24 Mayıs 2024 - 16 Zi'l-ka'de 1445 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mücâdele Suresi 8. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Elem tera ilâ-lleżîne nuhû ‘ani-nnecvâ śümme ye’ûdûne limâ nuhû ‘anhu ve yetenâcevne bil-iśmi vel’udvâni ve ma’siyeti-rrasûli ve-iżâ câûke hayyevke bimâ lem yuhayyike bihi(A)llâhu ve yekûlûne fî enfusihim levlâ yu’ażżibuna(A)llâhu bimâ nekûl(u)(c) hasbuhum cehennemu yaslevnehâ(s) febi/se-lmasîr(u)

Bakmaz mısın gizli ve fısıltıyla konuşmadan vazgeçmeleri emredilenlere, sonradan gene vazgeçmeleri emredilen şeye dönerler ve suça ve düşmanlığa ve Peygambere isyana ait şeyleri gizlice konuşurlar ve senin yanına gelince de Allah'ın, sana verdiği selamdan başka bir tarzda selam verirler sana ve birbirlerine de şu söylediklerimiz yüzünden derler, Allah'ın bizi azaplandırması gerekmez miydi? Cehennem yeter onlara, oraya atılıp yanacaklardır ve gerçekten de orası, dönülüp gidilecek ne de kötü yerdir.

Yahûdiler, Hz. Peygambere "Es-Sâmu aleyk - ölüm sana" diye selâm verirlerdi. Hz. Peygamber de "sana da" diye karşılık verirdi. Bu âyet, buna işaret et... Devamı..

‘Gizli toplantıların fısıldaşmalarından’ (kulis fesatçılığından) menedilip (uyarıldıkları halde), sonra bu yasaklandıkları şeye dönüp duranları; günahı, düşmanlığı ve Elçiye isyanı (aralarında) fısıldaşanları görmez (ve farkında olmaz) mısın? Onlar Sana geldikleri zaman, Seni Allah’ın selamlamadığı biçimde selamlamakta (ve Müslüman rolü oynamaktadırlar). Fakat kendi kendilerine (kaldıklarında ise): "Söylediklerimiz dolayısıyla Allah bize azap etse ya" diyerek (inkârlarını kusmaktadırlar). Onlara cehennem yeterlidir (gereklidir); oraya gireceklerdir. Artık o, ne kötü bir dönüş yeridir (girdiklerinde anlayacaklardır).

Ey Muhammed! Bakmıyor musun şu adamlara ki, gizli gizli konuşmaktan yasaklandıkları halde, yine o yasaklandıkları işe dönüyorlar günah, düşmanlık ve peygambere isyan hususunda, gizli gizli konuşuyorlar. Sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamlamadığı bir tarzda selamlıyorlar ve kendi kendilerine: “Bu söylediklerinizden dolayı, Allah'ın bize azap etmesi gerekmez miydi?” diyorlar. Cehennem onlara yeter, oraya gireceklerdir, ne kötü girilecek yerdir orası.

Fısıltı yayarak ortalık bulandırmaktan menedildikten sonra, ilahi ilmin-hikmetin gereği kendilerine yasak edilen o tür davranışları yapmaya kalkışarak, bile bile günah işleme, zarar verme, düşmanlık ve Rasulullah'a, sünnetine bağlılığı ve saygıyı terketme, emirlerine itaat etmeme, savsaklama ve rızasını gözetmeme hususunda gizlice konuşanları görmüyor musun? Onlar sana geldikleri zaman Allah'ın asla hoş görmeyeceği tarzda seni selâmlıyorlar. Kendi içlerinde de:
“- Bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmeyecek mi?” diyorlar. Cehennem onlara yeter. Onlar Cehennemi boylayarak yanacaklar. Orası ne kötü bir cezalandırma ve nihaî bir dönüş yeridir!

Gizli konuşmaktan menedilip de sonra menedildikleri şeye dönenleri ve günâh, düşmanlık ve Peygamber'e karşı gelme konusunda aralarında gizli konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde de seni, Allah'ın selâmlamadığı bir şekilde selâmlarlar ve kendi aralarında: "Söylediğimizden dolayı Allah bize azap etse ya!" derler. Cehennem onlara yeter. Oraya girerler. Orası ne kötü bir varış yeridir!

