18 Ağustos 2022 - 20 Muharrem 1444 Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Duhâ Suresi 7. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve vecedeke dâllen fehedâ

Ve seni, yol yitirmiş bulup da yol göstermedi mi sana?

Hz. Muhammed (s.a.a)'in, çocukken Mekke vâdilerinde yol yitirdiği ve Ebu-Cehl tarafından bulunup dedesi Abdülmuttalib'e götürüldüğü rivayet edilmiştir... Devamı..

Şaşkın ve bunalmış bir durumda iken hidayet (ve inayet) buyurmadı mı? (İlim, hikmet ve ibadet yolunu açmadı mı?)

Seni sapık insanların arasında bulup da, seni doğru yola eriştirip kurtuluşa eriştirmedik mi? Veya çocuk iken kaybolduğunda seni bulup teslim etmedik mi? Veya din, şeriat nedir bilmezdin bunları sana gösterip öğretmedik mi?

Senin, peygamberlikten, Kur'ândan, şeriattan habersiz başına buyruk bir kavim içinde tek başına olduğunu, hidayeti arzuladığını görüp seni hidayete erdirmedi mi, insanlığa rehber yapmadı mı, insanları sana yönlendirmedi mi?

Seni hidayetten habersiz bir halde bulup da hidayete iletmedi mi?

Ve seni yol bilmez iken, 'doğru yola yöneltip iletmedi mi?

Seni, (şeriat hükümlerini) bilmezken, (nübüvvet nimeti ile şer'î) yola koymadı mı?

Vahiyden ve kitaptan haberin olmadığı (şaşkın olduğun) halde, sana doğru yolu göstermedi mi?

Şaşkın halde bulup da yol göstermedi mi?

Seni yoldan azmış bulup, doğru yola koymadı mı?

Seni (din hususunda) yol bilmez iken, doğru yola yöneltmedi mi?

Seni dalâletde gördi, sana hidâyet itdi.

Seni şaşırmış bulup, doğru yola eriştirmedi mi?

Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?

Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi?

Seni bir sapık olarak bulup doğruya iletmedik mi?

Bak 47:19; 48:2.

Seni yol bilmez bulup yola iletmedi mi?

ve seni yol bilmez iken yola koymadı mı?

Seni şaşırmış bulup, doğru yolu göstermedi mi?

Seni (çocukluğunda) gaaib olmuş bulub da yolunu doğrultmadı mı?

Hem (sen henüz peygamberlik ve şer'î hükümlerden) habersiz iken seni bulup, yol göstermedi mi?

Sonra seni sapmış bir halde bulup da, sonra doğru yola iletmedi mi?

O, seni yolunu şaşırmış bulunup da sana yol göstermedi mi?

Seni yolunu şaşırmış gördü de doğru yola götürmedi mi? [²]

[2] Sen ahkâm-ı şer'iye'yi bilmiyorken sana Kitap vermedi mi?

O, seni şaşırmış² bulup da (sana) doğru yolu göstermedi mi?³

2 Ayette “dâllen” kelimesi geçmektedir. Bu ise sapan, şaşıran anlamındadır. Eğer bir kimse doğru yolu reddetmiş sapmış veya terk etmiş ise o zaman “sa... Devamı..

Ve seni (kitap ve iman nedir) bilmezken bulup hidayete eriştirmedi mi?

(Buradaki “dallin” kelimesi Arapçada birkaç anlama gelir. Bir manası “sapıklıktır.” İkinci manası, yol bilmeyen ve yol ayrımında şaşkınlık içinde hang... Devamı..

Seni kitaptan, imandan haberi olmayan (42. Şura: 52) yol bilmez bir kişi olarak bulup da, Kur’an’la tanıştırıp doğru yola iletmedi mi?

Seni şaşkın bulup doğru yola iletmedi mi?

Seni şaşkın bulup kolundan tutmadı mı?

İçinde bulunduğun ortamdan, çaresizliklerden bunalmıştın. Ne yapacağını bilmez ne söyleyeceğini bilmez şaşırmış bir haldeydin. Kendini uzaklara atıyor, insanlardan ayrı durarak, sürekli kurtuluş yolu arıyordun. Şaşkınlık ve umutsuzluk içindeydin. Rabbin seni bu halde bulmadı mı? Hatırla o zamanları! Ne kadar içine kapanık, ne kadar düşünceli, ne kadar şaşırmış haldeydin? Rabbin seni o halde bulup yol göstermedi mi? Bilgilerin doğrusunu sana öğretmedi mi? Sana kitaptan bilgiler vererek aydınlatmadı mı? Sen karanlıklarda dolaşırken sana aydınlığı göstermedi mi? Rabbinin hidayeti aydınlık olarak hayatına bir kuşluk vakti gibi, doğmadı mı? Geceni sabaha doğurmadı mı?

Şaşkınken seni bulup doğru yola ulaştırmıştı. [*]

Burada mesaj Hz. Muhammed’in hakikati bilmemesi nedeniyle risalet öncesi dönemdeki şaşkınlığıdır. Ayetteki [dallen] kelimesi “sapkın” değil, “şaşkın” ... Devamı..

Seni, ne yapacağını bilmez bir durumda bulup,¹ hak yola iletmedi mi?

1 Dâll: Yitik, hangi yola gireceği hususunda şaşkın yahut yanlış yola giden, yolunu sapıtmış manalarına gelir. “Sizin arkadaşınız şaşırmadı, azıtmadı ... Devamı..

Ve yolunu kaybetmiş görüp seni doğru yola ulaştırmadı mı?

Seni bir arayış ve bocalayış içinde bulup sana vahiyle doğru yolu göstermedi mi? 16/9, 17/9, 27/40

Yine O seni yolunu kaybetmiş bulup doğru yola yöneltmişti.[⁵⁷⁷⁹]

[5779] Krş: “Sen bundan önce kitap nedir iman nedir bilmezdin” (42:52). Dalâl lugavî anlamı olan “şaşırmak” mânasınadır (12:8, 26:20; 2:282). Kavminin... Devamı..

Ve seni bir şaşırmış halde buldu da doğru yolu göstermedi mi?

Seni dinin hükümlerinden habersiz bulup seçerek dosdoğru yola koymadı mı?

Hz. Peygamber (a.s.) hayatında hiçbir zaman akıl ve din yönünden sapık olmamıştır. Puta hiç tapmamış, Allah’ın birliğine küçüklüğünden beri inanmıştır... Devamı..

Seni şaşırmış bulup yola iletmedi mi?

Seni şaşkın[*] görüp yol gösterdi.

[*] Toplumdaki yanlış tutum ve davranışları görüyor fakat ne yapacağını bilemiyordu.

Seni dalalette bulup, doğru yolu göstermedi mi?

Sen şaşırmışken O sana yol göstermedi mi?

Seni şaşırmış olarak bulup da kılavuzluğunu üstlenmedi mi?

daħı buldı seni azmıssañ pes ŧoġru yol gösterdi.

Daḫı seni azmış ṭapup saña hidāyet virmedi mi?

Sənin şaşqın (yaxud: uşaq vaxtı Məkkə vadisində azmış) vəziyyətdə tapıb yol göstərmədimi?!

Did He not find thee wandering and direct (thee)?

And He found thee wandering, and He gave thee guidance.(6183)

6183 (2) The Prophet was born in the midst of the idolatry and polytheism of Makkah, in a family which was the custodian of this false worship. He wan... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.