Ve-in fâtekum şey-un min ezvâcikum ilâ-lkuffâri fe’âkabtum feâtû-lleżîne żehebet ezvâcuhum miśle mâ enfekû(c) vettekû(A)llâhe-lleżî entum bihi mu/minûn(e)
Ve eşlerinizin nikah paralarından bir miktarı, onlar gider de, elinizden çıkarsa nöbet size gelince, kafir kadınlarından inanıp size göçen bulununca eşleri gitmiş olanlara, ettikleri masraf kadar para verin ve çekinin o Allah'tan ki siz, ona inanmışsınız.
Ve eğer sizlerden (bazılarının) eşlerinden biri kâfirlere kaçarsa, (ardından) siz de (savaşta onları yenip) ganimete kavuşursanız, (genel paydan) eşleri (kaçıp) gidenlere (bu mağduriyetlerini gidermek üzere mehir olarak) harcama yaptıkları kadarını (o kardeşlerinize) verin. (Böylece) Kendisine iman ettiğiniz Allah’tan korkup (kötülükten vazgeçin).
Müslümanlardan herhangi birinin karısı kaçar da kâfirlere katılırsa, siz de savaşarak kâfirlerden ganimet elde etmişseniz, eşi kaçıp gitmiş olan kimseye, ona vermiş olduğu mehir kadar elinizdeki ganimetten verin. Eğer inanıyorsanız, yolunuzu Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışın.
Eğer kâfirlere kaçan eşleriniz yüzünden herhangi bir kayba uğrarsanız, kâfirleri savaşarak yendiğiniz takdirde, eşleri gitmiş olanlara, harcadıkları kadar ganimetten pay verin. İnandığınız Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun.
Eğer eşlerinizden kâfirlere bir şey gider; siz de (savaşta) ganimet elde ederseniz eşleri gidenlere sarfettikleri (mehirler) kadarını verin. Kendisine iman ettiğiniz Allah'tan da sakının.
Ve eğer eşlerinizden (kafirlere kaçmalarından dolayı) herhangi bir şey kafirlere geçer, böylece siz de (savaşta onları yenip) ganimete kavuşursanız, eşleri (kaçıp) gidenlere (mehir olarak) harcama yaptıklarının bir mislini verin. Kendisine iman ettiğiniz Allah'tan sakının.
Eğer zevcelerinizden biri (dininden çıkıb) sizden kâfirlere kaçar da, sonra siz (o kâfirlerle savaşarak) ganimet alırsanız, zevceleri (kâfirlere) gitmiş olanlara (önceden bu zevcelerine) sarf etmiş oldukları mehir kadar, (bu ganimetten) verin; ve kendisine iman ettiğiniz Allah'dan korkun.
Eğer sizin (kâfir) hanımlarınızdan kâfirlere bir şey geçmiş olursa (ve size gelen) mümin hanımlardan da size bir şey geçerse, hanımları giden mümin erkeklere, hanımlarına verdikleri mehir kadar verin. Ve inanmış olduğunuz Allah’(ın yasalarını çiğnemek)ten sakının.
Eğer birinizin eşi inkârcılara kaçar, ardından onlarla savaşıp ganimet elde ederseniz, eşleri kaçanlara, harcadıkları kadar veriniz. İnanmış olduğunuz Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınınız.
Sizin kadınlardan biri kâfirlere giderse, doyumluğa erdiğiniz sırada, karısı gidene, vermiş olduğunu ödeyesiniz, inanmış olduğunuz Allahtan sakınınız
Eğer eşlerinizden biri (dininden çıkıp) sizden kâfirlere kaçar da sonra siz (o kâfirlerle savaşarak) ganimet alırsanız, zevceleri (kâfirlere) gitmiş olanlara (önceden bu zevcelerine) sarf etmiş oldukları mehir kadar (bu ganimetten) verin. Ve inandığınız Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.
Ey mü’minler! Sizin zevcelerinizden biri kâfirlerin nezdine gider ve siz de ânlardan ganâim alır iseniz zevceleri firâr itmiş olanlara firâr iden zevcenin mihrine müsâvî bir mikdâr ganâim viriniz.
Ey mümin erkekler! Eğer inkar eden (kafir olan) eşlerinize sarfettiklerinizden inkarcılara bir şey geçecek olursa ganimetten, eşleri giden mümin erkeklere sarfettikleri miktar kadarını verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Eğer eşlerinizden biri kâfirlere kaçar[540] ve siz de onlarla çarpışıp ganimet alırsanız, eşleri gidenlere sarf ettikleri (mehir) kadarını verin ve inandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının.