8.İbnu Ebi Hatim`in Mukatil bin Hibban`dan rivayet ettiğine göre yahudiler yanlarından bir sahabi geçtiğinde aralarında gizli gizli konuşuyorlardı. Sa... Devamı..

'Gizli toplantıların fısıldaşmalarından' (kulis) men' edilip sonra men' edildikleri şeye dönenleri; günah, düşmanlık ve Peygamber'e isyanı (aralarında) fısıldaşanları görmüyor musun? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamladığı biçimde selamlamıyorlar. Ve kendi kendilerine: 'Söylediklerimiz dolayısıyla Allah bize azab etse ya' derler. Onlara cehennem yeter; oraya gireceklerdir. Artık o, ne kötü bir gidiş yeridir.

(Ey Rasûlüm), bakmaz mısın şunlara, (o münafıklarla yahudilere): Gizli konuşmaktan yasaklandılar da, sonra dönüb yasaklandıkları şeyi yapıyorlar ve yalan, zulüm, Peygambere isyan fısıldaşıyorlar. Senin yanına geldiklerinde de, seni Allah'ın selâmlamadığı bir suretle selâmlıyorlar. (Es-selâmü Aleyk yerine, üzerine ölüm olsun manâsına gelen Es-Sâmü Aleyk diyorlar). Kendi aralarında da: “- Allah bizi, söylediklerimizle azablandırsa ya!” diyorlar. Onlara cehennem yeter; oraya girecekler. Artık o, ne kötü dönüş yeridir...

Şu adamları görmedin mi? Ki (kötülük konusunda) gizli toplantı yapmaktan yasaklandıkları halde, tekrar dönüp toplanıyorlar. Günah, düşmanlık ve Peygamber’e karşı gelmek için, gizli kararlar alıyorlar. Sana geldikleri zaman, Allah’ın sana verdiği selam dışında bir selam ile selam verirler. Ve içlerinden: “(Eğer Muhammed haklı olsaydı,) Allah bize azap vermeli değil miydi?” diyorlar. Ceza olarak Cehennem onlara yeter. Onlar oraya dayatılacaklar. En kötü varılacak yer orasıdır.

Gizli konuşmaktan yasaklandıktan sonra o yasaklananı yapmaya kalkışarak günah, düşmanlık ve Peygambere karşı gelmek hususunda gizlice toplananları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selâmlamadığı bir şekilde selâmlıyorlar. İçlerinden de, “Söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bizi cezalandırması gerekmez miydi?” diyorlar. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir. Orası ne kötü varış yeridir![618]

[618] Necvâ/gizli konuşma hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 101-108.

Gizlice konuşmaktan geri durmaları emrolunan kimselerin, yine konuştukların günahla, düşmanlıkla peygambere karşı bulunmakçin, fısıldaştıkların görmüyor musun? Sana geldiklerinde, Allahın vermediği bir selâmla seni selâmlıyorlar; kendi kendilerine bir de derler ki: «Yaptığımız bu sözden, niçin Allah bize ceza vermiyor?»; Yurtları cehennem, orada yakılırlar, o ne kötü bir döneydir

Gizli konuşmaktan menedildikten sonra yine o menedildikleri şeyi yapmaya kalkışarak günah işlemek, düşmanlık etmek ve resule karşı gelmek hususunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selamlamadığı gibi selamlıyorlar (“Es-selâmü Aleyküm” yerine, üzerine ölüm olsun manasına gelen “Es-Sâmü Aleyküm” diyorlar). Üstelik kendi aralarında; “söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” diy(erek de alay ediy)orlar. Cehennem onların hakkından gelecektir! Onların hepsi oraya (mutlaka) atılacaklardır. Ne kötü varış yeridir orası (bir bilseler)!

O günün Yahudilerinin ve münafıkların bir kısmı, Hz. Peygamber’le karşılaştıkları ya da yanına geldikleri zaman: “Size ölüm olsun” anlamına gelen “es-... Devamı..

Dikkat itmiyor mısın ki gizli meşveret itmeleri kendilerine men’ olunanlar yine toplanıyorlar ve beynlerinde gıybet ve mü’minlere ’adâvet ve rasûle ’adem-i itâ’at tenmiye idiyorlar, sonra senin nezdine geldikleri vakit Allâh’ın emr itdiği ta’bîrât ile sana selâm viriyorlar, sonra da kendi kendilerine "Bizim yapdıklarımızdan dolayı Allâh niçün bizi tecziye itmiyor" diyorlar ânların nasîbi cehennemdir, ânın ateşi ile yanacaklardır. Ne fenâ ’âkıbet!

Gizli toplantıdan menedilen, sonra menolundukları şeyi yapmaya kalkışarak günah işlemek, düşmanlık etmek ve Peygambere karşı gelmek konusunda gizli gizli konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde, Allah'ın seni selamlamadığı bir şekilde seni selamlarlar; içlerinden, "Gerçekten peygamber olsaydı Allah'ın bizi, söylediklerimizden ötürü, cezalandırması gerekmez miydi?" derler. Cehennem onlara yeter. Oraya girerler, ne kötü dönüştür!

Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah’ın seni selâmlamadığı selâmla selâmlıyorlar. İçlerinden de, “Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası![530]

Yahudilerle münafıklar kendi aralarında fısıldaşıp müslümanlara bakarak kaş göz işaretleri yapıyor, onlarla alay ediyorlardı. Hz. Peygamber onların bu... Devamı..

Gizli konuşmaktan menedilen o kimseleri görmüyor musun, yine dönüp yasaklandıkları şeyi yapıyorlar; günah işleme, haksızlık etme ve peygambere karşı gelme hususunda fısıldaşıyorlar. Sana geldiklerinde de Allah’ın seni selâmlamadığı bir biçimde selâm veriyorlar. Üstelik birbirlerine, “Allah bizi bu söylediklerimizden dolayı cezalandırsa ya!” diyorlar. Cehennem onlara yeter; işte oraya girecekler; ne kötü bir sondur o!

Gizli konuşmaktan menedildikten sonra yine o yasaklananı yapmaya kalkışarak günah, düşmanlık ve Peygamber'e karşı gelmek hususunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selamlamadığı bir şekilde selamlıyorlar. Kendi içlerinden de: Bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmez miydi? derler. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir. Ne kötü dönüş yeridir orası!  

 Bunlar, yahudiler ve münafıklardı. Müslümanların yanında işaretlerle gizli gizli konuşurlar, müminlerin içlerine şüphe sokmaya çalışırlar, savaşta mü... Devamı..

Gizli toplantılar yapmaktan menedildikleri halde hâlâ menedildikleri işte israr edenler dikkatini çekmedi mi? Onlar günah işlemek, düşmanlıkta bulunmak ve elçiye itaatsizlik etmek amacıyla kulis yapıyorlar. Sana geldiklerinde, ALLAH'ın seni selamlamadığı bir biçimde selamlıyorlar. Kendi aralarında, "Söylediklerimizden ötürü ALLAH bizi cezalandırsa ya!" derler. Cehennem onlara yeter. Orada yanarlar; ne kötü bir duraktır orası.

Gizli konuşmaktan menedildikten sonra yine o menedildikleri şeyi yapmaya kalkışarak günah, düşmanlık ve Peygamber'e karşı gelmek hususunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selamlamadığı bir tarzda selamlıyorlar. Kendi içlerinden de "bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmez miydi?" derler. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir, ne kötü dönüş yeridir orası!

Bakmaz mısın şunlara: Gizli konuşmadan nehyedildiler de sonra dönüp nehyolundukları şeyi yapıyorlar, günah, udvan ve Peygambere ısyan fısıldaşıyorlar, yanına geldiklerinde de seni Allahın sağlıklamadığı bir suretle sağlıklıyorlar, kendi içlerinde de Allah bizi söylediklerimizle ta'zib etse ya! Diyorlar, Cehennem onlara yeter, ona yaslanacaklar, artık o, ne fena âkıbettir

(Habibim!) Gizli gizli konuşmaktan menedildikten sonra yine o menedildikleri şeyi yapmaya kalkışarak, günah, düşmanlık ve Peygamber’e karşı gelmek hususunda gizlice toplanan (yahûdî ve munâfık) ları görmedin mi? Sana geldikleri zaman, Allah’ın sana verdiği selâm dışında bir selâm ile selâm verirler. (“Es-Selâmu aleykum” yerine, ölüm üzerine olsun manasına gelen “Es-Sâmu aleykum” diyorlar ve) içlerinden de, “Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Orası ne kötü bir dönüş yeridir!

