25 Mayıs 2024 - 17 Zi'l-ka'de 1445 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
En’âm Suresi 66. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Vekeżżebe bihi kavmuke vehuve-lhakk(u)(c) kul lestu ‘aleykum bivekîl(in)

Kavmin, Kur'an'ı yalan saymada, halbuki o, gerçektir. De ki: Ben, sizi koruyucu değilim.

Senin kavmin, O (Kur’an) Hakk iken Onu yalanladı. De ki: "Ben üzerinize bir vekil (ve gelecek belaya kefil) değilim" (elbette layıkınızı bulacaksınız).

Tüm bu gerçekler ve Kur'ân, hak olarak ortadayken, senin toplumun bütün bunları yalanladı. De ki: “Ben sizin davranışlarınızdan sorumlu değilim.”

Kur'ân hak bir kitap olduğu, hakça bir düzen getirdiği halde, kavmin Kur'ân'ı yalanladı. Sen onlara:
“Ben sizin adınıza Allah'a karşı savunmanızı yapamam. Allah adına da, sizin üzerinizde zor kullanamam." de.

bk. Hak Dini Kur’an Dili, 3/442.

Gerçek olduğu halde senin toplumun onu (Kur'an-ı kerim'i) inkar etti. De ki: "Ben sizin üzerinize vekil değilim." [6]

6.Sizin hesabınızı görüp cezanızı verecek olan ben değilim.

Senin kavmin, O (Kur'an) hak iken onu yalanladı. De ki: 'Ben, üzerinize bir vekil değilim.'

Kur'an hak olduğu halde, senin kavmin onu yalanladı. Onlara şöyle de: “- Ben, sizin üzerinize gönderilmiş vekil değilim.”

Fakat senin toplumun bu azabı inkâr etti. Hâlbuki o, apaçık bir haktır. De ki: Ben sizden sorumlu sahibiniz değilim. (Benim görevim yalnızca mesajı ulaştırmaktır.)

Kur'ân hak olduğu halde, kavmin onu yalanladı. De ki: “Ben size vekil değilim.”

Yalanladı onu senin ulusun, o haktır, diyesin ki: «Ben size vekil değilim»

O (Kur'an) hak olduğu halde, kavmin onu yalanladı. Onlara şöyle de: “Ben, sizin davranışınızdan sorumlu değilim.”

Senin kavmin âyâtı tekzîb idiyor, ânlara di ki "Ben sizin vekîliniz değilim

Gerçekten, senin milletin Kuran'ı yalanladı. "Cezanızı ben verecek değilim" de.

O (Kur’an) hak olduğu hâlde, kavmin onu yalanladı. De ki: “Ben size vekil (sizden sorumlu) değilim.”[179]

Âyette şu mesaj verilmektedir: “Ben illa da sizi tasdike zorlayacak, yalanlamanızı engelleyecek, sizi Allah adına cezalandıracak, veya azap geldiği ta... Devamı..

O (Kur’an) hak olduğu halde kavmin onu asılsız saydı. De ki: “Ben size kefil değilim.”

Kur'an hak olduğu halde kavmin onu yalanladı. De ki: Ben size vekil (kefil) değilim.  

Âyetin son cümlesi ile Resûlullah’ın görevinin tebliğ ve ikazdan ibaret olduğu belirtilmiştir.

Gerçek olmasına rağmen senin halkın bunu yalanladı. De ki: "Ben üzerinizde gözetici değilim."

Kavmin o (Kur'ân'ı) yalan saydı, halbuki o gerçektir . De ki: " Ben sizin vekiliniz değilim".

Bu böyle hakk iken kavmin buna yalan dedi, de ki üzerinize vekil değilim

O (Kur’ân), hak olduğu hâlde, kavmin onu yalanladı. De ki: “Ben, sizin üzerinize (sadece bir uyarıcıyım, azaptan kurtaracak) vekil değilim.”

O hakkikat¹ olduğu halde halkın onu yalanladı. “Ben üzerinize vekil değilim.” de.

1 – Gerçeklik, doğruluk, yasa, ferman, kural.

O (Kur'an) hak iken kavmin onu yalan saydı. De ki: «Ben sizin üzerinize (gönderilmiş) bir vekîl değilim».

Hâlbuki o (Kur'ân), hak olduğu hâlde kavmin onu yalanladı. De ki: “Ben sizin üzerinize bir vekil değilim!”

Buna rağmen senin kavmin, açıkladığımız ayetler gerçek oldukları halde yalanladılar. Deki “Yalanlamanızdan dolayı ben sizden sorumlu değilim.”

Senin ulusun Kur’an’ı yalan saydı. Oysaki doğrudur. Onlara: "Ben sizin gözeticiniz değilim" de.

Kur/an [⁶] doğru iken kavmin onu yalan saydılar. Onlara de ki «— Ben sizin üzerinize vekil değilim» [⁷]

[6] Veya mev'ut olan azap.[7] Ki sizi tekzipten vaz geçireyim veya kıtal ile tasdika mecbur edeyim.

(Ey Peygamber!) O/Kur’an hak olduğu hâlde toplumun [kavm] onu yalanladı. Onlara, “Ben sizin üzerinize vekil değilim” de.

