5 Aralık 2021 - 30 Rebiü'l-Ahir 1443 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Şu’arâ Suresi 121. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

İnne fî żâlike leâye(ten)(s) vemâ kâne ekśeruhum mu/minîn(e)

Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.

Gerçekten, bu (anlatılanlar)da (ders alınacak) bir ayet ve ibret vardır, ama onların (insanların) çoğu iman etmiş (veya edecek) değillerdir.

Şüphesiz bu kıssada, insanlar için bir ders ve ibret vardır, onların çoğu buna inanmasa da…

Bunlarda kesinlikle, Allah'ın kudretine, ilmine, hikmet sahibi olduğuna işaretler, insanlar için ibretler vardır. Onların çoğu iman edecek değildi.

Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmemişti.

Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.

Muhakkak ki (onlara yaptığımız) bu işte, (geride kalanlar için) bir ibret var, öyle iken onların çoğu mümin olmadı.

Şüphesiz bunda, önemli bir ayet (belge-delil) vardır. Fakat çokları inanmadılar.

119,120,121,122. Bunun üzerine onu ve beraberinde olanları dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık. Sonra geride kalanları suda boğduk. Doğrusu, bunda ders vardır, ama çoğu inanmamaktadır. Rabbin, şüphesiz güçlüdür, merhamet sahibidir.

Bunda bir belge vardır, pek çokları inanmazlar

Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.*

Şübhesiz bu vak’a ibret-âmizdir, fakat insânların ekserîsi inanmıyor.

Doğrusu bunda bir ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.

Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.

Bunda bir ders var; ancak çoğunluk inanmaz.

Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak ders) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.

Şübhesiz bunda mutlak bir âyet var

Bunda kesinlikle bir ayet¹ vardır. Yine de onların çoğu iman edenlerden olmadı.*

Şübhe yok ki bunda mutlak bir ibret vardır. (Fakat) onların çoğu îman ediciler değildir.

Muhakkak ki bunda, elbette bir ibret vardır. Fakat onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.

Bu olayda ibret alınacak dersler var, ancak insanların çoğu inanmıyorlardı.

Gerçekten bu olayda kesin bir belge vardır. Ancak onların pek çoğu inanmadılar.

İşte bunda bir ibret vardır. Halbuki onların çoğu Nuh/a iman etmemişlerdi.

Hiç şüphesiz bunda bir ayet vardır; ama onların çoğu iman etmiş değillerdir.

Dinle, ey insan; hiç kuşkusuz bunda, ilâhî adâleti gözler önüne seren apaçık bir delil, bir işâret var fakat insanların çoğu, yine de inanmamakta diretiyor.

Şüphesiz bunda âyet vardır. Yine de çoğu mümin olmadı.

Çoğu inanmamış olsa da şüphesiz ki bunda bir ders vardır.

Şüphesiz bu (Nuh kıssasında, insanlar için) bir ibret vardır ama onların çoğu, (hâlâ) inanmadılar.

Şüphesiz bu [kıssada insanlar için] bir ders vardır, 54 onların çoğu [buna] inanmasa da.

İşte bunda da alınacak bir ders mutlaka vardır. Fakat onların çoğu yine de iman etmediler. 14/44-45

Elbet bu (Nûh kıssası)nda da alınacak bir mesaj mutlaka vardır; fakat insanların çoğu yine de inanmayacaklardır.

Şüphe yok ki, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki, onların ekserîsi imân etmiş olmadılar.

Elbette bunda alınacak ibret var, fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.

Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar.

Bu olayda kesin bir ibret var ama bunların çoğu inanacak değillerdir.

İşte bunda da bir ibret vardır. Fakat, onların çoğu yine de inanacak değillerdir.

İşte bunda bir âyet vardır. Fakat onların çoğu yine iman etmez.

Bunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu müminler değildi

bayıķ anuñ içinde nişāndur daħı olmadı eyregį anlaruñ mü’minler.

Taḥḳīḳ anda ‘ibretler vardur. Daḫı degül‐idi çoġı anlaruñ mü’minler degül‐idi.

Şübhəsiz ki, bunda (Nuhun bu hekayətində) bir ibrət vardır. Halbuki onların (Nuh tayfasının, yaxud bu hekayətə qulaq asanların) əksəriyyəti iman gətirmədi.

Lo! herein is indeed a portent, yet most of them are not believers.

Verily in this is a Sign: but most of them do not believe.(3193)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.