Gizlilik içinde konuşmaktan¹ yasaklandıkları halde, bu yasağa uymayarak günah, düşmanlık ve Resûl'e karşı gelmek amacıyla gizlilik içinde bir araya gelenlerden haberin var mı? Sana geldikleri zaman, Allah'ın seni selamlamadığı şeyle seni selamlarlar.² Kendi aralarında da: “Söylediğimiz şeylerden dolayı Allah bize azap etse ya!”³ diyorlar. Onlara Cehennem yeter. Ona yaslanacaklar. Orası ne kötü varış yeridir.

1- Aralarında kötü niyetle. 2- Ehli Kitap ve münafıklar “Es-selamu aleyk.” (Üzerine selam olsun) yerine, (üzerine ölüm olsun) anlamında “Es-sammu al... Devamı..

Fısıltı (ile konuşmak) dan men'edilib de sonra men'edildikleri (o haale) dönmekde ve günâhı, düşmanlığı ve peygambere ısyaanı fısıldaşmakda olanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni Allahın selâmlamadığı bir şeyle selâmlarlar. Kendi aralarında da «Allah bizi söyleye geldiğimiz yüzünden azâblandırmalı değil miydi?» derler. Onlara cehennem yeter. Oraya girecekler, işte o, ne kötü dönüş yeridir!

Gizli konuşmaktan yasaklanıp da sonra kendisinden yasaklandıkları şeye dönenleri, hem günah, düşmanlık ve peygambere isyan husûsunda birbirleriyle gizlice konuşanları(yahudilerle münâfıkları) görmedin mi?
Sana geldikleri zaman, seni Allah'ın kendisiyle selâmlamadığı bir şekilde selâmlıyorlar. Hâlbuki kendi içlerinde: “(Eğer peygamber olsaydı, bu) söylemekte olduklarımızdan dolayı Allah'ın bize azâb etmesi gerekmez miydi?” diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya gireceklerdir! Artık o, ne kötü varılacak yerdir!(2)

(2)Yahudi ve münâfıklar, bir muhârebede Müslümanları endişeye düşürmek ve üzmek gāyesiyle, mücâhidlerin mağlûb edildiği ve bir kısmının da öldürüldükl... Devamı..

Gizli toplantı (kulis) yapmaları yasaklananları görmüyor musun? Yasaklandıkları gizli toplantılara dönüyorlar ve günah işlemek, düşmanlık yapmak ve elçiye isyan etmek için karar alıyorlar. Senin yanına geldiklerinde, Allah’ın seni övmediği bir şekilde seni övüyorlar. Sonra kendi içlerinden de “Elçiye söylediklerimizden dolayı Allah’ın bize azap etmesi gerekmiyor muydu?” diyorlar. Onlara cehennem yeter ve oraya atılacaklar. O cehennem, ne kadar kötü bir dönüş yeri.

Görmüyor musun o kimseleri ki gizlice konuşmak kendilerine yasak edildikten sonra da yasak edildikleri bu işe dönüp, günah işleme, düşmanlık etme, elçiye karşı gelme konusu üzerine gizlice konuşuyorlar. Onlar senin yanına gelince allah2ın seni esenlemesinden başka türlü esenlerler. Kendi aralarında da şunu derler: "Allah bizi bu söyliye geldiklerimiz yüzünden şimdiye kadar azaba uğratmalı değil miydi?" Onlara Cehennem yeter. Onlar oraya gireceklerdir. Onların dönecekleri yer ne kötüdür.

Görmüyor musun ki birleşip gizli konuşmadan nehyolunduktan [¹] sonra yine nehyolundukları şeye dönüp günahkârlığa, düşmanlığa, peygambere kaşı gelmeye ait hususatta gizli konuşurlar. Bunlar yanına geldikleri zaman Allah/ın sana vermediği selâmla selâm verirler [²]. Kendi kendilerine «— Bu dediklerimizle Allah bize azap etmeyecek miydi?» [³] derler. Onlara girecekleri Cehennem elverir. Orası ne fena uğraktır!

[1] Müslümanlara eza vermek için Yahudiler ve münafıklar birbirleriyle gizli konuşurlardı. Bu hal menolunmuşken yine gizli konuşmada devam ederlerdi.[... Devamı..

