İż kâle lehum eḣûhum sâlihun elâ tettekûn(e)
Hani, kardeşleri Salih, onlara demişti ki: Hala mı çekinmezsiniz?
Hani kardeşleri Salih onlara: (Allah’ı inkârdan ve isyandan dolayı) "Korkup sakınmaz mısınız?" demişti.
Hani onlara da, kardeşleri Salih: “Artık yolunuzu Allah'ın kitabıyla bulmayacak mısınız?” demişti.
Hani soydaşları-kardeşleri Sâlih, onlara:
“Hâlâ, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışmayacak, günahlardan arınıp, azaptan korunmayacak, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmayacak, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmayacak mısınız?” demişti.
Hani kardeşleri Salih onlara demişti ki: "Siz sakınmıyor musunuz?
Hani onlara kardeşleri Salih: 'Sakınmaz mısınız? demişti.
O vakit, kardeşleri Salih (Peygamber) onlara şöyle demişti: “- Allah'dan korkmaz mısınız?
Kardeşleri Salih, onlara: “Sakınmayacak mısınız?
Kardeşleri Sâlih, onlara, “Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” demişti.
Hani kardeşleri Salih onlara demişti ki: «Sakınmıyor musunuz?
Hani kardeşleri Salih, onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”
142-152. Birâderleri Sâlih ânlara "Allâh’dan korkmıyacak mısınız? Ben size emîn bir rasûl olarak geliyorum. Allâh’dan korkınız ve bana itâ’at idiniz. Ben sizden hiç bir ücret istemem, benim ücretimi rabbu’l ’âlemîn virir. Zan idiyor mısınız ki bağçelerinizin, çeşmelerinizin, ekilmiş tarlalarınızın, sık dallı hurmalıklarınızın ortasında ilelebed emniyetde kalacaksınız? Ve kayalardan mutantan hâneler yapmakda devâm ideceksiniz? Allâh’dan korkınız ve bana itâ’at idiniz. Müsriflerin (sû-i harekâtda bulunanların) emrine itâ’at itmeyiniz. Ânlar arzı fesâda virirler ıslâh itmezler." didi.
142,143,144,145,146,147,148,149,150,151,152. Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
Hani kardeşleri Salih, onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”
Kardeşleri Sâlih onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?
Kardeşleri Sâlih onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
Hani kardeşleri Salih onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"
O vakıt ki kardeşleri Salih onlara demişti: Allahdan korkmaz mısınız?
Hani! Kardeşleri Sâlih onlara: “Takva sahibi olmayacak mısınız?” demişti.
O zamanda ki biraderleri Saalih onlara: «(Allahdan) korkmaz mısınız?» demişdi.
Hani onlara kardeşleri Salih: "Takvalı olmaz mısınız?” demişti.
Kardeşleri Sâlih onlara şöyle demişti: “(Allah'a karşı gelmekten) sakınmıyor musunuz?”
O vakit kardeşleri Salih onlara demişti ki; (inkâr, isyan, zulüm, azgınlık ve kötü işlerden) sakınmaz mısınız?
Kardeşleri Salih “Korunmaz mısınız?”
O aralık soydaşları Salih onlara demişti: «Siz Allah’tan sakınmaz mısınız?
Hani kardeşleri Salih onlara demişti: «— Sakınmayacak mısınız?
Hani kardeşleri Salih onlara demişti: “Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olmayacak mısınız?”
Hani onlara kardeşleri Salih, “Sakınmaz mısınız?” demişti.
Hani kardeşleri gibi yakından tanıdıkları Sâlih, onlara seslenerek, “Ey halkım!” demişti, “Zulüm ve haksızlıklardan sakınmayacak mısınız?”
Hani, onlara kardeşleri Salih dedi ki: -"Sakınıp korunmaz mısınız?"
Salih, Semûd halkına: " Geleceğinizi sağlama almalısınız!
Kardeşleri Salih onlara demişti ki: "Allah’ın yasalarına uyarak, azabından korunmaz mısınız?"
Kardeşleri Salih onlara şöyle demişti: “(Allah’a karşı) [takvâ]lı (duyarlı) olmuyor musunuz?
Kardeşleri Salih onlara: “(Allah’tan) hakkıyla sakınmayacak mısınız?” dedi.
Kardeşleri Salih, onlara: Siz hiç Allah’a karşı gelmekten sakınmıyor musunuz? Demişti. 7/73...79
Hani bir zamanlar onlara da soydaşları Sâlih şöyle demişti: “Hâlâ sorumlu davranmayacak mısınız?
Kardeşleri Sâlih bir vakit onlara; "Siz, Allah’tan korkmaz mısınız?"
Kardeşleri Salih: "(Allah’tan) sakınmayacak mısınız?" dediği zaman,
O vakit, onlara kardeşleri Salih dedi: «Korkmaz mısınız?»
142, 143, 144, 145. Kardeşleri Salih onlara şöyle dedi: “Hâlâ inkâr ve isyandan sakınmayacak mısınız? Bilin ki ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Öyleyse Allah'a karşı gelmekten sakının da bana itaat edin! Bu hizmetten dolayı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan ancak Rabbülâlemin'dir.
Kardeşleri Salih, onlara demişti ki: "Korunmaz mısınız?"
Onlara kardaşları Sâlih: "Allâh'dan korkmaz mısınız?"
Bir gün kardeşleri Salih onlara “kendinize çeki düzen vermeyecek misiniz?
Kardeşleri Salih, onlara:-Hiç Allah'tan korkmuyor musunuz? demişti.
Kardeşleri Salih onlara “Sakınmıyor musunuz?” demişti.
Kardeşleri Sâlih onlara demişti ki: "Siz hiç sakınmıyor musunuz?"
O‘shanda birodarlari Solih ularga: “Allohdan qo‘rqmaysizlarmi?!” – dedi.
ol vaķt kim eyitti anlara ķarındaşları śaliḥ “ay ķorķmaz misiz?”
Ol vaḳt ki eyitdi anlara ḳarındaşları Ṣāliḥ: Niçün Tañrıdan ḳorḳmazsız?
O vaxt ki, qardaşları Saleh onlara dedi: “Məgər (küfr etdiyinizə, peyğəmbərləri yalançı hesab etdiyinizə görə Allahın əzabından) qorxmursunuz?
When their brother Salih said unto them: Will ye not ward off (evil)?
Behold, their brother Salih said to them: "Will you not fear ((Allah))?
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |