4 Aralık 2022 - 10 Cemaziye'l-Evvel 1444 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Enbiyâ Suresi 95. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Veharâmun ‘alâ karyetin ehleknâhâ ennehum lâ yerci’ûn(e)

Helak ettiğimiz bir şehir halkının, dönüp bizim tapımıza gelmemesine imkan yok.

Helak edip yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkânsız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyeceklerdir.

Kendilerini helak ettiğimiz ülke halkının, bundan sonra tekrar dünyaya dönüp, iyi işler yapmaları veya tevbe etmeleri mümkün değildir.

Günahları sebebiyle helâk ettiğimiz bir memleket halkının dünyaya tekrar dön-memeleri, tevbeye fırsatlarının olmaması kesin, diriltilmemeleri, huzurumuzda hesaba çekilmemeleri imkânsızdır.

Bizim helak ettiğimiz bir şehre artık (dünya) hayatı haramdır. Şüphesiz onlar bir daha dönemezler.

Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler.

Helâk ettiğimiz bir memleket halkına mümkün değildir, artık onlar tevbeye dönemezler.

(Azgınlıklarından dolayı) helak etmek istediğimiz bir şehrin hakka geri dönmesi de yasaktır. (Mümkün değildir. Öylece bozguncular çoğalır.)

Helâk ettiğimiz ülke halkının bize dönmemesi imkânsızdır.

Yok olmasına hükmettiğimiz bir kentin halkına, geri dönmek de yoktur

(Yaptıkları yüzünden) helak et(meye hükmet)tiğimiz bir toplum için (kurtuluş) imkânsızdır. Hiç şüphesiz onlar, (iman etmek ve doğruyu yaşamak için hayata) bir daha geri dönmeyeceklerdir.

Helâk itdiğimiz karyeler ahâlîsi merdûd olacak ve artık tevbeye rücû’ itmeyecekdir.

Yok ettiğimiz kasaba halkının ahirette ceza görmek üzere Bize dönmemesi imkansızdır.

Helâk ettiğimiz bir memleket halkının bize dönmemeleri imkânsızdır.

Helâk ettiğimiz bir belde için artık dönüş imkânsızdır; onlar geri -dönemeyeceklerdir.

Helâk ettiğimiz bir belde için artık (yeniden mâmur olmak) imkânsızdır; çünkü onlar geri dönemeyeceklerdir.

Helak ettiğimiz bir toplumun tekrar dönmesi yasaktır.

Yok ettiğimiz bir memleket (ahalisinin ahiretteki cezasını da çekmek üzere) bize dönmemesi gerçekten imkansızdır.

İhlâk ettiğimiz karyeye dahi haramdır ki rücu' etmiyecek olsunlar

Yok ettiğimiz bir kent halkının geri dönmesi haramdır.¹ Onlar bir daha geri dönemezler.

1- Geri dönmeleri mümkün değildir. Bu ihlal edilemez bir yasadır.

Helak etdiğimiz bir memleket (ahâlisinin) hakıykaten (mahşere) dönmemeleri imkânsızdır.

Helâk ettiğimiz bir şehrin (halkının mahşer günü bize) dönmemeleri, şübhesiz ki mümkün değildir.

Bizim yeryüzünde helak ettiğimiz bir şehir halkının, tekrar yeryüzünde hayata dönüşü kesinlikle mümkün değildir.

Yok ettiğimiz bir ilin kişileri için geri dönmek olamaz.

Helâk ettiğimiz kasaba ahalisinin mahşere dönmemeleri [²] muhaldir.

[2] Veya dünyaya, tövbeye, küfürden imana.

Helak ettiğimiz bir beldenin yeniden eski hâline gelmesi asla mümkün değildir [harâmun].

Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (dönüş) imkânsızdır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler.

Bizim helâk ettiğimiz bir toplumun, bir daha hayata dönmesi asla mümkün değildir!

Helâk ettiğimiz bir şehrin artık (bize) geri dönmemesi imkânsızdır.

Helâk ettiğimiz kent halkları da tekrar bize gelip hesap vereceklerdir...

