26 Şubat 2024 - 16 Şaban 1445 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Sâffât Suresi 9. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Duhûrâ(an)(s) velehum ‘ażâbun vâsib(un)

Horhakir bir halde ve onlar içindir ardıarası kesilmeyen azap.

(Böylece manevi iklimlerden ve kader projelerine ait bazı bilgileri çalıvermekten) Kovulup uzaklaştırılırlar. Onları (yüce makamlardan uzak tutmaya yönelik) kesintisiz bir azap (ve kovalamaca) vardır.

Kovulup atılırlar, onlar için ahirette ardı arkası kesilmeyen bir azap vardır.

Her taraftan uzaklaştırılırlar. Onlar ardı arkası kesilmeyen cezaları hak etmişlerdir.

Kovulurlar. Onlar için ayrıca kesintisiz bir azap vardır.

Uzaklaştırılırlar. Onlara kesintisiz bir azab vardır.

Uzaklaştırılırlar. Onlara (ahirette) devamlı bir azap var.

Kovulurlar ve onlar için daimi bir azap vardır.

Kovulurlar ve onlar için yakalarını bırakmayan bir azap vardır.

Onlar için sonsuz bir azap vardır

Kovulmuş olarak, onlar için kesintisiz azap vardır.

Bkz. 15/16-17 ve dipnotu, 67/5

8,9. Tâ ki şeytânlar meclis-i ’âlîde söylenen sözleri işidemesünler, her tarafdan matrûd ve dâimî bir ’azâba dûçâr olsunlar.

8,9. Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.

8,9. Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.

8-9. Onlar artık o yüce topluluğu dinleyemezler, (bölgeden) uzaklaştırmak için üzerlerine her yönden atış yapılır; ayrıca onlar (âhirette de) bitmez bir azaba ¬çarptırılacaklardır.

Kovulup atılırlar. Ve onlar için sürekli bir azap vardır.

Kovulurlar; sürekli bir azabı hakketmişlerdir.

Uzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır.

Ve onlara ayrılmaz bir azâb vardır

8-9. (O şeytanlar, artık) mele-i a‘lâyı (semâdaki meleklerin, Allah tarafından kendilerine bildirilmiş olan, gaybla ilgili bazı bilgileri içeren konuşmalarını) dinleyemezler. (Eğer dinlemeye kalkışırlarsa) her taraftan taşlanarak kovulurlar ve onlar için (âhirette de) ebedî bir azap vardır.

Kovulmuş olarak, onlar için kesintisiz azap vardır.

8,9. Ki onlar «Mele'-i a'lâ» ya kulak verib dinleyemezler, her yandan koğularak atılırlar. Onlar için (âhiretde de) ardı arası kesilmez bir azâb vardır.

8,9. (O şeytanlar, artık) mele-i a'lâyı (semâdaki melekleri) dinleyemezler ve her taraftan kovularak (alevli yıldızlarla) taşlanırlar ve onlar için devamlı bir azab vardır.

Her bir yandan engellerle kovularak atılırlar ve onlar için kalıcı bir azap var.

Şeytanlar için sürekli azap vardır.

8, 9. Onlar, meclis-i âliye [⁴] kulak veremezler. Horlukla kovulmak üzere, her bir taraftan mermiye uğrarlar [⁵].

[4] Meleklere veya Âdem evlâdının eşrafı olan peygamberlere.[5] Yahut o nüfus-u habisenin kalbleri her taraftan kahır mermilerine tutulur da hakkı anl... Devamı..

Onlar için devamlı [vâsıb] bir azap vardır.

Bir uzaklaştırılma ile uzaklaştırılmış (olurlar) ve onlar için sürekli bir azap vardır.

Hem de, son derece alçaltılmış, onurları kırılmış bir hâlde! Fakat asıl cezayı âhirette çekecekler: Onlar için, sonsuza dek sürecek bir azap var!

Kovulup uzaklaştırılmak üzere! Onlar için sürekli bir azap vardır.

kovulurlar ama, kuyruk acıları hiç dinmez.

Kötülük yapacak şeytanlar veya bilmediğiniz varlıklar melekler katından kovulmuşlardır, oraya giremezler. Onlar melekler katına her girme teşebbüsünde ateşle kovulurlar. Bu nedenle Şeytana ve dostlarına yaptıklarından dolayı sürekli bir azap vardır.

8,9. Onlar yüce topluluğa [*] kulak veremezler. Kovularak her taraftan atılırlar. [*] Onlar için [ebedî] bir azap vardır.

Sâd 38:69’da da geçen [Mele-i A‘lâ] ifadesi, “yüce topluluk, en yüce meclis, melekler topluluğu” anlamlarına gelmekte ve şeytanların oradan hiçbir şek... Devamı..

8,9. O (şeytanlar) yüce (melekler) topluluğunu dinleyemezler¹ ve onlar, her yönden kovularak uzaklaştırılırlar. Bir de onlar için bitmeyen azap vardır.

1 Yani onlar melekleri dinleyemez, Peygamberler gibi vahiy alamazlar, miraca çıkamazlar.

[rahmetten] yoksun kalsınlar ve [öteki dünyada] kendilerini bekleyen ebedî azaba dûçâr olsunlar;

Oradan uzaklaştırılırlar ve onlar için sürekli bir azap vardır. 71/1...10

(dünyada) dışlansınlar ve (âhirette de) sürekli bir azaba mahkûm olsunlar;[³⁹⁹⁰]

[3990] Krş: 7:18 ve 17:39.

8,9. Onlar artık, yüce melekler topluluğunu, kulak verip dinleyemezler. Her yönden taşlanırlar, kovulup atılırlar, onlar için ahirette de, sürekli azap vardır.

Kovulurlar. Ve onlar için sürekli bir azâb vardır.

Bir uzaklaştırılma ile uzaklaştırılmış (olurlar) ve onlar için bir daimi azap da vardır.

Dinlemeye kalksalar kovulup atılırlar. Hem onlar için devamlı bir azap vardır.

Kovulurlar. Onlar için sürekli bir azab vardır.

8,9. O şeytânlar mele-i a'lâ (meleklerin) kelâmını işitmezler. Tardları ve semâdan uzaklaşdırılmaları içün her tarafdan şihâblar atılur. Onlara şiddetli ve dâimî 'azâb vardır.

Hep kovulurlar. Azap yakalarını bırakmaz.

Uzaklaştırılarak .. Onlar için devamlı bir ceza vardır.

Semâdan kovulmuşlardır; onlar için bir de sürekli azap vardır.

Kovulurlar. Ve onlar için, yakalarını bırakmayan bir azap vardır.

daħı anılurlar her yañadın sizüñ içün daħı anlaruñdur 'aźābdāyım.

Daḫı anlara vardur dāyim olıcı ‘aẕāb.

(Səmadan) kənar edilərlər. Onları daimi bir əzab göyləyir!

Outcast, and theirs is a perpetual torment;

Repulsed, for they are under a perpetual penalty,


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.