkılâpla küfür ve zulüm saltanatları yıkılacaktır!)

Abdullah Parlıyan Meali

Ey Muhammed! Artık onlardan yüz çevir, onlara aldırma, onların başına gelecek olan Allah'ın azabını bekle, zaten onlar da zamanın belalarının, size gelmesini beklerler.

Ahmet Tekin Meali

Artık sen onlarla ilgilenme, onlara karşı tedbir al ve tehdidin gerçekleşeceği karar gününü bekle. Onlar da seni bertaraf edecekleri, sana galip gelecekleri günü beklemektedirler.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 11/93; 44/59; 52/30.

Ahmet Varol Meali

Artık onlardan yüz çevir ve bekle. Onlar da beklemektedirler.

Ali Bulaç Meali

Öyleyse, sen onlardan yüz çevir ve bekleyedur; gerçekten onlar da beklemektedirler.

Ali Fikri Yavuz Meali

Şimdi o kâfirlerden yüz çevir de (kendilerine inecek azabı) gözet; çünkü onlar (senin helâkini) bekleyip duruyorlar.

Bahaeddin Sağlam Meali

Artık onlardan yüz çevir, bekle. Çünkü onlar da bekliyorlar.

Bayraktar Bayraklı Meali

Artık onlardan yüz çevir ve bekle! Onlar da beklemektedirler.[434]

[434] Secde sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 233-235.

Besim Atalay Meali (1965)

Sen onlardan yüz çevirip, gözetle; onlar da gözetliyorlar

Cemal Külünkoğlu Meali

Artık onları kendi hallerine bırak ve onların beklediği gibi sen de (hakikatin ortaya çıkmasını) bekle!

Bkz. 11/93, 44/59, 52/30

Cemil Said (1924)

Ânlardan uzaklaş ve intizâr it ânlar da muntazırdırlar.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onları bırak, bekle; zaten onlar da senin akıbetini beklemektedirler.*

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şimdi sen onlardan yüz çevir ve bekle. Şüphesiz onlar da bekliyorlar.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Artık sen onlara aldırma ve bekle. Zaten onlar da bekliyorlar.

Diyanet Vakfı Meali

Artık sen onları bırak ve bekle. Zaten onlar da beklemektedirler.

 Tefsirlerde, âyette, kâfirlerin de, Hz. Peygamber’in ölmesini veya öldürülmesini beklediklerine işaret olunduğu belirtilmektedir.

Edip Yüksel Meali

Öyleyse onlardan yüz çevir ve bekle; onlar da beklemektedirler.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Şimdi sen onlardan yüz çevir de gözet. Çünkü onlar da gözetmektedirler.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Şimdi onlardan yüz çevir de gözet, çünkü onlar gözetiyorlar

Emrah Demiryent Meali

(Habibim!) Şimdi sen onlardan (kâfirlerden) yüz çevir (söylediklerine aldırma) ve bekle. Zaten onlar da beklemektedirler.

Erhan Aktaş Meali

Artık onları kendi hallerine bırak ve olacakları bekle. Doğrusu onlar da bekleyenlerdir.

Hasan Basri Çantay Meali

Artık onlardan yüz çevir, (inecek azâblarını) bekle. Çünkü onlar bekleyicidirler.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Öyleyse onlara aldırma ve bekle, onlar da beklemektedirler.

[51/54; 39/39,40; 72/24]

Hayrat Neşriyat Meali

Artık onlardan yüz çevir ve (onlara gelecek olan azâbı) bekle! Zâten onlar da bekleyicidirler!

İhsan Aktaş Meali

Artık (tebliğ görevini ihmal etmeden) sen onlardan (inanmak istemeyen o gruptan) yüz çevir (onları kendi hallerine bırak) ve (hakikatin ortaya çıkmasını) bekle, zaten onlar da beklemektedirler. *

(*) Allah katından gelen bildirimleri düzmece olarak niteleyen inkârcılara evrendeki olaylar ve bunlara yön veren yüce kudret üzerinde düşünme çağrısı... Devamı..

İlyas Yorulmaz Meali

Onlardan yüz çevir (onlarla artık muhatap olma) ve sonucu bekle, şüphesiz ki onlar da bekleyecekler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Artık sen onlardan yüz çevir. Bekle. Çünkü onlar da bekliyeceklerdir.

İsmail Hakkı İzmirli

Artık onlardan çekil [⁸], Tanrı/nın yardımını bekle, çünkü onlar da sana karşı zafer bekliyorlar.

[8] İslama gelenlerin özürlerini kabul et.

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Sen onlardan yüz çevir [fa’rıd] ve bekle/gözetle. Muhakkak onlar da beklemektedirler/gözetlemektedirler.

Kadri Çelik Meali

Öyleyse, sen onlardan yüz çevir ve bekleyedur; gerçekten onlar da beklemektedirler.

Mahmut Kısa Meali

Ey Müslüman! Madem ki onlar, bunca öğüt ve uyarılara rağmen hâlâ inkârda diretiyorlar, o hâlde, onları inkârlarıyla baş başa bırak ve hakkınızda Rabb’inin vereceği hükmü bekle; doğrusu onlar da, başlarına gelecek korkunç âkıbeti bekliyorlar!

Mahmut Özdemir Meali

Artık onlardan yüz çevir! Gözle (beklemede kal)! Onlar da gözlemektedir.

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! Onlara aldırma! Bekle. Zaten onlar da beklemede.

Mehmet Çoban Meali

Şimdi sen inkâr edenlerden uzak dur! Sonra azimle ve kararlılıkla bekle! Şüphesiz onlar da bekliyorlar. Ceza başlarına gelince nasılsa gerçeği öğrenecekler.

Mehmet Okuyan Meali

Onlardan yüz çevir ve bekle! Şüphesiz ki onlar da bekleyenlerdir.

Mehmet Türk Meali

Ve hemen onlardan yüz çevir ve onların beklediği gibi, sen de (sonucu) biraz bekle.

Muhammed Esed Meali

Artık onları kendi hallerine bırak ve onların beklediği gibi sen de [hakikatin ortaya çıkmasını] bekle.

Mustafa Çavdar Meali

Şu halde sen onları kendi hallerine bırak. Madem onlar senin akıbetini bekliyorlar sen de olacakları bekle! 6/67, 38/88, 67/29

Mustafa İslamoğlu Meali

Şu halde boş ver onları da (kendi işine bak);[³⁷⁰⁸] ve bekle zaten onlar da beklemektedirler![³⁷⁰⁹]

[3708] Fe zerhumden farklılığını, parantez içi açıklamayla vurguladık. Dolayısıyla devamındaki “bekle” emri mücerret beklemeyi değil kendi işine bakma... Devamı..

Orhan Kuntman Meali

Artık sen onları kendi hallerine terk et ve bekle! (Onlar muhakkak hak ettikleri cezaya kavuşacaklardır. Rabbinin yardımı ile sen zafere ulaşacaksın) Şüphe yok ki onlar da beklemektedirler! (Taptıkları putlardan medet umarak sana galebe çalacaklarını sanmaktadırlar. Fakat ne yazık ki bu beklemeleri hüsranla sonlanacaktır)

Osman Fırat Meali

Sen onlardan yüz çevir ve bekle; elbette onlar da (bir gün) beklemektedirler.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Artık onlardan yüz çevir ve bekle. Şüphe yok ki, onlar da bekleyicilerdir.

Suat Yıldırım Meali

Şimdi sen onları kendi hallerine bırak. Yardımımızı veya onların helâk edilmelerini bekle! Çünkü onlar da senin helâk olmanı bekliyorlar. [52, 30; 11, 93; 44, 59]

Süleyman Ateş Meali

Sen onlardan yüz çevir ve bekle, zaten onlar da beklemektedirler.

Süleyman Tevfik (1927)

Yâ Muhammed! Onlardan i'râz iyle. (Yüzüni çevir ve sözlerine ehemmiyet virme). Ve Allâh'ın fetih ve nusretine intizâr it. Onlar da mü'minlere galebe itmeğe intizâr iderler.

Süleymaniye Vakfı Meali

Onları bırak, bekle; onlar da seni beklemektedir.

Şaban Piriş Meali

Şimdi, onlardan uzaklaş ve bekle, onlar da bekliyorlar.

Ümit Şimşek Meali

Sen onları kendi haline bırak ve bekleyedur; onlar da bekliyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Artık onlardan yüz çevir ve bekle! Zaten onlar da bekliyorlar.

Sardorxon Jahongir

Bas, siz esa ulardan yuz o‘‎giring va ularning holi nima bo‘‎lishini kutib turing! Zero, ular ham halokatni kutib turuvchidirlar.

Eski Anadolu Türkçesi

pes yüz döndür anlardan daħı göz dut ya'nį arķa virme kim bayıķ anlar göz dutıcılardur ya'nį helāklıġuña.

Satıraltı Meal (1534)

Pes yüz ḳaytar anlardan. Daḫı ṣaḳlaş ol güni. Taḥḳīḳ anlar ṣaḳlaşurlar.

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Rəsulum!) Artıq onlardan üz çevir və (Allahın onlara əzab verəcəyi günü) gözlə. Doğrusu, onlar da (sənin ölümünü, başına bir iş gələcəyini və ya sənə qələbə çalacaqlarını) gözləyirlər! (Lakin onlar sənə heç bir şey edə bilməzlər. Sən mütləq zəfər çalacaqsan, çünki Allah səninlədir!)

M. Pickthall (English)

So withdraw from them (O Muhammad), and await (the event). Lo! they also are awaiting (it)

Yusuf Ali (English)

So turn away from them, and wait: they too(3665) are waiting.

3665 Read 6:158 and n. 984 as commentary on this. There it is said to the Unbelievers: "Wait ye: we too are waiting. "Here the Righteous one is told: ... Devamı..


Designed by ÖFK