Cezalandırarak yok ettiğimiz ülkelerin halkları da eninde sonunda yaptıklarının hesabını vermek, daha çetin bir azapla cezalandırılmak üzere katımıza gelecekler. Dünyada cezalandırıldık diye kendilerini avutmasınlar!

Helak ettiğimiz bir şehir için artık (yenilenmek) imkânsızdır; şüphesiz ki onlar geri dönemeyeceklerdir.

Artık helâk ettiğimiz bir ülke (halkının) tekrar dünya hayatına dön(erek îman et)meleri imkânsızdır.¹

1 Bu âyet, “Artık helâk ettiğimiz bir ülke (halkının helâki görünce) küfürlerinden vazgeçmemeleri imkânsızdır.” şeklinde de tercüme edilebilir.... Devamı..

Bu bakımdan, yok etmeye karar verdiğimiz herhangi bir toplumun, ⁹² [tuttuğu günahkarca yoldan] bir daha geri dönmesi asla mümkün değildir! ⁹³

92 Yani, Allah bir toplumu, yaptıklarından ötürü ortadan kaldırmak istediği zaman, bunu o toplumun seyrek ve geçici sapkınlıkları için değil, fakat tu... Devamı..

Bizim helâkına karar verdiğimiz bir toplumun artık geri dönüşü mümkün değildir. 6/26...28, 23/99...19/108, 39/58, 42/44

Ne ki, Bizim helâkine karar verdiğimiz bir toplum mecburi (istikamete girmiştir);[²⁷⁶⁹] artık onların geri dönmesi mümkün değildir;

[2769] Yani: “dönüşü olmayan bir yola..” Harâmun (ya da hırmun), aksi düşünülemez olan”, “tersini beklemek imkânsız olan” (mümteni’) mânasındadır (Zem... Devamı..

Ve kendisini helâk ettiğimiz bir belde (ahalisi) için memnudur ki, onlar dönmeyecekler olsunlar.

İmha ettiğimiz bir memleket halkının, mahşerde huzurumuza gelmemesi mümkün değildir.

Yok edilmeye müstehak olan bir ülke halkının yaşaması, veya dünyaya dönmesi veya yok olma noktasına geldikten sonra pişmanlık duyarak tövbe edip dönüş... Devamı..

Helak ettiğimiz bir ülkeye artık (yaşamak) haramdır: Onlar bir daha geri dönemezler.

Bu âyete çeşitli mânâlar verilir: İlk mânâ: "Helâk ettiğimiz bir ülke halkına artık dönüş mümkün değildir; bir daha dünyâ hayâtına dönmezler". Diğer b... Devamı..

Ve helâk iylediğimiz herhangi bir karye ehlinin mahşere rücû' itmeleri memnu'dur.

Etkisizleştirdiğimiz bir kentin halkı mahrum kalır, eski hallerine dönemezler.

Helâk ettiğimiz bir belde halkının da (bize) dönmemesi imkansızdır

Helâkine hükmettiğimiz bir belde ahalisinin üzerinde yasak vardır; onlar artık geri dönemezler.(17)

(17) Tevbe etmeyecekleri ve hallerini düzeltmeyecekleri artık iyice belli olduktan ve kesinleştikten sonra helâklerine hükmedildiği için, “Keşke biraz... Devamı..

Helâk ettiğimiz bir kente/medeniyete yaşamak haram edilmiştir. Onlar bir daha geri dönemezler.

daħı vācibdur ol köy üzere kim helāk eyledük anı kim anlar dönmeyeler.

Daḫı ḥarāmdur bir şehr ḳavmine ki anları biz helāk itsevüz, anlar rücū‘eylemezler.

Məhv etdiyimiz hər hansı bir məmləkət əhlinin (qiyamət qopana qədər tövbə etmək üçün bir də dünyaya, yaxud haqq dinə) qayıtması mümkün deyildir (haramdır).

And there is a ban upon any community which We have destroyed: that they shall not return,

But there is a ban on any population which We have destroyed: that they(2752) shall not return,

2752 But when wickedness comes to such a pass that the Wrath of Allah descends, as it did on Sodom , the case becomes hopeless. The righteous were war... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.