27 Şubat 2021 - 15 Receb 1442 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Târık Suresi 17. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Femehhili-lkâfirîne emhilhum ruveydâ(n)

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Öyle ise) Sen o kâfirlere (ve hain nankörlere şimdilik) mühlet ver ve biraz süre tanı. (Allah’ın va’adini ve kudretini ileride ve kesinlikle herkes görüp anlayacaktır.)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Artık mühlet ver kafirlere mühlet ver onlara az bir müddet.

Abdullah Parlıyan Meali

O halde sen onları kendi hallerine bırak. Onlara ne yapacağımı göreceksin.

Ahmet Tekin Meali

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere, nankörlere mühlet ver. Onları biraz daha kendi hallerine bırak.*

Ahmet Varol Meali

Sen inkârcılara biraz mühlet ver; onlara biraz süre tanı.

Ali Bulaç Meali

Sen kâfirlere bir mühlet ver, az bir süre tanı.

Ali Fikri Yavuz Meali

Onun için, o kâfirlere mühlet ver. Onlara az bir mühlet ver...

Bahaeddin Sağlam Meali

Artık o kâfirlere, az bir mühlet ver. (Kimin üstün geleceğini görecekler.)

Bayraktar Bayraklı Meali

11,12,13,14,15,16,17. Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'ân, hak ile bâtılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı![747]*

Besim Atalay Meali

İmdi, kâfirlere ara veresin, Biraz bırak onları

Cemal Külünkoğlu Meali

Onun için, sen o inkârcılara biraz daha mühlet ver, onları kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecektir).

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak.*

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Artık sen inkârcılara mühlet ver; onlara biraz zaman tanı!

Diyanet Vakfı Meali

11, 12, 13, 14, 15, 16, 17. Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, (nebat ile) yarılan yere yemin ederim ki Kur'an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. O, asla bir şaka değildir. Onlar bir tuzak kurarlar, ben de bir tuzak kurarım. Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).

Edip Yüksel Meali

Öyleyse inkarcılara az bir süre daha tanı.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Onun için kâfirleri imhal eyle: mühlet ver onlara biraz

Erhan Aktaş Meali

Gerçeği yalanlayan nankörlere biraz daha süre tanı, onları kendi hallerine bırak.

Hasan Basri Çantay Meali

(Habîbim) sen şimdilik o kâfirlere mühlet ver, onları biraz gecikdiriver.

Hayrat Neşriyat Meali

(Ey Habîbim!) O hâlde kâfirlere (azâb edeceğimiz vakte kadar) mühlet ver; onlara azıcık süre tanımakla, biraz (kendi hâllerine) bırak!

İlyas Yorulmaz Meali

Doğruları inkâr edenlere zaman tanı, onlara az bir mühlet ver.

İsmail Hakkı İzmirli

Artık kâfirlere mühlet ver, onları biraz bırakıver.

Kadri Çelik Meali

Sen şimdi kâfirlere bir mühlet ver, kendilerine az bir süre tanı.

Mahmut Kısa Meali

Öyleyse, ey Peygamber ve ey Müslüman! Rabb’inin hükmü gelinceye kadar, inkârcılara biraz süre tanı; ilâhî gazâb başlarına çökmeden önce, azıcık daha mühlet ver onlara!

Mehmet Türk Meali

Onun için sen kâfirlere mühlet ver ve onlara biraz zaman tanı.

Muhammed Esed Meali

Öyleyse bırak, hakikati inkar edenler dilediklerini yapsınlar, yapsınlar kısa bir süre!

Mustafa Çavdar Meali

Sen o kâfirlere biraz mühlet ver ve onları biraz kendi hallerine bırak. 16/61, 35/45

Mustafa İslamoğlu Meali

Şu halde kâfirlere süre ver, sadece kısa bir süre…

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Artık kâfirlere mühlet ver, onları biraz bırak.

Suat Yıldırım Meali

Öyleyse o kâfirleri [31, 24]kendi hallerine bırak! (yakında sana desteğimiz gelecektir. )

Süleyman Ateş Meali

Hele sen o kafirlere mühlet ver, biraz bırak onları (bildiklerine gitsinler).

Süleymaniye Vakfı Meali

Öyleyse o kâfirlere[*] süre (fırsat) ver. Evet, onlara biraz süre (fırsat) ver.*

Şaban Piriş Meali

-Kafirlere mühlet ver, onlara biraz süre tanı.

Ümit Şimşek Meali

Onun için sen o kâfirlere mühlet ver; bir süre onları kendi hallerine bırak.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

O halde, o küfre batmışlara mühlet ver, süre tanı onlara birazcık...

Eski Anadolu Türkçesi

pes mühlet vir kāfirlere mühlet vir anlara az [314a] mühlet virmek.

Bunyadov-Memmedeliyev

Elə isə (ya Peyğəmbər!) kafirlərə möhlət ver! Onlara azacıq möhlət ver!

M. Pickthall (English)

So give a respite to the disbelievers. Deal thou gently with them for a while.

Yusuf Ali (English)

Therefore grant a delay to the Unbelievers: Give respite to them gently (for awhile).(6079)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.