Udḣulû-lcennete entum ve ezvâcukum tuhberûn(e)
Girin cennete siz ve eşleriniz kutlulukla, sevinerek.
"(Haydi) Siz ve eşleriniz cennete girin; (orada) sevinç içinde ağırlanacaksınız."
Ey kullarım! Siz ve mü'min eşleriniz girin cennete, orada ağırlanıp sevindirileceksiniz.
Siz ve eşleriniz, birlikte Cennet'e girin. Güzel sadalar ve nağmelerle, pür neşe içinde, süsler, zînetler takınarak ağırlanacaksınız.
Siz ve eşleriniz cennete girin, sevinç içinde ağırlanacaksınız.
'Siz ve eşleriniz cennete girin; 'sevinç içinde ağırlanacaksınız.'
(Onlara şöyle denir): Sevinç ve neşeler içinde olduğunuz halde, siz ve zevceleriniz girin cennete...
(Onlara:) “Siz ve hanımlarınız, sevinçli olarak Cennete girin…” (denilir.)
“Siz ve eşleriniz, büyük mutluluk içinde cennete giriniz.”
69,70. Bizim belgelerimize inanmış bulunanlar, Müslüman da olanlar; sizler eşlerinizle sevinerek cennete girin !
Onlara: “Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz” denir.
69,70. Sizler ki âyâtımıza inandınız ve müslüman oldınız size: "Zevceleriniz ile berâber cennete dâhil olunuz, müstefîd olunuz" diyecekler.
Şöyle denir: "Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz."
“Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz.”
Siz ve eşleriniz, muhteşem bir şekilde karşılanıp ağırlanmak üzere cennete girin.
Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz!
Siz ve eşleriniz cennete girin; sevinç içinde ağırlanacaksınız.
Siz ve eşleriniz cennete girin. Orada ağırlanıp sevindirileceksiniz."
Girin Cennete: siz ve zevceleriniz, sürurlar, neş'eler içinde
(Allah o takva sahiplerine yine buyurur ki:) “Siz ve (îmân etmiş olan) zevceleriniz sevinç ve huzur içinde (size vadedilen) cennete girin!”
Cennete girin. Siz ve eşleriniz¹ en iyi şekilde ağırlanacaksınız.”
Sürûr ve ikram a müstağrak olduğunuz halde siz de, (mü'min) zevceleriniz de girin cennete.
“Girin Cennete! Siz ve zevceleriniz (orada) sevindirileceksiniz!”
Siz ve sizler gibi olanlar (iman ve teslimiyet konusunda sizler gibi olan eşleriniz ve yoldaşlarınız) girin cennete, orada ağırlanıp sevindirileceksiniz. *
Siz ve sizler gibi olanlara (zevcelerinize) haber verilmiş olan cennete girin.
Siz de eşleriniz de Cennet’e girin de kıvanın."
68, 70. Allah onlara şöyle diyecek: «— Kullarım! Bugün sizin için korku yoktur, üzülmezsiniz de. O kullarım ki âyetlerimize inanıp emrimize münkat olmuşlardı [⁷]. Siz, zevcelerinizle beraber zevk ve sefayla [⁸] vakit geçirmek üzere Cennete girin».
Onlara, “Sizler ve eşleriniz sevinçli ve mutlu bir şekilde cennete giriniz!” (denir).
Siz ve eşleriniz cennete girin; sevinç içinde ağırlanacaksınız.
“Hem siz, hem de sizin gibi iman etmiş olan eşleriniz sevinç ve huzur içinde girin cennete!”
Girin Cennet’e, siz ve eşleriniz mutluluk içinde!
Artık eşlerinizle birlikte ağırlanmak üzere, buyurun cennete!
"Siz ve eşleriniz sevinçle mutlulukla cennete giriniz."
(Cennetliklere şöyle seslenilecektir:) “Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete girin!” [*]
70,71. Siz ve eşleriniz, sevinç içerisinde cennete girin. (Cennette) onların etrafında içleri canların çektiği ve gözlerin hoşlandığı (yiyecek ve içeceklerle) dolu altın tepsiler ve kâseler dolaştırılır. (Orada onlara): “Siz burada, ebedî kalacaksınız.”
Siz ve eşleriniz, sevinç ve mutlulukla cennete girin!”
Siz de eşleriniz de sevinç için de girin cennete! 13/20...24, 52/21
Siz ve eşleriniz, ruha safa veren bir mûsikî eşliğinde girin cennete!”[⁴⁴¹²]
“Siz ve (mümin) eşleriniz -gerçek mutluluğa ermiş olarak- sevinç içinde cennete girin.”
“Girin cennete! Siz ve eşleriniz sevindirileceksiniz.”
Siz de zevceleriniz de meserretler içinde olduğunuz halde cennete giriniz.
Haydi siz de, eşleriniz de neş'e dolu olarak buyurun cennete!
Haydi, siz cennete girin. Siz ve eşleriniz ağırlanıp sevindirileceksiniz!
"Siz ve zevceleriniz sürûr ve hubûrla cennete girin" denilür.
Eşlerinizle birlikte Cennet’e girin; orada ağırlanacaksınız.”
Siz ve eşleriniz sevinç içinde, girin cennete!
Siz de, eşleriniz de, sevinç içinde girin Cennete.
Cennete girin! Siz ve eşleriniz ikramlarla ağırlanacaksınız.
Juftlaringiz bilan birga xursand bo‘lgan holingizda jannatga kiringlar.
girüñ uçmaġa siz daħı 'avratlaruñuz şād olınasız.
Girüñüz cennete, siz çiftlerüñüzle sevinmeg‐ile.
Siz də, zövcələriniz də sevinc içində Cənnətə daxil olun!”
Enter the Garden, ye and your wives, to be made glad.
Enter ye the Garden,(4668) ye and your wives, in (beauty and) rejoicing.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |