24 Mayıs 2024 - 16 Zi'l-ka'de 1445 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mücâdele Suresi 11. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû iżâ kîle lekum tefessehû fî-lmecâlisi fefsehû yefsehi(A)llâhu lekum(s) ve-iżâ kîle-nşuzû fenşuzû yerfa’i(A)llâhu-lleżîne âmenû minkum velleżîne ûtû-l’ilme deracât(in)(c) va(A)llâhu bimâ ta’melûne ḣabîr(un)

Ey inananlar, meclislerde, size yer açın denince, yer açın artık, genişletin meclisi de Allah da size genişlik versin ve kalkın, şuraya geçin dendiği zaman kalkın, geçin; Allah da, içinizden, gerçekten iman edenleri de yükseltsin, kendilerine bilgi verilenleri de derecederece yüceltsin ve Allah, ne yapıyorsanız hepsinden de haberdardır.

Ey iman edenler, size meclislerde "Yer açın" (dininiz ve davanız için feragat ve fedakârlık yapın) denildiği zaman, (hemen) yer açın; (inatlaşıp karşı çıkmayın ki) Allah size (kalbî) genişlik versin (hep sevinçli ve şerefli kılsın). Size: (Şu makam ve imkândan ayrılıp) "Kalkın" denildiği zaman da (hemen) kalkın. Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin (istiyorsanız böyle davranın). Allah, yaptıklarınızdan Haberdardır.

Ey iman edenler! Herhangi bir kimse size, toplantı yerlerinde genişleyin, yer açın dediğinde, genişleyin ve ona yer açın ki, Allah da sizin herşeyinizde, size genişlik versin. Yeni gelenlere yer vermek için veya namaz ve cihada koşmak üzere, kalkın denildiğinde de kalkıverin ki, Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Çünkü Allah, ne yapıyorsanız, hepsinden haberdardır.

Ey iman edenler, kamu yararı için size:
“Nefsinize ağır da gelse meclislerde yer açın, makam ve mevkileri boşaltarak liyâkatli olanların öne geçmesine imkân tanıyın” denilince, yer açın ki, Allah sizin imkânlarınızı genişletsin, sizi hayırlara ve refaha kavuştursun, gücünüzü artırsın. Sizden imanda kemâle eren, kendilerine ilim verilen sorumluluk sahibi âlimleriniz tarafından:
“İbadet, cihad ve hayırlı işler için harekete geçin, ayaklanın, işgalcileri devirin.” denilince, hiç vakit kaybetmeden harekete geçin ki, Allah içinizden imanda kemâle eren ve kendilerine ilim verilen, sorumluluk sahibi ilim adamlarınızın dünyada ve âhirette rütbelerini ve makamlarını yükseltsin. Allah işlediğiniz gizli-açık, amacına uygun, bilinçli bütün amellerinizden haberdardır.

bk. et-Tefsîru’l-Kebîr, 29/268-269.

Ey iman edenler! Meclislerde size: "Yer açın" dendiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. "Kalkın" dendiği zaman da kalkın, Allah sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Ey iman edenler, size meclislerde 'Yer açın' dendiği zaman yer açın; Allah size genişlik versin. Size: 'Kalkın' denildiği zaman da kalkın. Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdârdır.

Ey iman edenler! (Peygamber tarafından) size meclislerde: “- Yer açın.” denildiği zaman, hemen yer açın ki, Allah da size genişlik versin. “Kalkın” denilince de kalkıverin ki, Allah iman edenlerinizi yükseltsin. Kendilerine ilim verilenler için ise, (cennetde) dereceler vardır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Ey iman edenler! Size, “meclislerde yer açın!” dendiği zaman yer açın, Allah da (yerinizi ve rızkınızı) açar. Size, “(meclisten) kalkın!” dendiği zaman da kalkın ki Allah, sizden iman edenleri ve ilim verilenleri derecelerce yükseltsin. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Ey inananlar! Size, “Meclislerde yer açın!” dendiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size, “kalkın” dendiği zaman da kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine bilgi verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Ey inanmış olanlar! Bir dernekte size: «Yer verin!» dense, hemen yer verin, Allah da size verir; «Kalkınız!» denilse, hemence kalkın, dağılın; sizden inananlarla, bilgisi olanların Allah yükseltecektir derecelerin, nederseniz Allah bilir

Ey inananlar! Size: “lobicilik faaliyeti için meclisler oluşturun!” denildiği zaman faaliyete geçin ki, Allah da sizin önünüzü açsın (sizi desteklesin). Ve size: “(Hakka hizmet için) ayağa kalkın!” denilince de harekete geçin ki, Allah, sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin! Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

“Tefessahû fil-mecalis” cümlesine “meclislerde yer açın!” anlamı verirsek ayetin vermek istediği mesajın alanını daraltmış oluruz. Meclislerde yer açm... Devamı..