Şayet eşlerinizden biri kâfirlere kaçar, böylece (tazminat ödemek için) sıra size gelmiş olursa, eşleri gitmiş olanlara harcadıklarına denk bir şey verin. İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının.
Eğer eşlerinizden biri, sizi bırakıp kâfirlere kaçar, siz de (onlarla savaşıp) galip gelirseniz, eşleri gitmiş olanlara (ganimetten), harcadıkları kadar verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Kafirlere katılan eşleriniz yoluyla bir şeyler yitirdikten sonra (ganimet veya size katılanlar yoluyla bir şeyler kazanıp) üstün gelirseniz, eşlerini yitirmiş olanlara, onların harcamış oldukları mehir kadar verin. İnandığınız ALLAH'ı sayıp dinleyin.
Eğer eşlerinizden biri, sizden kâfirlere kaçar da siz de savaşta galip durumda olursanız, eşleri gitmiş olanlara ganimetten, harcadıkları kadar verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Ve eğer zevcelerinizden bir şey sizden küffara kaçar, siz de acısını alırsanız zevceleri gitmiş olanlara sarfettiklerinin mislini veriniz ve Allahdan korkunuz, eğer siz ona iyman etmiş mü'minlerseniz
(Ey mü’minler!) Şâyet sizden birinin eşi (dinden dönüp) kâfirlere kaçarsa, (kâfirlerden bu kadınla evlenen kişi, mehir masraflarını o müslüman kardeşinize geri vermezse, cihat sonrasında) ganimet aldığınız zaman, eşleri (kaçıp) gidenlere (mehir olarak) harcama yaptıklarının bir mislini (o ganimetten) verin. Kendisine îmân ettiğiniz Allah’tan sakının.
Eğer eşlerinizden¹ dolayı, bir şeyiniz gerçeği yalanlayan nankörlere geçtiyse, sonra da ödeme sırası size geldiğinde², o zaman eşleri gitmiş olanlara infak ettikleri kadar verin. Ve siz, kendisine iman ettiğiniz Allah'a karşı takva sahibi olun.
Eğer zevcelerinizden bir şey sizden kâfirlere kaçar da siz de muhaarebede ganîmete kavuşursanız zevceleri gitmiş olan (müslüman) lara harcadıkları (mehir) kadar verin. O Allahdan korkun ki siz (hepiniz) Ona inananlarsınız.
Eğer inkârda ısrar edenler tarafına gitmiş eşleriniz sebebiyle bir şeyleriniz inkârcılara geçer de sonra da ödeme sırası size gelirse eşleri gitmiş olan mü’minlere, harcadıkları kadar verin. İman ettiğiniz Allah’a karşı takvalı olun.
Ve eğer (dinden çıkarak sizi terk eden) zevceleriniz(in mehrin)den kâfirlere bir şey geçer (ve onlar mehirlerini size geri vermezler) de (onları savaşta) ta'kib eder (ve onlardan ganîmet alır)sanız, o takdirde zevceleri gitmiş olanlara (ganîmetten), sarf ettikleri (mehir)kadar verin! Ve (O) Allah'dan sakının ki, siz ona îmân eden kimselersiniz!
Ve eğer sizin eşlerinizden dolayı bir şey (mehir) sizin elinizden çıkıp inkârcılara geçtiyse (söz konusu inkârcılar, sizden kendilerine gelen kadınların mehirlerini, bıraktıkları eşlerine geri ödemezlerse), sonra da (onlardan size gelip iman eden kadınların bıraktıkları eşlerine mehirlerini geri) ödeme sırası size gelince, o zaman eşleri (inkârcılara) gitmiş olanlara, infâk ettikleri kadar (mehri) siz (elinizde bulunan maldan) verin ve siz, kendisine iman etmiş olduğunuz Allah’a karşı gelmekten (Allah’ın emirlerine muhalefet etmekten) sakının.*
İnkârcılara giden eşlerinizden size bir şey kalmışsa, bir zaman geçirdikten sonra, (içinizden) eşleri inkârcılara gitmiş müslüman erkeklere, giden kadınlarına harcadıklarının mislini onlara verin. Kesinlikle inanmış olduğunuz Allah dan da korunun.
Eğer eşlerinizin biri tanımazlara kaçarsa, siz de savaşı kazanırsanız eşleri kaçanlara harcadıklarını verin. İnanmakta olduğunuz Allah’tan sakının.
Şâyet zevcelerinizden biri dinden dönerek kâfirlere gider de mehrini alamazsanız siz de akıbeti kazanırsınız [⁹] zevceleri kâfirlere giden o kimselere ganimet malından harcettikleri mehir kadar verin. İman ettiğiniz Allah/tan sakının [¹⁰].
Eğer eşlerinizden biri inkârcılara kaçar ve siz de onlarla çarpışıp ganimet alırsanız, eşleri gidenlere sarf ettikleri ücret/mehir kadarını (ganimetten) veriniz ve inandığınız Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olunuz.
Eğer eşlerinizden biri (dinden dönüp) kâfirlere kaçar da sonra yaptığınız savaşta siz galip gelirseniz, eşleri gitmiş olanlara ganimet malından, harcadıkları (mehir) kadar verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Eğer sizden birinin eşi dinden döner ve kaçıp kafirlere katılırsa , onlar da bu kadına yapılan evlilik bedeli mehir masraflarını geri vermezlerse, arkasından da sıra size gelir. Bu kafirlerden Müslüman olup size katılan bir kadının mehir borcunu onlara öderken veya bu kafirlerle yaptığınız savaşta elde ettiğiniz ganimetleri aranızda pay ederken, önce, o, sizden eşi kaçıp giden kardeşinizin hanımına harcadığı mehir masraflarının karşılığını ayırın. Önce onlara hesaplarını ödeyin. Bunları yaparken, kendisine iman ettiğiniz Allah’tan gelen ilkeler doğrultusunda hayatınıza yön vererek her türlü kötülükten, isyankârlıktan sakının ve adâletten zerre kadar ayrılmayın!
Kâfirler’e eşlerinizden bir şey geçtiyse ve sıra size geldiyse, harcadıkları şeylerin misli kadar eşleri gitmiş olanlara verin! İman ettiğiniz Allah’tan sakınıp korunun!
Sizden onlara, onlardan size kaçan eşleriniz yüzünden bir kaybınız olursa, mağdur kocalara masraflarını verin. İnandığınız Allah'a karşı kendinizi sağlama alın...
Eğer eşlerinizden biri, sizi bırakıp kâfirlere kaçar, siz de galip gelirseniz, eşleri gitmiş olanlara harcadıkları kadar verin! İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının!
Eşlerinizin kâfirlere (kaçması sebebiyle) herhangi bir kaybınız olursa, siz de sonuca ulaşır (galip gelir)seniz, eşleri gitmiş olanlara harcadıkları kadarını (ganimetten) verin! [*] İnandığınız Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun!
Eğer eşlerinizden biri, sizi bırakıp kâfirlere kaçar, siz de (size gelen eşlerinden dolayı o kâfirlere) tazminat ödemek durumunda olursanız, eşleri gitmiş olanlara (o tazminattan eşlerine mihir olarak) harcadıkları kadarını verin.¹ Ve inandığınız Allah’a karşı hata etmekten sakının.
Eğer hanımlarınızdan biri (sizi bırakıp) hakikati inkar edenlere giderse ve siz de buna üzülürseniz ¹⁶ o zaman hanımları bırakıp giden (koca)lara [hanımlarına mehir olarak] harcadıklarına ¹⁷ eşit bir şey verin ve inandığınız Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!
Şayet dinden dönüp kâfirlere kaçan hanımlarınızda hakkınız kalırsa ve siz de o kâfirlerle savaşıp ganimet elde ederseniz bu ganimetten vaktiyle hanımları kâfirlere kaçan müminlere, ödedikleri mehirlerine eşit bir pay verin. İnanıp güvendiğiniz Allah’a karşı gelmekten sakının! 14/2-3, 18/56
Eğer kâfirlere kaçan hanımlarınızdan dolayı herhangi bir mağduriyet yaşarsanız, misillemede bulunarak mahsuplaşın;[⁵⁰⁶⁹] şöyle ki, eşlerin mağdur ettiği kocalara, (karıları için) harcadıklarına denk olan miktarı (onlara gönderilecek meblağdan keserek) siz verin:[⁵⁰⁷⁰] Ama, iman ettiğiniz Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!
Eğer eşlerinizden biri -sizi bırakıp- kâfirlere kaçarsa (sarf ettiği ödenmezse) ve siz de savaşta gâlib gelirseniz, eşleri gitmiş olanlara - ganimetten eşleri için, harcadıkları kadar verin, iman etmiş olduğunuz Allah’a karşı gelmekten korkun.
Eğer eşlerinizden dolayı küffara giderek elinizden bir şey çıkmışsa, acısını (kafirlerden) çıkardığınızda, eşleri gidenlere o harcadıklarının mislini kendilerine verin. Kendisine iman ettiğiniz Allah’tan sakının.
