25 Ocak 2026 - 6 Şaban 1447 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Zuhruf Suresi 70. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Udḣulû-lcennete entum ve ezvâcukum tuhberûn(e)

Girin cennete siz ve eşleriniz kutlulukla, sevinerek.

"(Haydi) Siz ve eşleriniz cennete girin; (orada) sevinç içinde ağırlanacaksınız."

Ey kullarım! Siz ve mü'min eşleriniz girin cennete, orada ağırlanıp sevindirileceksiniz.

Siz ve eşleriniz, birlikte Cennet'e girin. Güzel sadalar ve nağmelerle, pür neşe içinde, süsler, zînetler takınarak ağırlanacaksınız.

Siz ve eşleriniz cennete girin, sevinç içinde ağırlanacaksınız.

'Siz ve eşleriniz cennete girin; 'sevinç içinde ağırlanacaksınız.'

(Onlara şöyle denir): Sevinç ve neşeler içinde olduğunuz halde, siz ve zevceleriniz girin cennete...

(Onlara:) “Siz ve hanımlarınız, sevinçli olarak Cennete girin…” (denilir.)

“Siz ve eşleriniz, büyük mutluluk içinde cennete giriniz.”

69,70. Bizim belgelerimize inanmış bulunanlar, Müslüman da olanlar; sizler eşlerinizle sevinerek cennete girin !

Onlara: “Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz” denir.

69,70. Sizler ki âyâtımıza inandınız ve müslüman oldınız size: "Zevceleriniz ile berâber cennete dâhil olunuz, müstefîd olunuz" diyecekler.

Şöyle denir: "Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz."

“Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz.”

Siz ve eşleriniz, muhteşem bir şekilde karşılanıp ağırlanmak üzere cennete girin.

Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz!

Siz ve eşleriniz cennete girin; sevinç içinde ağırlanacaksınız.

Siz ve eşleriniz cennete girin. Orada ağırlanıp sevindirileceksiniz."

Girin Cennete: siz ve zevceleriniz, sürurlar, neş'eler içinde

(Allah o takva sahiplerine yine buyurur ki:) “Siz ve (îmân etmiş olan) zevceleriniz sevinç ve huzur içinde (size vadedilen) cennete girin!”

Cennete girin. Siz ve eşleriniz¹ en iyi şekilde ağırlanacaksınız.”

1- Ayette sözü edilen eşler, dünyadaki eşler değildir. Dünyada eşlerin her biri ayrı ayrı sorumlu tutulmuş, her bir eş kendi hesabını kendisi verecekt... Devamı..

Sürûr ve ikram a müstağrak olduğunuz halde siz de, (mü'min) zevceleriniz de girin cennete.

Siz ve eşleriniz sevinç içinde cennete yerleşin.

[13/23; 36/56; 52/21]

“Girin Cennete! Siz ve zevceleriniz (orada) sevindirileceksiniz!”

Siz ve sizler gibi olanlar (iman ve teslimiyet konusunda sizler gibi olan eşleriniz ve yoldaşlarınız) girin cennete, orada ağırlanıp sevindirileceksiniz. *

(*) Ayette sözü edilen ezvacın iki anlamı vardır. 1. Kendileri gibi gerçekten iman etmiş ve yüce Allah’a teslim olmuş olan dünyadaki eşler olabilir, b... Devamı..

Siz ve sizler gibi olanlara (zevcelerinize) haber verilmiş olan cennete girin.

Siz de eşleriniz de Cennet’e girin de kıvanın."

68, 70. Allah onlara şöyle diyecek: «— Kullarım! Bugün sizin için korku yoktur, üzülmezsiniz de. O kullarım ki âyetlerimize inanıp emrimize münkat olmuşlardı [⁷]. Siz, zevcelerinizle beraber zevk ve sefayla [⁸] vakit geçirmek üzere Cennete girin».

[7] Veya dinde ihlâs üzere idiler.[8] Veya pek ziyade ağırlanmak üzere.

Onlara, “Sizler ve eşleriniz sevinçli ve mutlu bir şekilde cennete giriniz!” (denir).

Siz ve eşleriniz cennete girin; sevinç içinde ağırlanacaksınız.

“Hem siz, hem de sizin gibi iman etmiş olan eşleriniz sevinç ve huzur içinde girin cennete!”

Girin Cennet’e, siz ve eşleriniz mutluluk içinde!

Artık eşlerinizle birlikte ağırlanmak üzere, buyurun cennete!

"Siz ve eşleriniz sevinçle mutlulukla cennete giriniz."

(Cennetliklere şöyle seslenilecektir:) “Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete girin!” [*]

Rûm 30:15’te de [yuhberûne] kalıbında geçen [tuhberûne] edilgen fiili “sevinç ve neşe içinde kılınmak”, “ağırlanıp sevindirilmek”, “ikram içinde olmak... Devamı..

70,71. Siz ve eşleriniz, sevinç içerisinde cennete girin. (Cennette) onların etrafında içleri canların çektiği ve gözlerin hoşlandığı (yiyecek ve içeceklerle) dolu altın tepsiler ve kâseler dolaştırılır. (Orada onlara): “Siz burada, ebedî kalacaksınız.”

Siz ve eşleriniz, sevinç ve mutlulukla cennete girin!”

Siz de eşleriniz de sevinç için de girin cennete! 13/20...24, 52/21

Siz ve eşleriniz, ruha safa veren bir mûsikî eşliğinde girin cennete!”[⁴⁴¹²]

[4412] Cennete eşleriyle birlikte girecek olanlar, kadın olsun erkek olsun, eşlerini hak yolda yalnız bırakmayanlardır. Tuhberûnu “mûsikî” olarak ç... Devamı..

“Siz ve (mümin) eşleriniz -gerçek mutluluğa ermiş olarak- sevinç içinde cennete girin.”

“Girin cennete! Siz ve eşleriniz sevindirileceksiniz.”

Siz de zevceleriniz de meserretler içinde olduğunuz halde cennete giriniz.

Haydi siz de, eşleriniz de neş'e dolu olarak buyurun cennete!

Haydi, siz cennete girin. Siz ve eşleriniz ağırlanıp sevindirileceksiniz!

"Siz ve zevceleriniz sürûr ve hubûrla cennete girin" denilür.

Eşlerinizle birlikte Cennet’e girin; orada ağırlanacaksınız.”

Siz ve eşleriniz sevinç içinde, girin cennete!

Siz de, eşleriniz de, sevinç içinde girin Cennete.

Cennete girin! Siz ve eşleriniz ikramlarla ağırlanacaksınız.

Juftlaringiz bilan birga xursand bo‘‎lgan holingizda jannatga kiringlar.

girüñ uçmaġa siz daħı 'avratlaruñuz şād olınasız.

Girüñüz cennete, siz çiftlerüñüzle sevinmeg‐ile.

Siz də, zövcələriniz də sevinc içində Cənnətə daxil olun!”

Enter the Garden, ye and your wives, to be made glad.

Enter ye the Garden,(4668) ye and your wives, in (beauty and) rejoicing.

4668 The Garden is the type of all that is beautiful to eye, mind, and soul; all that is restful and in tune, a complete state of bliss, such as we ca... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.