×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Kamer / 3

وَكَذَّبُوا وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ وَكُلُّ اَمْرٍ مُسْتَقِرٌّ

Türkçe Transcript

Ve keżżebû vettebe’û ehvâehum(c) ve kullu emrin mustakir(run)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve yalanlarlar ve dileklerine uyarlar ve her iş, kararlaştırılmıştır.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Bunlar bile bile Hakkı) Yalanlamışlar ve kendi (nefsi) hevâlarına uymuşlardı. Oysa her emir (iş) sonunda kendi amacına varıp karar kılacaktır. (Her takdir bir gayeye bağlıdır.)

Abdullah Parlıyan Meali

Onlar hakkı yalanladılar, kendi arzu ve heveslerine uydular. Halbuki bütün işler bir hedefe ulaşmaktadır, yani Allah'ın kararına kimse engel olamaz.

Ahmet Tekin Meali

Ortaya konulan ilâhî plan mutlaka gerçekleşip hedefine vardığı halde, onlar peygamberleri yalanladılar, şahsî arzu ve ihtiraslarına uydular.

Ahmet Varol Meali

Yalanladı ve kendi arzularına uydular. Oysa her iş yerini bulacaktır.

Ali Bulaç Meali

Yalanladılar ve kendi heva (istek ve tutku)larına uydular; oysa her iş 'sonunda kendi amacına varıp karar kılacaktır.'

Ali Fikri Yavuz Meali

(Kıyameti ve mucizeyi) inkâr ettiler; hevalarına uydular. Halbuki (Allah'ın vaad ettiği) her iş için bir hakikat var.

Bahaeddin Sağlam Meali

Yalanladılar, heva ve heveslerine uydular. Hâlbuki (Allah’ın emrettiği) her iş yerini bulacaktır.

Bayraktar Bayraklı Meali

Onlar yalanladılar ve kendi arzularına uydular. Oysa her işin varacağı bir yeri vardır.

Besim Atalay Meali (1965)

Yalanladılar da, uydular da kendi havalarına, her iş kararlaşmıştır

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlar (Resulü) yalanladılar ve nefislerinin arzularına uydular. Hâlbuki her iş, (Allah’ın takdirine göre) gerçekleşecektir (onlar yalanladılar diye resul görevini bırakacak değildir).

Cemil Said (1924)

Âyâtı tekzîb iylediler ve hevâ ve heveslerine tâbi’ oldılar. Lâkin her şey müstekardır.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Yalanlarlar da kendi heveslerine uyarlar. Ama her işin karar kılacağı bir sonucu vardır.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Peygamberi yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Hâlbuki her iş, (Allah nasıl takdir ettiyse öylece) gerçekleşecek (değişmeyecek)tir.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Hep yalan saydılar ve kişisel arzularına uydular; oysa her iş yerli yerindedir.

Diyanet Vakfı Meali

Yalanladılar ve kendi heveslerine uydular. Halbuki her işin ulaşacağı yeri vardır.

Edip Yüksel Meali

Yalanladılar; arzularına ve tümüyle statükoya uydular.

Ayet, başka türlü okunarak, "Yalanladılar, arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır," diye de anlaşılabilir.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Yalan dediler, hevâlarına uydular, halbuki her emir müstekır

Emrah Demiryent Meali

Onlar (Peygamber’i, Kur’ân’ı ve hesap gününü) yalanladılar da hevâ ve heveslerine uydular. (Oysa) her iş (tarafımızdan takdir edilen bir vakitte) gerçekleşecektir.

Erhan Aktaş Meali

Ve yalanladılar. Kendi tutkularına uydular. Oysa her şey kararlaştırılmıştır.

Hasan Basri Çantay Meali

(Peygamberi) tekzîbetdiler. Hevâ (ve heves) lerine uydular. Halbuki (hayr-u şer) her iş bir gaayeye bağlıdır.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Yalanladılar ve kendi hevalarına uydular, oysa her iş kararlaştırılmıştır.

