20 Mayıs 2024 - 12 Zi'l-ka'de 1445 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nûr Suresi 57. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Lâ tahsebenne-lleżîne keferû mu’cizîne fî-l-ard(i)(c) veme/vâhumu-nnâru velebi/se-lmasîr(u)

Kafir olanlar, hiç ummasınlar ki yeryüzünde Allah'ı aciz bırakacaklar ve yurtları ateştir onların ve dönüp varılacak ne de kötü yerdir orası.

(Ey Resulüm!) İnkâra sapanların, yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacaklarını sanma (ki bu açıkça gaflet ve cehalet alâmetidir). Onların son barınma yerleri ateştir. O ne kötü bir dönüş ve gidiş yeridir.

Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakacaklarını sanmayın. Onların varacağı yer ateştir. Gerçekten de o, ne çirkin bir uğraktır.

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin yeryüzünde kesinlikle Allah'ı âciz bırakacaklarını, koyduğu kanunların dışına çıkarak yakalarını kurtarabileceklerini sanma. Onların mekânları cehennemdir. Orası ne kötü bir cezalandırma ve nihaî bir dönüş yeridir.

Sakın inkar edenlerin yeryüzünde (bizi) aciz bırakacaklarını sanma. Onların varacakları yer cehennemdir. Orası ne kötü bir dönüş yeridir.

İnkârcıların, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanma. Onların son barınma yerleri ateştir. Ne kötü bir dönüştür o.

(Ey Rasûlüm), sakın o kâfirleri, yer yüzünde (kendilerine helâk erişmesinden, bizi) aciz bırakıcılar sanma. Onların varacakları yer ateştir. O ne fena varış yeridir!...

Sen, sakın o kâfirlerin yeryüzünde Bizi aciz bırakıp Biz’den kurtulacaklarını sanma. Onların son sığınağı Cehennemdir. Ve varılacak en kötü yer orasıdır.

İnkâr edenlerin yeryüzünde Allah'ı âciz bırakacaklarını sanmayasınız! Onların varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir!

Kâfirleri sanmayasın ki, yeryüzünde Allahı âciz kılarlar, barınakları ateş, ne de kötü bir döneydir!

İnkârcıların (Allah'ı) dünyada aciz bırakacaklarını sakın zannetme! Onların varacakları yer ateştir. Gerçekten ne kötü bir sondur bu!

Küfür idenlerin arzın üzerinde Allâh’ın kudretini tenkîs idebileceklerine inanmayınız. Ânların mekânı ateş olacakdır. Ne müdhîş mekân!

İnkar edenlerin, Bizi yeryüzünde aciz bırakacaklarını sanmayasın. Varacakları yer ateştir. Ne kötü dönüştür!*

İnkâr edenlerin (Allah’ı) yeryüzünde âciz bırakacaklarını sanma! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir o!

İnkârcıların yeryüzünde Allah’ı âciz bırakabileceklerini zannetme, onların gideceği yer ateştir, bu gerçekten kötü bir son!

İnkâr edenlerin, yeryüzünde (Allah'ı) âciz bırakacaklarını sanmayasın! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeri!

İnkar edenlerin bizi aciz bırakacaklarını sanmayın. Onların varacağı yer ateştir; ne kötü bir varış noktasıdır.

İnkâr edenlerin, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanmayasın! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir orası!

Sakın o küfr edenleri Arzda âciz bırakabilirler sanma, onların varacakları yer ateştir, ve her halde o pek fena gidiştir

Sakın inkârcıların, yeryüzünde Allah’ı âciz bıra (kıp, hak ettikleri cezadan kurtula) caklarını sanma! Onların varacağı yer ateştir (cehennemdir). Orası ne kötü bir dönüş yeridir.

Sakın gerçeği yalanlayan nankörleri, yeryüzünde aciz bırakıcı zannetme. Onların varacağı yer ateştir. Ne kötü bir varış yeridir.

Sakın o küfredenlerin yer (yüzün) de (bizi) aaciz bırakıcı olduklarını sanma. Onların varacakları yer ateşdir. Şübhesiz o, ne kötü bir dönüşdür!

Sakın inkâr edenleri, yeryüzünde (Allah'ı) âciz bırakacak kimseler sanma! Onların varacağı yer, ateştir. Ve o, ne kötü varılacak yerdir!

Sen, doğruları inkâr edenlerin, yeryüzünde Allah’ı aciz bırakacaklarını, zannetme. Onların sığınacakları yer ateştir. Orası ne kötü dönüş yeridir.

Sakın o tanımazların yeryüzünde bizi yıldıracaklarını sanma. Onların dönecekleri yer Cehennem’dir. Doğrusu, ne kötü dönüştür o!

Sakın, kâfirler, yeryüzünde Allah/ı âciz bırakırlar sanma [¹]. Onların barınacak yerleri ateştir. * O ne kötü uğraktır.

[1] Bu dünyada azabı savuştururlar zannetme.

(Ey Peygamber!) İnkâr edenlerin sakın (Allah’ı) yeryüzünde âciz bırakacaklarını sanma! Onların varacağı yer ateştir. Ne kötü bir varış yeri!

Küfre sapanların, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanma. Onların son barınma yerleri ateştir ve o, pek de kötü bir dönüş yeridir!

Ey hak yolunun yolcusu! Sakın inkârcıların, yeryüzünde Allah’ı âciz bırakıp hak ettikleri cezadan kurtulacaklarını sanma! Çünkü onların varacağı yer ateştir; ne kötü bir son!
Gelelim, aile bireyleri arasında uyulması gereken kurallara:

“Sayma ki inkâr edenler Yeryüzü’nde aciz bırakacaklar / kaçıp kurtulacaklar!
Onların barınağı Ateş’tir.
Elbette ne kötü Varılacak Yer’dir!”.

Resulüm! sakın ola inkarcıları, yeryüzünün yenilmez güçleri sanma! Onların sonu ateştir. Yani yolları yol değil...

İnkâr edenlerin Allah’ı yeryüzünde aciz bırakabileceklerini sanma! Onların varacağı yer cehennemdir. Cehennem ne kötü bir yeridir!

Kâfir olanların, yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacaklarını sanmayasın! [*] Onların barınağı ateştir. Ne kötü varış yeridir (orası)!

Benzer mesajlar: En‘âm 6:134; Enfâl 8:59; Tevbe 9:2, 3; Yûnus 10:53; Hûd 11:20, 33; Nahl 16:46; ‘Ankebût 29:22; Fâtır 35:44; Zümer 39:51; Şûrâ 42:31; ... Devamı..

Sakın kâfirlerin, yeryüzünde (Allah’tan) kaçacaklarını¹ sanma. Onların son barınma yerleri ateştir.² Orası da ne kötü bir dönüş yeridir.

1 (Kurtubî)2 Yani cehennemdir.

[Ve] hakkı inkara şartlanmış olan kimseler de [hak ettikleri cezayı] bu dünyada [bulmasalar bile, nihaî yargıdan] kaçabileceklerini zannetmesinler: ⁷⁶ Çünkü onların [öte dünyada] varacakları yer ateştir; gerçekten de, varılacak ne kötü bir sondur bu!

76 Yukarıdaki cümle ve bizim ilave ettiğimiz kısım hk. bir açıklama için bkz. 11:20’ deki benzer bir cümle üzerine 39. notumuz.

Gerçekleri örtbas eden kâfirlerin bu dünyada Allah’ın cezasından kaçıp kurtulacaklarını zannetme. Onların dönüp dolaşıp varacakları yer ateştir ne kötü bir son duraktır o! 7/40, 39/71, 67/6...12, 14/42, 41/28

İnkarda ısrar eden kimseler, bu dünyada asla (Allah’ı) atlatabileceklerini sanmasınlar; onların dönüp dolaşıp varacakları yer ateştir; ki o, ne berbat bir son duraktır!

(Ey mü’min) Sakın o küfredenlerin, bizi yeryüzünde aciz bırakacağını, (mü'minleri koruyacağımızı) sanma, onların varacakları yer cehennem ateşidir, orası ne kötü bir son duraktır.

İnkâr edenlerin (Allah’ı) yeryüzünde âciz bırakacaklarını sanma! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir o!

Sakın kâfir olan kimseleri, Bizi yeryüzünde aciz bırakacak kimseler sanma ve onların varacakları yer ateştir,ve elbette ne fena bir gidiştir.

İnkâr edenlerin dünyada Allah'ın hükmünden kaçıp kurtulacaklarını sakın zannetme! Onların varacakları yer ateştir. Gerçekten ne kötü bir sondur bu!

Nankörlerin, yer yüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını, (Allah'ın azabına engel olacaklarını) sanma. Onların varacağı yer ateştir. Ne kötü bir gidiş yeridir o!

Küffârın, Allâh Te'âlâ'yı dünyâda onları helâkden 'âciz kılacaklarını zan itme. Onların yerleri cehennemdir, orası da ne fenâ gidilecek yerdir.

(Allah’ın kitabını) görmezlik edenler, bu topraklarda sakın müminleri aciz bırakacaklarını hesap etmesinler. Onların dönecekleri yer o ateştir. Ne kötü hale gelmektir o!

Küfredenlerin yeryüzünde kaçıp kurtulacaklarını sanma. Onların barınakları ateştir. Ne kötü dönüş!

İnkâr edenlerin dünyada Allah'ın elinden kurtulacaklarını sanma. Onların varacakları yer ateştir. Gidilecek ne kötü yerdir orası!

Sakın o küfre sapanların, yeryüzünde âciz bırakıcı güçler olduklarını zannetme. Varacakları yer ateştir onların. Ne kötü dönüş yeridir o, ne kötü!

śanmasuñ anlar kim kāfir oldılar fevt olıcılar yirde. daħı yirleri anlaruñ oddur daħı yavuz dönecek yirdür!

Yā Muḥammed, ṣanma kāfirler ki bizi ‘āciz ideler yir yüzinde. Daḫı ‘āḳıbetvaracaḳ yirleri cehennemdür. Ne yaman varaçaḳdur ol.

(Allahın vəhdaniyyətini inkar edən) kafirlərin yer üzündə (öz Rəbbini) aciz edə biləcəyini (Allahın əzabından qaçıb canlarını qurtara biləcəklərini) güman etməyin. Onların məskəni Cəhənnəmdir. O, necə də pis sığınacaqdır!

Think not that the disbelievers can, escape in the land. Fire will be their home, a hapless journey's end!

Never think thou that the Unbelievers are going to frustrate ((Allah)´s Plan) on earth: their abode is the Fire,- and it is indeed an evil refuge!


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.