4 Temmuz 2022 - 5 Zi'l-Hicce 1443 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Özür !
29.06.2022 tarihi itibarıyla web sitemize bir saldırı vâki olmuş ve üye girişi yapan kullanıcılarımız "Ayet Karşılaştırma" sayfamızda kişiselleştirdikleri sayfalarına ulaşamamışlardır. Üye girişi yapılmadan sayfa görüntülemede bir problem bulunmamaktadır. Görüntülemede sıkıntı yaşayan kullanıcılarımız çıkış yaparak aynı sayfayı görüntüleyebilirler.
Sitemize saldırı yaparak insicâmı bozanların emelleri nedir anlayamıyor, Allah'a havale ediyoruz.
Mâide Suresi 111. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve-iż evhaytu ilâ-lhavâriyyîne en âminû bî vebirasûlî kâlû âmennâ veşhed bi-ennenâ muslimûn(e)

Hani Havarilere, bana ve Peygamberime inanın demiştim de inandık demişlerdi tanık ol, biz Tanrıya teslim olanlarız.

Hani o zaman (Hz. İsa’ya tâbi olan) Havarilere: "Bana ve Elçime iman edin" diye vahy (ilham) etmiştim de; onlar da: "İman ettik, gerçekten Müslümanlar olduğumuza Sen de şahit ol" demişlerdi.

Ve hatırla o vakti ki, havarilere “Bana ve elçime inanın” diye vahyetmiştim. Onlar da “Biz inanıyoruz şahit ol ki, kendimizi sana teslim etmişiz” diye cevap verdiklerini.

Hani temiz giyimli, iyi niyetli istikamet sahibi olanlara, havârilere:
“Bana ve Rasulüme iman edin" diye ilham etmiştim. Onlar:
“İman ettik. Bizim İslâm'ı yaşayan müslümanlar olduğumuza, İslâm dininde sebat edeceğimize şâhit ol" demişlerdi.

bk. Kur’an-ı Kerim, 3/52; 16/68; 28/7.

Havarilere "Bana ve Peygamber'ime iman edin" diye ilham etmiştim. Onlar da: "İman ettik. Sen de bizim Müslümanlar olduğumuza şahit ol" demişlerdi.

Hani Havarilere: 'Bana ve elçime iman edin' diye vahy (ilham) etmiştim; onlar da: 'İman ettik, gerçekten müslümanlar olduğumuza sen de şahid ol' demişlerdi.

Hani Havarî'lere (Hz. Îsa'ya bağlı olanlara): “-Bana ve Peygamberime iman edin” diye ilham etmiştim de onlar: “İman ettik, bizim hakikî müslümanlar olduğumuza şahid ol” demişlerdi.

Ve Ben, Havarilere: “Bana ve elçime inanın” diye vahyetmiştim. Onlar: “Biz inandık. Sen şahit ol ki, biz Müslümanlardanız!” dediler.

Hani havârîlere, “Bana ve peygamberime iman ediniz” diye ilham etmiştim. Onlar da “İman ettik, bizim Allah'a teslim olmuş kimseler olduğumuza sen de şâhit ol” demişlerdi.

Hani, on ikilere: «Hem bana, hem de benim peygamberime inan getirin» diye, anlatmış idim, «inan ettik, başeğdik, sen bize tanık ol» demiştiler

Hani Havarilere: “Bana ve Resulüme iman edin” diye ilham etmiştim. Onlar da: “İman ettik, Hakk'a teslimiyet gösterdiğimize sen de şahit ol” demişlerdi.

Bkz. 3/51-52Beyaz ve beyazlık manasına gelen “havarî”, mecazen “halis ve temiz dost” anlamında kullanılmıştır. “Havarîler” peygamberlerin davetine uya... Devamı..

Havâriyyûn’a, bana ve rasûlüme inanınız didiğim vakit "İnanırız ve sen şâhidsin ki biz müslimiz" didiler.

Havarilere, "Bana ve peygamberime inanın" diye bildirmiştim, "İnandık, bizim müslimler olduğumuza şahid ol" demişlerdi.

Hani bir de, “Bana ve Peygamberime iman edin” diye havarilere[167] ilham etmiştim. Onlar da “İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol” demişlerdi.

Havariler, Hz. Peygamber’in sahabileri gibi; Hz. İsa’yı görmüş, ona iman etmiş ve sadakatle yardımda bulunmuş kimselerdir.

Hani havârîlere, «Bana ve peygamberime iman edin» diye ilham etmiştim. Onlar (da), «İman ettik, bizim Allah'a teslim olmuş kimseler (müslümanlar) olduğumuza sen de şahit ol» demişlerdi.

Havarilere (öğrencilere), "Bana ve elçime inanın," diye vahyettiğimde; "İnandık, bizim müslüman (teslim) oluşumuza tanık ol," demişlerdi.

Hani Havarilere: " Bana ve Resulüme iman edin" diye ilham etmiştim. Onlar da: "İman ettik, bizim şüphesiz müslümanlar olduğumuza şahit ol" demişlerdi.

Ve hani bana ve Resulüme iyman edin diye Havariyyûne ilham etmiştim «iyman ettik, bizim şübhesiz müslimler olduğumuza şahid ol» demişlerdi

Havarilere, Bana ve Ben'im resûlüme iman etmelerini vahyettim. “İman ettik.” dediler. Ve tanık ol ki kuşkusuz, biz müslümanlarız.¹

1- Teslim olanlarız.

Hani havarilere : «Bana ve resulüme îman edin» diye ilham etmişdim. «Îman etdik. Hakıykî müslümanlar olduğumuza Sen de şâhid ol» demişlerdi.

“Hani Havârîlere de: 'Bana ve peygamberime îmân edin!' diye ilhâm etmiştim.(Onlar:) 'Îmân ettik, (yâ Rab!) artık şâhid ol ki gerçekten biz Müslümanlarız!' demişlerdi.”

Havarilere “Bana ve elçime inanın diye vahy etmiştim” de onlar “İman ettik ve bizim Müslüman olduğumuza şahitlik et” demişlerdi.

O gün Ben senin yardımcılarının gönüllerine bildirmiştim: "Bana da, elçime de inanın" diye. Onlar demişlerdi: "İnandık. İşte kendimizi Allah’a vermiş olduğumuza sen de tanık ol."

Hani Havariyyuna «bana, peygamberime iman getirin» diye vahiy etmiştim [¹]. Onlar «İman getirdik, müslim olduğumuza şahit ol» demişlerdi.

[1] İlham etmiştim.

Hani Havarilere, (İsa’nın lisanıyla) “Bana ve elçime inanın” diye vahyetmiştim.³⁷ Onlar da “İnandık! Bizim teslim olanlardan/Müslümanlardan olduğumuza şahit ol!” demişlerdi.

37 Buradaki vahy, bazılarınca ilham olarak çevrilmiştir. Maturidî, Beyzavî, Elmalılı ve Suyutî gibi müfessirler; Allah’ın Hz. İsa’nın lisanıyla Havari... Devamı..

Havarilere, “Bana ve peygamberime iman edin” diye vahiy etmiştik de, “İman ettik, bizim Müslüman olduğumuza şahit ol” demişlerdi.

Hani havârîlere, senin aracılığınla, “Bana ve Elçime iman edin!” diye vahyetmiştim. Bunun üzerine onlar, “Evet, iman ettik! Şâhit ol ya Rab; bizler yalnızca Sana boyun eğen ve ancak Senin hükümlerine teslim olan kimseleriz!” demişlerdi.

Hani, Havâriyler’e:
-“Bana ve benim rasûlüme iman edin!” diye vahyettim.
-“İman ettik. Şahid ol ki biz, teslim olmuşuz / müslümanız!” dediler.

Havarîler’e: “ bana ve elçime inanın “ diye vahyettiğimi hatırla. “ Tamam ya Rab, artık biz de Müslümanız “ derken onlarla yaptığın söyleşiyi hatırla:

Hani bir de "Bana ve Resulüme iman edin!" diye arkadaşın olan havarilerine ilham etmiştim. Onlar da "İman ettik. Bizim Müslüman olduğumuza sen de şahit ol!" demişlerdi.

Hani Havarilere [*] “Bana ve elçime iman edin!” diye vahyetmiştim [*] (bildirmiştim). Onlar da “İman ettik, bizim Allah’a teslim olmuş kişiler (Müslümanlar) olduğumuza sen de şahit ol!” demişlerdi.

[Havari] kelimesi, “beyaz giyenler”, “beyazlara bürünenler”, “tasdik edenler”, “samimi olanlar”, “tertemiz kişiler” gibi anlamlara gelmektedir.,Burada... Devamı..

(Ve devamla) “Havarilere¹ de: ‘Bana ve elçime îman edin.’ diye (seninle) vahiy göndermiştim.² Onlar da: ‘İman ettik, şâhit ol ki bizler Müslüman’ız.’ demişlerdi.”

