25 Mayıs 2024 - 17 Zi'l-ka'de 1445 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Sebe’ Suresi 15. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Lekad kâne lisebe-in fî meskenihim âye(tun)(s) cennetâni ‘an yemînin veşimâl(in)(s) kulû min rizki rabbikum veşkurû leh(u)(c) beldetun tayyibetun verabbun ġafûr(un)

Andolsunki Sebe kavmine, oturdukları yerde bile bir delil vardı, sağda, solda iki bahçe bulunmadaydı; yiyin Rabbinizin rızkından ve şükredin ona; tertemiz bir şehir ve suçları örten bir Rab.

Sebe, Yemen ülkesinde bir şehirdir, Meârib de denir.

Andolsun, Sebe’ (halkı)nın oturduğu yerlerde de nice ayetler (ve medeniyetlerine ait işaretler) vardır. (Evleri) Sağdan ve soldan iki bahçeliydi. (Onlara demiştik ki:) "Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. (İstifadenize sunulan) Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb(iniz vardır)."

Andolsun ki Sebe' kavmine, kendi yurtlarında ilâhî nimeti ve güzelliği yansıtan bir ibret ve alamet vardı. Sağlı sollu cennet misali iki bahçe bulunmaktaydı. Rabbinizin size bahşettiği rızıktan yiyin ve O'na şükredin, ne güzel topraklar ve ne bağışlayıcı bir Rabb.

Sebe' kavminin oturduğu yerlerde de, Allah'ın varlığını, birliğini, kudretini gösteren işaretler, insanlar için büyük ibretler, alınacak dersler, kalıntılar vardır. Biri bol mahsul veren, diğeri düşük verimli iki bahçeleri vardı. Onlara:
“Rabbinin size verdiği rızıktan yiyin. O'na şükredin. İşte güzel bir memleket, koruma kalkanına alan ve bağışlaması bol bir Rab!” denildi.

Andolsun ki Sebe (halkı)nın kaldığı yerde de bir ibret vardır. Sağdan ve soldan iki bahçe. [1] "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. (Beldeniz) hoş bir belde ve (Rabbiniz) çok bağışlayıcı Rab!" [2]

1.Yani her bir evin sağında ve solunda birer bahçe bulunuyordu.2.Onlara böyle denildi.

Andolsun, Sebe' (halkı)nın oturduğu yerlerde de bir ayet vardır. (Evleri) Sağdan ve soldan iki bahçeliydi. (Onlara demiştik ki:) 'Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb(iniz var).'

Gerçekten (Yemen'de yaşamış olan) Sebe' kavmi için, oturdukları yerlerde (kudret ve vahdaniyyetimize delâlet eden) bir alâmet vardı: Sağ ve soldan iki taraflı bahçeler... (peygamberleri onlara şöyle demişti): “- Rabbinizin rızkından yeyin de, O'na şükredin. (Çünkü beldeniz) hoş bir belde; Rabbiniz de, mağfireti çok bir Rab'dır.”

Andolsun! Sebe kabilesi için yurtlarında önemli bir ayet vardı. Sağda ve solda (her tarafta) bahçeleri vardı.(*) “İşte Rabbinizin verdiği rızıktan yiyin. O’na şükredin! Ne güzel şehir! Ve ne güzel bağışlayan Rab!” (dedik.)

Sebe'lilerin yurtlarında Allah'ın kudretine bir işaret vardır. Sağlı sollu iki bahçe vardı. Onlara, “Rabbinizin verdiği rızıktan yiyiniz ve O'na şükrediniz” denildi. Ne güzel bir ülke ve ne güzel affedici bir Rabb![451]

[451] Sebe’ toplumunun kıssası hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 397-406.

Seb'e ulusunun yurtlarında ibret vardır, sağda, solda iki bahçe bulunurdu, «Tanrınızın azığından yiyerek, ona şükür edesiniz, ne güzel bir kent, ne de bağışçı bir Tanrı!»

Andolsun ki, bir vadinin sağında ve solunda uzayan iki ovadan oluşmuş (Yemen'deki) Sebe yurdundan da alınacak ibret vardır. Onlara şöyle denilmişti: “Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. (Beldeniz) güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir.”

“Sebe”, Güney Arabistan’da Yemen’de milattan önce 11. yüzyılda kurulmuş olan büyük uygarlıklardan birisidir. Hz. Süleyman tarafından İslam toprakların... Devamı..

Sebe’ ahâlîsinin meskenlerinde sağda ve solda, Allâh’ın kudretine delîl olan iki bağçeleri var idi. Biz ânlara: "Rabbinizin ihsân itdiği rızıkdan ekl idiniz, gâyet güzel beldeniz var ve rabbiniz gafûrdur" didik.

Sebelilerin yurtlarında Allah'ın kudretine bir işaret vardır: Sağlı sollu iki bahçe vardı. Onlara: "Rabbinizin verdiği rızıktan yiyin ve O'na şükredin. İşte hoş bir şehir ve bağışlayan bir Rab" denmişti.

Andolsun, Sebe’ halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: “Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir.”

Andolsun ki oturdukları yerlerde Sebe kavmine ait büyük bir işaret vardı. Biri sağda diğeri solda iki bahçe. “Rabbinizin bahşettiği rızıktan yiyin ve O’na şükredin. Ne güzel bir belde, ne bağışlayıcı bir rab!”

Andolsun, Sebe' kavmi için oturduğu yerlerde büyük bir ibret vardır. Biri sağda, diğeri solda iki bahçeleri vardı. (Onlara:) Rabbinizin rızkından yeyin ve O'na şükredin. İşte güzel bir memleket ve çok bağışlayan bir Rab!  

 Sebe’, Yemen’de büyük bir şehrin ve orada yaşayan kavmin ismidir. Bu şehir, Neml sûresinde (27/23-44) kendisinden söz edilen melike Belkıs’ın hükmett... Devamı..

Sebe'lilerin evleri, sağlı sollu iki bahçeyle birlikte bir harikaydı. Rabbinizin rızkından yeyin ve O'na şükredin. Güzel bir ülke ve Bağışlayan bir Rab...

Andolsun ki Sebe' kavmi için oturdukları yerde bir ibret vardı: Sağ ve soldan iki bahçe! (onlara): "Rabbinizin rızkından yiyin de O'na şükredin, ne güzel bir belde ve çok bağışlayıcı bir Rab!" (denildi).

Celâlime kasem ederim ki Sebe' için meskenlerinde hakıkaten bir âyet vardı: sağ ve soldan iki Cennet, yeyin diye rabbınızın rızkından da ona şükredin, ne güzel: hoş bir belde, gafur bir rab.

Kasem olsun ki, Sebe’ kavminin oturduğu yerlerde de (insanlar için Allah’ın varlığını, vahdaniyetini ve kudretini gösteren nice) ibretler vardır. (Oturdukları yeri) sağdan ve soldan (çevreleyen) iki bahçe (vardı). (Peygamberleri, onlara şöyle demişti:) “Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. Çünkü (size bahşedilmiş) güzel bir memleketiniz ve bağışlayıcı bir Rabbiniz (var).”

Ant olsun ki, Sebelilerin yaşadıkları yerde bir ayet¹ vardı: Sağda ve Solda iki cennet!² Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin.³ Temiz bir belde ve çok bağışlayıcı bir Rabb!

1- Kanıt, belge. 2- Bahçe. 3- O\nun size verdiği nimet ve imkânların karşılığını; O\nun istediği şekilde harcayarak verin. O rızıktan ihtiyaç sahi... Devamı..