Gerçekten senin kavmin hak olduğu halde onu (Kur'an'ı) yalanladı. “Ben sizin üzerinize vekil olmuş değilim” de.

Ey Muhammed! Sana gönderilen bu kitap, hakîkatin ta kendisi olduğu hâlde, senin halkın onu yalanladı. Şu hâlde, onlara de ki: “Ben görevimi yaptım ve sizi uyardım. Artık tercih ve eylemlerinizden yalnızca kendiniz sorumlusunuz, cezasını da yine siz çekeceksiniz. Zira ben, sizin vekiliniz değilim.”
Azâbın henüz gelmemiş olması, sakın sizi yanıltmasın:

O Gerçek iken, onu senin kavmin yalanladı.
De ki: -“Size vekîl değilim”.

Kuran bir gerçek olduğu halde onu, bizzat senin hemşehrilerin yalanladı. Onlara: " Ben, sizin savunma vekiliniz değilim " de.

Kur’an hak olduğu halde toplumu yalanladı. De ki: “Ben size vekil de kefil de değilim! Ne inkârınızdan dolayı azaba çekilirim! Ne de inkârınız karşılığında alacağınız cezayı durdurabilirim!”

(Kur’an) gerçek olduğu hâlde kavmin onu yalanladı. De ki: “Ben size asla [vekil] (güven kaynağı) değilim.”

Kavmin, gerçeğin ta kendisi olan o (Kur’ân’ı) yalanladı. Sen de onlara: “Ben artık sizin üzerinize bir vekil değilim.” de.

Oysa senin hitab ettiğin toplum, ⁵⁷ bütün bunların hakikat olduğu ortadayken, yine de bunları yalanlıyor. [O zaman] de ki, “Ben sizin davranışınızdan sorumlu değilim.

57 Yani, Hz. Peygamber’in kendi inançsız kavmi ve dolayısıyla, hakikati inkar eden herkes.

O hakkın kendisi olmasına rağmen, senin toplumun Kuran karşısında yalana sarıldılar. De ki: “Ben sizin vekiliniz/savunucunuz değilim.” 25/30, 6/104-107, 10/108, 17/54, 25/43, 39/41

O hakikatin ta kendisi olduğu hâlde, senin hitap ettiğin toplum bunu yalanlıyor. De ki: “Ben size vekalet etmekle yükümlü değilim.”[¹⁰⁶⁵]

[1065] Vekîl, “birinin avukatlığını yapan” veya “onun yapması gerekenleri onun yerine kendisi yapan kimse” anlamındadır. Vekîl ismi her geldiği yerde ... Devamı..

(Ey Muhammed) O (Kuran) hak iken, kavmin onu (ve azap haberlerini) yalan saydı! (Oysa onun bildirdiği her şey muhakkak gerçekleşecektir) De ki: Ben sizin üzerinize vekil (kefil) olmuş değilim! (İstesem de o azaptan ben sizi kurtaramam)

O (Kur’an) hak olduğu hâlde, kavmin onu yalanladı. De ki: "Ben size vekil (sizden sorumlu) değilim. "

Kavmin O'nu (Kur'an-ı kerîm'i) yalan saydı. Halbuki, o bir hakikattır. De ki: «Ben sizin üzerinize vekil olmuş değilim.»

66, 67. Bu, hakikatin ta kendisi olduğu halde, senin halkın onu yalan saydı. De ki: “Ben sizden sorumlu değilim. Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır; Siz de yakında öğrenirsiniz. ”

O, gerçek iken kavmin onu yalanladı. De ki: "Ben size vekil değilim!"

(Yâ Muhammed) Kavmin Kur'ân'ı veyâ 'azâbı veyâ Allâh'ın kudretini, hak oldığı halde tekzîb iderler. Di ki: "Ben sizin üzerinize vekîl değilim"

Senin halkın, Kur’an karşısında yalan yanlış şeylere sarıldı. Oysa o, gerçeğin kendisidir. De ki “Ben sizin üzerinize vekil değilim (sizin yaptıklarınızdan sorumlu değilim).”

Senin toplumun da hak olmasına rağmen, onu yalanladı. “Ben, sizin üzerinize vekil değilim” de!

Kavmin, hakkın tâ kendisi olduğu halde Kur'ân'ı da yalanladı. De ki: Ben sizden sorumlu bir vekil değilim.

O, hak olduğu halde senin toplumun onu yalanladı. De ki: "Ben size vekil değilim."

daħı yalan duttı anı ķavmuñ daħı ol ḥaķdur. eyit: “degülin sizüñ üzere iş sürici yā śaķlayıcı.”

Daḫı yalanladı Ḳur’ānı senüñ ḳavmüñ, ol Ḳur’ān ḥaḳdur. Eyit yā Muḥam‐med: Degül‐men sizüñ üstüñüze vekīl.

(Ya Rəsulum!) Sənin camaatın onu (Qur’anı), haqq olduğu halda, yalan hesab etdi. (Onlara) de: “Mən sizin vəkiliniz deyiləm!”

Thy people (O Muhammad) have denied it, though it is the Truth. Say: I am not put in charge of you.

But thy people reject this, though it is the truth. Say: "Not mine is the responsibility for arranging your affairs;(890)

890 At the date of this revelation, the Messenger's people had as a body not only rejected Allah's truth, but were persecuting it. The Messenger's dut... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.