Ey mü’minler! Meclislerinizde taleb idildiği zamân yer viriniz ki Allâh da size cennetde yer virsün ve size "Kalkınız" dinildiği vakit kıyâm idiniz. İçinizde îmân idenleri ve sâhib-i ’ilim olanları Allâh derecât ile yükseltecekdir. Zîrâ Allâh sizin yapdıklarınızdan haberdârdır.

Ey inananlar! Toplantılarda, size, "Yer açın" denince yer açın ki Allah da size genişlik versin; "Kalkın" denildiği zaman da hemen kalkın ki, Allah, içinizden inanmış olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah işlediklerinizden haberdardır.

Ey iman edenler! Size, “Meclislerde yer açın” denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, “Kalkın”, denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Ey iman edenler! Size, bulunduğunuz toplantılarda “Yer açın” dendiğinde yer açın ki Allah da size genişlik versin. “Davranıp kalkın” dendiğinde de kalkın ki Allah içinizden (gerçekten) iman etmiş olanları ve ilim sahibi olanları yüksek derecelere çıkarsın. Yapıp ettiklerinizden Allah tamamen haberdardır.

Ey iman edenler! Size «Meclislerde yer açın» denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size «Kalkın» denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.  

 Âdâb-ı muaşeret kaidelerinden birini öğreten bu âyete göre; mecliste yer açmak, gelenlere yer vererek kalkmak çeşitli maddi ve manevi faydalar sağlam... Devamı..

Ey inananlar, toplantılarda size "Yer açınız" dendiğinde yer açınız ki ALLAH'ta size yer açsın. Size, "Kalkınız" dendiğinde kalkınız ki ALLAH da içinizdeki inananları ve kendilerine bilgi verilenleri derecelerle yükseltsin. ALLAH tüm yaptıklarınızdan haberdardır.

Ey iman edenler! Size: "Meclislerde yer açın." denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size "Kalkın." denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.

Ey o bütün iyman edenler! Sizlere meclislerde genişleyin denildiği vakıt genişleyiverin Allah da size genişlik versin, kalkın denildiği zaman da kalkıverin ki Allah iyman edenlerinizi yükseltsin, ılim verilenleri ise derecat ile, ve Allah her ne yaparsanız haberdardır

Ey îmân edenler! Size, (Peygamberin bulunduğu mecliste veya herhangi bir hayrın yapıldığı) “Meclislerde yer açın” denildiği zaman yer açın ki, Allah size genişlik (rahmet ve bereket) versin. Size, “(meclisten) kalkın”, denildiği zaman da (hemen) kalkın ki, Allah, sizden îmân edenlerin ve kendilerine ilim verilmiş olanların (manen) derecelerini yükseltsin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Sahabe efendilerimiz [radıyallahu anhum], Peygamber Efendimizin [aleyhissalâtu vesselâm] meclisinde oturmak için yarışıyorlardı. Dolayısıyla, birbirle... Devamı..

Ey inananlar! Meclislerde size: “Yer açın!” denildiği zaman, hemen yer açın. Allah da size yer açar. “Dağılın!” denildiği zaman da hemen dağılın! Allah, sizden inananların ve ilim¹ verilmiş olanların derecelerini yükseltir. Allah, yaptığınız Her Şeyden Haberdardır.

1- Ayette yer alan “ilim” sözcüğü ile “bilgili olma”, “âlim olma” kast edilmemektedir. İlim sözcüğü ile “Allah\a ve vahye içtenlikle iman etmekten, va... Devamı..

Ey îman edenler size meclislerde «yer açın» denildiği zaman genişletin ki Allah da size genişlik versin. «Kalkın» denilince de kalkıverin. Allah, içinizden îman etmiş olanlarla kendilerine ilim verilmiş bulunanların derecelerini artırır. Allah, ne yaparsanız hakkıyle haberdardır.

Ey îmân edenler! Size: “Meclislerde yer açın!” denildiği zaman hemen yer açın ki, Allah da size genişlik versin! (Size:) “Kalkın!” denildiği zaman da hemen kalkın ki, Allah sizden îmân edenleri ve (husûsan) o kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin! Çünki Allah, ne yaparsanız hakkıyla haberdâr olandır.

Ey İman edenler! Toplantı meclislerinde size yer açın denildiği zaman, yer açın ki, Allah da size genişlik versin. Sonra size kalkın, dağılın denildiği zaman da dağılın ki, Allah sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdar olandır.

Ey inananlar! Size toplantılarda "yer açın" denilince yer açıverin ki Allah da size yer açsın. "kalkın" denilince de kalkın. Allah içinizden inananlarla kendilerine bilim verilenlerin basamaklarını yükseltir. Allah bütün işlediklerinizden bilgilidir.

Mü/minler! Size, bir mecliste yer verin denildiği zaman yer verin ki Allah size genişlik versin, bunun gibi «kalkın» [⁷] denildiği zaman da kalkın. Allah içinizden iman getirenlerin ve bilhassa ilme nâil olanların derecelerini yükseltir, Allah bütün âmalinizden haberdardır.

[7] Kardeşlerinize yer vermek için, namaz, cihat gibi hayır işler için.

Ey inananlar! Size “Meclislerde yer açınız [tefessehû]” dendiği zaman yer açınız ki Allah da size yer/genişlik versin. Size “Kalkınız!” dendiği zaman da hemen kalkınız ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.⁶

6 Hz. Peygamber’in meclisinde bazı Bedir gazileri yer bulamamışlardı. Bu ayet bunun üzerine geldi. Keza, Yûsuf Has Hacip de Kutadgubilig’de, “Âlimleri... Devamı..

Ey iman edenler! Size meclislerde, “Yer açın” dendiği zaman, siz yer açın ki böylece Allah da size genişlik versin. Size, “Kalkın” denildiği zaman da kalkın ki Allah, sizden iman etmekte olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah, yapmakta olduklarınızı haber alandır.

Ey inananlar! Kalabalık toplantılarda otururken, size “Yeni gelen arkadaşlarınıza yer açın!” denildiğinde, hemen toparlanıp onlara yer açın ki, böylece Allah da size rahmet ve bereket kapılarını açsın.Ayrıca, Peygamber veya bir yetkili tarafından size, Lütfen ayağa kalkın gidin! Veya ayağa kalkın! Yerinizi başkasına verin!” denildiği zaman bunu kesinlikle gurur meselesi yapmayın, hemen kalkıp emre itaat ederek gerekeni yapın ki, böylece Allah, içinizden iman edenleri ve kendilerine ilim bahşedilmiş olanları bu fedâkârlıkları sayesinde yüce makâmlara eriştirsin. Çünkü üstünlük konusunda gerçek ölçü iman, ilim ve takvâdır. Meclislerde büyük şahsiyetlerin yakınında veya uzağında oturmak kişiyi ne yüceltir, ne de alçaltır. Dolayısıyla, İslâm önderlerine bağlılık onlara yakın oturmakla değil, emirlerine itaat etmekle ölçülür. Öyleyse, ilim ve imanda en önde gitmeye çalışın! Unutmayın; Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Ey iman edenler!
Size: -“Meclisler’de yer açın!” denildiği zaman yer açın ki Allah da sizin yerinizi genişletsin!
-“Kalkın!” denildiği zaman kalkın ki Allah da İlim verilenleri ve sizden iman edenleri derece derece yükseltsin!
Allah ne işliyorsanız haberlidir.

Sevgili müminler! Eğer bir toplantıda size: " yer açın " denirse, yer açın ki, Allah da size yer açsın. " Kalkın " denirse hemen kalkın ki Allah, içinizdeki bilgili müminlerin saygınlığını arttırsın. Allah, tüm yaptıklarınızdan haberlidir...

