24 Mayıs 2024 - 16 Zi'l-ka'de 1445 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nisâ Suresi 4. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Veâtû-nnisâe sadukâtihinne nihle(ten)(c) fe-in tibne lekum ‘an şey-in minhu nefsen fekulûhu henî-en merî-â(n)

Kadınlarınızın mehirlerini bir bağış olarak verin, ama onlar, gönül hoşluğuyla mehirlerinin bir miktarını size bağışlarlarsa o vakit de onu içinize sindire sindire ve afiyetle yiyin.

Kadınlara mehirlerini (şart koşulan evlenme bedellerini) gönül hoşluğuyla isteyerek (ve bir hak olarak) verin. Fakat onlar, kendi arzularıyla size ondan bir şeyi bağışlarlarsa, onu da afiyetle, iç huzuruyla yiyin.

Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğu ile bir hak olarak verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bırakırlarsa, ondan gönül hoşluğuyla faydalanın.

Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğu ile cömertçe verin. Eğer onlar gönül rızasıyla size bir şey bağışlarlarsa, onu âfiyetle yiyin.

Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğu ile verin. Eğer kendileri bizzat gönül hoşnutluğu ile (mehirlerinden) size bir şey bağışlarlarsa o zaman onu afiyetle ve huzurla yiyin.

4.İbnu Ebi Hatim`in Ebu Salih`ten rivayet ettiğine göre cahiliye döneminde insanlar kızlarını evlendirdiklerinde mehirlerini kendileri alır kızlarına ... Devamı..

Kadınlara mehirlerini gönülden isteyerek (ve bir hak olarak) verin, fakat onlar, gönül hoşluğuyla size ondan bir şeyi bağışlarlarsa, onu da afiyetle, iç huzuruyla yiyin.

Nikâh ettiğiniz kadınların mehirlerini (nikâh paralarını) seve seve verin. Şayet ondan bir kısmını gönül hoşluğu ile kendileri size bağışlarsa, onu âfiyetle, rahatça yiyin.

Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğu ile verin. Eğer isteyerek ondan bir miktar size bağışlarlarsa, afiyet ve rahatlıkla onu yiyin.

Kadınlara mehirlerini hiçbir karşılık beklemeden veriniz; ama eğer onlar, kendi rızâlarıyla bir kısmını size bırakırlarsa, ondan hoşnutluk ve gönül rahatlığıyla faydalanınız.

Kadınlara mihirlerin iylikle veriniz, bundan bir şey bağışlarlarsa, sağlıcakla sindirerek yeyiniz

(Nikâhladığınız) kadınların mehirlerini (şart koşulan evlenme bedellerini) gönül rızası ile (bir hak olarak) verin. Eğer kendi rızalarıyla o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da alıp gönül huzuruyla harcayabilirsiniz.

3.ve 129. Ayetlerdeki “adaletli davranma” şartına ilaveten burada da mehir şartı ile erkeğe, bu ayetten önce almış olduğu kadın sayısını maddi gücüne ... Devamı..

Kadınlarınızın nikâhlarını serbest olarak iki tarafın rızasıyla ta’yîn idiniz ve eğer bunın bir kısmını size bağışlarlar ise o vakit bildiğiniz gibi sarf idiniz.

Kadınlara mehirlerini cömertçe verin, eğer ondan gönül hoşluğu ile size bir şey bağışlarlarsa onu afiyetle yiyin.

Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.

Kadınlara mehirlerini borcunuzu öder gibi verin. Eğer onun bir kısmını size gönül razısıyla verirlerse onu da âfiyetle yiyin.

Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile (cömertçe) verin; eğer gönül hoşluğu ile o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu da afiyetle yeyin.

Kadınlara mehirlerini tam verin. Kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu günül huzuruyla yiyebilirsiniz.

Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğuyla verin. Eğer onlar gönül rızasıyla size bir şey bağışlarlarsa onu afiyetle yiyin.

ve aldığınız kadınlara mihirlerini efendicesine verin, şayed ondan birazını kendileri gönül hoşluğile bağışlarlarsa onu da içinize sine sine yeyin

(Nikâhladığınız) kadınlara mehirlerini gönül rızası ile verin, eğer (onlar) gönül hoşluğu ile o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu da afiyetle yiyin.

