25 Mayıs 2024 - 17 Zi'l-ka'de 1445 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tevbe Suresi 80. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İstaġfir lehum ev lâ testaġfir lehum in testaġfir lehum seb’îne merraten felen yaġfira(A)llâhu lehum(c) żâlike bi-ennehum keferû bi(A)llâhi verasûlih(i)(k) va(A)llâhu lâ yehdî-lkavme-lfâsikîn(e)

İstersen onların yarlıganmalarını dile, istersen dileme. Suçlarının örtülmesi için yetmiş kere niyaz etsen gene de Allah, kesin olarak yarlıgamaz onları. Bu da, Allah'ı ve Peygamberini inkar etmeleri, kafir olmaları dolayısıyladır ve Allah buyruktan çıkan kötü topluluğu doğru yola sevketmez.

(Ey Nebim!) Sen, artık onlar için ister bağışlanma dile, yahut onlar için istiğfar dileme!.. (Değişen bir şey olmayacaktır.) Eğer onlar için yetmiş kere bağışlanma dilesen de, Allah onları kesinlikle bağışlamayacaktır. Bu, onların Allah’ı ve Elçisini gerçekten inkâr ve nankörlük etmeleri dolayısıyladır. Allah fasıklar topluluğunu hidayete ulaştırmayacaktır.

Şimdi o münafıkların bağışlanmaları için, Allah'a ister dua et, ister etme, hiç birşey değişmeyecektir. Onlar için istersen, yetmiş kez af dile, Allah'ı ve O'nun elçisini inkâra yeltenmelerinden dolayı Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, böylesine kötülüğe batmış bir toplumu, doğru yola çıkarmaz.

Onlar için bağışlanma dile, yahut bağışlanma dileme; onlar için yetmiş kere bağışlanma dilesen de Allah onları aslâ affetmeyecek, aslâ koruma kalkanına almayacak. Bu, onların, Allah'ı ve Rasulünü inkârda ısrar etmeleri, küfre saplanmaları sebebiyledir. Allah hak dinin, doğru ve mantıklı düşünmenin dışına çıkan fâsık, âsi, bozguncu bir kavmi doğru yola sevketme lütfunda bulunmayacak, hidayet, başarı, nasip etmeyecek.

Onlar için ister bağışlanma dile ister dileme. Sen onlar için yetmiş kere bağışlanma dilesen de Allah onları bağışlamayacaktır. Bu, onların Allah'ı ve Peygamberini inkar etmelerinden dolayıdır. Allah fasıklar topluluğunu doğru yola eriştirmez.

Sen, onlar için ister bağışlanma dile, istersen dileme. Onlar için yetmiş kere bağışlanma dilesen de, Allah onları kesinlikle bağışlamaz. Bu, gerçekten onların Allah'a ve elçisine (karşı) nankörlük etmeleri dolayısıyladır. Allah fasıklar topluluğuna hidayet vermez.

Ey Rasûlüm, o münafıklar için, ister mağfiret dile veya mağfiret dileme. Onlar için yetmiş defa mağfiret istesen de, yine Allah, onları asla bağışlayacak değil... Bu mağfiretten mahrum edilişleri şundandır: Çünkü onlar, Allah'ı ve Rasûlünü tanımadılar, inkâr ettiler. Allah ise, öyle fasıklar topluluğuna hidayet etmez.

Onlar için, ister istiğfar et ister etme, onlara yetmiş kere (çok demek) de istiğfar dilesen, Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü onlar, Allah’ı ve Resulünü yalanladılar. Ve Allah, bile bile yoldan çıkanları hidayete erdirmez.

Onlar için ister af dile, ister dileme; onlar için yetmiş defa af dilesen de Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Peygamberini inkâr etmelerinden dolayıdır. Allah, fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez.

Sen onlarçin, bağışlanmayı ister umun, ister umunma, yetmiş kez, onlarçin bağışlanmak umunsan da hiç de bağışlamaz Allah onları, bu onların hem Allaha, hem de peygamberine karşı kâfir olduklarından; buyrumdan dış ulusa Allah doğru yolu göstermez

(Ey Resul!) Onlar için ister af dile ister af dileme. Onlar için yetmiş defa da af dilesen Allah onları bağışlamayacaktır. Bu, Allah'ı ve resulünü inkâr etmelerindendir. Çünkü Allah, böylesine kötülüğe batmış bir topluluğu doğru yola çıkarmaz. 

Bkz. 9/113Münafıkların başı durumunda olan Abdullah b. Ubeyy yatağında ölümle pençeleşirken oğlu Abdullah, Hz. Peygambere gelerek babasının bağışlanma... Devamı..

Münâfıklar içün ister mağfiret taleb it, ister itme, Allâh ânları ’afv itmiyecekdir. Çünki: Allâh’a ve rasûlüne inanmıyorlar, Allâh fâsık kavmi tarîk-i hidâyete sevk itmez.

Onların ister bağışlanmasını dile, ister dileme, birdir. Onlara yetmiş defa bağışlanma dilesen Allah onları bağışlamayacaktır. Bu, Allah'ı ve Peygamberini inkar etmelerinden ötürüdür. Allah fasık topluluğu doğru yola eriştirmez.*

Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmiş olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez.

Onların bağışlanması için Allah’a ister dua et ister etme; onların affedilmesi için yetmiş kere de dua etsen Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü onlar Allah ve resulünü inkâr etmişlerdir. Allah günaha batmış kimseleri doğru yola iletmez.

(Ey Muhammed!) Onlar için ister af dile, ister dileme; onlar için yetmiş kez af dilesen de Allah onları asla affetmeyecek. Bu, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmelerinden ötürüdür. Allah fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez.

 Münafıkların reisi Abdullah b. Übeyy, ölüm hastalığına yakalandığı zaman oğlu Abdullah, Resûlullah (s.a.)’a gelerek babası için istiğfâr etmesini ist... Devamı..

İster onlar için bağışlanma dile, ister bağışlanma dileme. Onlar için yetmiş kere bağışlanma dilesen bile ALLAH onları bağışlamıyacaktır. Çünkü onlar ALLAH ve elçisini yalanladılar. ALLAH yoldan iyice çıkmış toplumları doğruya iletmez.

Muhammed, kendi amcaları ve yakın akrabaları için bile şefaatte bulunamazken, hiç tanımadığı insanlara nasıl şefaat edebilir? İbrahim, babasına şefaat... Devamı..

Onlar için Allah'dan ister mağfiret dile, ister dileme. Onlar için yetmiş kere mağfiret dilesen de yine Allah onları affetmeyecektir. Bu, onların Allah'ı ve Resulünü inkâr etmelerinden dolayı böyledir. Allah, böylesine baştan çıkmış fasıklar güruhuna hidayet etmez.

Onlar için dile istigfar et dile etme, onlar için yetmiş kerre istigfar da etsen Allah onlara hiç de mağfiret edecek değil, böyle, çünkü onlar Allahı ve Resulünü tanımadılar, Allah ise öyle baştan çıkmış fasıklar güruhuna hidayet etmez

(Resûlüm!) Onlar (ın bağışlanması) için ister af dile, ister dileme (hiç fark etmez!) Onlar için (bir değil,) yetmiş kere af dileyip yalvarsan da Allah ve Resûlü’nü inkâr etmelerinden ötürü, Allah onları asla affetmeyecektir! Allah, fâsıklar (kâfirler) topluluğunu (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe), doğru yola iletmez.

Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme. Onlar için yetmiş defa¹ bağışlanma dilesen de yine Allah onları bağışlamayacaktır. Bu, onların Allah'ı ve Resul'ünü küfretmelerindendir.² Allah, fasık³ olan halkı doğru yola iletmez.

1- Onlar için istediğin kadar af dile. 2- Bile bile gerçeğin üzerin örtmektedirler; gerçeği görmezden gelmektedirler. 3- Günaha sapan. Vahyin ... Devamı..

(Habîbim) onlar için (diler) İstiğfaar et (Allahdan mağfiret iste, diler) istiğfaar etme. Eğer onlar için yetmiş defa, istiğfaar dahi etsen yine Allah kendilerini kat'iyyen yarlığayacak değildir. Bu, böyledir. Çünkü Allâhı ve resulünü inkâr ile kâfir olmuşlardır. Allah ise (öyle îmandan ve itaatden çıkmış) faasıklar güruhuna hidâyet etmez.

(Habîbim, yâ Muhammed!) Onlar için ister mağfiret dile, ister onlar için mağfiret dileme (hiç fark etmez)! Eğer onlar için yetmiş def'a da istiğfâr etsen, Allah onları aslâ bağışlamayacaktır! Bu, şübhesiz ki onların, Allah'ı ve Resûlünü inkâr etmeleri sebebiyledir. Allah ise, (inkârlarındaki ısrarları yüzünden) fâsıklar topluluğunu hidâyete erdirmez.

Onlar için istersen bağışlanma dile, istersen bağışlanma dileme, hatta yetmiş defa da onların bağışlanmalarını dilesen, asla Allah onları bağışlamayacak. Çünkü onlar Allah ve elçisini inkâr ettiler. Allah, yoldan çıkmış bir topluluğu asla doğru yola iletmez.

Onlar için ister yarlıgama dile, ister yarlıgama dileme. Onlar için yetmiş kere de yarlıgama dilesen yine de Allah onları hiç yarlıgamıyacaktır. Bu böyledir. Çünkü, gerçekten onlar Allah’ı, peygamberini tanımazlık ettiler. Allah iki yüzlüler takımına doğru yolu göstermez.

Onlar için ister istiğfar et, ister istiğfar etme, hepsi birdir. Onlar için yetmiş kere istiğfar etsen bile yine Allah onları yarlıgamayacaktır. Bu keyfiyet onların Allah/ı ve peygamberini tanımadıklarından dolayıdır. Allah fasık kavmi [¹] hidayete erdirmez.

[1] Küfürde mütemerrit olan kavmi.

(Ey Muhammed!) Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez!). Onlar için yetmiş defa²¹ af dilesen bile Allah onları yine bağışlamaz. Bu onların Allah’ı ve elçisini inkâr etmiş olmaları sebebiyledir. Zira Allah yoldan çıkmış topluluğu [kavm] doğru yola iletmez.

21 Buradaki yetmiş sözü “kesretten kinaye”dir. Yani çokluk ifade eder. Edebî bir sanattır. Ne kadar çok bağışlanma dilersen dile anlamındadır.... Devamı..

Onlar için bağışlanma dile veya dileme, birdir. Onlar için yetmiş defa bağışlanma dilesen, yine de Allah onları bağışlamayacaktır. Bu, Allah'ı ve peygamberini inkâr etmelerinden ötürüdür. Allah yoldan çıkan topluluğu hidayete eriştirmez.

EyMuhammed! Onların bağışlanması için ister af dile, ister dileme,hiç fark etmez! Çünkü onlar için bir değil, yetmiş kere af dileyip yalvarsan bile, yine de Allah onları affetmeyecektir! Çünkü onlar, Allah’ı ve Elçisini tanımayıp emirlerine başkaldırarak inkâr ettiler. Allah ise, kötülükte inatla direten ve ısrarla yoldan çıkmak isteyen böyle fâsık bir topluluğu doğru yola iletmez.
Hâl böyleyken:

Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme!
Onlar için yetmiş kere bağışlanma dilesen de Allah onları asla bağışlamayacaktır.
Bu, Allah’ı ve O’nun rasûlünü inkâr ettikleri sebebiyledir.
Allah, Yoldan Çıkıp Sapmış / Fâsık Kavm’i hidayete eriştirmez.

Resulüm! onlar için Allah'a ne kadar yalvarırsan yalvar farketmez: Onlar adına istersen yetmiş kere özür dile, Allah onları yine de affetmeyecektir. Neden mi? Çünkü Allah ve resulünü inkar ettiler. Çünkü Allah, asî ruhlu toplumlara yol vermez.

Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme fark etmez. Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu onların Allah ve Resulünü inkâr etmiş olmalarındandır. Allah bozguncu bir topluluğu doğru yola iletmez.