Andolsun ki «Sebe'» (kavmini) n sakin olduğu yerde (de) bir ibret vardı. (Her ev) sağdan, soldan iki (şer) cennet (bağçe ile muhacir idi). (Onlara:) «Rabbinizin rızkından yeyin, Ona şükredin. Çok güzel (temiz) bir belde. Rab (şükredenleri) cidden yarlığayıcıdır» (denilmişdi).

Celâlim hakkı için, Sebe' (kavmi) için oturdukları yerde bir ibret vardı. (Oturdukları yeri) sağdan ve soldan (çevreleyen) iki bahçe (vardı). (Onlara:) “Rabbinizin rızkından yiyin de O'na şükredin! (İşte) hoş bir memleket ve çok bağışlayıcı bir Rab!” (denilmişti.)

Oturdukları meskenlerde Sebe kavmini hatırlatan işaretler var. Sağında ve solunda iki bahçenin yetiştirdiği, Rabbinizin rızıklarından yiyin. O tertemiz beldeler için bağışlayıcı Rabb olarak O’na şükredin.

Ant olsun ki Seba ulusunun eyleştikleri yurtta bir belge vardı: Onların biri sağda, öbürü solda ikişer bahçeleri vardı. "Çalabınızın azığından yiyin, ona şükredin. Bu ne güzel bir kenttir böyle! Çalabınız yarlıgayıcıdır."

* Sebe/ kavminin meskenlerinde bir ibret vardı: Biri sağında, diğeri solunda olmak üzere bir bahçe vardı. Peygamberleri onlara, «— Rabbinizin rızkından yiyin, O/na şükredin, memleketiniz lâtif, suyu, havası hoş bir memleket, Rabbiniz de yarlıgayan (bağışlayan) Rabdir» demişti.

Andolsun, Sebe halkının oturduğu yerde ibret [âyet] vardır. Sağda ve solda iki bahçe vardı. (Onlara), “Rabbinizin rızkından yiyiniz ve O’na şükrediniz. Ne güzel/temiz bir belde ve ne çok bağışlayıcı bir Rab!” (dendi).

Şüphesiz Sebe halkının oturduğu yerlerde de bir ayet vardır. (Evleri) Sağdan ve soldan iki bahçeliydi. “Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. (Sizin için burada) Güzel bir şehir ve bağışlamakta olan bir rab (var, dedik).”

Andolsun, geçmişte helâk edilen Sebe halkının o cennet gibi yurtlarında, onlara Allah’ın kudret ve merhametini göstermeye yetecek apaçık bir delil vardı: Şöyle ki, biri sağdan diğeri soldan, iki meyve bahçesi, şehri boydan boya kuşatmıştı. Elçileri onlara, “Ey halkım!” demişti, “Rabb’inizin size bahşettiği nîmetlerden yiyin, için ve yalnızca O’na şükredin! Daha ne istiyorsunuz: Güzel bir yurt ve bağışlayıcı bir Rab!”

And olsun, meskenlerinde SEBE’ (halkı, ülkesi) için âyet vardı:
Sağdan ve soldan iki bahçe!
Rabbinizin (verdiği) rızkından yiyin, O’na şükredin!
Temiz bir belde ve bağışlayıcı bir rabb!

Sağlı sollu bahçeler, Sebe halkının yurtlarına anlamlı bir görüntü veriyordu. Sanki lisani hâl ile diyordu ki: " Rabbinizin nimetlerinden yiyin ve şükredin. Ne kadar güzel bir ülke! Dahası ne kadar Cömert bir Tanrı. "

Andolsun! Sebe kavminin yaşadığı yerlerde büyük bir ibret vardır. Biri sağda, diğeri solda iki bahçeleri vardı. Onlara: “Rabbinizin rızkından yiyin! Rabbinize şükredin. İşte size güzel bir memleket; sizi hatalarınızdan bağışlamaya hazır bir Rab!” Dedik.

Şüphesiz ki sağdan ve soldan iki bahçeye sahip olan sebe’ kavmi için oturdukları yerde bir ders vardır. (Onlara:) “Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin!” (demiştik). İşte güzel bir şehir ve çok bağışlayan bir Rab!

Yemin olsun, Sebe’ halkının¹ oturduğu, sağdan sola (her tarafı) çifter çifter bahçeli memleketlerinde de ibretler vardı. (Sanki o bahçeler onlara:) “Rabbinizin rızkından yiyin ve Ona güzel bir memleketiniz² ve bağışlayıcı bir Rabbiniz (olduğu için) şükredin.” diyordu.³

1 Bk. (Neml: 22)2 (بَلْدَةٌ طَيِّبَةٌ) ifadesinin ebcet hesabıyla İstanbul’un fethine işaret ettiğini söyleyen Molla Cami, herhalde ya bu beldenin Yem... Devamı..

SEBE’ halkı, [çekici güzellikler içindeki] yurtlarında [Allah’ın rahmetinin] bir işaretine sahiptiler; ²³ sağa ve sola doğru uzanan iki [geniş] bahçe, [onlara sanki şu çağrıyı yapıyordu:] “Rabbinizin size bahşettiği rızıktan yiyin ve O’na şükredin: ne güzel topraklar ve ne bağışlayıcı bir Rab!”

23 Bu ifade, önceki pasajda geçen Allah’a şükretme çağrısı ve 13. ayetin sonundaki, kendilerini “Allah’ın kulları” olarak görenler arasında bile “gerç... Devamı..

Andolsun ki Sebe halkının yurtlarından alınacak nice ibretler vardır: Vadinin sağından ve solundan boylu boyunca uzanan o güzelim bahçeler! Adeta şöyle diyordu: – Rabbinizin bahşettiği rızıklardan yiyin ve O’na olan şükrünüzü eda edin, bakın ne güzel bir yurdunuz ve ne kadar bağışlayıcı bir Rabbiniz var! 4/147, 14/7, 64/17

DOĞRUSU (bu),[³⁸³⁰] yurtlarında bir nice mesaj bulunan Sebe halkı için de geçerliydi:[³⁸³¹] sağdan ve soldan boylu boyunca uzanan cennet (gibi bir doğa, hal diliyle sanki şöyle sesleniyordu): “Rabbinizin size bahşettiği rızıktan yiyin, ama O’na olan şükrünüzü de eda edin! (İşte) tarifsiz güzellikte bir yurt ve sınırsız bağışlayıcı bir Rab!”[³⁸³²]

[3830] Yani: ‘dünyevî iktidarın geçiciliği’ yasası. Krş: “o (iyi ve kötü) dönemleri Biz insanlar arasında döndürür dururuz” (3:140). [3831] Sebe (E... Devamı..

Andolsun ki Sebe kavmi için oturdukları beldede bir ibret vardı, biri sağda diğeri solda, iki bahçeleri bulunuyordu. Onlara: "Rabbinizin rızkından yeyin ve O'na şükredin, işte güzel bir belde (size bu nimetleri ihsan eden) Rabb çok bağışlayandır" denildi.

Sebe’ halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. (Onlara şöyle denilmişti): "Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir. "

Celâlim hakkı için Sebe' (kavmi) için ikametgâhlarında bir alâmet var idi. Sağdan ve soldan iki cennet ile çevrilmişti. (Kendilerine denilmişti ki:) «Rabbinizin rızkından yeyin ve O'na şükredin. Tertemiz bir belde ve yarlığayan bir Rab.»

Gerçekten Sebe' halkına, oturdukları diyarda bir ibret dersi vardı. Onların meskenleri sağdan soldan iki bahçe ile çevrili idi. Peygamberleri kendilerine dedi ki: “Allah'ın nimetlerinden yiyiniz, içiniz, O'na şükrediniz. Ne hoş bir diyar! Ne iyi, ne müsamahalı ve bağışlayıcı bir Rab! ”

Sebe’: Yemen’de yerleşmiş bir kabile adı olup başkentleri Ma’rib, bu günkü San’a civarında yer alıyordu. Kurdukları üstün medeniyet dillere destan idi... Devamı..