Ve eğer sizin zevcelerinizden bir şey sizden fevt olup kâfirlere geçerse sonra da siz bir ganîmet malı elde etmiş olursanız, artık zevceleri gitmiş olanlara mehr olarak vermiş oldukları şeyin mislini (o ganîmet malından) veriniz ve kendisine imân etmiş olduğunuz Allah'tan korkunuz.
Eğer eşlerinizden biri dinden dönüp kâfirlere kaçar da, sonra yaptığınız savaşta siz galip gelirseniz, eşleri gitmiş olan kocalara ganimet malından, harcadıkları mehir kadar verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Eğer eşleriniz(e sarfettiğiniz mehirler)den herhangibir şey kafirlere gider de, sonra (onlardan da size kaçan kadınlar çıkar ve bu kez mehir ödeme) sıra(sı) size gelirse eşleri giden (mü'minlere) harcadıklarının mislini verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Eğer zevcelerinizden irtidâd ve ve firâr iden kadının mehrinden küffâr zimmetine bir şey geçmiş olsa ve onı tahsîl idememiş iseniz küffâr ile mukâteleden aldığınız ganîmetden o kadınların zevclerine nikâhı mikdârı virin. Ve îmân iylediğiniz Allâh'a ittikâ idin. [¹]
Eşlerinizden biri kâfirlere kaçar, sonra o kafirleri yenerseniz eşleri kaçıp gitmiş olanlara (alacağınız ganimetten) harcadıkları kadar ödeme yapın. İnandığınız Allah’tan çekinerek kendinizi koruyun.
Eşlerinizden kafirlere bir şey geçer de siz de onlara galip gelirseniz, eşleri gidenlere harcadıkları kadar verin. İman ettiğiniz Allah'tan korkun!
Eğer sizden birinin eşi kâfirlere katılır da onun mehri size geri verilmezse, size onlardan bir ganimet geldiği zaman, eşleri gitmiş olanlara, verdikleri mehrin mislini o ganimetten verin. Kendisine iman ettiğiniz Allah'a karşı gelmekten sakının.
Eğer, kâfirler tarafına geçmiş eşleriniz yüzünden bir şeyleriniz inkârcılara gider, sonra da onlardan size kaçan kadınlar yüzünden ödeme sırası size gelirse, eşleri gitmiş olan müminlere, harcadıkları miktarı verin. Kendisine inandığınız Allah'tan korkun.
Agar juftlaringizdan birortasi kofirlar tomoniga o‘tib ketsa-yu, ammo ular o‘sha xotin uchun berilgan mahrni uning eriga qaytarib bermasalar so‘ng sizlar o‘ch olsangiz va o‘lja qo‘lga kiritsangiz, u holda o‘sha o‘ljalardan juftlari kofirlar tomoniga o‘tib ketgan kishilarga ular sarflagan mahr miqdorini beringlar. Hamda o‘zingiz Unga iymon keltiruvchi bo‘lgan Allohdan qo‘rqinglar.
daħı eger geçer ise sizden nesene 'avratlaruñuzdan kāfirlerdür yaña pes ġanimet alursañuz kāfirlerden pes virüñ anlara kim gitdi 'avratları anuñ gibi kim nafaķa eylediler ya'nį daħı ķorķuñ Tañrı’dan ol kim siz aña inanıcılarsız.
Ve eger sizüñ ‘avratlaruñuzdan kimse ḳaçup kāfirlere varsa, pesġanīmet alursañuz kāfirlerden virüñüz ol kişilere ki ‘avratları gitdi ḫarc it‐dükleri māl ḳadarınca. Daḫı ṣaḳınuñuz ol Tañrıdan ki siz aña īmān getür‐mişsiz.
Əgər zövcələrinizdən biri sizdən qaçıb (mehrini geri qaytarmadan) kafirlərə qoşulsa və siz də (onlarla vuruşaraq) qənimət əldə etsəniz, zövcələri (kafirlərin yanına) getmiş kimsələrə (həmin qənimətdən) onların (bu övrətlərə) sərf etdikləri mehr qədər verin. İman gətirdiyiniz Allahdan qorxun!
And if any of your wives have gone from you unto the disbelievers and afterward ye have your turn (of triumph), then give unto those whose wives have gone the like of that which they have spent, and keep your duty to Allah in whom ye are believers.
And if any of your wives deserts you to the Unbelievers,(5426) and ye have an accession (by the coming over of a woman from the other side), then pay to those whose wives have deserted the equivalent of what they had spent (on their dower). And fear Allah, in Whom ye believe.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |