2 Ağustos 2021 - 23 Zi'l-Hicce 1442 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tekvîr Suresi 23. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Ve lekad raâhu bil-ufuki-lmubîn(i)

Andolsun O (Peygamber), onu (Cebrail’i ve İlahi tecelliyi) apaçık bir ufukta (iken) görmüşlerdir.

Ve andolsun, onu, apaydın tanyerinde gördü.

Andolsun Muhammed vahiy getiren Cibrîl'î berrak bir ufukta gördü.

Andolsun o Cibril'i apaçık, ufukta gördü.*

Andolsun ki o, onu apaçık bir ufukta görmüştür.

Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.

And olsun ki, Peygamber, o Cebrâil'i açık ufukta gördü.

Andolsun! O, O’nu açık ufukta (maddi âlemin gayba açılan ufkunda) gördü.

22,23,24. Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.

Apaçık bir ufukta, evet O'nu görmüştür!

Şüphesiz (Muhammed) onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.*

And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür.

Andolsun o, Cebrâil’i apaçık ufukta gördü.

Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.

Onu apaçık bir ufukta görmüştür.*

Andolsun o, Cebrail'i açık ufukta gördü.

Vallahi gördü onu açık ufukta

Ant olsun o, onu açık ufukta gördü.¹*

Andolsun ki O (saahibiniz) onu apaçık ufukda görmüşdür.

And olsun ki, onu (Cebrâîl'i) apaçık, ufukta gördü.

O, (daha önce) vahiy meleğini açık bir ufukta görmüştü.

* O, elçiyi el ayak yetişmeyecek yüksek bir kenarda görmüştü.

Şüphesiz o (Peygamber), onu (Cebrail'i) apaçık bir ufukta görmüştür.

O, gerçekten de Cebrail’i görmüştü; hem de onu, güpegündüz berrak bir ufukta, 600 kanadıyla yerle gök arasını kaplamış bir hâlde, aslî şekliyle görmüştü. (53. Necm: 7-9)

And olsun, onu Açık Ufuk’ta gördü.

Yemin olsun ki onu (Cebrail’i) apaçık ufukta görmüştü. [*]*

Yemin olsun o (Peygamber), Cebrâil’i apaçık ufukta gördü.¹*

o gerçekten [meleği] gördü, berrak bir ufukta [gördü] onu; 8

Andolsun ki onu, berrak bir ufukta görmüştür. 53/1...15

Doğrusu o, meleği berrak bir ufukta görmüştür;[5603]*

Andolsun ki, onu apaçık ufukta gördü.

O, vahyi getiren elçi Cebrail'i, apaçık ufukta görmüştü. [53, 13-16]

Andolsun (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür.

O, Cebrail’i apaçık ufukta görmüştür.

Onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.

And olsun, onu apaçık ufukta gördü.(10)*

Yemin olsun ki, onu apaçık ufukta gördü.

daħı bayıķ gördi anı yir gök ķıranında bellü.

Taḥḳīḳ gördi Cebrā’īli gökler ḳırañında.

And olsun ki, (Peyğəmbər!) onu (Cəbraili) açıq (ən uca) üfüqdə gördü.

Surely he beheld him on the clear horizon.

And without doubt he saw him in the clear horizon.(5991)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.