اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدٰى وَالْعَذَابَ بِالْمَغْفِرَةِۚ فَمَٓا اَصْبَرَهُمْ عَلَى النَّارِ
Türkçe Transcript
Ulâ-ike-lleżîne-şteravû-ddalâlete bilhudâ vel’ażâbe bilmaġfirat(i)(c) femâ asberahum ‘alâ-nnâr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Onlardır sapıklığı doğru yola, azabı yarlıganmaya karşılık olarak satın alanlar; ateşe ne de sabırlı kimselerdir ya.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Onlar, hidayete karşılık sapkınlığı, bağışlanmaya karşılık azabı satın almışlardır. (Bu gafiller acaba) Ateşe karşı ne kadar da sabırlı ve dayanıklıdırlar! (Bu ne şaşkınlık ve sapkınlıktır.)
Abdullah Parlıyan Meali
İşte onlar, doğru yol karşılığında sapıklığı, bağışlanma karşılığında, azabı satın almışlardır. Onlar cehennem ateşine karşı ne kadar da dayanıklıdırlar veya bunlar kendilerini ateşe götürecek işler yapmakta ne derece sabırlı ve dirençlidirler.
Ahmet Tekin Meali
Onlar, doğru yol, Allah'ın kitap ve peygamberle gösterdiği yol karşılığında, hak yoldan uzaklaşıp, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederek başlarına buyruk yaşamayı, bağışlanma karşılığında azâbı kendilerine belâ olarak satın alanlardır. Bunlar ateş ile cezalandırılma azâbına rağmen ne kadar da cüretli davranıyorlar!
Ahmet Varol Meali
İşte onlar hidayete karşılık sapıklığı, bağışlanmaya karşılık da azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar!
Ali Bulaç Meali
Onlar, hidayete karşılık sapıklığı, bağışlanmaya karşılık azabı satın almışlardır. Ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!
Ali Fikri Yavuz Meali
Onlar, hak yolu bırakıp sapıklığı, mağfiret yerine azâbı satın almış kimselerdir. Onlar ateşe ne de sabırlıdırlar!...
Bahaeddin Sağlam Meali
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı, bağışlanmaya karşılık azabı satın aldılar. Onlar ne kadar ateşe dayanıklıdırlar! (Şiddetli bir ateş azabını çekecekler.)
Bayraktar Bayraklı Meali
Onlar doğru yol karşılığında sapıklığı, bağışlanmaya bedel olarak da azabı satın almışlardır. Onlar ateşe ne kadar dayanıklıdırlar!
Besim Atalay Meali (1965)
İşte bunlar sapıklığı, doğru yola değiştiler; azabı da değiştiler, cehennemde nice sabrederler?
Cemal Külünkoğlu Meali
Onlar hidayet karşılığında sapıklığı, mağfiret karşılığında azabı satın almışlardır. Onlar cehennem ateşiyle cezalandırılacaklarına rağmen ne kadar da cüretli davranıyorlar!
Cemil Said (1924)
Tarîk-i hidâyeti dalâlete ve Allâh’ın mağfiretini ’azâbına tercîh idenler âteşe nasıl dayanacaklardır?
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onlar doğruluk yerine sapıklığı, mağfiret yerine azabı alanlardır.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Onlar, doğru yol karşılığında sapkınlığı, mağfiret karşılığında azabı satın almış kimselerdir. Ateşe ne kadar da dayanıklılarmış!
Diyanet Vakfı Meali
Onlar doğru yol karşılığında sapıklığı, mağfirete bedel olarak da azabı satın almış kimselerdir. Onlar ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!
Edip Yüksel Meali
Onlar, hidayet karşılığında sapıklığı ve affedilme karşılığında azabı satın almışlardır. Ateşe ne kadar da dayanıklıdırlar!
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
İşte onlar, hidayeti verip sapıklığı, affedilmeyi bırakıp azabı satın alan kimselerdir. Bunlar, ateşe karşı ne kadar da sabırlıdırlar!
