اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ ثُمَّ لَمْ يَرْتَابُوا وَجَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَ
Türkçe Transcript
İnnemâ-lmu/minûne-lleżîne âmenû bi(A)llâhi ve rasûlihi śümme lem yertâbû ve câhedû bi-emvâlihim ve enfusihim fî sebîli(A)llâh(i)(c) ulâ-ike humu-ssâdikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
İnananlar, ancak o kişilerdir ki Allah'a ve Peygamberine inanırlar da sonra şüpheye düşmezler ve mallarıyla ve canlarıyla savaşırlar Allah yolunda, işte onlardır doğru söyleyenlerin ta kendileri.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Hakiki) Mü’minler ancak o kimselerdir ki: Allah’a (Kur’an’ın hükümlerine) ve Resulüne (Hz. Peygamberin öğretilerine tamamen ve samimiyetle) iman getirirler; sonra hiçbir kuşkuya (ve korkuya) kapılmadan (ve asla Hakk’tan caymadan) mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda (Din, Millet ve Vatan uğrunda) cihad ederler. İşte bunlar, (iman davasında) sadık olanların ta kendileridir.
Abdullah Parlıyan Meali
Mü'minler ancak o kimselerdir ki, Allah'a ve Rasülü'ne iman ettikten sonra, hiçbir şüpheye sapmayıp, imanlarında sarsıntı geçirmeyen ve böylece Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşan kimselerdir. İşte iman iddiasında doğru olanlar onlardır.
Ahmet Tekin Meali
Mü'minler, kesinlikle Allah'a ve Rasulüne iman edenler, dahası, İslamda şüpheye düşürecek konular aramayanlar, şüphe içinde bocalamayanlar, ithamlarda bulunmayanlar, Allah yolunda, İslâm uğrunda mallarını, servetlerini, canlarını ortaya koyarak cihad edenlerdir. İşte imanlarında samimi olanlar bunlardır.
Ahmet Varol Meali
Mü'minler ancak o kimselerdir ki, Allah'a ve elçisine iman etmiş sonra şüphe etmemiş ve mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad etmişlerdir. İşte doğrular [1] onlardır.
Ali Bulaç Meali
Mü'min olanlar, ancak o kimselerdir ki, onlar, Allah'a ve Resûlü'ne iman ettiler, sonra hiç bir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte onlar, sadık (doğru) olanların ta kendileridir.
Ali Fikri Yavuz Meali
Müminler ancak o kimselerdir ki, Allah'a ve Peygamberine iman etmişlerdir; sonra (imanlarında) şüpheye düşmemişler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşmışlardır. İşte böyle kimseler, imanlarında sadık olanlardır.
Bahaeddin Sağlam Meali
Gerçek inananlar; ancak Allah ve Resulüne inanan, sonra şüpheye düşmeyen, malları ve canları ile Allah yolunda cihad edenlerdir. İşte asıl doğru olanlar bunlardır.
Bayraktar Bayraklı Meali
Gerçek müminler, Allah'a ve Peygamberine inanan, sonra şüphe etmeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir. İşte sözünde duranlar onlardır.
Besim Atalay Meali (1965)
İnanmış bulunanlar o kimseler ki, hem Allaha, hem de peygamberine inan edeler, sonra şüphe etmezler, mallariyle, canlariyle Allahın yolunda uğraş ederler, işte bunlar gerçeklerdir
Cemal Külünkoğlu Meali
(Gerçek) mü’minler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra (inandıklarında zerre kadar) şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.
Cemil Said (1924)
Hakîki mü’minler Allâh’a ve rasûlüne îmân idenler ve hiç şübhe iymeyenler ve emvâli ve nefisleri ile Allâh yolunda muhârebe idenlerdir. Bunlar sâdıkdırlar.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
"İnananlar, ancak Allah'a ve peygamberine inanmış, sonra şüpheye düşmemiş; Allah uğrunda mallarıyla, canlarıyla cihat etmiş olanlardır. İşte onlar doğru olanlardır."
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Müminler ancak, Allah’a ve resulüne iman eden, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda malları ve canlarıyla cihad eden kimselerdir. İçleri dışları bir olanlar işte bunlardır.
Diyanet Vakfı Meali
Müminler ancak Allah'a ve Resûlüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular ancak onlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Gerçek müminler ancak Allah'a ve Resulüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular ancak onlardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Mü'minler ancak o kimselerdir ki Allaha ve Resulüne iyman ettikten sonra şübheye düşmeyip Allah yolunda mallariyle, canlariyle mücahede etmektedirler işte onlardır ki sâdıklardır
Emrah Demiryent Meali
Mü’minler ancak o kimselerdir ki, Allah’a ve Resûlü’ne (kalben) îmân ederler, sonra (îmânlarında, hiçbir şekilde) şüpheye düşmezler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla (sırf, Allah rızası için) cihat ederler! İşte (îmân iddiâsında) sadık olanlar bunlardır.