Gizli gizli konuşmaktan menedildikleri hâlde, sonra menedildikleri şeye tekrar dönerek günah, düşmanlık ve peygambere isyan konusunda gizlice konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde onlar seni Allah’ın selamlamadığı bir tarzda selamlıyorlar.⁴ İçlerinden de “Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” diyorlar. Cehennem onlara yeter. Oraya yaslanırlar. Ne kötü varış yeridir orası!

4 Allah’ın selamı; “Esselâmu aleykum”dur. Anlamı, “Esenlikler üzerinize olsun” demektir. Yahudilerin ve münafıkların selamı ise, bir kelime ve bir tel... Devamı..

Gizli konuşmaktan men edilip de sonra men edildikleri şeye dönenleri ve de günah, düşmanlık ve peygambere karşı gelmeyi (aralarında) fısıldaşmakta olanları görmüyor musun? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selâmlamadığı biçimde selâmlıyorlar ve kendi kendilerine, “Söylemekte olduklarımız dolayısıyla Allah bize azap etse ya!” diyorlar. Onlara cehennem yeter, oraya gireceklerdir. Evet, o pek de kötü bir gidiş yeridir.

(Birçok rivayette anlatıldığı gibi bu, Yahudi ve münafıkların ortak tavrı idi. Onlar Hz. Peygamber’in (s.a.a) yanına geldiklerinde “es-Samu aleyke (Öl... Devamı..

Baksana şu Yahudi ve münâfıklara; bu tür gizli toplantı yapmaları kesinlikle yasaklandığı hâlde, hâlâ yasağı çiğnemekte ısrar ediyor ve günah işlemek, müminler arasına kin ve düşmanlık tohumları ekmek ve Peygambere başkaldırmak amacıyla gizli toplantılar düzenliyorlar. Senin yanına geldiklerinde, seni Allah’ın Kur’an’daki selâmlamasına aykırı bir tarzda selâmlıyorlar. “Es-selâmu aleyküm!: Size selâm olsun!” sözünü, kasden “Es-sâmu aleyküm!: Ölüm sizin başınıza!” şeklinde telaffuz ediyorlar. Bundan dolayı başlarına yıldırımlar düşmediğini görünce de, içlerinden, “Eğer Muhammed gerçekten bir Peygamber ise ve ilâhî adâlet diye bir şey varsa, bu söylediklerimizden dolayı Allah bizi cezalandırsa ya!” diyorlar. Elbette cezalandıracak: İçinde ebediyen azap çekecekleri cehennem onlara ceza olarak yeter; ne korkunç bir son!

Gizli Konuşmak’tan nehiy edilen / yasaklanan sonra yine de yasak edildikleri şeye dönen; Günah, Düşmanlık ve Rasûl’e isyan ile ilgili gizli gizli fısıldaşan kimselere bakıp görmedin mi?
Sana geldikleri zaman Allah’ın sana tahiyyet yapmadığı bir şeyle tahiyyet / selamlama / dirlik dileği yapıyorlar.
Kendi aralarında: -“Söylediğimiz sebebiyle Allah bize azap etseydi ya?” diyorlar.
Onların hesabı Cehennem’dir; oraya atılacaklardır.
Gidip Varılacak Yer ne kötüdür!

Resulüm! Görüyor musun bak, gizli konuşmaları kendilerine yasaklandığı halde yasakları nasıl da deliyorlar!? Hem de ağır ve düşmanca laflar ederek, resule isyan ayakları yapıyorlar. Nasıl mı? Meselâ seni, Allah'ın sana hiç öğretmediği bir selâmla selâmlıyorlar. " söylediklerimiz yüzünden Allah bize ceza verse ya. " diye söyleniyorlar. Girecekleri cehennem, tam da onlara göre. Ne kötü bir son

İnsanlara açık olun aranızda gizli iş çevirmeyin dedikçe; onlar gizli işler çevirmek için toplanıyorlar. Böylece günah işliyorlar. Allah’a ve Resulüne isyanı konuşuyorlar. Sen onların gizli gizli buluşup düşmanlık üzerine konuşmalarını görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah’ın seni selamlamadığı selamla selamlıyorlar. Akıllarınca güya seninle dalga geçiyorlar. Sonra çokbilmişler gibi; "Haydi söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!" diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir Cehennem!