O kadınlara, vadettiklerinizi bir hak olarak verin. Eğer gönül rızası ile ondan bir kısmını size verirlerse, o zaman onu dilediğiniz gibi yiyin.

(Aldığınız) kadınların mehirlerini yürekden isteyerek ve (Allahın) bir atiyye (si) olarak verin. Bununla beraber eğer ondan birazını gönül hoşluğu ile size bağışlamış olurlarsa onu da içinize sine sine yeyin.

Kadınlara mehirlerini gönül rızâsı ile verin! Fakat size ondan birazını kendi gönlüyle bağışlarlarsa, artık onu âfiyetle, rahatça yiyin!

“Kadınlara mehirlerini hakları olarak, kendiliğinizden (gönül hoşluğuyla) verin. Eğer kadınlar size kendiliklerinden mehirlerinden ne kadarını bağışlarlarsa, onları rahatlıkla şüphe etmeden yiyebilirsiniz.

Kadınların kalınlarını güçlük çıkarmadan verin. Eğer onlar bu kalınlarından bir azını gönül dileği ile size bağışlayacak olurlarsa siz de onu ağız tadıyla güzelce yiyin.

Kadınlara mehirlerini hoşlukla [⁹] verin. Eğer onlar gönül hoşluğu ile size bir şey bağışlarlarsa onu âfiyetle yiyin [¹⁰].

[9] Atiye olarak, güçlük çıkarmayarak veya muktezay-i diyanet ve şeriat olarak.[10] Boğazdan kolaylıkla geçsin, kolaylıkla hazmolunsun. Yahut dünyada ... Devamı..

Kadınlara mehirlerini gönül rızasıyla veriniz. Eğer onlar mehirlerinin bir kısmını kendi istekleriyle size bağışlayacak olurlarsa, o takdirde onu afiyetle yiyiniz.

Kadınlara mehirlerini bir hediye olarak veriniz. Eğer ondan gönül hoşluğu ile size bir şey bağışlarlarsa, onu afiyetle yiyin.

Evleneceğiniz kadınlara, evlilikte nikah bedeli olan mehirlerini meşrû bir hak olarak gönül hoşluğuyla verin. Bununla beraber, kendi arzularıyla mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da alıp gönül huzuruyla harcayabilirsiniz.

Kadınlar’a mehirlerini güzelce verin!
Mehrin bir kısmını gönül hoşluğu ile size bıraktılarsa, onu da afiyetle yiyin!

Kadınlara mehirlerini geri almamak üzere verin. Şayet size gönül rızasıyla bir miktar verirlerse bunu alıp harcayabilirsiniz...

Evlilik sırasında kadınlara vermek üzere anlaştığınız evlilik ücretlerini içinizden gelerek verin! Ücretlerini verirken isteksizlik duymayın! Unutmayın! Rabbiniz içinizdekini bilir! Adet yerini bulsun veya toplumsal baskıdan korktuğunuz için zoraki olarak kadınlara evlilik ücretini ödemeniz iyi değildir. Eğer eşleriniz kendi istekleriyle evlilik ücretinden bir kısmını bağışlarsa afiyetle yiyebilirsiniz. Ancak evlilik ücretlerini bağışlamaları veya evlilik ücretinden vazgeçmeleri için kadınlarınıza baskı yapmayın!

Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile (cömertçe) verin! Ondan (verdiğiniz mehirden) bir kısmını (gönül hoşluğu ile) size bağışlarlarsa onu da afiyetle yiyin!

(Evleneceğiniz) kadınlara mihirlerini¹ bir hak olarak (gönül hoşluğuyla) verin. Eğer onlar kendi istekleriyle size bir kısmını bağışlarlarsa onu da afiyetle yiyin.

1 Bk. (Bakara: 236-237, Mâide: 5, Ahzab: 28-29, 49-50)

Kadınlara mehirlerini hiçbir karşılık beklemeden verin; ⁵ ama eğer onlar, kendi rızalarıyla bir kısmını size bırakırlarsa ondan hoşnutluk ve gönül rahatlığıyla faydalanın.

