23 Ocak 2022 - 20 Cemaziye'l-Ahir 1443 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Furkân Suresi 39. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Vekullen darabnâ lehu-l-emśâl(e)(s) vekullen tebbernâ tetbîrâ(n)

Hepsine de örnekler getirdik, hepsini de kırıp geçirdik.

Biz (onlardan) her birine örnekler (misallerle öğütler) verdik, ve (ama söz dinlemedikleri için) her birini (perperişan ve) darmadağın ederek mahvedip (bıraktık).

Her birine uyarıcı dersler de vermiştik, ama bunlara aldırış etmeyince, hepsini yerle bir ettik.

Onların her birine, anlamaları, ders ve ibret almaları için dini hakikatlerin, insani ve ahlaki değerlerin zaruretinin delillerini, gerekçelerini sunduk. Öğüt almadıkları için hepsini kırdık, geçirdik.

Her biri için örnekler verdik. (Öğüt almayınca da) hepsini kırıp geçirdik.

Biz (onlardan) her birine örnekler verdik ve her birini darmadağın edip mahvettik.

Bunlardan her birine (kendilerinden öncekilerin helâkine dair) nasihat olarak nice misaller anlattık. Fakat, iman etmediklerinden hepsini tamamen helâk ettik.

Onların her birisine örnekler ve öğütler verdik, (yola gelmediler,) sonuçta hepsini yok ettik.

Bunların her birini bilinen örneklerle uyarıp, hepsini helâk ettik.

Bunların hepsi için örnekler getirmişiz, hepsini öldürerek yok ettik»

Bunların her birine (akıllarını başlarına alsınlar diye eskilerden) misaller getirdik. (Fakat öğüt almayarak inadına küfürde ısrar ettikleri için) hepsini kırıp geçirdik.

Bunların hepsine ihtârâtda bulunduk, ândan sonra mahv itdik.

Her birine misaller vermiştik ama, dinlemedikleri için hepsini kırdık geçirdik.

Bunların her birine misaller getirdik, (öğüt almadıkları için) hepsini kırıp geçirdik.

Onların her birine (uymaları için) misaller getirdik; (ama öğüt almadıkları için) hepsini kırdık geçirdik.  

 Kendilerinden öncekilerin başlarına gelenler ve acı gerçekler, öğüt alsınlar diye her bir kavme peygamberler aracılığı ile anlatıldığı halde, onlar b... Devamı..

Hepsine yeterli örnekler vermiştik, sonunda hepsini kırdık geçirdik

Onların herbirine misaller getirdik; (ama ögüt almadıkları için) hepsini kırdık geçirdik.

Ki her birine nasıyhat olarak emsal anlatmıştık ve her birini mahv-ü perişan ettik de ettik

Ve onların hepsini örneklerle uyardık ve hepsini mahvederek helak ettik.

Biz (onlardan) her birine (geçmişlerden) misâller irâd etdik. (Fakat peygamberlerini tekzîb etdikleri için) hepsini tam bir helak ile imhaa eyledik.

Her birine (îkaz edici) misâller getirdik. (Fakat dinlemedikleri için) hepsini tamâmen kırıp geçirdik.

Misalleri gönderdiğimiz o elçiye her anlatışımızda (kabul etmeyenleri) yerle bir ettik.

Biz hepsine birçok örnekler verdik. Hepsini de kırdık geçirdik.

Onların her biri için kıssalar, misaller getirdik. Onların hepsini kırdık geçirdik.

Biz (onlardan) her birine örnekler verdik ve her birini darmadağın edip mahvettik.

Biz onların her birine elçiler göndererek öğütler vermiştik fakat uyarılarımızı hiçe saydıkları için hepsini yerle bir ettik.

Hepsini ona Misâller / Temsiller yaptık.
Baştan sona hepsini kırıp geçirdik.

halbuki onlara ne diller dökmüştük. Sonunda hepsini kırıp geçirdik...

Onlara doğruyu bulmaları için elçiler gönderip güzel öğütlerle yol gösterdik. Peki! Ne yaptılar? Arzularına heveslerine göre yaşayarak azmadılar mı? Azarak şımararak zulme sapmadılar mı? Biz de azanları şımaranları zulme sapanları yok etmedik mi?

38,39. Âd, Semûd, Ress halkı [*] ve bunlar arasında daha birçok nesle de örnekler vermiştik; (reddettikleri için) hepsini kırıp geçirmiştik.

[Ress] halkının Hz. Şuayb’ın, Hanzala’nın ya da Calut’un kavmi oldukları iddia edilmektedir.

Onların her birine (uyarmak için öncekilerden) örnekler getirdik ve (inkârları sebebiyle onların da) hepsini kırdık geçirdik.

oysa, her birine uyarıcı dersler ³⁴ vermiştik; ama (bunlara aldırış etmeyince) hepsini yerle bir ettik.

34 Mesel terimi için, bu anlam örgüsü içinde benimsediğimiz “ders” karşılığı hk. bkz. 17:89 hk. 104. not.

Biz onlardan her birine öğütler verip ikazlarda bulunmuş fayda vermeyince de hepsini kırıp geçirmiştik. 10/13, 12/109, 20/128, 22/42...45

Önce her birinin önüne ibretlik örnekler koyduk; sonra hepsini paramparça edip mahvettik.[3126]

[3126] Tebbernâ tetbîrâyı bu şekildeki çevirimizin gerekçesi için bkz: 17:7, not 16.

Ve bütün onların kendileri için misaller irâd ettik ve hepsini de kırdık geçirdik.

Onların her birine uymaları geçmişlerden misaller verdik. Ama öğütleri tutmadıkları için hepsini kırıp geçirdik.

Hepsine de (uyarmak için) misaller (geçmişlerden hikayeler) anlattık. (Öğüt almayıp küfürlerinde ısrar edince biz de) hepsini helak ettik.

Hepsine örnek alacakları bu olayları[*] anlatmıştık. Hepsini de kırdık geçirdik.

[*] el emsâle: Elif Lam'lı olduğundan bu örnekler bahse konu örnekler yani bu Kitap'ta da verilmiş olan örneklerdir.

Bunlardan her birine örnekler göstermiş ve hepsini de baştan başa kırıp geçirmiştik.

Biz onlardan hepsine misaller getirmiştik.(3) Sonra da hepsini kırıp geçirdik.

(3) Onlardan önceki kavimlerin başlarına gelenleri kendilerine misal vermiştik; fakat onlar ibret almadılar.

Bunların her birine türlü türlü örnekler verdik. Ve bunların hepsini perişan edip batırdık.

daħı dükeline beyān eyledük aña meŝelleri daħı dükelini helāk eyledük helāk eylemek.

Pes barçasına meẟeller urduḳ ve anlaruñ barçasını helāk itdük.

Biz onların hər biri üçün cürbəcür məsəllər çəkdik, (amma öyüd-nəsihətlərimizə qulaq asmadıqlarına görə) onları yerli-dibli yox etdik.

Each (of them) We warned by examples, and each (of them) We brought to utter ruin.

To each one We set forth Parables and examples; and each one We broke to utter annihilation (for their sins).


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.