8 Mayıs 2026 -
20 Zi'l-Ka'de 1447 - Cuma
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Cüz Seçiniz
1. Cüz
2. Cüz
3. Cüz
4. Cüz
5. Cüz
6. Cüz
7. Cüz
8. Cüz
9. Cüz
10. Cüz
11. Cüz
12. Cüz
13. Cüz
14. Cüz
15. Cüz
16. Cüz
17. Cüz
18. Cüz
19. Cüz
20. Cüz
21. Cüz
22. Cüz
23. Cüz
24. Cüz
25. Cüz
26. Cüz
27. Cüz
28. Cüz
29. Cüz
30. Cüz
Sayfa Düzeni
سُورَةُ يُونُسَ
/ Yûnus Suresi
◄
٢١٥
- 215
►
11. Cüz /
الجزء ١١
اَلَٓا
iyi bilin ki
اِنَّ
şüphesiz
اَوْلِيَٓاءَ
dostları için
اللّٰهِ
Allah'ın
لَا خَوْفٌ
korku yoktur
عَلَيْهِمْ
onlara
وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ
ve onlar üzülmeyeceklerdir
﴿٦٢﴾
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
onlar iman edip
وَكَانُوا يَتَّقُونَۜ
sakınanlardır
﴿٦٣﴾
لَهُمُ
onlar için vardır
الْبُشْرٰى
müjde
فِي الْحَيٰوةِ
hayatında
الدُّنْيَا
dünya
وَفِي الْاٰخِرَةِۜ
ve ahirette
لَا تَبْد۪يلَ
değişme olmaz
لِكَلِمَاتِ
sözlerinde
اللّٰهِۜ
Allah'ın
ذٰلِكَ
işte
هُوَ
bu
الْفَوْزُ
kurtuluştur
الْعَظ۪يمُۜ
büyük
﴿٦٤﴾
وَلَا يَحْزُنْكَ
seni üzmesin
قَوْلُهُمْۢ
onların sözleri
اِنَّ
şüphesiz
الْعِزَّةَ
yücelik
لِلّٰهِ
Allah'ındır
جَم۪يعاًۜ
tamamen
هُوَ
O
السَّم۪يعُ
duyandır
الْعَل۪يمُ
bilendir
﴿٦٥﴾
اَلَٓا
iyi bilin ki
اِنَّ
şüphesiz
لِلّٰهِ
Allah'ındır
مَنْ
kim varsa
فِي السَّمٰوَاتِ
göklerde
وَمَنْ
kim varsa
فِي الْاَرْضِۜ
ve yerde
وَمَا يَتَّبِعُ
uymuyorlar
الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ
tapınanlar
مِنْ دُونِ
başkalarına
اللّٰهِ
Allah'tan
شُرَكَٓاءَۜ
ortak koştuklarına
اِنْ يَتَّبِعُونَ
onlar uyuyorlar
اِلَّا
sadece
الظَّنَّ
zanna
وَاِنْ هُمْ
ve onlar
اِلَّا
sadece
يَخْرُصُونَ
saçmalıyorlar
﴿٦٦﴾
هُوَ الَّذ۪ي
O'dur
جَعَلَ
yaratan
لَـكُمُ
sizin için
الَّيْلَ
geceyi
لِتَسْكُنُوا
dinlenmeniz için
ف۪يهِ
onda
وَالنَّهَارَ
gündüzü de
مُبْصِراًۜ
aydınlatıcı olarak
اِنَّ
şüphesiz
ف۪ي ذٰلِكَ
bunda
لَاٰيَاتٍ
ayetler vardır
لِقَوْمٍ
bir topluluk için
يَسْمَعُونَ
duyan
﴿٦٧﴾
قَالُوا
dediler
اتَّخَذَ
edindi
اللّٰهُ
Allah
وَلَداً
çocuk
سُبْحَانَهُۜ
O bundan münezzehtir
هُوَ
O
الْغَنِيُّۜ
hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır
لَهُ
O'nundur
مَا
ne varsa
فِي السَّمٰوَاتِ
göklerde
وَمَا
ne varsa
فِي الْاَرْضِۜ
ve yerde
اِنْ عِنْدَكُمْ
sizin yoktur
مِنْ سُلْطَانٍ
hiçbir deliliniz
بِهٰذَاۜ
bu konuda
اَتَقُولُونَ
söylüyor musunuz?
عَلَى
hakkında
اللّٰهِ
Allah
مَا لَا تَعْلَمُونَ
bilmediğiniz şeyi
﴿٦٨﴾
قُلْ
de ki
اِنَّ
şüphesiz
الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ
uyduranlar
عَلَى
hakkında
اللّٰهِ
Allah
الْكَذِبَ
yalan
لَا يُفْلِحُونَۜ
kurtuluşa eremezler
﴿٦٩﴾
مَتَاعٌ
bir geçim sürerler
فِي الدُّنْيَا
dünyada
ثُمَّ
sonra
اِلَيْنَا
bizedir
مَرْجِعُهُمْ
dönüşleri
ثُمَّ
sonra
نُذ۪يقُهُمُ
tattırırız
الْعَذَابَ
azabı
الشَّد۪يدَ
şiddetli
بِمَا
dolayı
كَانُوا يَكْفُرُونَ۟
inkâr etmelerinden
﴿٧٠﴾
◄
٢١٥
- 215
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.