Gizli konuşmaktan engellendikten sonra yine o yasaklananı yapmaya kalkışarak günah, düşmanlık ve Elçi’ye isyan konusunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah’ın selamlamadığı şekilde selamlıyorlar. Kendi içlerinden de “Bu söylediklerimiz yüzünden Allah’ın bize azap etmesi gerekmez miydi?” diyorlar. Onlara cehennem yeter. Oraya gireceklerdir. Ne kötü varış yeridir (orası)!

(Ey Muhammed!) Gizli toplantılarında (sana düşmanlık için) fısıldaşmaları yasaklananların, sonra yasaklandıkları şeye döndüklerini, günâh, düşmanlık ve Peygambere isyan (hususunda aralarında) fısıldaştıklarını ve sana geldiklerinde de seni, Allah’ın selâmlamadığı¹ bir şekilde selâmladıklarını² bilmiyor musun? (Bir de) onlar, aralarında; “Bu söylediklerimiz yüzünden Allah’ın bize azap etmesi gerekmez miydi?” diyorlar. Onlara ancak sonunda içerisine atılacakları cehennem kâfi gelir. Çünkü orası, varılacak yerlerin en kötüsüdür.

1 Allahu Teâlâ peygamberlerini: “…selam olsun seçkin kıldığı kullarına…” (Neml: 59), “Bütün Peygamberlere selâm olsun” (Saffat: 181), “Şüphesiz, Peyga... Devamı..

(Ve sen ey Muhammed!) gizli konuşmalar [yoluyla dolap çevirmek]ten men edilen, ¹¹ ama men edildikleri şeye [tekrar] başvurmaktan kaçınmayanların ve kötülükte bulunmaya, saldırganlığa ve Elçi’ye karşı gelmeye ¹² niyetlenerek fesatlık kuranların farkında değil misin? Bu [insan]lar, sana ne zaman yaklaşsalar ¹³ Allah’ın asla hoş görmeyeceği tarzda seni selâmlarlar; ¹⁴ ve birbirlerine: “Allah neden söylediklerimizden dolayı bizi cezalandırmıyor?” ¹⁵ derler. Cehennemdir onların payına düşecek olan: onlar işte oraya girecekler; o, ne kötü bir duraktır!

11 Burada işaret edilen yasaklama, “normal olarak gizli toplanmalardan bir hayır çıkmaz; yardımlaşmayı emretmeye, adil muameleler[i tartışma]ya veya i... Devamı..

Aralarında kötü niyetli gizli toplantı yapmaları kendilerine yasaklanmış olmasına rağmen bu yasağa uymayıp kötülük düşmanlık ve elçiye isyan maksadıyla gizli görüşme yapanları görüyorsun değil mi? Onlar seninle karşılaşınca Allah’ın seni selamlamadığı gibi selamlarlar. Üstelik kendi aralarında da “Allah bizi söylediklerimizden dolayı cezalandırsa ya!” derler. Cehennem onların hakkından gelecektir. Evet, hepsi de oraya atılacaklar, ne kötü bir son duraktır orası! 8/30, 27/47...51

(Ey Rasul!) Gizli görüşmeden men edilen, sonra da men edildikleri şeye tekrar dönenleri görmedin mi? İşte onlar günah, düşmanlık ve Rasul’e isyan hususunda gizli kapaklı işler çeviriyorlar. Ne zaman sana gelseler, Allah’ın seni selamlamadığı biçimde seni selamlıyorlar[⁴⁹⁸²] ve kendi aralarında “Hadi bakalım, Allah sözlerimizden dolayı bizi cezalandırsın da görelim!” diyorlar. Cehennem gelir bunların hakkından.[⁴⁹⁸³] Oraya dikilecekler![⁴⁹⁸⁴] O ne kötü son duraktır.

[4982] Zımnen: “Allah’ın hoş görmediği, razı olmadığı biçimde”. [4983] Zımnen: “Cehenneme kadar yolları var!” [4984] Veya: “Orada düzeltilecekle... Devamı..

