25 Haziran 2021 - 15 Zi'l-ka'de 1442 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Şu’arâ Suresi 203. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Feyekûlû hel nahnu munzarûn(e)

(Bunun üzerine : “Acaba) Bize bir süre tanınır (tevbekâr olup hayırlı işler yapmamıza fırsat sağlanır) mı?" (diyerek yalvarmaya başlayacaklardır).

Derler ki: Bize mühlet verilir mi acaba?

Azabı birden karşılarında bulunca, derler ki: İnanmamız için bize, imkan tanınır mı acaba?

O zaman:
“Bize iman etmemiz için mühlet verilir mi, acaba?” diyecekler.
*

Bunun üzerine: "Bize süre tanınır mı?" derler.

Derler ki: 'bize bir süre tanınır mı?'

“Bize bir mühlet verilir mi?” diyecekler.

“Acaba, bize mühlet verilecek mi?” diye yalvaracaklar.

“Acaba bize mühlet verilir mi?” derler.

İmdi diyeceklerdir: «Bekletilsek olmaz mı?»

Ve o zaman: “Acaba bize mühlet verilecek mi?” diye soracaklar.

O zaman "Erteye bırakılmaz mıyız?" derler.

201,202,203. Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, “Bize mühlet verilmez mi?” demedikçe, ona inanmazlar.

O zaman: Bize (iman etmemiz için) mühlet verilir mi acaba? diyeceklerdir.

O zaman, "Bize biraz daha süre verilmez mi?" derler.

O zaman "Bize (iman etmemiz için) mühlet verilir mi acaba?...diyeceklerdir.

Desinler ki acaba bize bir müsaade edilir mi?

O zaman; “Bize birazcık olsun süre verilir mi acaba?” diyecekler.

(Gelecekdir de «Acaba) bize bir mühlet verilir mî?» diyeceklerdir.

Bunun üzerine (onlar): “Biz (acabâ îmân etmemiz için) mühlet verilen kimseler(olur) muyuz?” derler.

“Bizim için o azap ertelenmeyecek mi?” derler.

Onlar da azabı görünce «— Acaba bize mühlet verilir mi?» demedikçe ona inanmazlar.

Derler ki: “Bize bir süre tanınır mı?”

İşte o zaman, “Eyvah!” diyecekler, “Acaba iman etmemiz için bize bir fırsat daha verilmez mi?” Fakat onlara, asla ikinci bir fırsat verilmeyecek!

-“Biz süre verilmiş miyiz?” derler.

(Azabı gördüklerinde) “Bize süre tanınır mı?” diyeceklerdir.

O zaman onlar:“(İman etmemiz için) bize bir süre tanınır mı (acaba)?” derler.

ve o zaman onlar: “Acaba geri bırakılamaz mıyız?” 88 diye feryad edecekler.

İşte o zaman onlar: Bize birazcık mühlet verilmeyecek mi? derler. 42/44

Bunun üzerine onlar “Bize (ilave) bir süre daha tanınamaz mı?” diyecekler.

İmdi derler ki: «Biz mühlet verilmişlerden miyiz?»

İşte o zaman: “Acaba, bize, azıcık olsun, bir mühlet verilir mi” derler. [14, 44; 40, 84-85]

(Birden onu karşılarında bulunca) Acaba bize süre verilir mi?" derler.

Gelince de: “bize fırsat tanınsa olmaz mı” diyeceklerdir.

İşte o zaman:-Acaba bize biraz daha süre tanınır mı? derler.

O zaman “Bize mühlet yok mu?” derler.

O zaman şöyle derler: "Acaba bize süre verilir mi?"

pes eyideler “iy biz śoña ķalınısarlar mıvuz?”

Eyideler: Hīç bize mühlet var mı? diyeler.

O zaman onlar deyərlər: “Əcaba, (tövbə etmək, iman gətirmək üçün) bizə möhlət veriləcəkmi?”

Then they will say: Are we to be reprieved?

Then they will say: "Shall we be respited?"


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.