Ey iman edenler! Size "Meclislerde yer açın!" denildiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin! Size "Artık sohbet uzadı kalkın!" denildiği zaman hemen kalkın ki; Allah inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin! Unutmayın ki misafir olduğunuz ev halkının, misafirlikte sohbet ettiğiniz kişilerin de özel hayatları vardır. Onların özel hayatlarına saygı gösterin! Bilin ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Ey iman edenler! Size “Meclislerde yer açın!” denince yer açın [*] ki Allah da size genişlik versin. Size “Kalkın!” denince kalkın ki [*] Allah da içinizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Ayette geçen [tefessehû], [fe’fsehû] ve [yefsahi] gibi kelimeler Kur’an’da sadece bu ayette yer almakta, “yer açmak”, “yer genişletmek” anlamına gelme... Devamı..

Ey îman edenler, size: “Meclislerde yer açın.” denildiği zaman, yer açın ki Allah da size genişlik versin. Hattâ size: “Kalkın” denildiği zaman da kalkın ki Allah da sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin.¹ Allah yaptıklarınızdan (tümüyle) haberdardır.²

1 İbnu Mes’ud’dan, Rasulullah, (s.a.v): “Allahu Teâlâ kıyamet günü âlimleri toplayacak ve onlara, ‘Ben size sırf hayır murad ettiğim cihetle hikmetimi... Devamı..

SİZ EY imana ermiş olanlar! Size, “Toplumsal hayatınızda ¹⁸ birbirinize yer verin!” denildiğinde yer verin: [karşılığında] Allah da [rahmetinde] size yer verir. ¹⁹ Ve ne zaman size, “[İyi bir iş için] ayağa kalkın!” denildiğinde ayağa kalkın; ²⁰ [ve] Allah, içinizden iman etmiş olanları ve [hepsinin üstünde,] kendilerine [doğru] bilgi tevdî edilenleri [kat kat] yüceltecektir: ²¹ Çünkü Allah bütün yapıp-ettiklerinizden haberdardır.

18 Lafzen, “meclislerde/toplantılarda (mecâlis)”. Bu ifadenin, Hz. Peygamber’in düzenlediği sohbet toplantılarına -ki, bu toplantılarda müminler o’nun... Devamı..

Ey iman edenler! Size, meclislerde yer açın denildiği zaman yer açın ki Allah da sizin yerinizi genişletsin! “Kalkın” denildiği zaman kalkıverin ki, Allah da içinizden iman edenlerin ve ilim sahiplerinin derecelerini yükseltsin. Bilin ki Allah, bütün yapıp ettiklerinizden haberdardır. 6/83, 9/20

SİZ ey iman edenler! (Sosyal hayatta)[⁴⁹⁸⁶] “Birbirinize yer açın!” denildiğinde derhal yer açın ki, Allah da size yer açsın. Yine “Davranın!” denildiği zaman, derhal yerinizden fırlayın![⁴⁹⁸⁷] Allah içinizden tam inanan ve kendisine ilim verilenleri[⁴⁹⁸⁸] kat be kat yüceltecektir:[⁴⁹⁸⁹] Zira Allah yapıp ettiklerinizden tümüyle haberdardır.

[4986] Mecâlis (t. meclis); “toplantılar, ortak etkinlikler”. Meclis, en genel anlamıyla “sosyal” veya “toplumsal alanı” temsil eder. [4987] İbn Ab... Devamı..

Ey iman edenler size toplantılarda, "yer açın" denildiğinde, -gelenlere- yer verin ki, Allah da size genişlik versin. (Her işinizde kolaylık versin) Size "kalkın" denilince de -gelen zâtlara- yer verin ki, Allah sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilmiş olanları derecelerle yükseltsin! (Kalkmayı kendisi için bir eziklik kabul etmesin, aksine bu davranış Allah katında bir meyizettir) Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın" denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, "Kalkın dağılın ", denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Ey mü'minler! Size, «Meclislerinizde genişlik gösteriniz,» denildiği zaman hemen genişleyiveriniz. Allah Teâlâ da sizin için genişlik verir ve size «Kalkın» denildiği vakit de hemen kalkın. Allah, sizden imân etmiş olanları yükseltir ve kendilerine ilim verilmiş olanları ise dereceler ile yükseltir. Ve Allah, yapar olduğunuz şeylerden haberdardır.

Ey iman edenler! Siz toplantı halinde iken “Biraz yer açıverin! ” denildiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. “Kalkın! ” denilince de kalkıverin ki Allah sizin gibi iman, hele hele bir de ilim nasib edilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Bu âyetteki emri, toplantı âdabıyla sınırlı sanmak isabetli olmaz. Razî’nin dediği gibi, âyet şunu göstermektedir: “Bir kimse, Allah’ın kullarının mut... Devamı..

Ey inananlar, size: "Meclislerde yer açın" dendiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size: "Kalkın" dendiği zaman da, kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızı haberalmaktadır.

Ey Mü'minler! Bir meclisde oturdığınız zamân (yeni gelenler içün) yer açınız denildiği vakit açılub yer viriniz, Allâh Te'âlâ da size dünyâ ve âhiretde vüs'at virir. O meclisde otururken kalkınız denildikde (emre itâ'atle) kalkınız. Allâh sizden îmân idenleri yükseldir ve kendilerine 'ilim virilenleri ise derecelerle 'âlî kılar. Allâh Te'âlâ a'mâlinizden haberdârdır.

Ey inanıp güvenenler! Size toplantılarda “Yer açın!” denince yer açın ki Allah da size yer açsın. “Kalkın!” denince de kalkın ki Allah, içinizden inanıp güvenenler ile kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızın iç yüzünü bilir.

-Ey iman edenler! Size, meclislerde yer açın denildiği zaman yer açın ki Allah da sizin yerinizi genişletsin! “Kalkın” denildiği zaman kalkın ki, Allah da sizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Ey iman edenler! Topluca oturduğunuz yerlerde “Gelenlere yer açın” dendiği zaman yer açın ki, Allah da size genişlik versin. Kalkın dendiği zaman da kalkın ki, Allah, sizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltsin. Zira Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın!" dendiğinde, yer açın ki, Allah da sizin için genişlik sağlasın. "Kalkın!" dendiğinde de kalkın ki, Allah, içinizden inananlarla kendilerine ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

iy anlar kim įmān getürdiler! ķaçan eyidile size giñ oluñ meclisde giñ eylen ya'nį meclisi giñ eyleye Tañrı sizüñ içün. daħı ķaçan eyidile «ŧuruñ» ŧuruñ. yücelde Tañrı anları kim įmān getürdiler sizden daħı anları kim virinildiler 'ilm derecetler daħı Tañrı anı kim işlersiz bilicidür.

İy īmān getürenler, ḳaçan eyidilse size geñişlik eyleñüz meclislerde, pesaçıluñuz, Tañrı Ta‘ālā size ḫayr ḳapularını açar. Daḫı ḳaçan eyidilse du‐ruñuz, pes duruñuz. Yüceldür Tañrı Ta‘ālā ol kişileri ki sizden īmān getürdi‐ler. Daḫı ol kişilere ‘ilm virildi, menzillerini daḫı. Allāh siz işlegeni bili‐cidür.

Ey iman gətirənlər! Sizə: “Məclislərdə (mö’min qardaşlarınıza) yer verin!” – deyildiyi zaman (onlara) yer verin ki, Allah da sizə (Cənnətdə) geniş yer versin. Eləcə də sizə: “Qalxın!” deyildikdə qalxın ki, Allah da sizdən iman gətirənlərin və (xüsusilə) elm bəxş edilmiş kimsələrin dərəcələrini ucaltsın. Allah etdiyiniz əməllərdən xəbərdardır!

O ye who believe! When it is said, Make room! in assemblies, then make room; Allah will make way for you (hereafter). And when it is said, Come up higher! go up higher; Allah will exalt those who believe among you, and those who have knowledge, to high ranks. Allah is informed of what ye do.

O ye who believe! When ye are told to make room in the assemblies,(5347) (spread out and) make room: (ample) room will Allah provide for you. And when ye are told to rise up,(5348) rise up Allah will rise up, to (suitable) ranks (and degrees), those of you who believe and who have been granted (mystic) Knowledge.(5349) And Allah is well- acquainted with all ye do.

5347 Even when a great man or a Leader comes into an Assembly, we are not to press forward without discipline, as it causes inconvenience to him and d... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.