[6/67; 18/57; 39/32; 68/44]

Hayrat Neşriyat Meali

(Peygamberi) yalanladılar ve (nefislerinin) arzularına uydular; hâlbuki (mukadder olan) her iş, yerini bulucudur (vakti geldiğinde olur).

İhsan Aktaş Meali

Ve (onlar o saati/kıyameti, hakk’ı) yalanladılar, (tanrısal nitelikleri yakıştırdıkları putlara tapmakla da) kendi heveslerine uydular. Oysa her iş (sonunda) yerini bulacaktır. *

(*) Kozmik sistemin kulların hevâ ve isteklerine göre değil, Allah’ın yasasına/sünnetine göre önceden belirlenmiş bir istikâmete doğru ilerlediği “mus... Devamı..

İlyas Yorulmaz Meali

Böylece onlar yalanladılar ve nefislerinin arzularına uydular. Ancak sonuçta, her iş için karar verecek olan biri vardır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Yalan sayarlar, kendi dürtülerine uyarlar. Ancak her işin bir sonu vardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar peygamberi yalancı sayıp heveslerine uydular. Her bir iş kararlaşmıştır [¹⁰].

[10] Bu meyanda peygamberin işi de nihayete kadar varacak, hakikat gün gibi aşikâr olacak.

İsmail Yakıt

Nitekim onlar (kıyameti) yalanladılar ve kendi heveslerine/arzularına tabi oldular. Her iş olacağına varır.

Kadri Çelik Meali

Yalanladılar ve kendi hevalarına uydular; hâlbuki her işin ulaşacağı bir yer vardır.

Mahmut Kısa Meali

İşte Mekkeli kâfirler de, bizzat şâhit oldukları bu mûcizenin bir göz boyama, bir büyü olduğunu ileri sürerek onu inkâr ettiler ve böylece, arzu ve heveslerine uyarak kıyâmeti ve Hesap Gününü yalanladılar. Çünkü ilâhî adâleti kabul etmek onlara ahlâkî yükümlülükler getiriyor, bu da hiç hoşlarına gitmiyordu. Fakat bu halleri, sonsuza dek böyle sürüp gitmeyecek, yakında gerçeği görecekler! Çünkü her işin gerçekleşeceği belirli bir zaman vardır! Allah’ın haber verdiği her şey, yeri ve zamanı gelince mutlaka gerçekleşecektir! Çünkü bu muazzam varlık âleminde, yaratılan her şeyin belli bir hikmeti vardır ve bu, ya bu dünyada, ya da âhirette mutlaka gerçekleşecektir.

Mahmut Özdemir Meali

Yalanladılar ve hevalarına / heveslerine uydular. Her bir iş karara bağlandı.

Mehmet Çakır Meali

İşte yine inkar ettiler yine keyfî davrandılar ama iş olacağına varır.

Mehmet Çoban Meali

Arzularına, heveslerine uyarak ayetlerimizi sihir sayarak yalanlarlar. Hâlbuki ayetlerimiz sihir değil tamamen gerçekleri anlatmaktadır.

Mehmet Okuyan Meali

Kendi arzularına uyarak (gerçeği) yalanladılar. (Oysa) her iş amacına ulaşacaktır.

Mehmet Türk Meali

Yalanlarlar ve kendi arzularının peşine düşerler. Oysa (sonunda) her iş yerini bulacaktır.

Muhammed Esed Meali

çünkü onlar kendi arzu ve heveslerine uyarak bunu yalanlamaya şartlanmışlardır. ² Ama her şeyin doğruluğu sonunda ortaya çıkacaktır. ³

2 Lafzen, “onlar [bunu] yalanlamışlardır”: Son Saat’in ve Kıyamet Günü’nün yalanlanmasına işaret. Geçmiş zaman kipinin kullanılması, bilinçli bir niye... Devamı..

Mustafa Çavdar Meali

Onlar arzu ve heveslerine uydukları için kendilerine gelmiş hakikat karşısında yalana sarıldılar ama her işin gerçeği sonunda ortaya çıkar. 25/43, 45/23

Mustafa İslamoğlu Meali

Zaten hep yalanlıyorlar ve önyargılarının peşine düşüyorlar. Sonuçta, her işin varıp duracağı bir yer vardır.

