24 Mayıs 2024 - 16 Zi'l-ka'de 1445 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nisâ Suresi 2. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Veâtû-lyetâmâ emvâlehum velâ tetebeddelû-lḣabîśe bi-ttayyib(i)(s) velâ te/kulû emvâlehum ilâ emvâlikum(c) innehu kâne hûben kebîrâ(n)

Yetimlere mallarını verin ve iyisinin yerine kötüsünü koyup değiştirmeyin ve onların mallarını, kendi mallarınıza katıp yemeyin; çünkü bu, pek büyük bir suçtur.

Yetimlerin (sahipsiz kimselerin ve yönetiminize verilen toplum kesimlerinin hakkı olan) mallarını (ve maaşlarını tam) verin. Ve sakın murdar olanı (haram ve haksız kazancı) helâl ve temiz olana (tercih edip, İlahi hükümleri kendinize göre) değiştirmeyin. Onların (mağdurların ve halkın) mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin! Çünkü bu, büyük bir vebaldir.

O halde, yetimlere mallarını verin, kendi değersiz mallarınızı onlara ait güzel mallar ile değiştirmeyin ve onların mallarını kendi mallarınız ile birleştirerek yemeyin. Doğrusu bu büyük bir suçtur.

Reşid olduklarında, yetimlere, dullara mallarını-paralarını verin. Verirken iyiyi kötüsü ile değiştirmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza karıştırıp yemeyin. Bu büyük bir günahtır.

Yetimlere mallarını verin ve pis olanı temiz olanla değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Şüphesiz bu büyük bir suçtur.

Yetimlere mallarını verin ve murdar olanı temiz olanla değiştirmeyin. Onların mallarını mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir suçtur.

Yetimlere bâliğ oldukları zaman mallarını verin. Helâlı harama değişmeyin. Yetimlerin mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu büyük bir günahtır.

Yetimlerin mallarını onlara verin, güzeli çirkin ile, iyiyi kötü ile değiştirmeyin. Onların mallarını mallarınıza katarak yemeyin. Böyle bir şey yapmanız, büyük ve ağır bir günahtır.

Yetimlere mallarını veriniz; temizi pis olanla değiştirmeyiniz, onların mallarını sizin mallarınıza katarak kendi helâl ve temiz malınızı kirletip yemeyiniz; çünkü bu, büyük bir günahtır.

Öksüzlere, yetişince mallarını veriniz, kötüyle iyiyi değiştirmeyin, onların mallarını, malınıza karıştırıp yemeyin, bu, büyük bir yazıktır

(Vefat eden akrabalarınız ya da bir başkası tarafından sizler emanet edilen) yetimlere (gerekli yaşa ulaştıklarında) mallarını veriniz, temiz olanı (helali) pis olanla (haramla) değiştirmeyiniz! Onların mallarını (hileli yollarla) kendi mallarınıza katarak yemeyiniz! Biliniz ki bu, çok büyük bir günahtır.

“Yetâmâ”, “yetim” kelimesinin çoğulu olup ergenlik çağına gelmeden babası ölen ya da ergenlik çağına gelmiş ama reşit olamamış çocuk demektir. Ancak ... Devamı..

Yetimlerin emvâlini sinn-i rüşde vâsıl oldukları zamân kendilerine viriniz. İyi mallarını fenâ mallar ile değişdirmeyiniz ânların emvâlini kendi mallarınız ile karışdırub yimeyiniz bu büyük bir günâhdır.

Yetimlere mallarını verin. Temizi murdara değişmeyin, onların mallariyle kendi mallarınızı karıştırarak yemeyin, çünkü bu büyük bir suçtur.

Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.

Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin; zira bu büyük bir günahtır.

Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak (kendi malınızmış gibi) yemeyin; çünkü bu, büyük bir günahtır.

Yetimlere mallarını verin. Temiz olanı pis olanla değişmeyin. Mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Bu büyük bir adaletsizlik olur.

Öksüzlere mallarını verin ve kötüsünü (onlara vererek) iyisiyle değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırıp yemeyin. Zira bu, büyük bir günahtır.

Allahdan korkun da yetimlere mallarını verin ve temizi murdara (halâli harama) değişmeyin, onların mallarını kenid mallarınıza katıb yemeyin çünkü o büyük bir vebal bulunuyor

(Vasisi olduğunuz) yetimlere, (buluğa erince) mallarını verin. Temizi, pis olanla (helâli, harâmla) değişmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza (katarak) yemeyin. Şüphesiz bu büyük bir günahtır.

Yetimlere, mallarını verin; onların iyi mallarını kötü mallarınızla değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Kuşkusuz, bu büyük bir vebaldir!

Yetimlere (rüşdüne gelince) mallarını verin. Temizi murdara değişmeyin, Onların mallarını kendi mallarınıza (katarak) yemeyin. Çünkü bu, muhakkak büyük bir günâhdır.

Hem yetimlere mallarını verin ve temizi pis olana (helâli harâma) değişmeyin; onların mallarını mallarınıza (katarak) yemeyin! Çünki bu büyük bir günahtır.

Yetimlere mallarını verin, pis şeylerle temiz olanları değiştirmeyin ve yetimlerin mallarını mallarınıza katıp yemeyin. Böyle yapmak büyük bir suçtur.

Öksüzlere mallarını verin. O malların iyisini kötüsü ile değiştirmeyin. Öksüzlerin mallarını mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu büyük bir suçtur.

Yetimlere, baliğ olunca mallarını verin, nâpâki pâk ile değiştirmeyin [⁵]. Yetimlerin mallarını mallarınıza karıştırmakla mallarını yemeyin. Bu, muhakkak büyük bir cürümdür.

[5] Yetimin iyi malını alıp sizin kötü malınızı vermeyin; peşin yetimin malını yiyip sonra parasını vermeye kalkışmayın.

(Ey inananlar!) Yetimlere mallarını (reşit olduklarında) veriniz, temizi pis ile değiştirmeyiniz². Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyiniz. Çünkü bu çok büyük bir günahtır.

2 Size ait olan kötü malları, yetimlere ait olan güzelleriyle değiştirmeyin demektir.

Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla değişmeyin ve onların mallarıyla kendi mallarınızı karıştırarak yemeyin; çünkü bu büyük bir günahtır.

Genellikle vefât eden akrabalarınız tarafından size emânet edilen yetimlere, —gerekli yaş ve olgunluğa ulaştıklarında— mallarını geri verin; temiz olanı pis olanla değiştirmeyin! Yani helâl kazanç yerine, haramı tercih etmeyin! Örneğin, yetimin malını hileli yollarla kendi malınıza karıştırıp yemeyin! Aman dikkat edin; çünkü bu, gerçekten çok büyük bir günahtır!

Bir de Yetimler’e mallarını verin!
Temiz ile Pis’i değiştirmeyin!
Onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin!
O, büyük bir vebâldir.

Yetim mallarını kendilerine aynen iade edin. İyilerini kendi kötülerinizle değiştirmeyin. Mallarını kendi malınıza karıştırıp yemeyin. Bunu yapmak çok büyük bir suç olur.

Yetimlere mallarını verin! Temizi pis olanla değiştirmeyin! Rabbinizin haram olarak bildirdikleri sizin için pistir. Onun için haramlardan uzak durun! Belki sizler yemeye içmeye alışkın olduğunuz için haram kılınanlardan hoşlanabilirsiniz. Onun için yediğiniz içtiğiniz şeylerin zarar veren pisliklerini fark etmeyebilirsiniz. Unutmayın ki her şeyden önce sizler Rabbinizin emrini dinleyip dinlememekten hesaba çekileceksiniz. Rabbiniz bilmeyeceğiniz şekilde size yardım eder. Onun için haram kılınan şeyleri kendi mallarınıza katıp yemeyin! Ayrıca helal olan şeyleri haram yollardan kazanmayın! Varlıklarınızı dolambaçlı yollardan değil, Rabbinizin size helal kıldığı yollardan kazının! Aksi halde haram işlersiniz. Bunlara dikkat edin! Çünkü bunlara dikkat etmezseniz büyük bir günah işlemiş olursunuz.

Yetimlere (yetişkin olduklarında) mallarını verin! Temizi pis olanla değişmeyin! Onların mallarını kendi mallarınıza (katarak kendi malınızmış gibi) yemeyin! Şüphesiz ki o, büyük bir günahtır.

Yetimlerin mallarını kendilerine verin,¹ temizi pisle değişmeyin² ve onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Zîrâ bu, çok büyük bir günâhtır.

1 Gatafan kabîlesinden birisi, kardeşinin yetim çocuğu baliğ olup malını isteyince, malını vermez. Durumu Efendimize arz ederler. Bu âyet nâzil olunca... Devamı..

O halde yetimlere mallarını verin, [kendi] değersiz malları[nızı] [onlara ait] güzel şeyler ile değiştirmeyin ve onların mallarını kendi mallarınız ile birleştirerek tüketmeyin. ² Bu, doğrusu büyük bir suçtur.