1 Havariyyun: Havarî’nin çoğuludur, beyaz ve beyazlık anlamına gelir. Mecâzen “halis ve temiz dost” anlamında kullanılmış ve özellikle Peygamberlerin ... Devamı..

VE [hatırla o vakti ki] beyazlara bürünmüş olanlara, ¹³⁶ “Bana ve Benim Elçim’e inanın!” diye vahyetmiştim. Onlar, “Biz inanıyoruz; ve şahit ol ki kendimizi [Sana] teslim etmişiz!” diye cevap verdiler.

136 Yani, Hz. İsa’nın havarilerine (bkz. sure 3, not 42).

Ve hani havarilere: “Bana ve Resulüme iman edip güvenin.” diye emretmiştim. Onlar da: “İman ettik, bizim Müslüman olduğumuza şahit ol!” demişlerdi. 3/52, 61/14

Ve hani, havarilere (senin aracılığınla) “Bana ve Benim elçime inanın!” diye vahyetmiştim; onlar da “Biz inanıyoruz, Sana kayıtsız şartsız teslim olduğumuza şahit ol!” demişlerdi.[¹⁰⁰⁶]

[1006] Havarilerin ilâhî davete muhteşem icâbetleri için bkz: 3:51-52.

Ve o zaman ki, «Bana ve peygamberlerime imân ediniz» diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da: «İmân ettik, bizim muhakkak müslimler olduğumuza şahit ol» demişlerdi.

Ve hani havarilere: “Bana ve Resulüme iman edin” diye ilham etmiştim. Onlar da: “İman ettik. Hakka teslim olduğumuza şahid ol! ” demişlerdi. [3, 52; 28, 7; 16, 68] {KM, Yuhanna 14, 1}

Havarilere: "Bana ve elçime inanın!" diye vahyetmiştim (kalblerine bu düşünceyi atmıştım); "İnandık, bizim müslümanlar olduğumuza şahidol!" demişlerdi.

Havâriyyûna, "Bana ve rasûlüme îmân idiniz" diye vahy iylediğimizde îmân itdiler ve "Yâ İsa! bizim müslümânlardan oldığımıza şâhid ol" didiler. [²]

[2] Havâriyyûn içün Âl-i 'İmrân sûresinin 51inci âyetine bak.

Bir gün havarilere “Bana ve Elçime inanıp güvenin” diye vahyettim. Onlar da “İnanıp güvendik; sen şahit ol bizler Allah’a teslim olan (müslüman) kimseleriz” diye karşılık verdiler.

Havarilerine de: -Bana ve Resûlüme iman edin, diye vahyetmiştim. Onlar da:- İman ettik, bizim müslüman olduğumuza şahit ol! demişlerdi.

Hani, Havarilere de “Bana ve elçime iman edin” diye ilham etmiştim; onlar da “İman ettik, şahit ol ki biz hakka teslim olmuş Müslümanlarız” demişlerdi.

Havarilere şunu vahyetmiştim: "Bana ve resulüme iman edin." Şöyle demişlerdi: "İman ettik, sen de tanık ol ki biz, müslümanlarız/Allah'a teslim olanlarız!"

daħı ol vaķt kim ilhām eyledüm ya'nį göñüllerine bıraķdum ḥavārilere kim įmān getürüñ baña daħı yalavacuma eyittiler “įmān getürdük daħı ŧanuķ ol kim biz müsülmānlarüz.”

Daḫı men vaḥy eyledüm ḥavārīlere ki baña īmān getürüñüz benümpeyġamberüme daḫı. Eyitdiler: Biz īmān getürdük, ṭanuḳ ol bizüm üstü‐müze ki Müselmānlar‐biz didiler.

Xatırla ki, o zaman həvarilərə (İsanın on iki əshabəsinə): “Mənə və peyğəmbərimə iman gətirin!” – deyə əmr etmişdim. Onlar isə: “Bizim (Sənə və peyğəmbərinə) itaətkar kəslər olmağımıza şahid ol!” – deyə cavab vermişdilər.

And when I inspired the disciples, (saying): Believe in Me and in My messenger, they said: We believe. Bear witness that we have surrendered (unto Thee).

"And behold! I inspired the disciples to have faith in Me and Mine Messenger. they said, ´We have faith, and do thou(823) bear witness that we bow to Allah as Muslims´".(824)

823 "Thou" refers to Jesus, who is being addressed by his Disciples. Cf. 3:52 . 824 Before or after Muhammad's life on this earth, all who bowed to Al... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.