Onlar için ister af dile, ister dileme; onlar için yetmiş kez af dilesen de Allah onları asla affetmeyecektir. [*] Bu, onların Allah’ı ve Elçisini inkâr etmelerinden ötürüdür. Allah yoldan çıkanlar topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.

Burada geçen 70 sayısı “rakamsal bir değer” ifade etmenin ötesinde “çokluk” anlamına alınmalıdır. Çünkü kastedilen 70 kere af dileme sonuç vermese de ... Devamı..

(Ey Muhammed!) Onlar için (Allah’tan) ister af dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kere¹ af dilesen de Allah, onları Allah’ı ve Elçisini inkâr etmelerinden dolayı, asla affetmeyecektir. Ve (şunu iyi bilin ki) Allah böyle fasık bir toplumu, asla dosdoğru yola ulaştırmaz.

1 Bu yetmiş rakamı, çokluktan kinâyedir. Ve “sen onlar için ne kadar çok istiğfar edersen, et” demektir.

(İmdi,) onların bağışlanmaları için [Allah’a] ister dua et, ister etme, [hiçbir şey fark etmeyecektir; çünkü] onlar için istersen yetmiş kez ¹¹⁰ af dile, Allah’ı ve O’nun Elçisi’ni inkara yeltenmelerinden ötürü Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, böylesine kötülüğe batmış bir topluluğu doğru yola çıkarmaz. ¹¹¹

110 Yani, pek çok kere. Arapça’da “yetmiş” sayısı genellikle “çok, pek çok” anlamında kullanılır, tıpkı “yedi” sayısının da “muhtelif” sözcüğünün eşan... Devamı..

Onların affedilmesi için ister istiğfar/bağışlanma dile ister dileme fark etmez. Onlar için yetmiş defa bile bağışlanma dilesen Allah onları yine de bağışlamayacaktır. Bu onların Allah’a ve Elçisine nankörlük etmelerinden dolayıdır. Zira Allah yoldan çıkmış fasık toplumu amacına ulaştırmaz. 9/113- 114, 63/6, 65/8, 9/24, 32/18...20

Onların bağışlanmaları için Allah’tan ister af dile, ister dileme:[¹⁴⁹⁴] Onlar için Allah’tan yetmiş kez af dilemiş olsan dahi, artık Allah onları asla affetmeyecektir.[¹⁴⁹⁵] Bunun nedeni, onların Allah’a ve O’nun Elçisi’ne ısrarla nankörlük etmeleridir; zira Allah (fıtrat) yolundan sapmış kimseleri doğru yola yöneltmez.[¹⁴⁹⁶]

[1494] 80-113. âyetlerin Abdullah b. Ubeyy hakkında indiği kesin değildir. Taberî, tarihinde İbn Ubeyy’in Munâfıkun sûresinden sonra çok yaşamayıp öld... Devamı..

(Ey Muhammed, Rabbinden) Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de fark etmez (bil ki) onlar için yetmiş defa bağışlanma dilesen de, Allah onları asla bağışlayacak değildir. Çünkü onlar Allah'ı (Ayetlerini) ve Resulünü inkar ettiler. Allah ise (imandan ve itaatten çıkan böyle) bozguncu bir topluluğu elbette doğru yola iletmez.

Onlar için ister af dile, ister dileme (fark etmez. ) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmiş olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez.

Onlar için istiğfarda bulun veya onlar için istigfarda bulunma. Eğer onlar için yetmiş defa mağfiret taleb edecek olsan, elbette Allah Teâlâ onlara mağfiret etmeyecektir. Çünkü onlar Allah Teâlâ'yı ve Resûlünü inkar ettiler. Allah Teâlâ ise fâsıklar olan bir kavme hidâyet etmez.

Onlar için sen ister Allah'tan af dile, ister dileme. Yetmiş kere bile istiğfar etsen, Allah onları asla affetmeyecektir. Evet, böyle! Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü tanımayıp karşı geldiler. Allah da böylesi fâsıklar güruhunu hidâyet etmez, emellerine kavuşturmaz. {KM, Matta 18, 22}

Fısk, her türlü hususta diretmek ve hududun dışına çıkmak demektir. “Lâ yehdî’l-kavme’l-fâsikîn” demek, Allah onları emellerine ulaştırmaz demektir. Z... Devamı..

