×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Kamer / 20

تَنْزِعُ النَّاسَۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ مُنْقَعِرٍ

Türkçe Transcript

Tenzi’u-nnâse ke-ennehum a’câzu naḣlin munka’ir(in)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onları kökünden koparmadaydı, sanki köklerinden kopup baş aşağı devrilen hurma kütükleriydi onlar.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Öyle ki) İnsanları (yerlerinden) söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden kopmuş hurma kütükleriymiş gibi (savrulmuşlardı).

Abdullah Parlıyan Meali

O rüzgar, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.

Ahmet Tekin Meali

İnsanların kafalarını koparan bir rüzgar estirdik. İnsanlar sanki kökünden sökülmüş hurma gövdeleri gibi yere serilmişti.

Ahmet Varol Meali

İnsanları söküp savuruyordu. Sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi (görünüyorlardı).

Ali Bulaç Meali

İnsanları söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden sökülüp-kopmuş hurma kütükleriymiş gibi.

Ali Fikri Yavuz Meali

Öyle ki, insanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi söküb atıyordu.

Bahaeddin Sağlam Meali

İnsanları, sanki köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imişler gibi koparıp deviriyordu…

Bayraktar Bayraklı Meali

O rüzgâr, insanları, sanki köklerinden koparılmış, hurma kütükleri gibi yere seriyordu.

Besim Atalay Meali (1965)

Ta kökünden devrilen hurma kütüğü gibi, insanları kopardık!

Cemal Külünkoğlu Meali

(Öyle bir kasırga ki) insanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

Cemil Said (1924)

19,20- Ânlara bâd-ı sarsar (furtına) gönderdik, meş’um bir rüzgâr nasıl esiyor, insânları, hurma ağacını kökünden koparır gibi kaldırub atıyor idi.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

19,20. Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

İnsanları sökülmüş hurma kütükleri gibi çekip alıyordu.

Diyanet Vakfı Meali

O rüzgâr, insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.

Edip Yüksel Meali

İnsanları, sanki köklerinden koparılmış hurma kötükleriymiş gibi yıkıyordu.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

(O rüzgar) insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.

Elmalılı Meali (Orijinal)

İnsanları kökünden devrilen hurma kütükleri gibi yolar

Emrah Demiryent Meali

(Öyle bir kasırga ki) insanları, sanki köklerinden koparılmış, hurma kütükleri gibi yere seriyordu. (İnsanları havaya savuruyor, başlarını bedenlerinden ayırıyordu. Bedenleri, yere yıkılmış hurma kökleri gibi başsız kalıyordu. Bu sebeple de onlar, köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi görünüyorlardı.)

Erhan Aktaş Meali

İnsanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu.

Hasan Basri Çantay Meali

(Öyle bir fırtına ki) insanları, sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imiş gibi, ta temelinden kopar (ıb helake uğrat) ıyordu.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

İnsanları sanki kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi yerlerinden koparıp atıyordu.

[69/6-8]

Hayrat Neşriyat Meali

İnsanları çekip alıyordu. Sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibiydiler!

İhsan Aktaş Meali

(Öyle ki), insanları, sanki köklerinden koparılmış, hurma kütükleri gibi yere seriyordu.

İlyas Yorulmaz Meali

O rüzgâr insanları, kökünden sökülüp atılan hurma ağaçları gibi, savurup atıyordu.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Öyle bir fırtına ki insanları sanki içi boşalmış hurma kütükleri imişler gibi yerlerinden kaldırıp atıyordu.

İsmail Hakkı İzmirli

O rüzgâr halkı sanki dibinden kopmuş hurma kökleri gibi yerinden koparıp atardı.

İsmail Yakıt

İnsanları, sanki kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.⁷

7 Krş. Hâkka, 69/7

Kadri Çelik Meali

Sanki kökünden sökülüp atılmış hurma kütükleriymiş gibi insanları söküp atıyordu.

Mahmut Kısa Meali

Öyle dehşetli bir fırtına ki, insanları kökünden koparılmış hurma kütükleri gibi sağa sola savurup atıyordu.

Mahmut Özdemir Meali

İnsanlar’ı deviriyordu, sanki onlar, kökten sökülmüş hurma kütükleri gibi!

Mehmet Çakır Meali

insanı, hurma ağacı gibi kökleyip atan.

Mehmet Çoban Meali

Rüzgârlar insanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

Mehmet Okuyan Meali

19,20. Sürekliliği olan kara bir günde onların üzerine, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seren bir kasırga göndermiştik. [*]

Mehmet Türk Meali

O (rüzgâr,) insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi savuruyordu.

Muhammed Esed Meali

(bu kasırga,) insanları köklerinden koparılmış hurma kütükleri gibi savurup attı. ¹²

12 69:6-8’de zikredildiği gibi, bu rüzgar -son derece şiddetli bir kum fırtınası- yedi gece ve sekiz gün kesintisiz olarak devam etti. ‘Âd kavminin öz... Devamı..

Mustafa Çavdar Meali

İnsanları kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu. 46/21...25

Mustafa İslamoğlu Meali

insanları öyle savuruyordu ki, sanki onlar kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi (yere serildiler).

Orhan Kuntman Meali

(öyle bir fırtına ki) İnsanları sökülmüş hurma kütükleri gibi, fırlatıp yere seriyordu.

Osman Fırat Meali

Kökünden sökülmüş hurma kütüğü gibi insanları yerinden söküyordu.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

İnsanları koparıyordu. Onlar, sanki dibinden kopmuş hurma kütükleri imişler.

Suat Yıldırım Meali

Öyle ki insanları, kökü sökülmüş, içi boş hurma kütükleri gibi fırlatıp atıyordu.

Süleyman Ateş Meali

İnsanları sanki köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imişler gibi koparıp deviriyordu.

Süleyman Tevfik (1927)

Köklerinden su gelüb durılan hurma ağaçları gibi o rüzgâr nâsı yerinden kaldırub baş aşağı yere çarpdı.

Süleymaniye Vakfı Meali

İnsanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

Şaban Piriş Meali

Sanki kökünden sökülmüş hurma ağacının kökleri gibi insanları yerlerinden koparıp atıyordu.

Ümit Şimşek Meali

Bir fırtına ki, insanları kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi yerlerinden koparıp atıyordu.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

İnsanları, köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

Sardorxon Jahongir

Bo‘‎ron odamlarni xuddi qo‘‎porilgan xurmo daraxti tanalaridek sug‘‎urib ketar edi.

Eski Anadolu Türkçesi

ķoparur ādemįlerı taman anlar ħurma aġacı dipleridür dibinden ķoparılmış.

Satıraltı Meal (1534)

Ḳopardı [yirin]den ḫalḳı, havāya çıḳarup bıraġurdı. Ṣanaṣın anlar dibindenḳopmış ḫurmā aġaçları‐y‐dı.

Bunyadov-Memmedeliyev

O, adamları kökündən qopmuş xurma kötükləri kimi (yerindən) qopardıb atırdı.

M. Pickthall (English)

Sweeping men away as though they were uprooted trunks of palm trees.

Yusuf Ali (English)

Plucking out men as if they were roots of palm-trees torn up (from the ground).


Designed by ÖFK