Elmalılı Meali (Orijinal)
Onlar işte hidayeti verib dalâleti, mağfireti bırakıb azabı satın alan kimseler, bunlar ateşe ne sabırlı şeyler!...
Emrah Demiryent Meali
İşte bunlar hidâyeti bırakıp sapıklığı, bağışlanmayı bırakıp da azabı satın alanlardır (cüzî irâdeleriyle sapkınlığı tercih edenlerdir). Onlar ateşe girmeye ne kadar da cesaretlidirler.
Erhan Aktaş Meali
İşte onlar, hidayete¹ karşılık sapkınlığı satın alanlardır; bağışlanmaya karşılık azabı. Ateşe ne kadar dayanıklıdırlar!
Hasan Basri Çantay Meali
Onlar doğru yolu bırakıb sapıklığı, mağfirete bedel azaâbı satın almış kimselerdir. Onlar ateşe karşı ne de sabırlıdırlar!.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
İşte onlar hidayete karşılık dalâleti, bağışlanmaya karşılık azabı satın alanlardır. Ateşe karşı ne kadar da dayanıklılar!
Hayrat Neşriyat Meali
İşte onlar, hidâyete mukabil dalâleti, bağışlanmaya karşılık azâbı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da sabırlıdırlar!
İhsan Aktaş Meali
İşte onlar doğruluğu sapıklıkla, bağışlanmayı azapla değiştirmiş olan kimselerdir. Öleyse, onları ateşe karşı (kendilerini ateşe götürecek işleri yapmakta) sabırlı (dayanıklı, cüretli) kılan nedir!
İlyas Yorulmaz Meali
Onlar, Allah’ın doğru yoluna karşı sapıklığı, bağışlamasına karşı azabı satın almış olan kimselerdir. Ateşe ne kadar dayanaklıdırlar?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Bunlar o kimselerdir ki sapkınlığı doğruluğa , azap çekmeyi yarlıganmaya değişmişlerdir. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar.
İsmail Hakkı İzmirli
Dalâleti hidayete, azabı mağfirete bedel satın alanlar onlardır. Onlar ateş üstünde ne kadar sabırlıdırlar [⁹].
İsmail Yakıt
Onlar hidâyete [hudâ] karşılık sapıklığı, mağfirete karşılık azabı satın almışlardır. Meğer onlar ateşe ne kadar da dayanıklılarmış!
Kadri Çelik Meali
Onlar hidayet karşılığında dalaleti, mağfiret karşılığında azabı satın alanlardır. Onlar, ateşe karşı ne de sabırlıdırlar!
Mahmut Kısa Meali
İşte onlar, doğruya ve gerçeğe ulaşma yerine sapıklığa düşmeyi, bağışlanma yerine de azâba uğramayı tercih eden kimselerdir. Bunlar, ateşe karşı ne kadar da dayanıklıymış!
Mahmut Özdemir Meali
İşte onlar Hidayet karılığında Sapkınlığı, Bağışlanma karşılığında Azâb’ı satın almış olanlardır. Ateş’e karşı ne sabırlıdırlar!
Mehmet Çakır Meali
Çünkü onlar, aydınlığı bırakıp karanlığa daldılar; af yerine cezayı tercih ettiler. Ateşe ne kadar dayanabilecekler bakalım.
Mehmet Çoban Meali
İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı bırakıp azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdır.
Mehmet Okuyan Meali
Onlar hidayet karşılığında sapkınlığı, bağışlanma karşılığında da azabı satın alanlardır. Ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar! [*]
Mehmet Türk Meali
Şu, hidâyete karşılık sapkınlığı, bağışlanmaya karşılık azabı satın alanlar, cehennem ateşine karşı ne kadar da cüretkârdırlar.¹
Muhammed Esed Meali
İşte onlar hidayet karşılığında sapıklığı ve mağfiret karşılığında azabı satın almışlardır: oysa ateşten ne kadar az korkar görünüyorlar!