Erhan Aktaş Meali
İnananlar, ancak Allah'a ve Resûl'üne iman eden, sonra da bunda en küçük bir kuşkuya yer vermeyen; malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad eden kimselerdir. Onlar, özü ve sözü bir olanlardır.
Hasan Basri Çantay Meali
Mü'minler ancak o kimselerdir ki Allaha ve resulüne îman etdikden sonra şübheye sapmayıp Allah yolunda mallariyle, canlariyle savaşırlar. İşte onlar (îmanlarında) saadık olanların ta kendileridir.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Mü’minler ancak Allah’a ve Resulüne iman eden, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihat edenlerdir. İşte onlar sadıklardır.
Hayrat Neşriyat Meali
Mü'minler ancak o kimselerdir ki, Allah'a ve Resûlüne îmân ederler, sonra şübheye düşmezler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihâd ederler! İşte onlar, (îmanlarında)gerçekten sâdık olanlardır!
İhsan Aktaş Meali
Gerçekten inananlar, Allah’a ve O’nun elçisine iman eden, sonra asla şüphe etmeyen, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad eden (insanlığın hidayeti, huzur ve mutluluğu için var güçleriyle her türlü gayret ve fedakârlığı gösteren) kimselerdir. İşte onlar, (iman ve amel hususunda) doğruluklarını ispat etmiş olanlardır. *
İlyas Yorulmaz Meali
Gerçekten inananlar, Allah’a ve O’nun elçisine iman eden, sonra asla şüphe etmeyen, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda mücadele eden kimselerdir. İşte onlar, doğruluklarını ispat etmiş olanlardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İşte inanalar o kimselerdir ki Allah’a, elçisine inanırlar, sonra işkillenmezler, Allah uğrunda mallarıyla, canlarıyla savaşırlar. Doğrular işte bulardır.
İsmail Hakkı İzmirli
Mü/minler yalnız o kimselerdir ki Allah/a ve peygamberine iman ettiler, bundan sonra şüpheye de düşmediler, mallarıyle, canlarıyle Allah yolunda duruştular, işte imanlarında sadık olanlar bunlardır.
İsmail Yakıt
“İnananlar ancak Allah’a ve elçisine inanan ve bu (inancından) kesinlikle ödün vermeyen [lem yertâbû] ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat edenlerdir. İşte onlar doğru olanların tâ kendileridir.
Kadri Çelik Meali
Müminler ancak Allah'a ve resulüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular ancak onlardır.
Mahmut Kısa Meali
Gerçek müminler, ancak Allah’a ve Elçisine yürekten inanan, imanın tadını tattıktan sonra en ağır imtihânlar karşısında bile sarsılmadan ayakta kalabilen, inançlarında en ufak bir kuşkuya kapılmayan ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla fedâkârca mücâdele eden kimselerdir. İşte iman iddiasında doğru olanlar bunlardır.
Mahmut Özdemir Meali
Doğrusu, Allah’a ve O’nun rasûlüne inanmış, sonrasında kuşkuya düşmemiş, Allah’ın yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmiş (çalışmış) Müminler, işte onlar gerçekten Sadıklar (Doğru Söyleyenler / Özü-Sözü Doğrular)’dır.
Mehmet Çakır Meali
Mümin dediğin, Allah ve resulüne hiç kuşku duymadan inanıp mallarıyla canlarıyla Allah için mücadele eden, doğrulardır.
Mehmet Çoban Meali
Gerçekten iman etmiş olanlar; Allah’a ve Resulüne inanan, inancında şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla canlarıyla mücadele edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerdir.
Mehmet Okuyan Meali
Gerçek müminler ancak Allah’a ve Elçisine iman eden, sonrasında şüphe duymayan, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla [cihad] edenlerdir (fedakârlık yapanlardır). İşte (inancında) doğru olanlar sadece bunlardır.
Mehmet Türk Meali
Mü’minler ancak, Allah’a ve Rasûlü’ne îman eden, sonra (îman ettiği şeylerde) kuşkuya kapılmayan, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular, ancak onlardır.
Muhammed Esed Meali
[Şunu bil ki, gerçek] müminler, yalnızca, Allah’a ve Elçisi’ne iman edenler ve (bu konuda) bütün şüphelerden uzak duranlardır; ¹⁹ ve Allah yolunda bütün malları ve canları ile cihad edenlerdir: işte onlardır sözlerinde duranlar!
Mustafa Çavdar Meali
Gerçek müminler, Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine iman eden imanlarında hiçbir şüpheye yer vermeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla tüm gayretlerini sarf edenlerdir. İşte iman davasında sadık olanlar bunlardır. 8/2-3, 57/19
Mustafa İslamoğlu Meali
Gerçek mü’minler sadece Allah’a ve Rasulü’ne iman edenler, ondan sonra da kuşkunun semtine uğramayanlar ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir: İşte bunlar sadık olanların ta kendileridir.[⁴⁶⁵⁴]
Orhan Kuntman Meali
Müminler ancak onlardır ki, Allah’a ve Resulüne iman etmiş, sonra kuşkuya düşmemiş ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla savaşmışlardır, işte onlar sadıkların ta kendileridir.
Osman Fırat Meali
Ancak mü’minler, o kimselerdir ki Allah’a ve Resulüne iman ettiler; sonra da şüphe etmediler ve mallarıyla ve kendileri de Allah yolunda cihat (gayret) ettiler. İşte doğru olanlardır.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Mü'minler ancak o zâtlardır ki, Allah'a ve O'nun Peygamberine imân etmişlerdir, sonra bir şüpheye düşmemişler ve mallarıyla ve nefisleriyle Allah yolunda mücâhedede bulunmuşlardır. İşte sâdık olanlar da onların tâ kendileridir.
Suat Yıldırım Meali
Müminler ancak o kimselerdir ki Allah'ı ve resulünü tasdik eder ve sonra da hiçbir şüpheye düşmezler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla mücahede ederler. İşte imanına bağlı, gerçek müminler bunlardır.
Süleyman Ateş Meali
Mü'minler onlardır ki Allah'a ve Elçisine inandılar, sonra şüphe etmediler; Allah yolunda mallarıyle, canlarıyle cihadettiler. İşte (iman sözlerinde) doğru olanlar onlardır.
Süleyman Tevfik (1927)
Allâh ve rasûlüne îmân iden ve sonra bundan şek itmeyen ve malları ve nefisleriyle fîsebîlillâh cihâd iyleyen mü'minlerdir ki sâdıklardır.
Süleymaniye Vakfı Meali
İnanıp güvenenler (müminler) sadece şunlardır: Allah’a ve elçisine güvenen, sonra güveninde şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla mücadele(cihad) edenlerdir. Özü sözü doğru olanlar işte bunlardır.
Şaban Piriş Meali
Asıl müminler, Allah'a ve Resûlüne iman edip, hiç şüphe etmeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir. İşte doğrular/sadıklar onlardır.
Ümit Şimşek Meali
Mü'minler ancak o kimselerdir ki, Allah'a ve Resulüne iman ederler, sonra da asla şüpheye düşmez, malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad ederler. İşte onlar özü sözü doğru olanların tâ kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Müminler ancak şu kimselerdir ki, Allah'a ve resulüne iman ederler; sonra hiçbir kuşkuya düşmezler ve mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda didinirler. İşte bunlardır, özü-sözü birbirine uyanlar.
Sardorxon Jahongir
Haqiqiy mo‘minlar Alloh va Uning Payg‘ambariga iymon keltirib, so‘ngra shubha qilmagan hamda mollari va jonlari bilan Alloh yo‘lida jihod qilgan zotlardir. Aynan o‘shalar iymonlarida sodiqdirlar.
Eski Anadolu Türkçesi
bayıķ mü’minler anlar kim įmān getürdiler Tañrı’ya daħı yalavacına andan gümānlenmediler daħı ġaża eylediler malları-y-ıla daħı nefsleri-y-ile Tañrı yolında şunlar anlardur girçekler.
Satıraltı Meal (1534)
Mü’minler ancaḳ ol kimselerdir ki Allāh resūline īmān itdiler ve cüdā niyetde şekitmediler. Ṣoñra Allāh yolında nefsleri‐y‐le hem mālları‐y‐la cihād itdiler. İḫlāṣıtam gösterdiler. işte o iḫlāṣ ṣāḥibi olan mü’minler ṣādıḳdırlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
Mö’minlər yalnız Allaha və Peyğəmbərinə iman gətirən, (iman gətirdikdən) sonra heç bir şəkk-şübhəyə düşməyən, Allah yolunda malları və canları ilə vuruşanlardır! Məhz belələri (imanlarında) sadiq olanlardır!
M. Pickthall (English)
The (true) believers are those only who believe in Allah and His messenger and afterward doubt not, but strive with their wealth and their lives for the cause of Allah. Such are the sincere.
Yusuf Ali (English)
Only those are Believers who have believed in Allah and His Messenger, and have never since doubted, but have striven with their belongings and their persons in the Cause of Allah: Such are the sincere ones.
Designed by ÖFK