×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Beled / 2

وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ

Türkçe Transcript

Ve ente hillun bihâżâ-lbeled(i)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ki sen oturmadasın bu şehirde.

Şehirden maksat Mekke'dir.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ki (ey Resulüm; özellikle) Sen, bu şehirde oturmak meşru ve helâl hakkın iken, (onlar Seni öldürmeyi mübah sayıyorlar.)

Abdullah Parlıyan Meali

Sen orada oturuyorsun veya orada senin için bir an savaş helal kılınacaktır veya av bile avlanmanın yasak olduğu bu Mekke şehrinde inkârcılar senin kanını helal sayıp seni öldürmeye niyet etmişlerdir veya ey peygamber! Sen Mekke'de ne yaparsan sana helaldir.

Ahmet Tekin Meali

Senin gibi aslı nesli belli birine, işkencenin helâl sayıldığı, hükümranlığını ilan edeceğin, içinde ölüm cezaları verebileceğin, imtiyazlar tanıyabileceğin, haram irtikâp etmeyeceğin bu beldeye yemin ederim.

Ahmet Varol Meali

Ki sen bu beldede oturmaktasın.

Ali Bulaç Meali

Ki sen, bu şehirde oturmakta iken,

Ali Fikri Yavuz Meali

Sen (Ey Rasûlüm), ikamet ederken bu beldede;

Bahaeddin Sağlam Meali

Hâlbuki onlar, seni onda öldürmeyi helal sayıyorlar.

Bayraktar Bayraklı Meali

1,2,3. Senin yaşamakta olduğun bu beldeye; doğurana ve doğana yemin olsun ki, [759][760]

[759] Beled sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 129.[760] Yemin edilen üç varlık hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KU... Devamı..

Besim Atalay Meali (1965)

Sen bu kentte hürsün

Cemal Külünkoğlu Meali

Sen de serbestçe bu beldede yaşıyorsun.

Cemil Said (1924)

1,2. Senin gelüb ikāmet itdiğin bu belde (Mekke) nâmına yemîn iderim. (Yâ Muhammed) sen bu beldede mukîmsin.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

1,2. Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

1,2,3,4. Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke’ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Senin de içinde oturmakta olduğun o kente;

Diyanet Vakfı Meali

1, 2, 3, 4. Bu beldeye -ki sen bu beldedesin-, babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.

Edip Yüksel Meali

Ki sen bu kentte oturmaktasın.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ki sen bu beldede oturmaktasın.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Sen hıll iken bu beldede

Emrah Demiryent Meali

Sen bu şehirde oturmaktasın.

Erhan Aktaş Meali

Senin de içinde yaşadığın beldeye,

Hasan Basri Çantay Meali

Sen bu beldeye halâl iken.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Sen bu beldede oturmaktasın,

Hayrat Neşriyat Meali

Ki sen bu beldede oturmaktasın.

İhsan Aktaş Meali

1,2,3. Hayır! (Gerçek, onların sandığı gibi değil.) Senin yaşamakta olduğun bu (şanlı) beldeye (İbrahim Peygamberin başlattığı tevhid mücâdelesinin, son elçiyle yeniden filizlenip yeşerdiği bu bereketli topraklara, halkının huzur ve güven içerisinde yaşadığı bu kutsal ve emin şehre), doğurana ve doğana kasem ederim ki. *

(*) 1. ‘’Lâ uksimu’’ başındaki Lâ harfi üzerinde durulmadığı zaman, bu ifadenin birebir çevirisi “yemin etmem” dir. Burada ise “hayır, yok vs.” gibi o... Devamı..

İlyas Yorulmaz Meali

Senin çok iyi tanıdığın (yaşadığın, yakın olduğun Mekke’ye) bu beldeye.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

sen bir gün oraya gireceksin.

İsmail Hakkı İzmirli

Sen bu memlekette mukimsin [²],

[2] Yahut Mekke'de harbetmek sana helâldir veya Mekke'ye gireceksin, Kureyş elinde zebun olacak.

