4 Ağustos 2021 - 25 Zi'l-Hicce 1442 Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Kasas Suresi 85. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

İnne-lleżî ferada ‘aleyke-lkur-âne lerâdduke ilâ me’âd(in)(c) kul rabbî a’lemu men câe bilhudâ vemen huve fî dalâlin mubîn(in)

(Ey Resulüm!) Kur’an’ı(n ahkâmını ve ahlâkını uygulamayı) Senin üzerine farz kılan (Allah), elbette Seni dönüş yerine iade edecek ve (Medine’den Mekke’ye, veya ahirete ve cennete, ya da ümmetin liderliğine) geri gönderecektir. De ki: “Rabbim, kimin hidayete geldiğini de, kimin açıkça bir sapkınlık içine girdiğini de çok iyi bilmektedir.”

Şüphe yok ki sana, Kur'an'ın hükümlerini farz eden, elbette döneceğin yere döndürecek seni. De ki: Rabbim daha iyi bilir, kimdir doğru yola gelen ve kimdir apaçık sapıklıkta kalan.

Ey peygamber! Kur'ân'ı sana indiren ve O'nunla amel etmeyi farz kılan Allah, seni Mekke'den çıkardığı gibi, yine oraya döndürecektir. Hakkı kabule yanaşmayanlara de ki: Kimin doğru yolda yürüdüğünü ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu, en iyi bilen Rabbimdir.

Rasûlüm, Kur'ân'ı okumayı, öğretmeyi, hükümlerini tebliğ etmeyi, uygulamayı sana farz kılan, ilkelerini sana hayat tarzı haline getiren Allah, elbette seni yine, dönülecek yere, Mekke'ye, ölümden sonra yeni bir hayata döndürecektir.
“Rabbim, kimin hak yolu aydınlatan bilgiler getirdiğini, kimin tamamen başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içinde olduğunu iyi bilir” de.
*

Şüphesiz sana Kur'an'ı farz kılan [8] seni dönülecek yere (Mekke'ye) yeniden döndürecektir. De ki: "Kimin hidayet getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu Rabbim daha iyi bilir."*

Şüphesiz, sana Kur'an'ı farz kılan, seni dönülecek yere elbette döndürecektir. De ki: 'Rabbim, hidayetle geleni de, açıkca bir sapıklık içinde olanı da daha iyi bilmektedir.'

Muhakkak ki Kur'an'ı sana inzâl eden (Allah), seni (ahirete göçmeden önce, hicret ederek içinden çıktığın) Mekke'ye geri çevirecektir. (Ey Rasûlüm), de ki: Rabbim, hidayetle gelen kimseyi ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir.

Bu Kur’anı(n tebliğ ve yaşamını) sana farz kılan Allah, hiç şüphesiz seni ahirette diriltecektir. De ki: “Terbiyecim ve sahibim olan Allah, kimin doğru yolda olduğunu ve kimin de apaçık sapıklık içinde olduğunu çok daha iyi bilir. [Hiçbir şeyi değersiz bırakmaz. Benim bu görevimin de mükâfatını verecektir.]

Şüphesiz ki seni Kur'ân'a uymaya zorunlu kılan Allah, seni vaad ettiği yere ulaştıracaktır. De ki: “Rabbim, kimin hidayeti getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir.”[403]*

Sana Kur'anı farz kılan, herhalde seni döneceğin yere, geri döndürür; diyesin ki: «Doğru yolu kim tuttu, kim de açık sapkındır? Benim Tanrım iyi bilir»

Okumayı/Kur'an'ı sana farz kılan Allah, şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: “Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir.”*

Kuran'a uymayı sana farz kılan Allah, seni döneceğin yere döndürecektir. De ki: "Rabbim kimin doğrulukla geldiğini, kimin apaçık sapıklıkta bulunduğunu en iyi bilendir."

Kur’an’ı sana farz kılan Allah, şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: “Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir.”[416]*

(Resûlüm!) Kur'an'ı (okumayı, tebliğ etmeyi ve ona uymayı) sana farz kılan Allah, elbette seni (yine) dönülecek yere döndürecektir. De ki: Rabbim, kimin hidayeti getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir.  *

Sana Kuran'ı özgüleyen, kuşkusuz seni kararlaştırılmış noktaya döndürecektir. De ki, "Kimin hidayet getirdiğini ve kimin açık bir sapıklık içinde olduğunu Rabbim iyi bilir."