Onlar için ister af dile, ister dileme, onlar için yetmiş defa af dilesen, yine Allah onları affetmez. Böyledir, çünkü onlar Allah'ı ve Elçisini tanımadılar; Allah, yoldan çıkan kavmi yola iletmez.

Onlar (münâfıklar) içün istiğfâr itsen ve istiğfâr itmesen müsâvîdir. Eğer onlar içün yetmiş kere istiğfâr itsen Allâh ve Rasûl'üne küfür iyledikleri cihetle Allâh onları mağfiret itmez. Allâh fâsık olan kavmi hidâyet iylemez. [²]

[2] Reîsu'l münâfîkîn Abdullah bin Ebî Hâl ihtizârda iken muhlislerden olan oğlı nezd-i risâlete gelerek babasıyçün istiğfâr buyurmasını ricâ itmekle ... Devamı..

Bağışlanmaları için ister talepte bulun, ister bulunma. Bağışlanmaları için yetmiş kere de yalvarsan Allah onları asla bağışlamayacaktır. Bu böyledir. Çünkü onlar Allah’ı ve elçisini görmezlikten gelmişlerdir. Allah, yoldan çıkan fasıklar topluluğunu yola getirmez.

Onlar için ister bağışlanma dile ister dileme, Onlar için yetmiş kere bağışlanma dilesen bile Allah onları bağışlamayacaktır. Bu onların Allah'a ve Resulü'ne nankörlük etmelerinden dolayıdır. Allah fasık topluluğa yol göstermez.

Onlar için ister af dile, ister dileme. Yetmiş kere de af dilesen Allah onları bağışlayacak değildir. Çünkü onlar Allah'a ve Resulüne nankörlük etmişlerdir. Allah ise fasıklar güruhuna yol göstermez.

İster af dile onlar için, ister dileme. Yetmiş kez af dilesen de onlar için, Allah onları affetmeyecektir. Çünkü onlar Allah'ı da resulünü de inkâr ettiler. Allah, yoldan çıkmış böyle bir topluluğa kılavuzluk etmez.

yarlıġamaķ dile anları yā yarlıġamaķ dileme anları eger yarlıġamaķ dilerseñ anları yitmiş gez hergiz yarlıġamaya Tañrı anları. şol [100a] andan ötürüdür kim anlar kāfir oldılar Tañrı’ya daħı resūlını. daħı Tañrı ŧoġru yol göstermez ķavma kim fāsıķlardur.

Gerek istiġfār eyleye anlara, gerek istiġfār eylemeseñ anlara. Eger istiġfāreyleseñ anlara yitmiş kez daḫı artuḳ, pes Tañrı Ta‘ālā anlar günāhını baġış‐lamaz. Ol anuñ gibi olmaḳ kāfir olduḳları‐çundur Tañrı Ta‘ālāya daḫı,resūline daḫı. Tañrı Ta‘ālā hidāyet virmez fāsıḳlara.

(Ya Peyğəmbərim!) Onlar (o münafiqlər) üçün istər bağışlanma dilə, istər diləmə; onlar üçün yetmiş dəfə bağışlanma diləsəndə, yenə Allah onları bağışlamayacaq. Bu onların Allahı və Onun Peyğəmbərini inkar etmələrinə görədir. Allah fasiq tayfanı doğru yola yönəltməz!

Ask forgiveness for them (O Muhammad), or ask not forgiveness for them; though thou ask forgiveness for them seventy times Allah will not forgive them. That is because they disbelieved in Allah and His messenger, and Allah guideth not wrongdoing folk.

Whether thou ask for their forgiveness, or not, (their sin is unforgivable): if thou ask seventy times(1334) for their forgiveness, Allah will not forgive them: because they have rejected Allah and His Messenger. and Allah guideth not those who are perversely rebellious.

1334 An awful warning for those who actively oppose the Cause of Allah. The Holy Prophet was by nature full of mercy and forgiveness. He prayed for hi... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.