14 Haziran 2024 - 7 Zi'l-Hicce 1445 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yâsîn Suresi 44. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İllâ rahmeten minnâ vemetâ’an ilâ hîn(in)

Ancak bizden bir rahmet olur ve bir zamanadek yaşayıp geçinmeleri takdir edilmiş bulunursa o başka.

Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız için (ve imtihan gereği onlara mühlet verilmektedir).

Gemi içindekileri, ancak bizim tarafımızdan bir rahmet kurtardı ve imtihan için belli bir zamana kadar, dünyadan faydalanmaları uygun görüldü.

Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve bir vakte kadar dünya nimetlerinden faydalandırmamız söz konusu olursa kurtarılırlar.

Sadece tarafımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar yararlandırma dolayısıyla (onları hayatta tutuyoruz).

Ancak bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka.

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve mukadder ecele kadar yaşayış onları kurtarır.

Ancak Bizden bir rahmet ile ve belli bir zamana kadar, (imtihan için) verilen mühletten yararlanarak kalıyorlar.

Ancak katımızdan bir rahmet olarak boğmuyor ve belli bir süreye kadar onları yaşatıyoruz.

Ancak, rahmetimizden —bir zamana değin— faydalanmalariçin, biz onları kurtardık

Ancak bizden bir rahmet olarak bir süreye kadar daha yaşasınlar diye (hayatlarına devam edecekler).

43,44. İstese idik hepsini gark ider idik. Eğer halâs buldılar ise ancak merhametimiz yüzündendir ve bir müddet daha dünyâdan müstefîd olmaları içündür.

Ama katımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar geçinme olarak onları geri bıraktık.

Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar daha yaşasınlar diye kurtarılırlar.

Ama tarafımızdan bir rahmet ve belli zamana kadar faydalanma fırsatı vermemiz başkadır.

Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar dünyadan faydalandırmamız müstesnadır.  

 Yüce Allah 32. âyette kıyamet gününde bütün insanların kendi huzurunda toplanacaklarını bildirmiş ve daha sonraki âyetlerde de buna muktedir olduğuna... Devamı..

Bunun yerine, bizden bir merhamet görürler ve belli bir süreye kadar yaşatılırlar.

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak için başka

Onlar, ancak tarafımızdan bir rahmetle belli bir zamana kadar daha yaşasınlar, diye kurtarılırlar.

Bizden bir merhamet ve belli bir zamana kadar yararlandırmamız hariçtir.

Meğer ki bizden bir esirgeme ve daha bir zamana kadar yaşatma (mukadder) ola.

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamâna kadar (dünyadan) faydalandırma müstesnâ.

Ancak, belirli bir zamana kadar yaşam ihtiyaçları bizden bir rahmet olarak karşılandı.

Ancak şu var ki Biz onlara acırız. Varsınlar günleri gelinceye kadar gönensinler diye.

Şu kadar ki acıdığımızdan bir zamana kadar geçinmeleri için onları kurtardık.

Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve onları belirli bir süre daha (dünyadan) faydalandırmaktan başka (bir şey istemedik).

Ancak katımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar faydalandırma hariç.

Eğer onları hâlâ helâk etmediysek, bu ancak merhametimiz sayesinde, bir süre daha yaşamaları ve böylece imtihânın tamamlanması içindir. İşte, hayat programınızı çizen Allah böylesine lütufkâr, böylesine merhametlidir. Hal böyleyken;

Ancak bizden rahmet ve bir süreliğine geçimlik başka!

Ancak bizim sevgimize mazhar olup da bir süre daha yiyecek ekmeği olanlar kurtulabilir.

Başlarına ne gelirse gelsin, tayin ettiğimiz vakte kadar yaşarlar. Her insan için bir ömür tayin ettik. Ömürleri bitinceye kadar yeryüzündeki nimetlerimizden yararlanırlar. İnançları ne olursa olsun ecelleri gelinceye kadar yeryüzünden yararlanmalarına izin veririz. Belki düşünüp öğüt alırlar.

43,44. Katımızdan bir merhamet ve onları belirli bir süreye kadar yaşatma kararı hariç, dilersek onları (suda) boğabiliriz. Artık yardım da isteyemezler; boğulmaktan da kurtarılamazlar.

Ancak Bizden bir rahmet gelirse veya (onlar için tarafımızca belirlenmiş, dünyadan) yararlandırma süresi (dolmamışsa) o zaman başka...

meğer ki Biz onlara katımızdan bir rahmet ve [biraz daha fazla] hayat bağışlayalım.

Yapmıyorsak bu ancak bizim şefkat ve merhametimizden ve onlara, dünya nimetlerinden yararlanmaları için belli bir süreye kadar mühlet vermemizdendir. 16/61, 18/58, 35/45

sadece katımızdan bir rahmet ve geçici bir mühlet tanımamız sayesinde yaşayabilirler.

Ancak (içlerinde) Rahmetimizle dünyadan bir süre daha yararlanmaları takdir edilenler başka!

Ancak bizden bir rahmet olarak ve bir süreye kadar da faydalansınlar...

Ancak bizden bir rahmet olarak ve bir zamana kadar müstefit kılmak için (dilersek onları kurtarırız).

Sadece Biz'den ulaşacak bir rahmet ve onları bir vâdeye kadar yaşatma irademizle hayatta kalabilirler.

Ancak bizden bir rahmet ve bir süreye kadar yaşatma vardır (acıyarak onları bir süre yaşatırız).

Ancak tarafımızdan eser-i rahmet olarak bir vakt-i mu'ayyene kadar onları yaşadırız.

Bizden bir ikram olsun ve bir süreye kadar yararlansınlar diye kurtarırsak başka.

Ancak bizden bir rahmet ve bir süreye kadar geçimlik verilmiş ola.

Ancak tarafımızdan bir rahmetle ve belirli bir zamana kadar yaşatılmak üzere kurtulurlarsa, o başka.(19)

(19) Kurtulduktan sonra iman eden ve durumunu düzeltenler “bir rahmetle” kurtulmuş, inkârlarına dönenlere ise süre tanınmış demektir.

Ancak bizden bir rahmet olarak bir süreye kadar daha nimetlensinler diye kurtarılırlar.

illā raḥmet bizden daħı gönenmek bir zamāna degin.

Lākin bizüm raḥmetümüzle anları ḳurtarduḳ. Daḫı gönderdük anları birzamāna degin.

Yalnız Bizdən bir mərhəmət olaraq və bir qədər (əcəlləri çatanadək) dolanıb keçinmələri üçün (onları xilas edərik).

Unless by mercy from Us and as comfort for a while.

Except by way of Mercy from Us, and by way of (world) convenience (to serve them) for a time.(3991)

3991 Cf. 16:80. Allah has given man all these wonderful things in nature and utilities produced by the skill and intelligence which Allah has given to... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.