Mustafa Çavdar Meali
Onlar doğru yolu bırakıp sapıklığı; bağışlanmayı bırakıp azabı satın alan kimselerdir. Ateşe ne kadarda dayanıklılarmış! 2/86, 4/44
Mustafa İslamoğlu Meali
İşte onlar hidayet karşılığında sapıklığı, mağfiret karşılığında azabı satın aldılar.[³³⁶] Meğerse ateşe ne kadar da dayanıklıymışlar!?[³³⁷]
Orhan Kuntman Meali
Onlar sapıklığı hidayete azabı bağışlanmaya tercih etmiş kimselerdir! (Artık sapıklık ve azap onların kendi malı olmuştur; hak ve hakikati açıklamaya, dünya zevklerinden birini feda etmeye asla sabredemeyen o zalimler) Ateşe karşı (kendilerini cehenneme sürükleyecek ameller işlemekte) ne de sabırlıdırlar, (sonsuza dek ateşte yanmak için ellerinden gelen gayreti sarf ediyorlar, neler neler yapıyorlar)
Osman Fırat Meali
İşte onlar, hidayet karşılığında sapıklığı, bağışlanma karşılığında azabı satın alanlardır. Ateşe ne kadar da dayanıklıdırlar (sabırlıdırlar)!
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Onlar o kimselerdir ki, hidâyet mukabilinde dalâleti, mağfiret mukabilinde azabı satın almışlardır. Onları ateşe karşı bu kadar sabırlı kılan nedir?
Suat Yıldırım Meali
İşte onlar hidâyeti bırakıp dalaleti, mağfireti verip azabı satın almışlardır. Bunlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklı imişler!
Süleyman Ateş Meali
Onlar hidayet karşılığında sapıklık, mağfiret karşılığında azab satın almışlardır. Onlar ateşe, karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)
Süleyman Tevfik (1927)
İşte onlar hidâyeti virüb dalâleti, mağfireti virüb 'azâbı satın alanlardır. 'Acabâ onları (bu işleriyle) cehennem 'azâbına cür'et itdiren nedir?
Süleymaniye Vakfı Meali
Onlar yoldan çıkmayı, rehbere uymaya; azabı, bağışlanmaya tercih edenlerdir. Ateşe ne kadar da dayanıklılarmış!
Şaban Piriş Meali
Onlar doğru yolu bırakıp sapıklığı; mağfireti bırakıp azabı satın alan kimselerdir. Ateşe karşı ne de sabırlıdırlar.(!)
Ümit Şimşek Meali
Onlar doğru yolu sapıklıkla, bağışlanmayı azapla değiştirmiş olan kimselerdir. Ateşe ne kadar da dayanıklı şey bunlar!
Yaşar Nuri Öztürk Meali
İşte bunlar hidayeti satıp şaşkınlığı, affedilmeyi satıp azabı almışlardır. Ne kadar da dayanıklıdırlar ateşe!...
Sardorxon Jahongir
Ana o‘sha kimsalar hidoyat o‘rniga zalolatni, mag‘firat o‘rniga azobni sotib olgan kimsalardir. Voajab, do‘zax o‘tiga naqadar chidamli bo‘lmasalar!
Eski Anadolu Türkçesi
şunlar anlardur kim śatun aldılar azġunlıġı ŧoġru yol-ıla; daħı 'aźābı yarlıġamaġ-ile. ne śaburludur anlar od üzere!
Satıraltı Meal (1534)
Anlar ol kişilerdür kim ṣatun aldılar azġunluġı hidāyet‐ile, ‘aẕābıdaḫı maġfiret‐ile tebdīl itdiler. Pes nice ṣabr eyleyibilür anlar ṭamu odına?
Bunyadov-Memmedeliyev
Onlar doğru yol əvəzinə zəlalət yolunu, bağışlanmaq əvəzinə əzabı satın almış kəslərdir. Onlar cəhənnəm oduna necə də səbrlidirlər!
M. Pickthall (English)
Those are they who purchase error at the price of guidance, and torment at the price of pardon. How constant are they in their strife to reach the Fire!
Yusuf Ali (English)
They are the ones who buy Error in place of Guidance and Torment in place of Forgiveness. Ah! what boldness (They show) for the Fire!
Designed by ÖFK