Orhan Kuntman Meali

(Evet; Peygamber s.a.s.'in mucizesini) Yalan saydılar. (Bir delile dayandıklarından değil) Kendi arzularına uydular. (Da herkesin tesbit ettiği açık mucizeyi sihir sandılar) Oysa her iş kararlaştırılmıştır.

(Günü geldiğinde Peygamberin nübüvvet nuru gün gibi ortaya çıkacak, onun hak davetini yalan sayanlar ise perişan olacaklardır)

Osman Fırat Meali

Ve yalanladılar ve onlar heva ve heveslerine uydular ve her iş kararlıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve onlar tekzîp ettiler ve kendi hevâlarına uydular. Halbuki, her iş kararlaşmıştır.

Suat Yıldırım Meali

Onlar hakkı yalan saydılar, heva ve heveslerine uydular. Halbuki her iş gibi bu nübüvvetin de kararlaştırılmış bir sonu elbette vardır.

Maksat, Peygamberimizin dâvasını geçici bir hevese, yahut yanılmaya vermek isteyen, yahut insanların kabûlüne mazhar olmayacağı için kaybolup gitmeye ... Devamı..

Süleyman Ateş Meali

Yalanladılar, nefislerinin heveslerine uydular. Halbuki her iş, yerini bulacaktır (Allah'ın kararına kimse engel olamaz).

Süleyman Tevfik (1927)

Mu'cizâtı tekzîb ile hevâlarına tâbi' olurlar. Ve her şey mukarrerdir. (Gerek hayır ve gerekse şer mükâfâtı ve mücâzâtı mukarrerdir.)

Süleymaniye Vakfı Meali

(Ayetler karşısında) yalana sarılıp, keyiflerine uyarlar. Ama her işin bir sonucu vardır.

Şaban Piriş Meali

Yalanlayıp, heveslerine uydular. Oysa her iş kararlaştırılmıştır.

Ümit Şimşek Meali

Onlar kendi heveslerine uyup Peygamberi yalanladılar. Oysa her iş için belirlenmiş bir hedef vardır.(2)

(2) Peygamberlerin işi, onların hevesleri gibi gelip geçici şeyler değildir; sürüp gidecek ve belirlenmiş amacına ulaşacaktır.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yalanladılar; kendi heves ve kuruntularına uydular. Oysaki her iş ve oluş karara, ölçüye ve düzene bağlanmıştır.

Sardorxon Jahongir

Ular payg‘‎ambarni inkor qildilar va havoyi-nafslariga ergashdilar. Har bir ish o‘‎z qarorini topuvchidir.

Izoh: Sahobalar tomonidan rivoyat qilinishicha, Makka kofirlari Payg‘‎ambar collohu alayhi vasallamga: “Agar sen haqiqatan payg‘‎ambar bo‘‎lsang, bizl... Devamı..

Eski Anadolu Türkçesi

daħı yalan duttılar daħı uydılar nefsleri dileklerine. daħı her iş ķarar dutıcıdur.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı yalanladılar ve uydılar nefsleri dilegine ve her ḳarār dutıcı işe.

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlar (ayın parçalanmasını, digər mö’cüzələri və Peyğəmbər əleyhissəlamı) təkzib etdilər və öz nəfslərinin istəklərinə uydular. Halbuki hər bir iş qərarlaşdırılmışdır! (Əzəldən müəyyən edilmiş hər bir iş, o cümlədən islam dini və Muhəmməd əleyhissəlamın peyğəmbərliyi bərqərar olacaqdır!)

M. Pickthall (English)

They denied (the Truth) and followed their own lusts. Yet everything will come to a decision

Yusuf Ali (English)

They reject (the warning) and follow their (own) lusts but every matter has(5130) its appointed time.

5130 The prevalence of sin and the persecution of truth may have its day, but it must end at last.


Designed by ÖFK