İsmail Yakıt

Sen bu şehirde oturmaktasın [hıllun].

Kadri Çelik Meali

Sen bu şehirde sakin iken.

Mahmut Kısa Meali

Andolsun, Harem Bölgeye sığınan kâtillere, hırsızlara bile dokunulmazken, senin kanını helâl gören ve müminleri en ağır baskı ve işkencelere maruz bırakan bu şehre!

Mahmut Özdemir Meali

Sen bu Belde’nin bir yerlisisin!

Mehmet Çakır Meali

1,2. Mekke şehrine yemin edip derim ki // " bir gün sen, bu şehre özgürce gireceksin. "

Mehmet Çoban Meali

Sen o şehirde yaşamaktasın!

Mehmet Okuyan Meali

Ki sen bu şehirde oturmaktasın.

Mehmet Türk Meali

1,2. Hayır! (Artık başka söze lüzum yok!) Şu beldeye,¹ şu senin içerisinde oturduğun² beldeye yemin ederim.

1 Beled / belde: Sınırlı, belli ve içinde bulunanların toplanma ve oturmalarıyla etkilenen yere denir. Şehre belde denilmesi de bunun içindir. İmar ed... Devamı..

Muhammed Esed Meali

senin serbestçe yaşadığın bu beldeyi, ¹

1 Lafzen, “sen bu beldede serbestçe otururken”. Klasik müfessirler, beled terimine “şehir” anlamı vermişler ve hâze’l-beled (“bu şehir”) ibaresinin Me... Devamı..

Mustafa Çavdar Meali

Ki sen de bu beldenin şerefli bir sakinisin. 3/96, 94/1...8

Mustafa İslamoğlu Meali

senin her tür saldırıya açık olduğun bu beldeye;[⁵⁷²⁸]

[5728] Veya Ebu Hayyan’ın yukarıdaki tercihinin devamı olarak: “bu belde senin saygınlığını ihlal etti” (el-Bahr). Ya da hıllin “mukim, sakin” mânasın... Devamı..

Orhan Kuntman Meali

Sen bu beldede hürsün!

(Kavmini -Rabbinin izniyle- doğru yola davete memursun, onların hak davetini kabul edip etmemesinden sorumlu değilsin. Çünkü biz peygamberlerimizi seç... Devamı..

Osman Fırat Meali

Ve bu belde sana helal/serbesttir.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve sen bu beldede ikamet etmektesin.

Suat Yıldırım Meali

Senin bu beldeye girişin hakkı için!

Bu belde Mekke’dir. Hz. İbrâhim (a.s.) buraya gelip hanımı Hacer’i bıraktığında burası dağlık, susuz, bitkisiz bir vadi idi. Kâbe’yi bina ettiğinde çe... Devamı..

Süleyman Ateş Meali

Ki sen bu şehire girmekte(burada yaşamakta)sın.

Süleyman Tevfik (1927)

Sana bu beldede her şey helâl kılınmışdır. (Sâirine harâm olan sana helâl kılındığından istediğini yap)

Süleymaniye Vakfı Meali

Sen bu şehirde korumasız iken bile.

Şaban Piriş Meali

Sen de bu şehrin insanısın.

Ümit Şimşek Meali

1,2. Yemin ederim bu beldeye—ki sen de bu beldenin sakinisin.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Sen bu kente mahremsin/bu kente gireceksin.

Sardorxon Jahongir

Holbuki, siz shu shaharda muqim turgandirsiz.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı sen ḥelālsın uşbu şarda.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı sen lāyıḳsın bu Mekke şehrine.

Bunyadov-Memmedeliyev

Sənin yaşadığın (sənə halal olan) şəhərə;

M. Pickthall (English)

And thou art an indweller of this city

Yusuf Ali (English)

And thou art a freeman(6131) of this City;-

6131 Hillun: an inhabitant, a man with lawful rights, a man freed from such obligations as would attach to a stranger to the city, a freeman in a wide... Devamı..


Designed by ÖFK