24 Ekim 2021 - 18 Rebiü'l-Evvel 1443 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Enbiyâ Suresi 64. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Ferace’û ilâ enfusihim fekâlû innekum entumu-zzâlimûn(e)

Birbirlerine dönüp de gerçekten de zalimsiniz siz dediler.

(Hz. İbrahim, cansız ve kendilerini korumaktan bile aciz putlara tapınmanın ahmaklık olduğunu hatırlatınca) Bunun üzerine (kavmi) kendi vicdanlarına (nefislerinin ön yargısız manevi tartılarına) başvurdular da; “Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)” diyerek (kafaları dank etmeye başlamıştı).

Bunun üzerine birbirlerine veya vicdanlarına dönüp: “Doğrusu asıl zalim olan, yani yaratılış gayesi dışında yaşamak suretiyle yoldan çıkan biziz!” diyerek kendilerini suçlamış oldular.

Bunun üzerine akılları başlarına gelerek mantıklı düşündüler. Birbirlerine dönüp:
“Siz, evet siz bu cansız putlara kulluk ve ibadet etmekle kendilerine haksızlık eden zâlimlersiniz” dediler.

Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurarak: "Şüphesiz sizsiniz asıl zalimler, siz" dediler.

Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; 'Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)' dediler.

Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de: “- Doğrusu siz haksızsınız.” dediler.

Onlar kendilerine dönüp: “Şüphesiz siz, zulmettiniz”(*) dediler.*

64,65. Kendi kendilerine dönüp birbirlerine, “Doğrusu siz zâlimlerdensiniz” dedikten sonra, gönüllerindeki eski inançları depreşerek, “Ey İbrâhim! Sen bunların konuşmayacağını bilirsin” dediler.

64,65.4 İmdi dönüp, kendi kendilerine dediler ki: «Siz haksızsınız», sonra başlarını öne eğerek, İbrahim'e dediler ki: «Sen de biliyorsun bunlar konuşamazlar!»

Bunun üzerine vicdanlarına dönüp (içlerinden kendi kendilerine): “Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz” dediler.*

Biri birilerine bakarak: "Hakîkaten zâlimlersiniz [1]" didiler.*

64,65. Kendi kendilerine: "Doğrusu siz haksızsınız", sonra kafalarında olan eski inançlarına dönerek: "Ey İbrahim! bunların konuşmayacağını, and olsun ki, bilirsin" dediler.

Bunun üzerine birbirlerine dönüp, “Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz” dediler.

Bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) «Zalimler sizlersiniz, sizler!» dediler.  *

Kendi vicdanlarına dönüp, kendi kendilerine şunu söylediler: "Gerçekten sizler haksızsınız."

Bunun üzerine vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) dediler ki: "Doğrusu siz haksızsınız."

Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de dediler: doğrusu siz haksızsınız

Bunun üzerine birbirlerine dönüp, “Haksızlık ediyoruz.” dediler.

Bunun üzerine vicdanlarına dönüb (birbirlerine) dediler ki: «Hiç şübhesiz (asıl) zaalimler sizsiniz, siz»!

Bunun üzerine (orada bulunanlar) kendi vicdanlarına döndüler de (kendi kendilerine): “Gerçekten zâlim olanlar, ancak sizlersiniz” dediler.

Sonlar puta tapanlar kendi aralarında konuşmak için döndüler ve “Gerçekten siz (bu putlara kulluk etmekle) kendi kendinize haksızlık yapıyorsunuz” dediler.

Bunun üzerine kandilerine geldiler de biribirlerine: "İşte kıyıcıların ta kendisi sizlersiniz" dediler.

Kendi akıl ve fikirlerine müracaat ettiler, kendi kendilerine «— Siz, hakikatte zalim kimselersiniz» [²] dediler.*

Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da (kendi kendilerine), “Şüphesiz zalim olanlar sizlersiniz” deyiverdiler.

Bu sözler, beyinlerinde şimşek gibi çaktı; bunun üzerine, bir an için vicdanlarının sesine kulak vererek, içlerinden, “Aslında İbrahim doğru söylüyor, bizim yaptığımız düpedüz saçmalık, bu âciz putlara tapmakla, asıl haksız durumda olan biziz!” dediler.

Derken, kendi nefislerine / vicdanlarına müracaat ettiler.
-“Siz, Zâlimler’siniz” dediler.

Kendilerine dönüp “Zalimler sizsiniz, siz!” demişlerdi.

Bunun üzerine birbirlerine döndüler ve: “(şu putları korumadığınız için) gerçek zâlim sizlersiniz.” dediler.¹*

Bunun üzerine birbirlerine dönüp: 61 “Doğrusu, asıl zalim olan sizlermişsiniz!” 62 dediler.

Bunun üzerine birbirlerine dönüp: – Biz gerçekten konuşamayan varlıklara kulluk ederek sapıtmışız, diye birbirlerini suçladılar. 28/62...64

Bunun üzerine kendi iç dünyalarına döndüler ve (kendi kendilerine) “Siz var ya, siz” dediler, “işte asıl haddini bilmezin ta kendisisiniz!”

Bunun üzerine kendi nefislerine döndüler de dediler ki: «Siz şüphe yok ki, zalimlersiniz.»

Bunun üzerine vicdanlarına dönüp içlerinden: “Asıl zalim İbrâhim değil, bu âciz putlara ibadet edip bel bağlayan sizler, biz müşriklermişiz! ” dediler. *

Kendi vicdanlarına başvurup (içlerinden): "Hakikaten sizler haksızsınız!" dediler.

Bunun üzerine kendilerine geldiler de “Biz, gerçekten yanlış yoldayız[*]” dediler.*

Bunun üzerine kendilerine gelip:-Siz, gerçekten haksızsınız dediler.

Vicdanlarının sesini dinlediklerinde, “Gerçekten zalim olan biziz” dediler.

Bunun üzerine kendi benliklerine döndüler de şöyle dediler: "Siz, zalimlerin ta kendilerisiniz."

pes döndiler gendüzilerindin yaña pes eyittiler “bayıķ sizler siz žālimler!”

Pes döndiler ‘aḳllarına, biri birine eyitdiler: Taḥḳīḳ biz ẓālimler‐biz, didiler.

Bunun nəticəsində onlar (ağıllarını başlarına yığıb) öz-özlərinə müraciətlə: “Siz, doğrudan da, zalımlarsınız (dilsiz-ağılsız, heç özlərini belə qorumağa qadir olmayan bütlərə tapınmaqla özünüz özünüzə zülm edirsiniz)”, - dedilər.

Then gathered they apart and said: Lo! ye yourselves are the wrong doers.

So they turned to themselves and said, "Surely ye are the ones in the wrong!"(2721)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.