(Ey Muhammed) Gizli konuşmaktan men edildikleri halde, (yasağı çiğneyerek) günah, düşmanlık ve -Peygambere karşı gelmek hususunda- aralarında, gizlice konuşanlarla da bak ki, onlar sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selamı (Esselamu aleyk) ile selamlamazlar. (Da "Essemü aleyk- ölüm senin üzerine olsun” derler) Kendi aralarında da, "Bu sözümüz yüzünden Allah’ın bize -derhal- azap etmesi gerekmez miydi?" diye alay ederler. Cehennem onlara yeter. (Onları ancak cehennem paklar) oraya gireceklerdir, orası ne kadar kötü bir son duraktır.

Gizlice konuşmaktan menedilip de sonra menedildikleri şeye tekrar dönenleri görmedin mi? Ve gizlie günahı,düşmanlığı ve resule isyanı konuşurlar. Ve sana geldiklerinde Allahın sana yaşam dileğinden başka türlü onu dillendiriyorlar . İçlerinden de, "Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!" diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası!

Bakmaz mısın o kimselere ki gizlice konuşmadan nehyedilmişlerdir, sonra da nehyedilmiş oldukları şeye dönüverirler ve günah ile ve adavet ile ve Peygambere isyan ile fısıldaşırlar ve sana geldikleri zaman da seni Allah'ın selâmlamadığı bir şey ile selâmladılar ve kendi içlerinde de derler ki, «Allah bizi söylediğimiz şey ile muazzep etmeli değil mi?». Onlara cehennem kâfidir, ona yaslanacaklardır. Artık ne fena bir dönüş yeri.

Böyle kulis yapmaları men edilmişken, kendilerine yasaklanan bir işi tekrar yapıp günah, zulüm, Peygambere isyan hususunda kulis yapan, fısıldaşan kimseleri görmüyor musun? Senin yanına vardıklarında, sana Allah'ın öğrettiği selâmdan başka bir şekilde selâm verirler. Kendi içlerinden de: “Allah bizi bu söylediklerimizden dolayı cezalandırsa ya! ” diye alay ederler. Onların hakkından ancak cehennem gelir! Muhakkak onlar oraya girecekler. Orası gidilecek ne fena yerdir!

Görmedin mi şu adamları ki gizli gizli konuşmaktan menedildikleri halde yine o menedildikleri işe dönüyorlar; günah, düşmanlık, Elçiye isyan hususunda gizli gizli konuşuyorlar. Sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selamlamadığı bir tarzda selamlıyorlar ve kendi içlerinde de: "Bu dediğimizden ötürü Allah bize azab etse ya" diyorlar. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir, ne kötü gidilecek yerdir orası!

Görmez misin onları ki gizli konuşmakdan nehy olundukları halde ona da'vetle mü'minlerin gıybeti ve 'adâveti ve peygambere 'isyânı mutazammın gizli meşveretlerinde devâm iderler. Ve nezdine geldiklerinde sana Allâh'ın tahıyyet iylediğinin gayrı ile tahıyyet iderler. Ve aralarında: "Eğer Muhammed nebî olsa idi bizim bu sözimiz sebebiyle Allâh bizi 'azâb itmez miydi?" dirler. Onlara cehennem kâfîdir. Oraya girerler. Cehennem ne fenâ mekândır.

Yasaklanmasına rağmen, yasağı çiğneyerek günah işleme, düşmanlık etme ve elçiye karşı gelme konularında, aralarında gizlice konuşmaya devam edenleri hiç görmedin mi? Onlar, yanına geldiklerinde Allah’ın selamlamadığı bir selamla seni selamlar[*] ve birbirlerine şöyle derler: “Söyleyip durduğumuz bu sözler yüzünden Allah bize azap etse ya!” Onların hakkından Cehennem gelir. Onlar oraya gireceklerdir. Ne kötü hale gelmektir o.

Gizli toplantıları yasaklanıp da sonra yine de yasaklandıkları şeye dönenleri görmez misin? Günah, düşmanlık ve peygambere isyan hususunda gizlice fısıldaşıyorlar. Senin yanına geldiklerinde seni Allah'ın selamlamadığı bir şekilde selamlıyorlar. Kendi kendilerine de:-Bu söylediklerimiz sebebiyle Allah'ın bizi cezalandırması gerekmez miydi? diyorlar. Onlara Cehennem yeter. Oraya atılacaklar. Ne kötü bir yer!