5 Nihle ifadesi, kişinin hiçbir karşılık beklemeden, kendi rızasıyla bir şeyi isteyerek vermesi anlamına gelir (Zemahşerî). Ayrıca, damadın geline ver... Devamı..

Kadınlara mehirlerini/evlenme bedellerini gönül rızasıyla verin. Eğer, kendi istekleriyle mehrin bir kısmından vazgeçerler de size bağışlarlarsa onu da afiyetle yiyin. 2/236, 5/5, 4/24-25

Kadınlarınıza mehirlerini, gönül rızasıyla karşılık beklemeksizin[⁷²⁵] verin! Ve fakat, kendi rızalarıyla bir kısmını size bırakırlarsa, onu da afiyetle yiyin!

[725] Nihleten “karşılıksız ikram” anlamına gelir. Yani mehir herhangi bir şeyin karşılığı olarak nitelenemez.

(Aldığınız) Kadınların mehirlerini gönül hoşluğuyla verin, eğer onlar, ondan bir miktarını kendi arzularıyla size bağışlar ise onu (ev halkının geçimini sağlayan siz olduğunuz için) hiç çekinmeden afiyetle yeyin! (dilediğiniz şekilde sarfedin)

Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrinden size bir bağış olursa, onu da afiyetle yiyin.

Kadınlara mihirlerini bir atiyye olarak veriniz. Şâyet size ondan bir miktarın gönül hoşluğu ile bağışlar iseler onu da afiyetle, kolaylıkla yiyiniz.

Evleneceğiniz kadınlara mehirlerini gönül hoşluğu ile verin. Eğer mehrin bir kısmını gönül rızasıyla size bağışlarlarsa onu içinize sine sine afiyetle yeyin.

Kadınlara mehirlerini bir hak olarak (gönül hoşluğuyla) verin; eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yeyin.

Nikâhınıza aldığınız kadınların mihrini (bedel-i nikâhı) gönül hoşluğı ve rızâ ile viriniz (müşkülât çıkarmayınız) Eğer onlar (zevceler) kendi rızâlarıyla bedel-i nikâhdan bir şey terk iderler ise onı helâl olarak yiyiniz.

Kadınlara mehirlerini cömertçe verin. Eğer mehir olarak verdiğinizden bir şeyi gönül hoşluğu ile size bağışlarlarsa onu da gönül rahatlığıyla yiyin.

Kadınlara mehirlerini seve seve verin. Eğer, kendi istekleriyle mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.

Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğu ile verin. Eğer onlar kendiliklerinden mehirlerinin bir kısmını size bağışlayacak olurlarsa, onu da âfiyetle yersiniz.

Kadınlara mehirlerini nazik ve cömert bir şekilde örf ve çevrenin kabullerine uygun olarak verin. Eğer ondan birazını kendileri kişisel istekleriyle size sunmuşlarsa artık onu içinize sine sine yiyin.

daħı virüñ 'avratlara kābinlerin, baħşiş. pes eger ħoş olalar size neseneden ol kabinden nefsdin yaña ya'ni gendü nefsleri ħoşluġı-y-ıla ol ķābinden size nesene virürler -ise siñici-y-iken siñici-y-iken.

Daḫı virüñüz ‘avratlara kābinlerini, pes eger yürekleri ḫoşluġı‐y‐la. Kābin‐lerinden bir nesne baġışlasalar size yiñüz anı ḥalāldur ‘āfiyet‐ile.

Qadınlarınızın mehrlərini könül xoşluğuyla verin! Əgər onlar qəlbən, öz razılıqları ilə bundan sizə bir şey bağışlasalar, onu halal olaraq, nuşcanlıqla yeyin!

And give unto the women, (whom ye marry) free gift of their marriage portions; but if they of their own accord remit unto you a part thereof, then ye are welcome to absorb it (in your wealth).

And give the women (on marriage) their dower as a free gift; but if they, of their own good pleasure, remit any part of it to you, Take it and enjoy it with right good cheer.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.