26 Şubat 2024 - 16 Şaban 1445 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Me’âric Suresi 6. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İnnehum yeravnehu be’îdâ(n)

Şüphe yok ki onlar uzak görürler onu.

 Çünkü (inkârcılar), gerçekten onlar, bunu uzak (bir ihtimal) görmektedirler.

O inkârcılar o kıyamet gününü uzak görürler.

Doğrusu onlar, o azâbı uzak bir ihtimal olarak görüyorlar.

Onlar onu uzak görüyorlar.

Çünkü, gerçekten onlar, bunu uzak görüyorlar.

Doğrusu onlar, onu uzak (imkânsız) görüyorlar.

Çünkü onlar, o azabı uzak görüyorlar. (Muhal görüyorlar.)

6,7. Kâfirler o azabı uzak görüyorlar; biz ise onu yakın görmekteyiz.

Onlar, O'nu uzak görüyor

Şüphesiz onlar, o (kıyameti/cehennem azabı)nı uzak görüyorlar.

6,7. Kâfirler kıyâmet gününi imkândan ba’îd görirler, biz ânı yakın göririz.

Doğrusu inkarcılar azabı uzak görüyorlar.

Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.

Doğrusu onlar o azabı ihtimalden uzak görüyorlar.

Doğrusu onlar, o azabı (ihtimalden) uzak görüyorlar.

Onlar onu uzak görüyorlar.

Çünkü onlar onu uzak görürler.

Çünkü onlar onu uzak görürler

Şüphesiz onlar (müşrikler), onu (azabı) uzak görüyorlar. (Böyle bir şeyin olmayacağına inanıyorlar.)

Onlar onu¹ uzak olarak görüyorlar.

1- Kıyameti.

Filhakıyka onlar bunu (imkândan) uzak görürler,

Doğrusu onlar, onu (o azâbı akıldan) uzak görüyorlar.

İnkâr edenler o azabın başlarına gelmesini çok uzak görüyorlar.

Gerçekten onlar o günü uzak görüyorlar.

Kâfirler o günü uzak görürler,

Muhakkak ki onlar onu/azabı (kendilerine) uzak görüyorlar.

Çünkü gerçekten onlar, bunu (kıyameti) uzak görmektedirler.

Gerçi inkârcılar onun gerçekleşeceği vakti uzak görüyorlar.

Onlar, bunu uzak görüyor;

5,6,7. Sabırlı ol. // insanlar bunu uzak gibi görse de // bize göre felaket / BEDİR, yakındır.

Şüphesiz inkâr edenler azabı kendilerinden uzak görüyorlar.

Doğrusu onlar, o (hesabı) uzak (ihtimal) görüyorlar.

6,7. Doğrusu onlar, o azabı (ihtimâlden) uzak görüyorlarsa da Biz, onu pek yakın görüyoruz.

bak, insanlar ⁶ o [hesaba] uzak bir şey olarak bakıyorlar,

6 Lafzen, “onlar”.

Çünkü onlar hesap gününü çok uzak bir ihtimal olarak görüyorlar. 27/71-72, 29/53...55

Çünkü onlar (Hesap Günü’nü) çok uzak bir ihtimal olarak görüyorlar;

Onlar o azabı (ihtimalden) uzak görüyorlar.

Şüphesiz onlar O’nu (azabı) uzak görüyorlar.

Şüphe yok ki, onlar onu uzak görürler.

6, 7. Onlar, o günü çok uzakta zannediyorlar, ama Biz yakın olduğunu biliyoruz.

Onlar onu uzak görüyor(lar).

Onlar, 'azâbı uzak görirler.

Onlar o günü uzak görüyorlar;

Onlar bunu uzak görüyorlar.

Onlar o günü uzak görüyorlar.

Onlar onu çok uzak görüyorlar.

bayıķ anlar görürler anı ya'nį 'aźābı ıraķ.

Anlar anı ıraḳ görürler

Şübhəsiz ki, onlar (müşriklər) onu (o əzabı) uzaq görürlər (ona inanmırlar).

Lo! they behold it afar off

They see the (Day) indeed as a far-off (event):


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.