Andolsun (Kahtan oğlu, Ya'rub oğlu...) Sebe (oğulların)ın oturdukları yerlerde de bir ibret vardır: (O meskenler) Sağdan, soldan iki bahçe (ile çevrili idi. Onlara): "Rabbinizin rızkından yeyin de O'na şükredin! Hoş (bir) ülke, çok bağışlayan Rab!" (denilmişti).

Sebe kavmi [²] içün memleketlerinin sağ ve sol taraflarındaki iki bağçe ve bostan, halkın kudretine delâlet iden bir âyet idi. Rasûlleri onlara "Rabbinizin rızkından ekl idin ve O'na şükür iyleyin. Memleketiniz çok güzel ve münbit ve rabbiniz ise gafûrdur" didi.

[2] Yemen'de Kahtânilerden bir kavim idi. Küfürleri sebebiyle sel ile helâk oldılar. Memleketleri San'a'ya üç günlük mesâfede pek ma'mûr idi.... Devamı..

Sebe'lilerin oturdukları yerde bir (ibret) gösterge vardı;: sağlı sollu iki bahçe. Onlara: “Sahibinizin verdiği rızıktan yiyin ve ona şükredin" denmişti. “Hoş bir şehriniz ve kusurları örten bir Sahibiniz var.”

Sebe halkı için, ülkelerinde bir ibret vardı: sağlı sollu bir bahçe!-Rabbiniz'in rızkından yiyin ve O'na şükredin. Güzel bir belde ve bağışlayıcı bir Rab!

Doğrusu, Sebe' kavminin yurdunda da onlar için bir âyet vardı. Onlar sağ ve sollarından, iki taraflı bağlarla çevrilmişlerdi—Rabbinizin rızkından yiyin de Ona şükredin diye. İşte size tertemiz bir belde ve ziyadesiyle bağışlayıcı bir Rab!

Yemin olsun, Sebe' için kendi meskenlerinde bir ibret vardı. Sağ ve soldan iki bahçe. Rabbinizin rızkından yiyin de O'na şükredin. Tertemiz bir belde ve affeden bir Rab...

bayıķ oldı sebe ķabįlesinüñ ŧuraķlarında nişān iki bölük baġçalar śaġdın yaña daħı śoldın yaña. “yiñ rūzįsinden çalabuñuzuñ daħı şükr eyleñ aña. ildür ħoş daħı çalab'dur yarlıġayıcı.”

Taḥḳīḳ Sabā ehline sākin olduḳları yirlerinde āyet var‐ıdı, iki bostān ṣaġdanve ṣoldan. Yiñüz Tañrıñuz rızḳından daḫı şükr eyleñüz aña. Şehr yaḫşışehrdür ve Tañrı Ta‘ālā ‘afv idicidür.

Səba (tayfasının) yurdunda (qüdrətimizə dəlalət edən) bir nişanə var idi. (Orada) sağdan və soldan (dağla əhatə olunmuş) iki bağça var idi. (Səba əhlinə belə buyurulmuşdu: ) “Rəbbinizin ruzisindən yeyin və Ona şükür edin. (Yurdunuz) gözəl bir diyar, (Rəbbiniz də) bağışlayan bir Rəbbdir!”

There was indeed a sign for Sheba in their dwelling place: Two gardens on the right hand and the left (as who should say): Eat of the provision of your Lord and render thanks to Him. A fair land and an indulgent Lord!

There was, for Saba',(3810) aforetime, a Sign in their home-land - two Gardens to the right and to the left. "Eat of the Sustenance (provided) by your Lord, and be grateful to Him: a territory fair and happy, and a Lord Oft-Forgiving!(3811)

3810 This is the same city and territory in Yemen as is mentioned in 27:22: see note there as to its location. There the period was the time of Solomo... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.