16 Ocak 2021 - 2 Cemaziye'l-Ahir 1442 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Sâffât Suresi 54. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Kâle hel entum muttali’ûn(e)

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Bu konuşan kişi yanındakilere dönüp) "Sizler (onun şimdi ne durumda olduğunu) biliyor musunuz?" diye soracaktır.

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Der ki: Ne oldu o, bakıp gördünüz mü acaba?

Abdullah Parlıyan Meali

Konuşan o kimse diyecek ki: “Onun ne durumda olduğuna dönüp bakmak istermisiniz?”

Ahmet Tekin Meali

Allah: “Siz, onun halini görmek ister misiniz?” buyurur.

Ahmet Varol Meali

Der ki: "Siz ona bakar mısınız?"

Ali Bulaç Meali

(Konuşan yanındakilere) Der ki: 'Sizler (onun şimdi ne durumda olduğunu) biliyor musunuz?'

Ali Fikri Yavuz Meali

(Sonra o sözcü, cennetteki kardeşlerine): “(Şimdi size o arkadaşı göstermek için cehenneme) bir bakar mısınız?”der.

Bahaeddin Sağlam Meali

“Hiç çıkıp baktınız mı?”

Bayraktar Bayraklı Meali

“Siz onun durumuna vâkıf olmak ister misiniz?” dedi.

Besim Atalay Meali

Başka biri de: «O ne halde bilir misiz?» diye soracak

Cemal Külünkoğlu Meali

Yanındakilere: “Siz onun nerede olduğunu biliyor musunuz?” diye sorar.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Yanındakilere: "Siz onu bilir misiniz?" der.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Konuşan o kimse, yanındakilere, “Bakar mısınız, hâli ne oldu?” der.

Diyanet Vakfı Meali

(O zât, dünyâda geçmiş olan hâdiseyi bu şekilde anlattıktan sonra Allah Teâlâ orada bulunanlara:) Siz işin gerçeğine vâkıf mısınız? dedi. İşte o zaman konuşan baktı, arkadaşını cehennemin ortasında gördü.

Edip Yüksel Meali

(Yanındakilere,) "Bakar mısınız?" der.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"Siz onu tanır mısınız?" der.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Nasıl der bir bakıştırır mısınız:

Erhan Aktaş Meali

“Siz yakından bilenler misiniz?” derdi.

Hasan Basri Çantay Meali

(O sözü söyleyen zât, ihvanına) der ki: «Siz (onun iç yüzüne) vaakıf olucular mısınız?»

Hayrat Neşriyat Meali

(Sonra o kişi yanındakilere:) “Siz (onun hâlinden) haberdâr mısınız?” dedi.

İlyas Yorulmaz Meali

Allah cennetteki her iki konuşana “Bunu öğrenmek ister misiniz?” dedi.

İsmail Hakkı İzmirli

Başka biri «— Onun ne halde olduğunu biliyor musunuz? [¹]» diyecek.*

Kadri Çelik Meali

(Konuşan yanındakilere) Der ki: “Sizler (onun şimdi ne durumda olduğunu) biliyor musunuz?”

Mahmut Kısa Meali

Bakın arkadaşlar, bu zâlimin şimdi ne durumda olduğunu görmek ister misiniz?”

Mehmet Türk Meali

(Konuşan, 1görevli meleklere): “Siz (onun şimdi) ne durumda olduğunu biliyor musunuz?” diye soracak.*

Muhammed Esed Meali

[Ve] ekleyecek: “Bakmak [ve onu görmek] ister misiniz?”

Mustafa Çavdar Meali

Öteki: – Şimdi onun ne durumda olduğunu bilmek ister misin? Der. 7/50...54

Mustafa İslamoğlu Meali

(Sözüne devamla) sordu: “Onun halini görmek ister misin?”

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Dedi ki: Siz (onun halinden) haberdar olmak ister misiniz?

Suat Yıldırım Meali

54, 55, 56, 57. “Şimdi ister misiniz onu size göstereyim? ” Onlar da arzu edince, derhal bir tarama yapıp onu cehennemin tam ortasında bulur. “Vallahi, nerdeyse beni de düştüğün o helâke sürükleyecektin! Rabbimin hidâyet nimeti yetişmeseydi, eli kolu kelepçeli getirilip o azaba atılanlardan olacaktım! ” [7, 43]

Süleyman Ateş Meali

(Sonra yanındakilere): "Bakar mısınız?" dedi.

Süleymaniye Vakfı Meali

“Yukarıya (Araf’a)[*] çıkıp bakar mısınız?” der.*

Şaban Piriş Meali

-ona ne olduğunu görüyor musunuz? der birisi.

Ümit Şimşek Meali

“Şimdi ne halde olduğunu biliyor musunuz?” der.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Dedi: "Siz de bir araştırır mısınız?"

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti ya'nį ķaayıl “hįç siz baķıcılar misiz?”

Bunyadov-Memmedeliyev

(Sonra həmin şəxs Cənnətdəki yoldaşlarına) deyəcək: “Siz (indi onun nə halda olduğunu) bilirsinizmi?” (Onlar: “Xeyr”, - deyə cavab verəcəklər).

M. Pickthall (English)

He saith: Will ye look?

Yusuf Ali (English)

(A voice) said: "Would ye like to look down?"


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.