(Resulüm!) Kur'ân'ı (okumayı, tebliğ etmeyi ve ona uymayı) sana farz kılan Allah, elbette seni (yine) dönülecek yere döndürecektir. De ki: "Rabbim, kimin hidayetle geldiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir."

Her halde sana o Kur'anı farz kılan seni muhakkak bir meâda kadar geri getirecektir, de ki: rabbım daha iyi bilir! Hidayetle gelen kim? Açık bir dalâl içinde olan kim?

Sana Kur'an'ı farz kılan¹, elbette seni dönülecek yere döndürecektir. De ki: “Kimin doğru yolda olduğunu ve kimin sapkın olduğunu Rabb'im daha iyi bilir.”*

Her halde o Kur'ânı (n tilâvetini, teblîğını ve mucibince amel etmeni) senin üzerine farz kılan (Allah) seni (yine) dönülecek yere döndürecekdir. De ki: «Hidâyetle gelen kim, o apaçık bir sapıklık içinde olan kim, Rabbim çok iyi bilendir».

(Ey Resûlüm!) Şübhesiz ki Kur'ân'ı (tebliğ ve onunla amel etmeyi) sana farz kılan(Allah), elbette seni dönülecek yere (Mekke'ye) iâde edicidir. De ki: “Rabbim kimin hidâyetle geldiğini ve kimin apaçık bir dalâlet içinde olduğunu en iyi bilendir.”(1)*

Elbette ki sana Kur’an’ın emirlerini farz kılan Allah, sana vaat edilen yere seni döndürecektir. Deki “Benim Rabbim doğru yola girmiş olarak geleni bilir ve açık bir sapkınlık içinde olanı da bilir.

Üzerine Kur/an/ı [¹] farz kılan Allah her halde seni o avdetgâhına [²] döndürecek. Onlara de ki Rabbim hidayet getireni de, apaçık sapıklıkta bulunanı da herkesten iyi bilir.*

Hiç şüphesiz sana (amel etme noktasında) Kur'an'ı farz kılan, seni dönülecek yere elbette döndürecektir. De ki: “Rabbim, hidayetle geleni de açıkça bir sapıklık içinde olanı da daha iyi bilmektedir.”

Sana bu Kur’an’ı insanlığa tebliğ etme ve hayatına uygulama görevini veren Allah, seni elbette öz yurdundan çıkaran zâlimlerin hile ve tuzaklarından koruyarak ulaşman gereken yere ulaştıracak ve şimdi gözyaşlarıyla terk etmek zorunda kaldığın bu şehre, kısa bir zaman sonra muzaffer bir komutan olarak geri dönmeni sağlayacaktır. Ve görevlerini lâyıkıyla yaptıkları takdirde, tüm müminleri —hem bu dünyada, hem de âhirette— onlara vaadedilen mutlu sona kavuşturacaktır. O hâlde, yalnızca Allah’a güven ve de ki: “Benim Rabb’im, kimin doğru yolu izlediğini ve kimin apaçık bir sapkınlık içinde olduğunu çok iyi bilmektedir ve her birine hak ettiği karşılığı muhakkak verecektir.

Kur’ân’ı sana farz kılan, seni döneceğin yere elbette geri getirecektir.
De ki:
-“Kim Hidayet’le geldi, kim de açık bir sapkınlık içindedir, benim rabbim çok iyi bilir”.

Kur’an’ı sana farz kılan (Allah) elbette seni dönülecek yere (Mekke’ye) döndürecektir. [*] De ki: “Rabbim, kimin hidayetle geldiğini, kimin de apaçık bir şaşkınlık içinde olduğunu çok iyi bilendir.” [*]*

(Ey Muhammed!) Sana Kur’an’ı indiren Allah, elbette seni, ayrıldığın yer (olan Mekke’ye) tekrar döndürecektir. Sen (onlara): “Kimin hak yolda olduğunu ve kimin de apaçık bir sapkınlık içerisinde bulunduğunu en iyi bilen Rabbim’dir.” de.¹*

[EY İNANAN KİŞİ,] apaçık bir üslupla bu Kur’an'ı sana vaz‘eden 95 [Allah], şüphe yok ki, seni [ölümden sonra] yeni bir hayata döndürecektir. 96 [Hakkı kabule yanaşmayanlara] de ki: “Kimin doğru yolda yürüdüğünü 97 ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilen Rabbimdir!”

Sana bu Kuran’ı okumayı farz kılan Allah hiç şüphen olmasın ki seni döneceğin yere mutlaka döndürecektir. Sen de ki: – Kimin doğru yolda olduğunu ve kimin apaçık bir sapıklık içinde bulunduğunu en iyi bilen benim rabbimdir. 27/92

(EY bu vahyin muhatabı!)[3462] Senin hayatını kuşatan Kur’an’ı sana farz kılan Zat, elbette seni(n âkıbetini) mutlu sona döndürecektir.[3463] (Şu halde) de ki: “Kimin hidayete erdiğini ve apaçık bir sapıklığa gömülenin de kim olduğunu asıl bilen Rabbimdir.”*

Muhakkak o zât ki, Senin üzerine Kur'an'ı farz kıldı, elbette seni dönülecek yere iade edecektir. De ki: «Rabbim hidâyetle geleni de ve apaçık bir dalâlette bulunanı da daha iyi bilendir.»

Kur'ân'ı sana indirip onu okumanı, tebliğ etmeni ve muhtevasına göre hareket etmeni farz kılan Allah, elbette seni varılacak yere döndürecektir. De ki: “Kimin hidâyet getirdiğini, kimin besbelli sapıklık içinde olduğunu Rabbim pek iyi bilmektedir. ” [7, 6; 5, 109; 39, 69]*

Kur'an'ı sana (indiren ve) gerekli kılan (Allah), elbette seni varılacak yere döndürecektir. De ki: "Rabbim kimin hidayet getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde bulunduğunu bilir."*

Kur’an’ı sana görev olarak yükleyen Allah, elbette seni döneceğin yere döndürecektir. De ki: “Doğruyu getirenin kim olduğunu, kimin de açık bir sapıklıkta olduğunu en iyi Rabbim bilir.”

Kur'an'ı (okumayı) sana farz kılan, seni döneceğin yere döndürecektir. De ki:-Kimin doğru yolda, kimin de apaçık sapıklıkta olduğunu en iyi Rabb'im bilir.

Kur'ân'ı sana farz kılan Allah, elbette seni varılacak yere döndürecektir.(13) De ki: Hidayeti getirenin kim, apaçık sapıklık içinde bulunanın kim olduğunu en iyi Rabbim bilir.*

Bu Kur'an'ı sana farz kılan, elbette ki seni vaat edilen yere/belirlenen sona götürecektir. De ki: "Hidayeti getireni de açık bir sapıklık içinde olanı da en iyi Rabbin bilir."

bayıķ ol kim vācib eyledi senüñ üzere ķur’ān’ı girü döndüricidür seni girü dönesi yire ya'nį mekke’ye. eyit “çalabum bilürirekdür anı kim geldi ŧoġru yola daħı anı kim ol azġunluķdadur bellü.”

Taḥḳīḳ ol Tañrı Ta‘ālā ki farż eyledi senüñ üstüñe oḳumaġı. Senidönderecekdür Mekkeye. Eyit yā Muḥammed: Benüm Tañrım bilicidür olkimseyi ki hidāyet‐ile gelüpdür ve anı daḫı bilür ki āşikāre azġunluḳ için‐dedür.

(Ya Rəsulum!) Qur’anı (oxumağı və təbliğ etməyi, yaxud hökmlərinə əməl etməyi) sənə vacib buyuran (Allah) qayıdacağın yerə (hicrət edərək çıxdığın Məkkəyə) səni yenə də qaytaracaqdır. De: “Rəbbim hidayətlə (doğru yolu göstərən rəhbərlə) gələni də (yaxud doğru yolda olanı da), haqq yoldan açıq-aşkar azanı da (hamıdan) yaxşı tanıyır!”

Lo! He Who hath given thee the Qur’an for a law will surely bring thee borne again. Say: My Lord is best aware of he who bringeth guidance and him who is in error manifest.

Verily He Who ordained(3415) the Qur´an for thee, will bring thee back to the Place(3416) of Return. Say: "My Lord knows best who it is that brings true guidance, and who is in manifest error."(3417)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.