Gizlice konuşmaktan men olunan o kimseleri görmedin mi? Yine kendilerine yasaklanan şeye dönüyorlar ve günah işlemek, düşmanlık etmek ve Peygambere karşı gelmek için fısıldaşıyorlar. Sana geldiklerinde de seni Allah'ın selâmlamadığı bir şekilde selâmlıyorlar ve kendi kendilerine, “Söylediğimiz şey yüzünden Allah bizi cezalandırsa ya!” diyorlar. Onları ancak Cehennem paklar. Oraya gireceklerdir. Varılacak ne kötü bir yerdir orası!

Görmedin mi şu fısıldaşmaktan yasaklananları ki, biraz sonra, yasaklanmış oldukları şeye dönüyorlar ve günah, düşmanlık, peygambere isyan konusunda fısıldaşıyorlar. Sana geldiklerinde, seni Allah'ın selamlamadığı biçimde selamlıyorlar. Kendi içlerinde ise şöyle diyorlar: "Söylediğimiz şey yüzünden Allah bize azap etse ya!" Cehennem yeter onlara. Girecekler oraya. Ne kötü dönüş yeridir o!

ey görmedüñ mi anları kim yıġlındılar çivşeyü söylemekden andan dönerler aña kim yıġlındılar andan? daħı çivşeyü söyleşürler yazuġı daħı ḥaddan geçmegi daħı yalavaca 'āsį olmaġı. daħı ķaçan kim geldiler saña selām virdiler anuñ-ile kim selām virmedi saña anuñ-ile Tañrı ya'nį «selām aleyh» dirler daħı eydürler gendüzilerinde “nişe 'aźāb eylemez bize Tañrı andan ötürü kim eydürüz?” ŧapdur anlara ŧamu gireler aña pes ne yavuz dönecek yirdür!

Görmez misin ol kişileri kim nehy oldılar gizlü söyleşmekden. Andan ṣoñraḳaytarlar nehy olduḳları nesneye, daḫı gizlü söyleşürler yamanlıḳ‐ıla, düş‐manlıġ‐ıla. Daḫı resūlu’llāh muḫālefeti‐le ve ḳaçan saña gelseler taḥiyyetiderler saña ol nesne‐y‐ile ki Allāh saña taḥiyyet itmedi ve eydürler yürek‐lerinde: Niçün bize ‘aẕāb eylemez Allāh söyledügümüz‐çün? Anlara cehen‐nem odı ‘aẕābı yiter. Girerler aña. Ol ne yaman varacaḳ yirdür.

(Ya Peyğəmbər!) Məgər məxfi danışmaq qadağan edildikdən sonra yenə də qadağan olunduqları əmələ qayıdıb günah, ədavət və Peyğəmbərin əleyhinə çıxmaq barədə öz aralarında pıçıldaşanları (münafiqlərlə yəhudiləri) görmədinmi? Onlar yanına gəldikləri zaman səni Allahın salamladığı kimi salamlamır (“əssəlamu əleykə” əvəzinə “əsammu əleykə - sənə ölüm olsun!” – deyərək guya salam verir) və ürəklərində: “(Əgər Məhəmməd həqiqi peyğəmbərdirsə) bəs niyə Allah bizi dediklərimizə görə əzaba düçar etmir?” – deyirlər. Onlara girib yanacaqları Cəhənnəm kifayət edər. Ora necə də pis qayıdış yeridir!

Hast thou not observed those who were forbidden conspiracy and afterward returned to that which they had been forbidden, and (now) conspire together for crime and wrongdoing and disobedience toward the messenger? And when they come unto thee they greet thee with a greeting wherewith Allah greeteth thee not, and say within themselves: Why should Allah punish us for what we say? Hell will suffice them; they will feel the heat thereof. A hapless journey's end!

Turnest thou not thy sight towards those who were forbidden secret counsels(5342) yet revert to that which they were forbidden (to do)? And they hold secret counsels among themselves for iniquity and hostility, and disobedience to the Messenger. And when they come to thee, they salute thee,(5343) not as Allah salutes thee, (but in crooked ways): And they say to themselves, "Why does not Allah punish us for our words?"(5344) Enough for them is Hell: In it will they burn, and evil is that destination!

5342 When the Muslim Brotherhood was acquiring strength in Madinah, and the forces of disruption were being discomfited in open fight against the Mess... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.