مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ
Türkçe Transcript
Mâ aġnâ ‘anhu mâluhu vemâ keseb(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Malı da bir fayda vermedi ona, kazandığı da.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Malı ve kazandıkları da kendisine hiçbir yarar sağlayamadı (ve zararları savamadı).
Abdullah Parlıyan Meali
Ona ne malı, ne de kazancı bir yarar sağlamadı. Allah'ın bu dünyada ve ahirette vereceği azabından kurtaramadı. Mal, mülk, çevre ve imkanlarının hiçbir faydası olmadı.
Ahmet Tekin Meali
Malları, paraları, kazandıkları itibarları, ele geçirdikleri makamlar, Muhammed'e harp ilanı, yaptıkları gayr-i meşru icraatlar, sahip oldukları çocuklar, topladıkları avaneler onlara fayda sağlamadı.
Ahmet Varol Meali
Malı ve kazandığı ona bir yarar sağlamadı.
Ali Bulaç Meali
Malı ve kazandıkları kendisine bir yarar sağlamadı.
Ali Fikri Yavuz Meali
Ne malı fayda verdi ona, ne kazandığı...
Bahaeddin Sağlam Meali
Ne malı ona fayda verdi ne de kazandıkları.
Bayraktar Bayraklı Meali
Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi.
Besim Atalay Meali (1965)
Ne malı yaradı, ne de kazancı
Cemal Külünkoğlu Meali
Serveti de kazandığı (parası) da ona bir fayda sağlamayacak!
Cemil Said (1924)
Emvâli ve kesb iylediği servet hiç bir işe yaramayacakdır.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Malı ve kazandığı kendisine fayda vermedi.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Ona ne malı fayda verdi ne de kazandığı başka şeyler.
Diyanet Vakfı Meali
1, 2, 3, 4, 5. Ebu Leheb'in iki eli kurusun! Kurudu da. Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi. O, alevli bir ateşte yanacak. Odun taşıyıcı olarak ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde karısı da (ateşe girecek).
Edip Yüksel Meali
Ne parası, ne de bir kazancı ona yaramadı.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Ne malı ne de kazandığı onu kurtaramadı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Ne malı fâide verdi ona ne kazandığı
Emrah Demiryent Meali
Malı ve kazandıkları da kendisine hiçbir fayda sağlamadı.
Erhan Aktaş Meali
Ne malı ve ne de kazandıkları ona bir yarar sağlamadı.
Hasan Basri Çantay Meali
Ona ne malı, ne kazandığı fâide vermedi.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Malının ve kazandıklarının kendisine bir yararı olmadı.
Hayrat Neşriyat Meali
Ona, ne malı fayda verdi ne de kazandığı!
İhsan Aktaş Meali
Ne malı ne de kazandığı ona (hiçbir) fayda vermedi (bunlar onu ölüp helâk olmaktan kurtaramadı). *
İlyas Yorulmaz Meali
Malı ve kazandıkları ona hiçbir fayda sağlamadı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onu ne malı ne de kazancı kurtaramıyacak.
İsmail Hakkı İzmirli
Ne malı, ne kazandığı ona yaramayacak.
İsmail Yakıt
Onun malı/serveti ve kazancı kendisine fayda vermedi.
Kadri Çelik Meali
Malı da kazandıkları da kendisine bir yarar sağlamadı.
Mahmut Kısa Meali
Ne o güvendiği malı ve serveti kurtarabildi onu o korkunç âkıbetten, ne dediğer kazandıkları.
Mahmut Özdemir Meali
Ona, malı ve kazandığı şeyler yaramadı.
Mehmet Çakır Meali
Ne malı işine yarayacak ne de kazandıkları.
Mehmet Çoban Meali
Zannediyor ki; ayetlerimize engel olabilecek! Mallarını kurtarabilecek! Kazançlarına sahip çıkabilecek! Hâlbuki ona kazandıklarını biz verdik! Kazandıklarında yoksullar, yetimler, yolda kalmışlar için haklar belirledik! Biz ona malları verirken bize engel olamıyorsa, ona verdiklerimizi bolca veriyorsak, ondan alırken de bize engel olamaz! Elindekileri almaya kalktığımızda hiçbir şey yapamaz! Verdiğimiz zenginlikleri ondan alırız! Elindeki gücü kuruturuz! Böylece ortalıkta fakir, yoksul kalır! Bir dilim ekmeğe muhtaç olur! O, kazandığı mevkiler, makamlar, mallar ve evlatlarla elinin güçlü olduğunu zannediyor. Hayır! Öyle değil! Onun elini güçlendiren biziz! Elini kurutacak da biziz! Ona elini güçlendiren zenginliği nasıl verdiysek, öylece alırız! Böylece elleri kupkuru kalır! Artık ona sahip çıkacak da bulunmaz!
Mehmet Okuyan Meali
Malı da kazancı da ona yarar sağlamadı.
Mehmet Türk Meali
2,3. Ona (dünyada) malı¹ da kazancı² da bir yarar sağlamadığı gibi o, (âhirette de) gâyet alevli bir ateşe girecek.
Muhammed Esed Meali
Ne faydası olacak servetinin ve kazancının?
Mustafa Çavdar Meali
Zira ona, ne malı ne de kazandığı serveti fayda sağladı. 18/32.44, 68/17...33
Mustafa İslamoğlu Meali
Malı da kazancı da ona hiçbir yarar sağlamadı![⁵⁹²⁸]
Orhan Kuntman Meali
Ne malı ne kazandığı (çocukları) ona yarar sağlayabildi! (Onu helâk olmaktan kurtaramadı)
Osman Fırat Meali
Onun malı ve kazandıkları onu kurtaramadı.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ona ne malı bir zenginlik verdi ve ne de kazandığı şey.
Suat Yıldırım Meali
Ona ne malı, ne de yaptığı işler fayda verdi!
Süleyman Ateş Meali
Ne malı, ne de kazandığı onu (Allah'ın kahrından) kurtaramadı.
Süleyman Tevfik (1927)
Onun malı ve kesb itdiği ticâreti ondan bu ticâreti def'a müfîd olmaz.
Süleymaniye Vakfı Meali
Ne malı işine yaradı ne de kazancı!
Şaban Piriş Meali
Ona, malı ve kazandıkları fayda vermedi.
Ümit Şimşek Meali
Ne malı bir fayda verdi ona, ne kazandıkları.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Ne malı kurtardı onu ne de kazandığı.
Sardorxon Jahongir
Mol-mulki va kasb qilgan narsalari foyda bermadi.
Eski Anadolu Türkçesi
aśśı eylemedi aña malı daħı ol kim kesb eyledi.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı aṣṣı idüp ‘aẕābı ḳaytarmadı özinden mālı, ne daḫı ḳazanduġı nesneler.
Bunyadov-Memmedeliyev
(Qiyamət günü) ona nə mal-dövləti fayda verəcək, nə də qazandığı (və ya: oğul-uşağı).
M. Pickthall (English)
His wealth and gains will not exempt him.
Yusuf Ali (English)
No profit to him from all his wealth, and all his gains!
Designed by ÖFK