2 Bu hüküm, yetimlerin çocukluk dönemlerindeki kanunî vasîleri ile ilgilidir.

Öyleyse himayenizde bulunan yetimlere mallarını verin ve değersiz mallarınızı, onların değerli mallarıyla değiştirerek ve onların mallarını, kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir vebaldir. 4/5-6-10

O hâlde yetimlere mallarını verin; değersizi değerliyle değiştirmeyin.[⁷¹⁸] Onların mallarını kendi mallarınıza katıp da boğazınıza geçirmeyin. Çünkü bu büyük bir vebaldir.[⁷¹⁹]

[718] Zımnen: Âhiret saadetini, dünyanın geçici servetiyle takas etmeyin. Çift çağrışımlı bu cümlenin vurgusu şudur: “haramı helâlle, pisi temizle, me... Devamı..

Yetimlere (ergenlik çağma eriştiklerinde) mallarını verin, temizi murdarla değişmeyin, (yetimlerden helal ve iyi şeyleri alıp, onlara haram ve kötü şeyleri vermeyin) ve onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Kuşkusuz böyle bir davranış büyük bir günahtır.

Yetimlere mallarını verin. Temizi pis/habis olanla değişmeyin. Onlann mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir suçtur.

Ve yetimlere mallarını veriniz ve temizi murdarla değişmeyiniz. Ve onların mallarını kendi malınıza katarak yemeyiniz, çünkü o şüphesiz büyük bir günahtır.

Yetimlere mallarını verin, temizi verip murdarı almayın, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü böyle yapmanız gerçekten büyük bir günahtır.

Öksüzlere mallarını verin, temizi pis olanla değiştirmeyin, onların mallarını sizin mallarınıza katarak (helal, temiz malınızı kirletip) yemeyin; çünkü bu, büyük bir günahtır.

Yetîmlere (bâliğ ve idâreye kâdir olmadıkları zamân) mallarını viriniz. Ve fenâyı eyi ile değişdirmeyiniz (yetîmin eyi malını alub yerine fenâ mal koymayınız). Onların mallarını kendi mallarınızla karışdırub yimeyiniz. Bu (virmemek, yimek ve değişdirmek) Allâh Te'âlâ 'indinde pek büyük bir günâhdır. [²]

[2] Yetîm, babası olmayan küçük çocukdur. Bulûğ ile berâber yetîmlik nihâyet bulur. Ba'zılar bulûğ onbeş yaşını ikmâl itmekle ve ba'zıları da onsekiz ... Devamı..

(Rüşt yaşına gelen[*]) Yetimlere mallarını verin. Temizi, pis olanla değişmeyin; onların mallarıyla kendi mallarınızı karıştırarak yemeyin çünkü bu, büyük bir suçtur.

[*] Bkz. Nisa 4/6

Yetimlere mallarını verin ve kötüyü iyi ile değiştirmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.

Yetimlere mallarını verin. Temiz olanı, habis olanla değişmeyin; yetimlerin mallarını kendi malınıza katıp yemeyin. Zira bu pek büyük bir günahtır.

Yetimlere mallarını verin. Temizi pise değişmeyin. Yetimlerin mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Bunu yapmak gerçekten büyük bir vebaldir.

daħı virüñ yetįmlere mālların; daħı degşürmen arusuzı aruya. daħı yimeñ māllarını māllaruñuz-ıla bayıķ ol oldı yazuķ ulu.

Daḫı virüñüz yetīmlere māllarını, daḫı degişmeñüz yaḫşısı[n] yaman[birle]. Daḫı yimeñüz yetimler mālını sizüñ māluñuz bile. Taḥḳīḳ ol, ya‘nīyetim mālını yimek ulu yazuḳdur.

Yetimlərin mallarını (həddi-büluğa çatdıqda) özlərinə verin və pisi (haramı) yaxşı ilə (halalla) dəyişdirməyin! (Yetimlərin malı sizə haram, öz malınız isə halal olduğu halda, onları bir-birilə dəyişməyin!) Onların mallarını öz mallarınıza qatıb yeməyin! Həqiqətən, bu, böyük günahdır.

Give unto orphans their wealth. Exchange not the good for the bad (in your management thereof) nor absorb their wealth into your own wealth. Lo! that would be a great sin.

To orphans restore their property (When they reach their age), nor substitute (your) worthless things for (their) good ones; and devour not their substance (by mixing it up)(507) with your own. For this is indeed a great sin.

507 Justice to orphans is enjoined, and three things are particularly mentioned as temptations in the way of a guardian: (1) He must not postpone rest... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.