22 Ocak 2022 - 19 Cemaziye'l-Ahir 1443 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nâzi’ât Suresi 45. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

İnnemâ ente munżiru men yaḣşâhâ

Sen ancak, korkanı korkutansın.

Sen, sadece ondan (kıyamet ve ahiret olgusundan) ’içi titreyerek korkanlar’ için bir uyarıcısın.

Sen ancak o kıyametten korkanları uyarmak için gönderilmişsin.

Senin, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatarak uyarman, yalnızca kıyametin dehşetinden içleri titreyerek korkanlara fayda sağlar.

Sen sadece ondan korkacak olanı uyarıcısın.

Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın.

Sen, ancak kıyametten korkacakları sakındıran bir peygambersin.

Sen, ancak (azaptan) çekinenler için bir uyarıcısın.

42,43,44,45,46. Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.[718]

[718] Nâzi‘ât sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 339-340.

Sen ancak, çekineni kocundurabilirsin

Sana düşen sadece ondan (kıyametten) korkanı uyarmaktır.

Sen yalnız o günden havf idenlere ihtâr itmekle mükellefsin.

Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın.

Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.

Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.

Senin görevin, sadece ondan korkanları uyarmaktır.

Sen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın.

Sen ancak bir münzirisin ondan haşyet duyacakların

Sen ancak ona huşu duyanlar için bir uyarıcısın.

Sen ondan korkacak kimselere ancak o tehlikeyi haber verensin.

Sen ancak ondan korkan (Müslüman)ları korkutucusun!

Ancak sen, o kıyametten korkanları uyarıcısın.

Sen ancak Allah’tan ürkenleri uyarabilirsin, o kadar.

Sen ancak ondan korkanları Allah azabıyle korkutabilirsin, onlar,

Sen, yalnızca ondan (kıyametten) içi titreyerek korkmakta olanlar için bir uyarıcısın.

Senin görevin ise, sadece, ondan korkanları uyarmaktır.
Büyük Kıyâmetin vaktini soran inkârcılar, üzerinde durulması gereken asıl meseleyi, kendi ecelleri olan Küçük Kıyâmeti unutuyorlar. Oysa uzun zannedilen bu dünya hayatı, o kadar çabuk geçip gidecek ki:

Doğrusu sen, ondan çekinen kimselere bir uyarıcısın.

Senin görevin, kıyametten korkanı uyarmaktır.

Sen, ancak Rabbinin cezasından sakınanları uyarıcısın!

Sen sadece ondan (Son Saat’ten) saygı ile korkanları uyarıcısın.

Sen sadece Rablerinden (sevgiye dayalı bir korku ile) korkanlar için bir uyarıcısın.

Sen ancak ondan korkanları uyar[mak için gönderil]mişsin.

Çünkü senin görevin sadece, onun dehşetinden korkanları uyarmak. 5/99, 11/12

Sen sadece (kıyametten) korkanlara hatırlatıcısın.

Şüphe yok ki sen, ancak ondan korkan bir korkutucusun.

Sana düşen sadece: ondan korkanı uyarmaktır.

Sen ancak, ondan korkacak olanları uyarıcısın.

Sen sadece böyle bir günden korkanı uyarırsın.

Sen ancak ondan korkan kimseye bir uyarıcısın.

Sen ondan korkanlar için bir uyarıcısın.

Sen sadece, ondan korkanları uyaransın.

degülsin sen illā ķorķıdıcı anı kim ķorķar andan ya'nį ķıyāmetdan.

Sen degülsin, illā ögüt virici andan ḳorḳanlara.

Sən ancaq ondan (qiyamətdən) xəbərdar edib çəkindirənsən!

Thou art but a warner unto him who feareth it.

Thou art but a Warner for such as fear it.(5948)

5948 The warning is only effective for those who believe in Allah and in the Final Account. Such men immediately turn in repentance to Allah, and it i... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.